Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Medyanın Gücü ve Sivas

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 2031 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 06 Nisan 2012 10:09:41

Daha gelişmiş bir Sivas için...

Medyanın Gücü ve Sivas
Uzun zamandır aklımdaydı, bir etkinlik olsa da katılsam, şöyle bir kafayı dağıtsam, yeni şeyler işitsem diyordum. Başkalarının tecrübesinden kendi tecrübem adına bir şeyler kazansam. Bir baktım panolara tam da amatör bile olsa yıllardır bir kıyısında bulunduğum bir konuya dair bir konferans, hem de Cumhuriyet Üniversitemizde ve hem de ara ara da olsa yazılarını takip ettiğim, ulusal basının önemli simalarından birisi konferansı veriyor. O günü bekledim, o gün gelince de önce öğleden önceki dersimi görev bilinci ile en iyi şekilde anlatıp sonra da gittim konferansa. İyi ki de gitmişim, iyi ki de adamı dinlemişim. Tebrikler bana…
Önce kendisini tanıtarak, kimliğini ifade ederek ve "Kişi kimlik sahibi olmalı ve bu kimliğinden utanmamalı" diyerek sözlerine başladı. "Çoğu yerde dördüncü kuvvet olarak medya anılsa bile aslında diğer üç kuvveti de etkilediği için aslında birinci kuvvet medyadır" dedi. Medyanın bizleri nasıl yönlendirdiğini, bazı konular tekrar tekrar gözümüze sokarak, tekrarın gücü sayesinde bizi nasıl inandırdığını, bizi nasıl akıl yerine yönlendirmelerin yönettiğini anlattı. Basit çizgi filmlerinde bile saklı olan tehlikelere dikkat çekti. Zalime zalim diyemeyişimizden ve tirajların aslında ne kadar önemli olduğundan, yani nitelik ve nicelik olaylarından bahsetti, sadece bahsetmedi deliller sunarak dediklerinin doğru olduğunu bize ispat etti. Sözün bir yerinde yerel basından bahsetti ve maalesef birkaç şehir dışında yerel basının yeteri kadar güçlü olmadığından bahsetti. Üzülerek söyleyelim ki Sivas için yerel basın anlamında çok pozitif şeyler söylemedi. Belki de şehrin geri kalmışlığı basına da yansıyor. Yerel basının geri kalmışlığını da şehrin yöneticilerinin basını dikkate alıp almadığı noktasında inceledi. Güzel bir konferans oldu, ümit ediyorum ki konferansa katılan herkes bir şeyler kazanmıştır bu güzel konuşmadan.
Medya, son zamanlarda sosyal medyanın da katkılarıyla daha da büyüdü muhakkak. Eskiden sadece gazete, dergi ve televizyonlarda bulunurdu yazarlar, şairler, eleştirmenler, yorumcular şimdi ise her yerde bulunuyor ve bilgisayar başına geçen herkes hem yazar, hem şair, hem eleştirmen, hem yorumcu belki daha da fazlası. Hakkında olumsuz yazılar yazılmış bir sanatçı geçenlerde diyor ki "herkes, bir şeyler yazmamalı". Özgürlük açısından sakıncalı olmakla birlikte meydandaki içerik bolluğuna bakınca insan bir miktar hak vermeden geçemiyor. Gerçi hangimiz hangimize "sen dur ben yazacağım" diyebilir ki böyle bir hakkımız ve yetkimiz de yok zaten. Her bir köşeden veciz ifadeler fışkırsa bile yapacak bir şey yok, insanların bundan usanmasını beklemek, insanların sosyal medya adabını öğrenmesini beklemek sanırım en makul olanı.
Bu arada medya her şeye rağmen, kalite düşmesine rağmen gerçekten çok güçlü. Bu gücün farkında olanlar zaman zaman bu gücü kötü şekilde kullanmak meylinde olabiliyor. Belki basın tarihimizde bazı kötü örnekler yaşandığı için zaman zaman insanlar bu kötü örneklerden etkileniyor ve birbirine manşet üzerinden had bildirmeye çalışıyor ama bu olay bumerang gibidir genellikle döner yine sahibini bulur bir şekilde. Eleştirmek mutlaka önemli, "dost acı söyler" anlamındaki eleştiriye can kurban fakat "sırf muhalefet olsun" diye, "laf olsun" diye, "ne güzel laf sokuyor dedirmek için" de eleştiri ve muhalefet yapılmaz.
Özellikle de Sivas gibi gelişmeye açık ve aç bir şehri kurtaracak formül KARDEŞLİKtir, MUHALEFET değil. Eğer medya olarak gücünüz varsa veya gücümüz varsa; insanları kırmadan, incitmeden ve birbirimizi severek Sivas'ın kalkınması için ortak çalışacağız. Sivas küçük bir yer o yüzden onu bir de sağ ve sol ayrımları ile Alevi ve Sünni ayrımları ile onu bölerek lütfen daha da küçültmeyelim. Birbirimizle GARDAŞ olabilirsek, bu gardaşlığı gerek medya da gerekse diğer alanlarda gösterebilirsek işte o zaman Sivas büyümeye başlar…
Hidayet Takcı






SUÇATIHABER İyi Günler Diler...

Facebook Sayfamız Zengin İçeriği ile Sizi Bekliyor ...
 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Hidayet Takcı { 09 Nisan 2012 13:50:58 }
Yazıyla doğrudan ilişkili olmasa bile bir konuyu paylaşmak istiyorum herkesle.

1997 yılından bu yana iletişimde en çok tercih ettiğim yöntem mail olmuştur. Akademik çalışmalarım sırasında hocamla, eğitim faaliyetlerinde öğrencilerimle ve arkadaşlarımla v.s. hep mail yolunu tercih etmişimdir. Çoğu zaman sözlü iletişim yerine yazılı iletişim tercihim olmuştur.

Beyaz masaların kurulması, vatandaşa daha yakın yönetimler v.s. derken yöneticilerimiz ile de aracısız iletişim kurabileceğimi düşünerek çok sık olmasa bile bir iki kere iletişim denemesinde bulundum mail yoluyla fakat nafile. İnsanlar istedikleri zaman cumhurbaşkanına, başbakana bile ulaşıyor medyadan izlediğimize göre fakat ben bugüne kadar değil başbakana bakana bile ulaşabilmiş değilim.

Devlet ile vatandaşın doğrudan iletişimi adına oldukça önemli bir yol olan mail yolu neden yeterince açık değil bunu merak ediyorum. Hani yazdıklarımızı belki lüzumsuz görüyor olabilirler ama en azından olumlu veya olumsuz bir cevap dönse iyi olmaz mı. En azından maillerimizde selam veriyoruz, o alınsa. Ne derler "Selam vermek sünnet, almak farz". Ümit ediyorum ki yöneticilerimiz vatandaşa şu an olduğundan daha yakın dururlar.

Saygılarımla,
Sinan { 09 Nisan 2012 00:22:57 }
Sağlık sektörününün, bilişim kısmında çalışan biri olarak yakından bildiğim bir olay var ki; Hastanelerde uygulamaya giren MHRS (Telefon-İnterne Randevu sistemi) için gerekli olan çağrı merkezi Erzurum a kuruldu (400 kişilik). Yine yakın zamanlarda bir GSM şirketi Yozgat ta Çağrı merkezi açtı çok sayıda istihtam yarattı.Bu iki şehri Sivastan farklı yapan hiç bir özellikleri yok tek farkları hükümette aktif görev yapan siyasetçileri var Sivas ında yapması gereken yönetici seçiminde titiz davranmasıdır.
Hidayet Takcı { 07 Nisan 2012 00:38:56 }
İsmail gardaşım, en basitinden sevgili sitemiz SuçatıHaber’i düşün, sitemizi bugünlere getiren ne oldu biliyor musun, KARDEŞLİK. Sizi, bizi hala çocukluğumuzdaki kadar dost yapan ne o da kardeşlik. İnşallah Sivas büyüyecekse bu da kardeşlik ile mümkün olacak. Medya ve ilgi konusunda ise galiba haklısın, bir şeyler ilgisiz olmuyor. Bu arada keşke sende gelseydin iyi olurdu.
Abdurrahman amca, sizin dediklerinize de katılmamak mümkün değil. Bugün eşimle Merkez Lokantasının camından şehrin kalabalığını izlerken aslında Sivas’ın ne kadar büyük olduğunu, burada kalanların bile epey bir kalabalık olduğunu ve gurbetçilerle birlikte çok aha büyük olduğumuzu konuştuk. Kocaman bir şehir, bir milyondan fazla Sivas’lı ve Sivas çok geri. Sivas’ın geri kalmışlığı Sivas’ı gördüğümüz ve görmek istediğimiz yerle ilgili galiba. Sivas sevgisi bir iki Sivas fotoğrafı paylaşmakla, bir iki Sivas türküsü dinlemekle olmuyor, kaba saba insanları Sivaslıya benzetmek ve Sivaslıyı rencide edecek esprilerle de Sivaslı olunmuyor. İnşallah, Sivaslılar ihtiyaçları olan zihin devrimini gerçekleştirerek şu an için hayal olan birçok şeyi başarırlar. Ha gayret Sivas’ım ha gayret Sivas’lım. İstanbul’da, Ankara’da, Kayseri’de olan Sivas’ta da olur, Allah izin verdikten sonra vallahi de olur billahi de. Yeter ki inanalım…
Hidayet Takcı { 07 Nisan 2012 00:25:16 }
Mehmet ağabey, kasabadan ilçeye, oradan ile ve nasipse daha ilerisine, tekamül de diyebiliriz, duyarlılık de diyebiliriz, rabbim utandırmasın, bizimki az bile olsa sorunlara gücümüz nispetinde dokunarak çözüm getirmeye çalışmak. Karıncanın hacca gitmesi gibi bir şey bizimkisi. En azından çalışma niyetimiz belli olsun diye uğraşıyoruz. Yerel basın konusundaki söyledikleriniz ve her şeyin devletten beklenmesi durumu da inanın çok acı. Bundan yıllar önce Deniz Solak hanımla bir vesileyle Gürün’de karşılaşmış ve çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulunmuştuk. Deniz hoca ibret verici bir tespitte bulunmuş ve bizim hayranlığımızı kazanmıştı. Hoca diyor ki “hibe programları vardı, ben reddettim, çünkü hibe bize zarar verir, bizi tembel yapar diye düşündüm, onun yerine kendi insanımızın yardımları ile ihtiyaçlarımızı giderdik hem insanımızda bir şeyler vermenin hazzı hem de bizde çalışma azmi kaldı” diyor. Her bir şeyi devletten bekleyenlere karşı oldukça güzel bir örnek. Ayrıca, keşke devlet yerine veya en azından devlet kadar özel teşebbüs de el atabilse Sivas’ın gelişimine.
Abdurrahman Engin { 06 Nisan 2012 20:11:17 }
Ülkemiz nüfusunun en yetişmiş insanları Sivasımızdan çıkmakta.Bu değerlerimizin neden binde birini Sivas için kullanmıyor,kullanamıyoruz.Göç veriyor olabiliriz.Göçmek memleketini unutmak demek değil. Siyasilerimiz,burokratlarımız,zengin gurbetçilerimiz.sizlere çağrı yapıyoruz duyun sesimizi.Sivasımızı hakettiği konuma getirin,getirmeye çabalayın.Kayseriyle mukayese edin anteple edin,Konyayla edin,Malatyayla, maraşla, hangi birini sayayım.saydığım vilayetlerin hepsi sivastan çok daha küçüktü. Ne olduda onlar dev adımlarla yükselirken biz gerilemekteyiz.onlardan eksiğimiz ne?Üstelik devlet sivasa yatırım yapacak müteşebbislere bir çok imtiyaz da tanımakta.Hidayet hocam yaramıza neşter vurdun. yerel basında da çok zayıfız.Okumada da.ne tarafından tutsan elinde kalıyor .Şehirin göbeğinde bir çok gece kondu var. onu dahi halledememişiz.Önce Allah'a sonrada sizin gibi akademisyenlere güveniyoruz.
İsmail { 06 Nisan 2012 15:17:35 }
Bir yazar yazının gücünü anlatmak için yazmıştı. Birisi,'bir bilgisayar ekranından burda patlama olacak acilen odayı terkedin' diye bir yazının geçtiğini görse hemen kendini dışarı atar demişti. Bilhassa çağımızda erişimin bu kadar kolay olduğu bir zamanda yazının gücünden yararlanmamak önemli bir imkanı kullanmamak olur, bundan mütevellit yazının, yayının gücünü kullanma noktasında gösterdiği titiz çabasından dolayı Hidayet kardeşime teşekkür ediyorum.

Yayıncı olmak yazmaya tutkulu olmak böyle bir şey olsa gerek o konferansa bende gidebilirdim :) hatta 'konferansa gidecek misin'i hadi bende geliyorum olarak cevaplayabilirdim ilgili olmak, motive olmak, odaklanmak şart :))

Gardaşlık vurgusunu önemsiyorum Yavuz Bülent Bakiler'in Tabuları Yıkmak kitabında da bu konu geniş işlenmiş cehaletimiz kardeşliğimizi bozuyor birbirini sevebilen ve birbirine tahammül edebilen bireyler güçlü toplumları oluşturur kendiyle boğuşan toplumların da ne kadar içine kapandığını kendi tarihimizdeki olaylardan görmek mümkün.

Selam ve Saygılarımla...
mehmet toprak { 06 Nisan 2012 12:03:36 }



Değerli dostum Hidayet bey anlaşıldı kasabanın dertlerinden , Sivas ın dertlerine oradan ülkenin dertlerine doğru periyodik bir dertlenme grafiği çizecek bir performansı gösteriyorsunuz İnşallah sonunda güzel bir kamu oyu oluşur. Değerli Hocam   Sivas basını , Sivas ta ki STK ve Siyasiler Sivas ın kalkınması için yanlış pencereden baktılar ,Halada Yanlış Bakıyorlar Sivas kamuoyunu bu basın   yıllarca bakın nasıl oyaladı .
1-Dikim evi Sivas tan gidecek mi giderse bu kadar işci ne olur
2- Şeker fabrikası Arsası etrafında yıllarca fabrika hayali kurdurdular
3- (örnek) DSİ nin bölge müdürlüğü Tokat ta niye şubesi burada
4- Karayollarının bölge müdürlüğünü elimizden almak istiyorlar
5-Çimento niye özelleşti vs . vs .
dikkat ediyorsanız hep devlet in imkanları memurluk devletin işciliği etrafında fasit daire ler oluşturdular halada çıkamadılar Allah aşkına bu anlayışı artık bitsin özel sektör gelsin önü açılsın araziler bedava dağıtılsın ,Havaalanı yoluna Rüzgar tribünleri kurulsun Sivas Yıldızeli arasında ki boş araziler tarıma   kazandırılsın neler olamaz ki bunu hep Sivaslı veya başka girişimciler yapsın ama lütfen önümüz açılsın
    Vur abalının sırtına da olmasın biz memurluğu seviyoruz girişimcilik de neyin nesi ?
saygılarımla
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun560 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI