Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Mahremiyet

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 2239 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 21 Nisan 2008 12:31:23

Hepinize iyi bir hafta diliyorum...

Mahremiyet (DY: 24)

 

Kişisel gizlilik veya İngilizce “Privacy”. Konuyu biraz açmak gerekirse,

 

Herkes bizim her şeyimizi görmek, bilmek ve anlamak zorunda değildir. Herkes bizim acılarımızı ve sevinçlerimizi bilmek zorunda değildir. Maddi ve manevi sahip olduğumuz her şey için görülmesi veya bilinmesi gerekenine izin verir ve gerisini mahrem alan ilan ederek koruma altına alırız. Mahrem alana isteğimiz haricinde girilmesi hiç hoş bir durum olmayıp her dönem ve her devirde bunun için meraklı hastalıklı tipler olacaktır. Ve bunlarla mücadele de sonuna kadar sürüp gidecektir.

 

Mahremiyet konusu en önemli konulardan birisi olup onu koruyabildiğimiz ölçüde güçlü ve başarılı olabiliriz. Sırları açığa çıkmış fakat yine de huzurlu kalabilmiş aile var mıdır bana söyler misiniz? Atalarımız boşuna mı demiş “Kılıç kırılır kın içinde kalır” diye. Aileden daha yakın başka sosyal birim var mıdır ki insanlar sırlarını daha yakın hissederek başkalarına açarlar. Olsa olsa boşluk anında insan böyle bir hata yapar. Eğer anlık hata akbaba gibi aile sırları bekleyen birilerine karşı yapılmamışsa sorun yok ama eğer aile sırları fırsat kollamakta olan bir şeytan dostuna karşı verilmişse siz o aileden huzurun kaçışını çıplak gözle bile görebilirsiniz.

 

İletişimi kolaylaştıran ve bizi manasız şekilde birer iletişim canavarı haline getiren internet gibi teknolojiler mahremiyetimizi daha bir fazla ortadan kaldırmaya yönelmeye başlamıştır. Daha şifre kullanmayı bile beceremeyen sohbet fanatikleri kim bilir ne mahrem konuları bakır kablolar üzerinde konuşmaktadırlar. Ve daha da önemlisi o bakır kabloların kulağı olabileceğini düşünemeyen ve modern sözün “Bakır kabloların kulağı vardır J” olduğunu bilmeyen dostların vay haline. Sırlar ortaya çıkınca ne olur ki demeyin, maazallah sizi kıskanan bir eşiniz varsa valla sizi öldürmese bile sakat bırakabilir.

 

Bireylerin mahremiyeti kadar toplumların hatta bir değere sahip olan her şeyin mahremiyeti vardır bana göre. Özellikle gizliliğe ihtiyaç duyan varlıklar için mahremiyet olmazsa olmazlardan biridir. O yüzden mahremiyet yeniden ve ısrarla üzerinde durulması gereken bir konudur.

 

Mahremiyet konusunda ne yapabiliriz? Kendi mahrem alanımızı tanımlayabilir ve onu korumak için çeşitli tedbirler alabiliriz. Mahrem alanlara saygı duyarak insanların mahremiyetlerini korumaya çalışabiliriz. Mahrem konuları konuşmamaya çalışabilir konuşanı da dostça uyarabiliriz. Aksiliklerin geçici olduğunu dostlarımıza anlatabilir ve mahrem konularda ketum olmalarını tavsiye edebiliriz. Sır vermemeye çalışabilir ve bize verilen sırrı ömür boyu taşıyabiliriz. Özellikle internetin mahremiyete ne tip zararlar verebileceği konusunu konuşabiliriz. Bu listeyi uzatmak mümkün ama düz yazı içine liste eklemeyi sevmiyorum.

 

Bu arada son olarak bizimle ilgili olan bilgi dâhil her şey değerli olup değerli şeyler saklanmalı ve korunmalıdır. Mahrem alanımız içerisinde bulunanların (ailemiz ve çocuklarımız ve kim varsa) dışarıya bilgi sızdırmaması için çaba göstermeli ve aile içi mahremiyetin önemi vurgulanmalıdır. Birliğe ağız birliğinden başlayıp aile sırlarını vermeyerek aile için önemli konularda aynı veya benzer düşünceleri paylaşmak gereklidir. Anlaşmazlıklar ise aile içinde çözülmelidir.

 

Aile için geçerli olan şeylerin birçoğu toplumlar için de geçerli olup toplum ve topluluklar da kendi paylarına düştüğü kadar bu konuya dikkat etmelidirler. Toplum sağlığı ve birlik beraberlik için bu lüzumludur.

 

Başka bir yazıda buluşmak dileği ile herkese en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum,

 

Hidayet Takçı

21 Nisan 2008

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Hulusi Takcı { 21 Nisan 2008 13:45:52 }
Dil,gönül ve huzur. Dillendirilen her söz bir niyetin ve anlayışın ürünüdür.Dua ederken gönle huzur dilemenin yanında,Allahın nazar edeceği bir gönül sahibi olmayıda dilemeli. Dilin bunlarla ilintisine gelince ,diline sahib olamayanın ne gönlü kalır ne huzuru..Ters taraftan şöylede denilebilir. Eğer insan bir gönül sahibi olamamışsa ne diline sahip olabilir nede huzurunu koruyabilir. Kırk düşünüp bir konuşmak, dil belasından emin olmadan hiç bir beladan emin olunamayacağını bilmek, işin başı gibi. Huzurun saadetin... Birinin ayıbını aramak,yaratılmışı,yaratılışından dolayı yargılamak ve alay konusu yapmak..bunlar büyük günahlardan sayılan işler.. mahremiyet denilen şey bize ait olmayan,dikkat kesilip merak edip araştırmamız yasaklanan bir alandır. Tecrübeler paylaşılmalı,sırlar değil. Bence önemli bir konuya değindiğin için teşekkürler kardeşim
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun389 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI