Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

KURT, ÇOBAN, SÜRÜ ve SAADET…

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 4 Yorum | Okunma 2749 Okunma | 15 Ocak 2012 00:34:20

Canip beye teşekkür ediyoruz...

Mutlu bir sürünün, canını en çok kurda rağmen kendisinden ayrılmaya kalkanların maceraperestliği sıkar.

Kurdun kendisine neler yapacağını, kurdun dahi hayal edemeyeceği boyutlarda anlatmaya, -kendisi için!- duydukları inanılmaz kaygıyı dile getirmeye, son pişmanlığın fayda vermeyeceği ve bu yönde çobanlarının kendilerine dikte ettiği daha pek çok zırvalığı “özdeyiş” formatında sunmaya koyulurlar..

Sürü telaşa kapılmıştır. Bu kendini bilmez “serseri”, sürünün bahşettiği saadetten incecik bir şüpheye düşürmüştür kendilerini. “İnşallah” kurt ona gereken cezayı verecektir. Zaten hayat bir arada, kalabalık bir şekilde, ortalama kurallar, sorumluluklar, mutluluklar, acılar v.s, ortalama bir şekilde yaşanmak suretiyle bitirilecek bir ödev değil de nedir? Bu aklı kıt serserinin gerçeklerden haberi yoktur. Pişman olmaya fırsatı dahi kalmayacaktır. Bu tehlikelerle dolu dünyada en güvenli yer bir diğer sürü üyesinin g..tü değil midir? Evet, haz olmayabilir ancak hayat haz değil acı çekerek bitirilmelidir. Hem zaten öbür tarafa “topluca” geçildiğinde kurtların hak ettiği ceza verilecek kendileri ise bu tarafta mahrum bırakıldıkları her şeye sınırsızca sahip olacaklardır. Sözün özü, bu serserinin sonu hiç de iyi değildir; daha önceki pek çok örnekte de olduğu ve sürünün birbirine saadet içerisinde aktardığı gibi.

Fırsatını yakaladığında sürü, gereken cezayı kurda gereksinmeden kendisi de verebilir. Hepi topu birkaç doğrusu olan sürünün, zaten ayrılarak canını sıkan üyesi, “inşallah!” bir şekilde sürünün eline düşmez. Sürünün selameti için sürü, içinden çıkan bu sapkına haddini bildirmesini iyi bilir. Aralarından ayrılmış olması ayrı bir şeydir, sürüye dair konularda alışılagelmişin dışında şeyler yapması ayrı bir şey. Bir arada yaşamasalar da sürünün kuralları halen, kendisinden ayrı ve yalnız yaşayan üyeyi kapsamaktadır. Bunu aklından çıkartacak olursa bu kendisine şiddetle hatırlatılır. Sürü kolay organize olmamıştır ve bu organizasyonun yapısını zedelemek kimsenin haddine kalmamıştır.

Ayrılmış koyunun kaderi, kendisine bir sürü kurana, içinden çıktığı sürünün başına çoban olarak dönene ya da artık kendiside bir kurt olup pek çok sürüye korku salana kadar devam eder. Kurda veya çobana dönüşmüş bir koyunun geçmişte ne olduğu çoğunlukla bilinmez ve merak edilmez.

Bir de, koyun olduğunu asla inkâr etmediği edemediği için çoban olmayı reddeden ve onca acıya rağmen kurt olamayacak kadar vicdanlı olan koyunlar vardır. İşte gerçek azap onları beklemektedir. Onlar kurdunda kuzunun da can düşmanıdır zira her ne vasıfla olsun bu sürü organizasyonuna katılmayı reddederek bu mutlu yapıyı –koyun, çoban ve kurttan müteşekkil- toptan inkâr etmektedir. Tek yok edilmesi gereken odur.

Yalnız kalan koyunun bu organizasyondaki dördüncü “özneyi” aramak gibi saçma sapan bir şeyle ilgilenmesi ise sürünün anlamadığı, çobanın telaşlandığı kurdun ise anladığı fakat hiç umursamadığı “alık” bir çabadır

 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

hıdır kaya { 07 Şubat 2012 12:38:36 }
ulu bilgemi desem bilirkişimi desem yada üstadmı desem, maaşallah bütün postları elde etmişsiniz, muhterem hulusi bey kardeşim, farkındamısın toplum olarak bizde genelbir hastalık vardır..; "yaftalama" hastalıgı... işimizize gelmeyen, TEHLİKE arzeden, mevcut var olan hegomanyayı sorgulayan fikirleri ve akımları falanca filanca mihrakların oyunu olarak yaftalarız... farklı mihrakların oyunu olabilirde olmayabilirde sorun orda degil, yaralarımızı yada sorunlarımızı kimin kaşıdıgı degil, sorun kaşınacak yaralarımızın varlıgıdır... bu yaralardan malumat sahibi olma ümidi ile...
hulusi takcı { 06 Şubat 2012 14:15:25 }
Birey olmak bilinçlenmekmidir. Kimin bilincini donanarak bilinçlenir insan.. Bilinç ihraç edenler ve ithal edenler kendi imalatı olanı veya kabulü olanı tercih etmeyenleri sürü olarak yaftalamaktadır. Negatif olarak dillendirdiğim zevatında bir bilinci vardır elbette ama kimin işine yarıyor neticesine bakmak lazım. Oda sakıncalı sonuç verir herkimse o kişi görmek istediğini görür. Yani hıdır bey yanılsamalar aleminde bilinçlendik bilinçleniyoruz derken habire at değiştiriyoruz . Kendi atımıza kendi irademiz ve isteğimizle bineceğimiz günler dileğiyle
mehmet canib öksüz { 06 Şubat 2012 01:25:51 }
zahmetsiz iyimserlik....bundan büyük saadet yoktur herhalde
hıdır kaya { 05 Şubat 2012 15:13:38 }
bireyler bilinçlendi artık kimse sürü degil....
bostanın teksahibi erkek soganın pürü degil....
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun410 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI