Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

ZOR DOSTUM ZOR

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 49 Yorum | Okunma 12341 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 17 Nisan 2010 14:11:10

Seni unutmayacağız, seni unutmamız mümkün değil, mekanın cennet olsun, kabrin cennet bahçelerinden bir bahçe olsun...

ZOR DOSTUM ZOR...


Kocaman bir gözyaşı damlası koymak siteye bu yazıyı yazmaktan daha manidar olacaktı muhakkak fakat onca lüzumsuz yazıyı yazan biri olarak böyle önemli bir konuda yazmamak canım ağabeyime saygısızlık olur diye; elim titreyerek, gözyaşları içerisinde birşeyler yazmak istiyorum...


14 nisan 2010, yani doğum gününe 9 gün kala, yani daha gencecik, 41 yaşında bir delikanlı iken rabbi onu yanına aldı. Ocak 2009 tarihinde başlayan acılar, endişeler ve birçok şey evet sonunda bitmişti. Hiç bozulmamış yüz hatları, her zaman dik duran başı ölüme giderken de dik idi. Allah ismini ana ana sonsuzluğa gitmişti. Asıl saadetin ve gerçek hayatın diğer tarafta olduğunu çok iyi bilen birisi olarak, ölüme giden yolda hiçbirimiz onun ağzından isyan adına hiçbirşey işitmedik şükürler olsun. Hata yapamazdı çünkü her hareketini itinayla kopya eden birçok seveni vardı...


Gardaş abinin durumu pek iyi değil, atla gel İzmir'e” telefonu ile çevrildi yönümüz İzmir'e. Tam yola çıkmak üzereyken gelen başka bir telefon ile acı haberi aldık. Acı hem de ne büyük acı yarabbim. Yol boyunca gözümüzün önünden kaç kez geçti birlikte yaşadığımız herşey. Nasıl geçmesin ki, biz kardeşten öte kardeştik. Hayatımın her yerinde ne çok iz bırakmış. Ne çok şey paylaşmışız, ne güzel hatıralarımız kalmış geride. Eğer hakkım varsa abi, binlerce kez helal olsun, ne olur sende bize hakkını helal et...


Sonunda biten İzmir yolunun ucunda, ağlamaktan harap düşmüş bir anne bulduk. “Sefil Musa'm, Meleğim, Kuzum, Kimseleri incitmeyen oğlum ...”. Birbirine karışan uğultular, ağlamaktan kurumaya varan gözler. Bu bir rüya olsa keşke diye içinden yalvaranlar, teselli bulmak için çırpınmalar... imanımız imdadımıza yetişiyor ve hiçbir ağızdan bir tane bile isyan kelimesi çıkmıyor. Ağlarken birşeyden korkuyoruz onun mübarek ruhunu incitmekten. Bu yüzden ara veriyoruz annemin yeniden ağlamasına kadar... Anam ağlar, bacım ağlar, yüreğim ağlar hesabı hepimiz ağlıyoruz...


Sabah'ın ilk ışıkları ile birlikte mezar yeri ayarlama ve diğer işler için çabaya düşüyoruz önümüzde büyük ağabeyim olmak üzere. İşlerimiz bitip eve döndüğümüzde babam, amcalarım, dayım ve daha birçok kişinin geldiğine şahit oluyoruz. Annemle karşılaştığımızda kopan fırtına, köyden gelen babam ile birlikte yeniden kopuyor. Ayakta durmakta zorlanan babamı teselli etmek ne mümkün. İki gündür ağlayan gözlerim bir ara sağı solu görmez oluyor.


Soğuk yüzünü son bir kez görmek için son fırsat olan yıkanma öncesi hep birlikte morga gidiyoruz. Morgtan getirip yıkanacağı yere koyuyorlar, nefesimizi tutup, onu görmek sarılmak için sabırsızlanıyoruz. Evet, yüzü açılıyor. Ölüm anını ve ölümü nasıl karşıladığını gözlüyoruz donuk ifadelerle. Önce annem, sonra babam, sonra ben ve sonra teyzelerim yanaklarını okşuyor, yüzümüzü sürüyor ve öpüyoruz onu...


Cenaze namazı öncesi, kapımızın önüne geliyor cenaze, toplanan bir sürü kalabalık ve onu çok seven mesai arkadaşları ve en önemlisi öğrencileri. Kapı önünde eviyle ve babasının eviyle vedalaşıyor. Öğrencileri bağırıyor “Hocam bizi bırakma”, anası sızlanıyor “Canım oğlum...”, eşi ağlıyor “Doyamadım Musa'm sana”, birçoğumuzun ağzından çıkan dualar, Allah'tan sabır temennisi...


Huşu ile ve sessiz ağlayışlarla kılınan ikindi namazı, sağımda ayakta durmakta zorlanan babam, solumda ağladığı her halinde belli olan amcam, böylece tıklım tıklım kılınan İkindi namazı. Takiben cenaze namazı ve ağıtlar, ağıtlar, istikamet son durak ...


Bir profesör'ün yanında, Pınarbaşı mezarlığının en üstünde, bağrı açık bir noktada onu bekleyen mezar. Tabut yaklaşırken kardeşlerinden biri gelsin diyor mezarcı, ben hemen atlıyor mezarın içine dalıyorum. Yukarıdan kefen içinde verilen canım ağabeyimin ben ayak kısmından tutuyor ve hasretle son kez onu kucaklıyorum. Kıble istikametinde onu yatırdıktan sonra mezarcının tarifiyle ayak kısmındaki bağı çözüyor ve çıkıyorum mezardan... o artık ebedi istiratgahında. Dualar, aminler, yapılan son görev, ve son durak...


Çaresiz bir hastalığın pençesinde bir yılı aşkın süredir mücadele eden ve sonunda rabbi tarafından alınan abim, hepimiz eminiz ki şehit oldu. Tesellimiz büyük şükürler olsun. Kimseyi incitmedi, güzel yaşadı ve güzel öldü. Aslanlar gibi iki evladı onun mezarında rahat uyuması için çalışacak, başaracaklar ve babalarının ruhunu her daim mutlu mesut edecekler. Biz kardeşleri ve ailesi elimizden gelen herşeyi yapmaya hazırız onun emanetleri için. Ruhun şad olsun, mekanın cennet olsun, peygambere komşu olasın...


Hidayet Takçı


 | Puan: 10 / 8 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

tolga han efe { 19 Nisan 2010 13:13:23 }
hep,o fotoğrafa yazdığın gibi"yaşamak bizim için hala dokunaklı bir şiir değil"sevgili abim.Söylenecek çok şey var söyleyemiyorum.Bir gün hepimiz buluştuğumuzda sana söylerim..."innallahi ve inna ileyhi raciun"
İsmail TAKCI { 19 Nisan 2010 10:53:52 }
Zor dostum yazmakta zor okumakta. Gözlerim doluyor okumaya zorluyorum kendimi ,gözyaşlarımı içime akıtarak okuyorum.Güzel insan yerin hep sevdiğin memleketiyin en yüksek tepesinde durduğun gibi yüce, alayı illiyyin olsun.

Allah''ım rahmetine gark etsin seni,Allah gandım diyesi rahmet etsin. Musa abiyle olan hatırlarım tebessüm ettirir beni; S.suyunda öğretmenlik yaptığı yıllarda bende lisede okurken hasbel kader beklemeli kaldığım yıllar güz mevsimlerinde memleketimizin bozkırında davar yayardım pazar akşamları genelde telinden gelirdi illaki karşılaşırdık mizahi tarafıyla aralığın ayazından yanık yüzlerimizi güldürürdü. Melekler seni şenliklerle karşılasın hep gülesin ebedi istirahatgahında inşallah.


yavuz selim { 19 Nisan 2010 09:56:18 }

Musa Abi için bir şeyler söylemek, bir şeyler yazmak o kadar zorki!
Çok hasta olduğunu duyduğum günden bu yana, güleç yüzlü hayali, hatıralarımız gözlerimden bi türlü gitmiyordu şimdi ise her şey çok daha ağır, çok daha acı...
   ...
Mekanı cennet olsun...
başta eşi Özlem Hanım, annesi Latife yenge, babası Kemal amcam olmak üzere, tüm kardeşlerinin, eşinin dostunun, başı sağ olsun.
   Başımız sağolsun...
Aziz Takcı (sivas) { 19 Nisan 2010 09:09:27 }
Allah Rahmet etsin. Mekanı cennet olsun. Kemal emmimin, Latife teyzemin, merhumun kardeşlerinin, eşinin ve çocuklarının başı sağolsun. Hepsine Yüce Allah'tan sabr-ı cemil, sağlık sihhat niyaz ediyorum. Hepimizin başı sağolsun.
MUttalip ŞAHİNASLAN { 19 Nisan 2010 09:05:21 }
Değerli okul arkadaşım, memleketimizin güzide şair ve örnek insanı, öğretmeni, eğitimcisi ve memleketimizin gelir kaynaklarından yoksun olması nedeniyle geçim için memleketin ücra köşelerine savrulan, karıncayı dahi incitmekten sakınan merhametli güzel insanın vefat haberini derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum.
      Her faninin er geç tadacağı ölüm gerçeği ve sonsuzluk alemine göçü yaşamıştır. Takdir i ilahidir, bundan sonra dua etmek en iyisidir.
      Okulda arkadaştık daha sonra hayat bizi çeşitli yerlere savurdu ilerleyen yıllarda bir kaç kez görüşme imkanım oldu, alçak gönüllü mütavazi insandı.
      Şehit olmuştur InşaAllah, C.Allah mekanını CENNET eylesin.
      Tüm aile efradına baş sağlığı diler, C.Allah'tan sabırlar niyaz ederim.
mehmet canib öksüz { 19 Nisan 2010 02:21:19 }
anlamak ve inanmak ne zor...sesini bir daha duymayacak olmak ne acı...her şey yarım ve sensiz olacak bundan sonra dayı...izmire her geldiğimde seni göremeyeceğmi bilmenin ızdırabını bize emanet bıraktığın iki oğluna sarılarak gidereceğiz...ve onları öz oğlumuz bileceğiz...seni hep severdik zaten...daha çok seveceğiz...otuz yaşımdayım ve en büyük acım sen oldun canım dayım...
Habip BEDİR { 19 Nisan 2010 00:08:04 }
Ölüm mü'min için cennet sarayına açılan kapının tokmağına dokunmak gibi...Onun içindir şair ne güzel demiş 'Ölüm güzel şey budur cennet ardından haber,hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber"
Musa abiye Allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum rabbim mekanını cennet eylesin.Ne mutlu ona ki dünya da hastalık vesilesi ile günah kirlerini döküp ahirete tertemiz gitti inşaallah...
Abdurrahman ENGİN { 18 Nisan 2010 17:04:10 }
merhuma Allahın rahmetinin yağmur gibi yağmasını dilerken başta kemal abi olmak üzere diğer aile bireylerine taziyelerimi sunar tüm takcı ailesininacısını paylaşırken merhumun cennet ve cemaullaha kavuşması en içten dileyimdir inşallah.    
Hidayet bey sizleri görmek yakinen tanımak birebir konuşmak en çok arzuladiğim bir şeydi.
bu yaz bunun gerçekleşeceğine inanıyordum.amamukadderat musa kardeşimizi aramızdan aldı.Tanışmak mümkün olmadı bunu şahsımda bir eksiklik hissederken kendisine tekrar rahmet dilerken mevlananın kendi ölümüne şebiaruz dediğini düşünerek musa beyinkide şebi aruz olur inşallah.
BAHADIR ÖKSÜZ { 18 Nisan 2010 02:47:26 }
MUSA DAYIM
Senden öğrendim uydurma hikayelerin gerçek hikayelerden daha güzel olduğunu;içim geçersine gülmeyi,orhan gencebay dinlemeyi,saçlarımı taramayı,ırmakta balık tutmayı,uydurma hikayeler anlatmayı ve öğretmen olmayı....YALAN DÜNYANIN HAYATIMDAKİ EN GERÇEK KAHRAMANI CANIM DAYIM mekanın cennet olsun..
Rıfat Gözlükcü { 17 Nisan 2010 22:34:34 }
ilkokul ve ortaokul sınıf arkadaşım MUSA TAKCI YA allahtan rahmet diler.Ailesi ve akrabalarına başsağlığı dilerim.Mekanın cennet olsun.
Diğer Sayfalar: 1. 2. 3. 4. 5. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun604 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI