KÖYÜMÜZÜN ZANAATKARLARI (5)
Kategori: Yazı - Makale |
2 Yorum |
2705 Okunma |
Yazan: tatar | 23 Nisan 2009 23:34:32
Hulusi Ağabeye Teşekkür ediyoruz...
KÖYÜMÜZÜN ZANAATKARLARI (5)
Eskiden köyümüzde yaşamış veya halen yaşayan insanları geriye dönük olarak kapasitemiz yetse de tek tek incelemeye muvaffak olsak. Görülecek ki hepside kendi nevi şahsına münhasır insanlar olarak
karşımıza çıkacaklardır.Köy aynı köy. Yapılan işler aynı.Yenilen yiyecekler ,içilen su aynı hatta eğitimleri, eğlenceleri aynı olduğu halde şu ana kadar anlatmaya çalıştığım
şahsiyetlere ve bu şahsiyetlerin şahsında diğer insanlarımıza bakıldığında hepsinin de yüksek seviyede zekaya sahip insanlar olduğuna müşahede ederiz.
İşte bu yüksek zekaya sahip insanlarımızdan biride Radyocu Mevlüt Emmi (Mevlüt Keçili) idi.Çevre köylerde ve bizim köyde elektrik dahi yok iken Mevlüt Emmi'nin Gürün'de
radyocu dükkanı vardı.Tabii radyocu dükkanı vardı derken bu dükkanda radyo satmazdı.Bozulan radyolar,teypler,pikaplar ister pilli olsun isterse elektrikli
hepsininde onarım ve bakımlarını yapardı. Her meslekte olduğu gibi bilgi,beceri ve tecrübe isteyen bu işi acaba nerede ve hangi ustanın yanında öğrendi?Onu maalesef bilemiyorum.Gürün'de bu işle iştigal edenlerin içinde en ünlüleri Mevlüt Emmi idi.Mevlüt Emmi'ye köyde hemen hemen hiç rastlamazdınız.
Y.Suçatı İlkokulu'nun karşısında ki oturduğu evinden her gün Gürün'de ki dükkanına gider akşama kadar tamir işleriyle uğraşırdı.Gürün'de ki Yok Yok Büfesi'nden
1975 yılında hem elektrikle hem de pille çalışan bir radyo almıştık iki sene geçmeden arızalandı.Cuma günü Gürün'e giderken bozuk radyoyu da yanıma aldım.
Doğruca eski sebze halinin girişindeki geniş camları olan radyocu dükkanından içeriye girdim.Dükkanın iç duvarlarına fırdolayın terekler(raf) yapılmış ve bu tereklerin üzerileri çeşit çeşit
onarılmayı bekleyen veya onarılarak üstlerine isimleri yazılmış radyo,teyp,pikaplarla dolmuş taşmış.Bende arızalı radyomu bir dahaki Cuma'ya almak üzere Mevlüt Emmi'yle anlaştıktan sonra bırakıp çıktım.
Beş sene evvel Suçatı'ya gittiğimde toz toprak içerisinde bir köşede duran o radyoyu alıp biraz temizledikten sonra açınca hala çalıştığını hayretle gördüm.
Şu an o dükkan hala duruyor mu?Eğer duruyorsa Ömer mi?
Ağabeyi mi? Yoksa başkası mı çalıştırıyor? Bilemiyorum.
Yine ayrıca Y.Suçatı'da Dişli Mehmet Emmi(Mehmet Hayta) çok güzel ot yastıkları doldururdu. Bu yastıklardan kumaşı daha kaliteli ve daha dolgun olanlar gelen misafirler yaslansın diye misafir odalarına dizilirdi. Daha effan (ince,kumaş) kumaşlardan yapılan ot yastıkları ise oturma odalarına dizilirdi.Ayrıca pekmez yapmak için kaynatılan dutlardan elde edilen şerbeti sermek için saçtan şerbet tenekeleri yapardı.Birde yine Mehmet Emmi çok güzel semer yapardı.Bu semerleri sadece bizim köye değil başka köylerden sipariş verenlere de yapardı.
Bu beş seride anlatmaya çalıştığım mümtaz şahsiyetlerin yanında muhakkak ki benim bilmediğim onun için anlatamadığım köyümüzün yetiştirmiş olduğu çok değerli insanlar vardır
bu vesile ile yazılarımda adı geçen veya benim bilmediğim zanaatkar insanlarımızdan ebediyete intikal etmiş olanlara rahmet yaşayanlara ise sağlıklı,sıhhatli ve hayırlı bir ömür diliyorum.
HULUSİ TATAR
İZMİR
|
Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy |
Yazdır
Yorumlar
Ağabey kendinizi özlettiniz. Lütfen bizleri memleketimizin değerli şahsiyetlerini tanıma zevkinden mahrum etmeyin. Yakın bir zamanda Suçatı'nın öne çıkan şahsiyetleri kimmiş diye arayan insanlar sanırım sizin yazılarınızı referans alacak o yüzden lütfen yazmaya devam ediniz. Yazılarınızdan dolayı sizlere sadece teşekkür değil aynı zamanda dua ediyoruz.
insan ürettikçe yaşarmış.günümüzde malesef tüketim çılgınlığı yaşanmakta.eskiden gerçek zanaatkarlar varmış şimdi ise sanatçıyım diye geçinen soytarılar.el emeği göz nuru hepsinden ALLAH razı olsun .O gerçek zanaatkarleri birkez daha anıp hatırlattığın için sendende Allah razı olsun hulisi abi.HERŞEYİ ÇOK AMA çok çabuk tüketiyoruz:Havayı suyu toprağı ağacı vede insanlığı gidişat iyi değil Allah hayırlısını versin
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın