Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

İKİ ŞELEK ODUN

Kategori Kategori: Anı | Yorumlar 5 Yorum | Okunma 3371 Okunma | 08 Ocak 2012 23:46:23

Yunus ağabeye teşekkür ediyoruz...

Sis, sabahın erken saatlerinde Say’ın eteklerine doğru çekilirken köye giden cılga yol artık görülüyordu. Hatta Poyraz Pınarı’nın hemen yanı başındaki karamuk çalı topluluğu da… ahşap evin hemen alt kısmındaki dere boyunca oluşan sis te yavaş yavaş dağılmak üzereydi. Koca Alilerin ağıl kapısında bekleyen Duman uzun uzun esnedikten sonra, isteksiz de olsa belirsiz hedeflere doğru birkaç kez havladı.

...

Kapı büyük bir gıcırtıyla açıldı. Elif Ana elinde ıbrık olduğu halde kapıda görüldü. Partı Yarık, Say, Seksenveren tepecikleri ile Kartal Pınarı tarafına ve dere boyunca uzayıp giden vadiye şöyle bir baktı. Elini yüzünü yıkadıktan sonra içeri girdi. Gelin de kalkmış, düğülcek çorbasını ocağa vurmuştu. İki şirin torun, koyunyününden yapılma yatakta mışıl mışıl uyumaktalar.

Gelin, kaynana kahvaltıdan sonra tekrar kapıya yöneldiler. Yine büyük bir gıcırtıyla açılan kapıdan dışarı çıktılar. Kapı çitinin hemen yanı başında iki şelek odun… gelin, eve bitişik ahırdan yadigar merkebi getirdi. El ipi olan şelek yerde olduğu halde diğerini semerin üzerine koydular. Sonra yerdekini kaldırıp el ipini kullanarak iki şeleği denklediler. Elif Ana havayı şöyle bir süzdü. Güz yağmurlarının başladığı şu günlerde yola çıkmak akıl karı değildi ama hazırlıklar yapılmış, karar verilmişti. Köye, oradan da şehire geçecek. Nerden bakılsa on kilometreyi geçen ve beş altı saat süren yolculuk. Eğer vakit geç olursa köydeki kızında geceleyecek.

Gelin dualarla valideyi yola vurdu. Önde vefalı dost merkep, arkada Elif Ana… yola çıkmanın ruh dünyasında oluşturduğu gariplik hissinden veya bir kendi kendine hasbihal isteğinden olsa gerek ki; “…ya elif safsın, iyisin ama kabul etki dik başlı olman sana az pahalıya mal olmadı. Kader işte ilk koca vefat ettiğinde ortada kalmıştım. Hatta ismini koyduğumuz çocuk ta yaşamadı. Ne yapsaydım, dul bir kadın olarak ortada kalmak kolay mıydı? İşte, gençliğinin büyük bir bölümünü savaşlarda geçirmiş sonra da köyüne dönmüş hatırlı bir erkeğin ikinci kadını olmak başlangıçta çok ta ağırıma giden bir konu değildi. Ama gel gör ki olmadı işte, nedense incir kabuğunu doldurmayan konuları mesele haline getirdik. Bunun için de beyin az kafasını yemedik. Bardağı taşıran son olay nasıl olmuştu, hatırlasana. Yine o mu ben mi meselesi olmuş, tamam elif bunları konuşmayalım yeter demiş, ancak ısrar edince de o istenmeyen durum olmuş, sonrasında üç kız bir oğlanı alarak ayrılmak zorunda kalmıştım. Kızları daha körpe yaşlarında everip yuvadan uçurdum, oğlanı ise askere gönderdim. Şimdi onun yolunu gözlemekteyim. Geçim işte ne yaparsın oturup kalmakla olmaz, bir şeyler yapmalı değil mi? Sabahın bu erken saatlerinde bu yolculuk niye ki? Şu iki şelek odunu şehir pazarında sattıktan sonra işte bizez, fitil, kayseri şekeri, pazar ekmeği, torunlara bakkal işlerinden artık hangisinden ne kadar alabilirsem alıp döneceğim. Ah kader…” diye düşünürken dudaklarından şükür sözlerini söylemeyi de ihmal etmedi.

Bu arada epey yol almış, mezarın sırtı mevkiini tırmandıktan sonra köye taraf düz yola varmıştı. Ancak korktuğu şey de başına gelmek üzereydi. Çiselemeye başlayan yağmur hızlanmış, önce adımlar ağırlaşmış, sonrasında ise adeta yürüyemez duruma gelmişlerdi. Daha da kötüsü, bir tarafa sarkan şelek dengeyi bozduğundan bir anda yük merkebin sırtından yere düşmez mi? Doğrusu bu hiç hesapta yoktu. Issız dağın başı, yağan yağmur, yere düşen yük ve yalnız bir kadın. Boş gözlerle etrafı gözden geçirdi. Kurdu, kuşu görse yardım isteyecekti sanki. Yola çıkmanın pişmanlığı paniğe dönüşmek üzereydi ki her zaman yaptığı şeyiyaptı; Yüce Allah’a sığınmak ve ondan yardım dilemek. Ellerini havaya kaldırdı: “Allahım, görüyorsun ki perişanım, senden başka sığınacak ve yardım dileyecek kimsem yok. Ey, kimsesizlerin kimsesi bana acı, bana yardım et. Beni bu halde bırakma…” zaman adeta durdu. Yağan yağmur kesildi. Gök ehli derhal dileği asıl sahibine ulaştırmış olmalı ki aksi yönden gelen bir şahıs zuhur etti. Ne olup bittiğini anlamadan şelekler tekrar vurulmuş, yola koyulmuştu bile. En azından, şükran duygularını dile getirmek için arkasına dönüp bir şeyler söylemek istedi ama ortalıkta kimsecikler yoktu. Şaştı kaldı. Sonra, mahcubiyetle birlikte yanakları kızardı. Evet, samimi dilekler geri dönmezdi. Nitekim dönmedi. Durup tekrar rabbini şükranla andı. Gözlerinden birkaç damla yaş düştü.

...

Çörtenliği tırmandı. İşte köy evleri de gözüktü. Yol yarılandı bile!

...

Yunus Emre
Avcılar/istanbul

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Hidayet Takcı { 09 Ocak 2012 20:38:26 }
Sevgili Yunus Ağabey,

Sizin yazılarınız en güzel VEFA örnekleri. Yazılarınızda memlekete Vefa, geçmişe Vefa, insanınıza Vefa. Birlikte bel verdiğiniz SuçatıHaber'e Vefa. Bu vefaya karşılık ben kendim ve bütün okuyucular adına size dua ediyorum. Allah razı olsun. Emekleriniz hepimize örnek olsun.

Saygılarımla,
Habip BEDİR { 09 Ocak 2012 18:25:07 }
Değerli dayıcığım gönlüne sağlık...memleket hasreti,özlemi sana neler yazdırıyor.Bu iş yoğunluğunda yazmaya da vakit ayırıp heyecanla yazılarını bekleyenleri sevindirdiğin için sana teşekkür ederim...
İsmail { 09 Ocak 2012 16:18:26 }
Yazıyı sanki anlatılanları yaşıyorum, Say'a bakıyorum, yılanlının tepesinde siste var dumanın sesini duyar gibiyim Güz yağmurlarında ıslandım güz yağdırır üşütür, güz yağmurlarının cefasını iyi bilirim kuzu çobanlığından:) Bi eşekle uzun olmasa da bahçelerden eve yük götürmenin stresini de bilirim ağdıran tarafını sürekli kaldırıp yıkılmasını önlemek için gösterilen çaba... yük yıkıldıysa onun azabını anlatmaya gerek yok zaten

Teşekkürler Yunus abi :)
ABDURRAHMAN ENGİN { 09 Ocak 2012 15:08:57 }
YUNUS KARDEŞ
EPEYDİR ÖZLEMİNİ DUYDUĞUMZ YAZINI NİHAYET OKUDUK.Yazının içeriği çok güzel ve anlamlıydı.elif ebeyi ne güzel anlatmışsın.Hızır elif ebeye gelmeyipte kime gelecekti öylesine daralmıştıki ,ALLAH'A KİM BİLİR NASIL İLTİCA ETTİDE HIZIR ANINDA YANINDA BİTTİ. NE DEMİŞ ATALARIMIZ KUL DARALMASA HIZIR YETİŞMEZ. Eline diline sağlık.
selim { 09 Ocak 2012 09:37:13 }
merhaba Yunus abi...
yazılarını çok beğendiğimizi, heyecanla beklediğimizi ve okuduğumuzu biliyorsunuz:)
hikayeleriniz, hayatımız:)
ellerinize sağlık.
selamlar.....

Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1125 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI