Canip Beye Teşekkürler...
AKIL ve ANIRMAK
Bütünden habersiz,
Parçaları tasnif eden
Zavallı insanların mutluluğunu,
O denli kıskanıyorum ki!
Anlatabileceğim
Ve çözebileceğimden
Çok daha zor sorularla boğuşurken
Günlük hadiselere,
Yüzeysel önermelerinin büyüleyiciliğini
Herkesten önce kendisi takdir eden,
Sağlıklı,
Tombul yanaklarından kan damlayan,
İnce dudaklı zavallılar!
Emin olun...
En büyük nimetinizdir
AKILSIZLIĞINIZ...
Bir zaman
-dudaklarım ve yanaklarım hariç-
ben de sizin gibiydim.
Bilgilendikçe
Ve şeytan dostu aklımın
Gizli kapıları aralandıkça
Size ve yaşadığım hayata
Kinimin artması oldu tek kazancım...
Ama en azından
Bu yazdıklarımı okuduktan sonra
Hesapsız reaksiyonlara,
Her şeyden önce kendi itibarınızın selameti için
Kapılmayacağınızı biliyorum.
Çünkü
Hiç birimiz,
Akılsızlara,
Sırf akılsızlıkları sayesinde mesut oldukları için dil uzatan bir yazıya,
Alınganlık göstermek suretiyle
Akılsız durumuna düşmek istemez...
Zaten bu yazı da,
Aklının girdaplarında
Bir çıkış yolu bulamamanın hıncını,
Az bir zaman önce geride bıraktığı
Geçmişinden çıkarmak adiliği değil midir?
En makul akıl
Kendini zamanında feshetmeyi bilen akıldır,
Ki feshettiği noktada ilahi bir esin kaynağına ulaşabilmek
İnsanoğlunun varabileceği en yüce makamdır!...
Delirmek pahasına
Aklını beslemek...
Kim bilir!
Belki de
Bir gram gelişmeksizin ve yorulmaksızın yargılara varan
Az gelişmiş akıllardan daha acınasıdır...
Akıl;
Yürünecek yol değil,
Bizi o yolun kapısına taşıyacak
Uysal,
Ve iyi huylu bir eşektir.
Ve sahibince göreceği itibar
Ancak
Bir eşeğinki kadar olmalıdır...
Aksi takdirde
Bir zaman sonra
ANIRMAK kaçınılmazdır....
Mehmet Canib ÖKSÜZ