Tacettin Beye Teşekkürler...
İstenilen neyse o!
Adam, yorgun argın yürürken bir yandansa düşünüyordu. Hayat kimilerine gülücükler sunarken kimilerine yüzünü acıtıyor gibi geliyordu. Sanki yaşadıklarına sebep olan kendi tercihleri değilmişcesine kendini haklı çıkarmak için bahaneler türetiyordu, beyninde.
Hiç olmaz gibi görünen şeylerin nasılda birden bire cereyan ettiğine akıl sır erdirmek zordu. Dolap beygirine döndürürdü hayat eğer başlangıç noktanı tayin edemezsen, diye geçirdi içinden. Yüzeysel bakıldığında dünün bu günden farkı yoktu. Hayat sıkıcı bir tekrar gibi geliyordu, ama değildi işte. Dünkü keyifli hali, yarına umutla bakan yüreği gitmiş karanlıklar içinde boğulan biri çıkagelmişti, sanki dünyasına. Zaman kendini tanımakta zorlanıyordu. Hayatın labirentlerinde kaybolduğu anlarda, kaybolmamak için edindiği bilgi ve tecrübelerin böylesi zamanlarda kolay faydası da olmuyordu. Sele kapılmış kütüğe tutunmuş gibi hissediyordu kendini. Bir an başını kaldırıp göğün masum maviliğiyle yüzleşince, ben nelerde düşünüyorum diye kendiyle cebelleşti. Diri düşünceler bedenin yorgunluğunu alırdı, kendisiyle kavga ederek yürürken yorgunluktan eser kalmamıştı üzerinde. Yolun kıyısına ilişmiş kedinin av peşinde olduğuna, yaşlı bir teyzenin günlük mut ad yürüyüşlerine, dedeyle torunun kavgasına şahit olarak yoluna devam etti. Devamlı aldığı kararlara bir yenisini ilave ederek evin yolunu tuttu.gayriihtiyari dilinden dökülen söze takıldı bir süre ”istenilen neyse o” hayattaki açmazlarımızı kendimiz inşa ediyoruz. NFK’ nın “Bir Adam Yaratmak” piyesi geldi aklına. İstenileni değil de isteklerimizi ön plana alışımızın bizi sürüklediği buhranlara son vermenin yolunun istenilene uymak olduğu bilgisini bir kez daha tazeledi..Tercihlerimizle hayatı yaşanmaz kılanlar değ ilmiyiz. Yönelişimize göre yolumuzun kolaylaştırılacağı vaat ediliyor. Eğer yanlış yollara saparsak yokuşa sardırılacağımız ihtarına rağmen hep yanlışta ısrar ediyoruz. İsteklerimizin hırsımızın ve heveslerimizin dünyasında hapsolmuşumda kendi dünyamızın dışında dünya hayal edemez hale gelmişiz. Buna gaflet diyorlar herhalde. Hayat kuralına uyulduğunda anlamlı ve bereketlidir, Eğer hayatı oyun eğlence olarak algılarsak, hayat bizi oyuncağı haline dönüştürür. Renkten renge kılıktan kılığa sokarda kendimizi bile tanıyamayız. İsteyenin istediğini iyi anlamak lazım. İsteyenin ayırtına varmak lazım, her isteyene boyun eğmemek lazım. Hayattaki anlamı, hayatın anlamını, hayatı bahşedenden habersiz kavrayacağını sanmak ne kadar safdillikse, kavradığını zannedenlerden öğrenmeye çalışmakta o kadar beyhude bir çırpınıştır.
TACETTİN KARA