Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Kelmıstey ve Gökpınar

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 5 Yorum | Okunma 2210 Okunma | Yazar Yazan: ekrem | 17 Mart 2009 23:07:34

Yok olan Gökpınar

Kelmıstey ve Gökpınar

Deli önü dünya harikası bir yer .Muhteşem Gökpınar'ın ikiye böldüğü dar uzun bir vadi,bir tarafında antik cağ mağaraları diğer tarafta bütün heybeti ile Karahisar kalesi. Bazen bu vadide balık avlamak bazen da efkar dağıtmak için dolaşmaya çıkardık. Abim anlatıyor “hava çok sıcak güneş tam tepeye dikilmiş suyun kenarı ve ağaçların altı çok serin ama açık alanda kumda yumurta pişirilir bir gün Kelmistey Gökpınar'ın bir metre kenarında boylu boyunca uzanmış yatıyor.Elini uzatsa suya değecek ,ama o öyle eringen ki kolunu kıpırdatmak bile istemiyor. Oğlu Bekir de biraz uzakta bir şeyler atıştırıyor.Kelmıstey oğluna ulan Bekir şuradan bir su doldur ulan diye seslendi.Bekir kap yok baba dedi.
Kelmistey yanında duran 45 numara kara lastik ayakkabısını gösterip şunu görmeyin mi eş……diye seslendi.
Bekir hemen suyu doldurdu ve babasına verdi.Oda gönül rahatlığım ile ayakkabının topuk kısmını kocaman ağzına dayayıp kana kana içti.Elinin tersi ile ağzını sildi. Ya rabbi şükür dedi ve yine up uzun yatmaya devam etti. “ Şimdi bırakın akan dereden ayakkabı ile su içmeyi çeşme sularını bile içemiyoruz.
Damacana sularını içmeye başladık. Çevremiz çok kirlendi çook……………………….
Kaynak Ali MADENLİ

Ekrem MADENLİ

 

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Ekrem MADENNLİ { 20 Mart 2009 10:36:55 }
Sayın Nezih KEÇİLİ,
Yazımda amacım kimseyi incitmek,kırmak değil bir yaşanmışlığı tekrarlamaktan ibaret olduğunu belirtmeme rağmen benzer sözcükleri tekrarlayan eleştiriler yapılması bana ısrarla kusur arama gayreti gibi gelmektedir.
Sayın KEÇİLİ,benimle ilgili düşüncelerinizi pekiştirmek adına :sanırım kaklığı bilirsiniz(kayaların üzerinde oluşmuş oyuklar)ben koyun kuzu otlatırken bu kaklıkların içindeki suyu sütleğen sütü ile temizleyip çok içtim.Bunlar benim geçmişim fakirlik yoksullukta öyle.Kayısıdan pestil yaparken çizmeleri giyip çiğnediğimizi oradan elde ettiğimiz kaysı ezmesini de iştahla yediğimizi unutmuyorum.Umarım sizde unutmamışsınızdır.
Saygılarımla.
Nezih KEÇİLİ { 19 Mart 2009 23:44:49 }
Sayın Ekrem MADENLİ; Deliönü ile ilgili sözde makalenize Mutafa bey (BOĞA) birinci yorumunda bir eğitimciye gerekli adabı belirten izahatta bulunmuş. Mutafa DELİÖNÜ veya Mustafa emmi (Kelmistey) nur içinde yatsın o bir Hakkın rahmetine kavuşmuş merhumdur. Hitabınız bir suçatılı, öğretmen ve de ülkemizin modern şehrinde yaşamını sürdüren biri olarak uygun düşmemiştir.O rahmetli güzide insan Suçatımızın hayırsever, yardımsever insanıydı. Bence Oğlu Bekir, Adem veya mehmete her ne şekilde ulaşabilirseniz ulaşın özür dilemenizi: "Bende hasbel kader öğretmen (6 ayda) oldum ama benimde telindeki yaşantımız koyunların içine sizden daha kötüydü" gibi özür dileyerek gönüllerini almanızı isteriz. Ayrıca Suçatı sitesine özellikle Yukarı Suçatı öykülerini yazan Sayın Hulusi TATARın edebi, karşıdaki kişiyi onura edici vs.gibi o güzelim yazılarını okumalısınız. (ayrıca da yenilerini uzun zamandır bekliyoruz hiçmi nevruz anısı yok) Bizlere sunulan bu sitedeki öyküleri,anıları, şiirleri okurken hislerimizi etkilesin ki sanki kanatlanmış Suçatını üzerinde özlem ve hasretle uçmalıyız.
     Saygılarımla.
Mustafa BOĞA { 19 Mart 2009 08:51:47 }
Sayın Ekrem madenli,yoklukla,varlığı birbirine karıştırmayınız.O kurtuluş savaşında yokluk vardı.Sizin anlattığınız olayda ise bolluk var.Gürül gürül akan su'nun yanında yatan ve elini uzatsa su'ya ha değdi ha değecek bir insan nasıl su içeceğini bilir.En azından siz bilirsiniz,ağzı üstü su üzerine yatar kana kana içer değilmi.Sizin anlatmak istediğinizi ben anlıyorum ama bunun bazı abartılar üzerine değilde normal yollarla anlatabilirdiniz.Burda insanlarla alay ve ne yaptığını bilmeyen bir insan karekteri görüyorum.Bu insanlar bizim insanlarımız,bizleri yetiştirip ''adam''etme derdinde olan ve namerde muhtaç etmemek için gayret gösteren ''zengin''insanlardı.Evet burda yine bizler suçluyuz,öylesi insanlar bizlere temiz ve doğal yaşanabilir bir hayat,içilebilir temiz su'lar bıraktılar,bize özümüzü,bize mücadeleyi bıraktılar...Ama bizler bu mirasları yedik btirdik,kirlettik herşeyi,kendimizi,doğayı,suları,çocuklarımızı ve geleceğimizi,mücadele azmimizi.Ama şimdi toparlanma zamanı,hep birlikte,kasabalımızla,köylümüzle,millet olarak aynen kurtuluş savaşındaki gibi birlikte,bu kirliliği,bu bozulmuşluğu,bu coğrafya'yı hiç kimseyi küçümsemeden yaşanabilir bir şekle getirmemiz lazımdır.Geleceğimiz olan çocuklarımıza,nasıl temiz bir geçmiş devraldıysak öylede temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmak dileğiyle..Saygılarımı sunuyorum
Ekrem MADENLİ { 18 Mart 2009 21:10:59 }

Sayın Mustafa BOĞA,
Beni tanımamanız normal,beni eleştirmenizde normal,benim düşüncelerime katılmanızı beklediğimde yok çünkü bu bir düşünce değil.Bu bir yaşanmışı aktarmaktır.Asla kimseyi küçümsemek,yermek karalamak için söylemiş söz değil.
Bende sizi tanımıyorum ama soy adınıza bakarak komşumuz Şehhamit sülalesinden olduğunuzu tahmin edebiliyorum.Kim olduğunuz benim için önemli değil.Ama size bir örnek vermek isterim.Kurtuluş savaşı yıllarında insanların aç kaldıklarında at dışkısının içinden arpayı seçip yedikleri kulaktan kulağa anlatılır.Bu o insanları küçümsemek,saygısızlık etmek için değildir.Yaşanan olayların acımasızlığını daha iyi anlata bilmek içindir.
Sanırım siz konunun anahtar sözcüğü olarak lastik ayakkabıyı görüyor ve ona göre değerlendirme yapıyorsunuz.Bu anıda anahtar sözcük Gökpınar suyunun temizliğidir.
Yaşanmış olayları değiştirmek o yaşanmışlığı en büyük saygısızlıktır.
Saygılarımla

Mustafa BOĞA { 18 Mart 2009 08:29:25 }
Sayın ekrem madenli,sizi şahsen tanımıyorum,yorumlarımla size karşı bir muhalefet yapma gayreti içinde değilim..Ama şurası bir gerçektirki,siz bizim gibi insanları ve bu kasabada yaşıyan insanları daha hiç anlamamışsınız...Ve bilmiyorum bu insanları ne gözüyle görüyorsunuz,o umursamaz ve hor görme adetinden vaz geçiniz...Ve iki satırlık yazınızı biraz renklendirme gayreti içindesiniz ama beri tarafdan da insanları bir şey anlamaz ve affedersiniz ''dangalak''şeklinde göremezsiniz.Ben bu yaşıma kadar kara lastikten su içecek kadar kendini kaybeden ve su'nun nasıl içileceğini bilmeyen BİR İNSAN TANIMIYORUM..Ve sizide rahmetle andığımız geçmiş büyüklerimiz ve şimdide onların anılarını ve bıraktıkları onurlu insanlarımız adına sizi kınıyorum........
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun216 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI