Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Suçatı'dan Deliilyas'a Gönül Yolu

Kategori Kategori: Güncel Olaylar | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 4990 Okunma | Yazar Yazan: osman | 29 Şubat 2008 21:27:26

Osman Beye Teşekkürler...

Suçatı’dan Deliilyas’a Gönül Yolu

Sivas ilginç bir şehir. Ne yanından tutarsanız tutun, adeta destanlarla karşılaşırsınız. Hikâyeler, maniler, ağıtlar, türküler yıllar yılı hep kavurur bozkırın çocuklarını.

Sivas tarihine, hele hiç dalmayın. İnanın, ucu bucağı görünmeyen uzun ve köklü bir geçmişle karşılaşırsınız. Karşılaştığınız nice olay, sizi hüzünlendirebileceği gibi, kahkahayla güldürüp aynı zamanda düşündürebilirde.

Dedik ya yazının başında, Sivas gerçekten ilginç bir şehir. Dünya’da böyle bir yer var mı bilemiyorum?

**

Tarihin en derin noktalarına doğru bir gezinim yapacak olursak, karşımıza ilginç rastlantılar çıkmaktadır.

İsterseniz Hitit tarihine şöyle bir göz atalım. Hititlerin Sivas’ta parlak bir döneme imza attıklarını unutmamak lazım. Altınyayla “Kulmaç Dağları”nın en tepesinden geçen “Kral Yolunun” ta Suriye ve Mısır’a doğru ilerlediğini bilmeyenimiz yoktur. Gürün'de bulunan “Şuğul Vadisi” ile de, bağlantılarını hiç yabana atmamak lazım. Öyle ya koca Hitit İmparatorluğu’nun ticaret yolunun bu denli önemli olduğunu da yadırgamamak lazım.

Sivas’a, Hititlerin merkezi de diyebiliriz. Yine Altınyayla’da bulunan”Sarissa” şehri, bu “Kral Yolu”nun en merkezindeki yerleşim yeri konumundadır. “Sarissa’dan” Kadeş Antlaşmasına” uzanan, uzun bir seyrangahtır sanki Sivas tarihi.

**

İnsanlık tarihi, kendi izi üzre devinip durur” derler. Sahiden de öyle. Eski çağlardan gelen bir gelenek olsa gerek,  bir birini izini harmanlama olayı.

Öte diyarlardan gelen ticaret kervanları, hem ticareti geliştirmişler, hem de kültürel dokunun devamını ve yayılmasını sağlamışlardır.

Bir düşününüz, Suçatı’dan “çerçiye çıkanlar”, birkaç eşeğe yükledikleri, “kabuk, dut ve pekmez”i, dağ taş aşarak uzaklara satmaya götürmüşlerdir. Kendileri bilmedikleri halde, belki de içgüdüsel olarak, hep tarihi “Kral Yolu” civarında ticaret yapmaya çalışmışlardır.

**

Suçatı, Gürün ve Darende’den yola çıkan “çerçiler”, Harmandalı, Kızılhöyük, Tahyurt, Altınyayla ve nihayetinde Deliilyas’ta konaklamışlardır. Köy meydanında açılan bu küçük pazarcıklar, insanların kışlıkları için bulunmaz bir fırsatı ifa etmişlerdir.

Bu bölgede dut, pekmez, kayısı olmadığından, bu satıcılar, sonbaharda dört gözle beklenir olmuşlardır.

Çerçilerden alınan dut ve pekmezler, uzun kış gecelerini, “kavurga” eşliğinde adeta şenlendirmişlerdir. Onlar da bu sattıklarının karşılığında, ya para, ya da mümbit arazilerde yetişen buğdayları alarak gerisin geriye, kendilerini bekleyen evlerine, ocaklarına dönmüşlerdir.

**

Buraya kadar işin alış veriş boyutuna değindik. Şimdi yavaş yavaş aslına vasıl olacağız. Bu küçük gezginler, dutun, pekmezin ve kayısının yanı sıra, kültürel bir ortamın oluşmasına da katkı sağlamışlardır.

Yanlarında getirdikleri Kerem ile Aslı hikâyeleri, Hz. Ali Cenkleri ve birçok menkıbe kitaplarını da satarak, Deliilyas ve yöre köylerinde güzel canlılıklar bırakmışlardır. Misafirperver Deliilyas Kasabası’nın “mum sekili odalarında” konuk olan nice insan, bazen Hz. Ali Cenklerini okuyarak coşmuşlar, bazen de Kerem ile Aslı hikâyelerini dinleyerek hüzünlenmişlerdir.

Hele yaşı epeyce kemale ermiş birinin ağzından dökülen “Bay Böyrek” (Bey Püre Bey) ezgisi, zamanı donuklaştırmıştır adeta…

Getirdiğini satıp geriye dönenler, giderlerken de, o yöre de gördükleri ilginç ve güzel şeyleri kendi yörelerine götürmüşlerdir.

Tarih ve kültürün canlılığı bu olsa gerek. Dağ tepe aşan “çerçiler”, nice zahmetlerle, yazı da, yabanda yata yata, evlerine helalinden ekmek götürmenin çabası içinde yaşarlarken, bu milletin hamurunda olan kültür ve hoşgörü rayihasını da, bir birileriyle paylaşmışlardır…

**

 Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen, gönülden gönüle örülen bu nakışlar hiç unutulmamış. Teknolojinin, insanın ayağına kadar getirdiği her şey, hiçbir zaman, uzak diyarlardan gelen, içlerinde alın teri kokan pekmezlerin yerini hiiiiç tutamamış.

Yaşanan güzel hatıralarsa, yaşlı birkaç kişinin ağzından, acemi bir yazarın kalemine konuk olmuştur…

Peki, Kerem ile Aslı hikâyeleri, ne mi oldu diyeceksiniz? Merak ediyor musunuz?

Hadi ben anlatayım, siz dinlemeye başlayın!…

 

                                         Osman ÇELİK       osmancelikszm@mynet.com

 | Puan: 9,9 / 11 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Hakan Karaca { 28 Haziran 2008 13:05:21 }
Abi, güzel bir konu. İnan biraz daha kurcalansa bir kitap oluşur.
Ben de babamdan benzer şeyler duymuştum.
Bayram YILMAZ { 17 Haziran 2008 14:34:33 }
Yaşananlar yaşamakta olanlara anlatıldıkça değerlenir. Üslup güzel kardeşim…. Kutlarım, Lütfen devam…   Selamlar..
Bayram YILMAZ    (Bulancak Kaymakamı -   Tahyurt’tan)

www.tahyurt.com
Beyza Şahin { 15 Haziran 2008 12:44:01 }
İyi bir analiz. Bu gibi yapıtlarla daha iyi anlıyoruz tarihi. Anlatımdaki yerleri bilmiyorum.Bir tek Altınyayla"yı görev icabı tanıdım. Sucatı ve Darendeyi görmedim. Benim dikkatimi çeken Hitit yolunun iç güdüsel olarak unutulmaması.
Ömer Yılmaz { 09 Haziran 2008 11:44:52 }
O güzel günlermiş. Bu vasıtayla insanlar kaynaşmışlar. Şimdi herkes yabancı..
Ümit ÖZBEK { 06 Haziran 2008 13:50:06 }
Hocam yazı gerçekten tarihe ışık tutar nitelikte. "Sultan Şehir" Dergisinde de çıkacakmış sanırm. Biraz daha uzun olsa bir kitap oluşur. Belki CELALOĞLAN" ı da katarsınız ilerde.
Çalışmalarınızdan dolayı kutlarım.
Hülya UĞUR { 12 Mart 2008 08:14:04 }
Evet geçmişe ışık tutan bir yazı. Teşekkür ederiz...
Ali Ekber KORKMAZ { 07 Mart 2008 13:27:19 }
Merhabe hemşerilerim;
Evet sizin anlattıklarınızı Darende"de duydum. Çerçiler gerçekten şimdi de olsa iyi olurdu.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1143 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI