Ayşegül Hanıma Teşekkürler...
UNUTMAYI UNUTMAK
"Unutmak" , diye bir şey var mı?
Gerçekten unutabilir mi insan herhangi bir şeyi?
İyi ya da kötü yaşanmış herhangi bir şey işte
Unutulabilir mi gerçekten?
Mesela sevenin, sevilenden ayrı olması unutulabilir mi?
Ayrılığın mutlaka bir sebebi vardır:
Belki bir terk ediş, belki terk ediliş, belki de ölümü
Ama sonuç aynıdır:
Ne giden unutabilir kalanı,
Ne de kalan gideniü
"Unutmak" , diye bir şey var mı gerçekten?
Unutabilir mi insan herhangi bir sözü?
İyi ya da kötü söylenmiş bir sözüü
Gerçekten unutabilir mi insan?
Söylenen her sözün mutlaka bir sebebi vardır.
Belki mutluluktan, belki üzüntüden,
Belki de içine düşülen boşluktan dolayı söylenmiştir.
Ama söz ağızdan çıkmıştır bir kere
Ne söyleyen unutur söylediğini,
Ne de söylenen duyduğunu
"Unutmak", diye bir şey var mı gerçekten?
İnsan sevmeyi unutabilir mi mesela?
Annesini, babasını, çocuğunu, sevgilisini;
Ağacı, çiçeği, taşı, toprağı, Vatanı;
Dünya'yı sevmeyi unutabilir mi insan?
Peki unutursa nasıl yaşar?
Yaşıyoruz. çünkü unutmuyoruz
Ne seven unutur sevdiğini,
Ne de sevilen sevildiğini
"Unutmak" , diye bir şey var mı gerçekten?
Saygı duymayı unutabilir mi insan?
Herhangi birinin, duygularına, düşüncelerine,
İnancına, Hürriyetine saygı duymayı.
Gerçekten unutabilir mi insan?
O zaman en büyük özelliğimizi,
İnsanlığımızı kaybetmez miyiz?
Hepimiz insanız. çünkü unutmuyoruz.
"Unutmak" , diye bir şey yok. İyi ki yok. "Unutmak" , bir hastalıktır. Bizimki olsa olsa hatırlamamaya çalışmak . Ya da mümkün olduğu kadar iyi şeyleri hatırlamak. İşte bu sağlıklı bir davranış biçimi. İnsan, yaşadığı, hissettiği hiçbir şeyi unutmamalı. çünkü yaşanan ve hissedilen her şey bizler için birer hayat tecrübesidir. Tüm olumsuzlukların üstünü kapatıp, sanki hiç olmamışlar gibi davranmaya çalışmak beyhude bir çabadır. Bu şekilde asla gerçek bir hayat yaşanamaz. Sağlam bir bina ancak sağlam bir zemin üzerine yapılırsa ayakta kalabilir.
İyi ya da kötü yaşadığımız her şey bize ait. Yapmamız gereken; elimizdeki tüm yaşanmışlıkları mümkün olduğu kadar doğru değerlendirip hayatımızın geri kalanında güzelliklerin olumsuzluklardan daha fazla olmasını sağlamak. Bunu herkes yapabilir. Evet, herhangi biri bunu başarabiliyorsa herkes başarabilir. Kendimize ait sade bir hayatı yaşamak, başkasına ait süslü bir hayatı yaşamaktan çok daha güzeldir. Hiç tereddütsüz kendi hayatını yaşamayı ancak cesur insanlar seçer. çünkü yaşamak cesaret ister.
Belki de yapılacak ilk ve en güzel şey: "Unutmayı Unutmak"
Ayşegül ERGİN
31.03.2008
evet bazen unutmak ınsanın elınde olmuyor mesala bırını sevıyorum unutmak ıcın ne kadar cabalasamda olmuyor ama bu durum benım hayatımı mahvedıyor ve cok caresızım
Ayşegül hanım, bizde sizin ilginize ve hakkımızdaki aslında bizde olmayan sizin güzel zannınıza teşekkür ediyoruz. Bazı arkadaşların da ifade ettiği gibi unutmak aslında bize bahşedilen güzel bir nimet. Unutmak belki yeni şeyler öğrenmek içinde şart olan bir şey. Ben bazı şeyleri unutmak gerekir demiştim ama şimdi de diyorum ki belki unutmamız gereken şeyleri başalangıçta (eğer başarabiliyorsak)hiç görmemek, hiç duymamak gerekir. Eğer görmüş yada duymuş isek o zaman unutmak gerekir. Enes bin Malik(ra) Allah Resulüne on sene hizmet etti. Ve "bu sürede Resulullah(as) bir defa bile şunu neden böyle yaptın, keşke şöyle yapsaydın demedi" buyuruyor. Yani Peygamberimiz hiç bir hatasını görmemiş, yüzüne vurmamıştır. Bu güzel haslet aynı zamanda sahabenin ve evliyaullahın hasletidir. Elbette ki çevrede yapılan hatalar uygun bir dille düzeltilme yoluna gidilmelidir. Ama insanların terbiyesinde ve ıslahında en önemli yöntem güzel ahlakı nefislerde yaşayarak karşıdakinin hatalarını düzeltmesine vesile olmaktır.Karşısında güzelliği gören insan kendi hatalarını daha iyi idrak edebiliyor. İnsanları sevebilmek gerekir. Çünkü kişi sevdiğinin hatalarını görmüyor yada hep hüsnü zan besliyor. Bazı şeyleri görmemek, duymamak yada unutmak güzeldir diye düşünüyorum. Kötü şeyler unutulsun ki hayattan lezzet alınsın. Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır diyor Üstad.Sevgiler
Hepinize teşekkür ederim. Gerçekten çok güzel yorumlarınız var. Hulusi Bey, evet aslında sırt çevirmeyi yargılıyorum. Adına "unutmak" dedim. Çünkü bir çok insan sırt çevirmeyi unutmak olarak algılıyor ve sırt çevirdikleri şeylerden bahsederken "unuttum bile" gibi cümleler kullanıyorlar. Evet hayatta bir çok zorluğa katlanabiliyoruz. Çünkü "alışmak" diye bir şey var. Yaşadığımız bir acıyı hep ilk günkü gibi yaşamıyoruz. Şükür ki alışmak var. Aslında aşağı yukarı aynı şeyleri düşünüyoruz. Hepinizin görüşlerine saygım sonsuz... Tekrar teşekkürler... Saygılar...
Nisyan yada günümüz diliyle unutkanlık Allahın yalnızca insanlar için yarattığı bir haslet.Hasletler güzel ve yaradılışına uygun yönde kullalnıldığı zaman gerçek manada değerine ulaşır.İnsan kendi eksiklik yada hatalarını unutmayarak daha hüşyar davranabilir.Bazende başkalrına karşı yaptığı iyiliği ve insanların olumsuz davranışlarını unutmalıdır.İşte o zaman bu haslet manayı hakikiye ram olacaktır.selam ve teşekkür ile.....
Ebubekir Bey, öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Sizin gibi güzel yazılar yazan birinin benim yazımı beğenmiş olmasına çok sevindim. Ben, kabul ederseniz sizlerin tabiri caizse çırağınız olmaya çalışıyorum. Sizlerden öğrenecek çok şeyim var...
Yazıma gelince, sizin unutulmalı dediğiniz olguları, ben "insanın kendine saklaması gereken olgular" olarak nitelendiriyorum. Örneğin herhangi bir dostumuzun bir hatasını gördüysek bunu unutmak yerine dostumuzu hiç incitmeden bu hatayı bir daha yapmamasına yardımcı olmak çok daha faydalı olur diye düşünüyorum. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkürler...
Saygılar...
Ayşegül hanım yazınızı beğenerek okudum. İnsan bazı şeyleri hiç unutmamalı ama bence bazı şeyleride unutmalıdır. Bu da güzel ahlakın, erdemin, hoşgörünün bir parçasıdır. Mesela kişi kendi amellerini ve başkalarına yaptığı iyilikleri unutmalı, dostlarının, sevdiklerinin hatalarını, yanlışlarınıda hemen unutmalıdır.Yani insan başkasından gelen yanlışları ve kendisinden ortaya çıkan doğruları ve güzellikleri bence unutmalıdır. Unutmalı ki insanlar arasında sevgi ve muhabbet tohumları yeşersin. Saygılar.
Ayşegül hanım,unutmayı yargılamışsınız.Aslında yargıladığnız unutmak değilde sırt çevirmek gibi bir şey.Yoksa unutmak kabiliyeti yaradılışımıza tannan en güzel ikramlardan biri.Eğer unutmak gibi bir nimetle donatılmamış olsaydık.Daima acılarımız ve hatalarımızla yüzleşerek ne denli bir hayat sürebilirdikki.Yaşadıklarımızdan aldığımız dersleri kar hanesine yazıp olayı zihnimizde fazla yaşatmayacağız.Hayat ancak böyle yaşanılabiilir olur.Hani A.Karakoç'un
" Unutmak kolay mi ?" deme
şirinde olduğu gibi.