Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Unutulan DOĞU TÜRKİSTAN

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 1607 Okunma | 08 Aralık 2012 17:22:35

Yunus Emre Takcı kardeşimize teşekkürler

Unutulan Doğu Türkistan

Ortadoğu’nun hiç durulmak bilmeyen yoğun gündemi bize daha uzak coğrafyaları unutturmuştur. Ortadoğu’da yaşanan trajedilere dikkatimizi odaklarken Orta Asya’da yaşanan zulmü gündemimize alamamışızdır hiç. Oysaki 63 yıldır Kızıl Çin tarafından işgal altında tutulan Doğu Türkistan’da zulümlerin en büyükleri, trajedilerin en içler acısı olanları yaşanmıştır.

12 Kasım 1933 tarihinde Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti kurulmuştur. Bunun üzerine harekete geçen Kızıl Çin 6 Şubat 1934 yılında ordusunu harekete geçirmiş ve Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti ordusunu imha etmiştir. Yeni kurulan bu Cumhuriyeti yıkmıştır. Bu yenilginin üzerine tekrar kendini toplayan Uygurlular 12 Kasım 1944 yılında tekrar Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Ne acı ki bu devletin ömrü 5 yıl sürmüştür. 20 Ekim 1949 yılında Kızıl Çin tarafından tekrar yıkılmış ve Aralık 1949'da Çin Halk Kurtuluş Ordusu ülkeyi işgal etmiş ve Doğu Türkistan, Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlanmıştır.

Bu işgal Uygur Müslümanları için katliam, baskı, asimile, işkence, tecavüz döneminin başlaması demekti. Bazı rakamlar verecek olursak;
1949-1957 arasında 3 milyon 900bin;
1958-1960 arasında 6 milyon 700 bin;
1961-1965 arasında 13 milyon 300 bin

Müslüman Türk, ya Çin ordusu tarafından katledildi ya da rejimin doğurduğu kıtlık sonucunda öldüler. Bu rakamlar yaşanan vahşetin boyutunu tüm insanlığa haykırıyor. Kızıl Çin 1949’da Doğu Türkistan’ı işgal ettiğinde %75 Müslüman, %6 Çinli’den oluşan bir yapıya sahipti. 1990 yılına gelindiğinde ise bu oran %40 Müslüman, %53 Çinli olarak değişti. Bu oranda göstermektedir ki Uygur Müslümanları katliam, kıtlık ve sürgün yüzünden bir soykırıma maruz bırakılmıştır.

Kızıl Çin nükleer denemelerini de Doğu Türkistan da denemiş, kobay olarak Uygur Türklerini kullanmıştır. 16 Ekim 1964 tarihinde başlatılan nükleer denemelerin sonucunda bölge insanı ölümcül hastalıklara yakalanmış ve 20 bin özürlü çocuk dünyaya gelmiştir. Kızıl Çinin nükleer denemelerinde hayatını kaybeden Müslüman sayısı 200 binin üzerindedir.

Daha yapılan zulümler hakkında yazılacak çok şey vardır ama bu kadarı bile yaşanan katliamı, işkence ve zulmü hayal etmenize yeterli olmuştur sanırım. Doğu Türkistan meselesi unutulacak, görmezden gelinecek bir mesele değildir. Müslüman Alemi nasıl ki Filistin, Arakan, Suriye, Bosna, Afrika, Çeçenistan meselelerini gündeminde tutmaya çalışıyorsa aynı şekilde bu hassasiyeti Doğu Türkistan içinde göstermek zorundadır.

Bu kadar bölünmüşlüğün, lidersizliğin, mezhep kavgalarını, kavmiyetçiliğin Müslümanlara tek getirisi güçsüzlük, işgal, kan, gözyaşı olmuştur. Yeniden birlik şuuruna ereceğimiz günlere ulaşmamız temennisi ile sağlıcakla kalın.

Doğu Türkistan için yazdığım bir şiirimi de yazımın sonuna eklemek istiyorum;

DOĞU TÜRKİSTAN’A
Bilir misin bir Uygur Ülkesi var
Uzakların uzağında, Orta Asya da
Müslüman Türklerin anavatanı
Doğu Türkistan işgal altında

Kaşgarda Yusuf Has Hacib’in
Duru bağrına saplandı işgal
Yıkılan camilerine ağlar
Hala gözü yaşlı Kaşgar

O büyük katliamların acısı
Urumçi’nin her karışına işlemiş
Katledilen Müslümanların çığlıkları
Doğu Türkistan’ın semasına çivilenmiş

Dört yönden esecek bir gün
Özgürlük rüzgârı Turfan’da
Bağımsız Doğu Türkistan’ın bayrağı
O Gökbayrak dalgalanacak semada

Yunus Emre TAKCI





SUÇATIHABER İyi Günler Diler...

Facebook Sayfamız Zengin İçeriği ile Sizi Bekliyor ...
 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Naci TOPRAK { 11 Aralık 2012 20:15:36 }
Edirne'den Van'a kadar değilmiş. Misak-ı Milli sınırlarının ötesinde de vatan olduğunu ancak orta 2'den itibaren öğrenebildik. Yetmişli yılların başında İsa Yusuf ALPTEKİN, Osman BATUR, gibi sürgündeki kahraman gazilerin hazin hikayelerinden ancak haberdar olabildik. Mistik evliya hikayelerinin (Tasavvufi) çokça yaşandığı , geçtiği Buhara, Belh, Semerkand gibi yerler meğer gerçekmiş. İçinde insanlar halen yaşarmış.Hicazdan sonra en mübarek beldeler hayal alemimizde TÜRKİSTAN olmuştu. Sığ milliyetçiliğin çok ötesinde bir duygu , bir seziş idi.Kazan türklerinde bir kış günü misafir olmak, Kırım bağlarından bir muhacir gibi uğrayıp geçmek. Taşkent sokaklarında yorulup, bir yaz günü, tuğla bir kümbetin duldasında serinlemek..   Akifin "..ağlamassan bari gülmekten utan.." dediği gibi. Şimdilerde ucuz bir hediyelik eşya mağazası önünden geçerken tuhaf hisler kaplıyor insanı. Dünyalık çeşitli metaın yanında, şu Çinliler bizim adımıza, uhrevi birçok malzeme üretip dini beğenimize (!) sunmuşlar. Hangi hatt uslubuna ait olduğu belli olmayan pis bir hüsn-ü hatt kopyası , üstelik de ceylan (!) postu yalanı ile hangi vahşi hayvanın necis derisine işlenmişse o kutsal yazılar. Hacı amcaların yazıhanelerinin başköşesinde. Dindar ablaların çeyiz bohçalarında... Çinliler hiçbir teferruatı ıskalamamışlar. Dini tablo ve biblo (!) ihtiyacımıza ve zevkimize uygun yüzlerce çeşit. Pusulalı seccadeler, ezan kıraat eden guguklu saatler, cümlesi Made in China !!! Ekonomik kaybın ve yerli imalatın ihmali ötesinde, ihanet gibi bir şey olmalı bu. Son yıllarda hediyelik Hacc malzemelerinin İstanbul pazarından Hicaz'a gittiğine dair haberlere sevinmiştik kısmen. Ey Hacı emmi ! Antep işi hasır seccade neyine yetmiyor ? Misafirliğe giderken ya bir Sıvas bıçağı ya da Erzincan bakır tabağı götürsen, daha makbul olmaz mı ? Selam ve saygılar. Yunus kardeşim teşekkürler.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun213 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI