Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

NEREYE KOŞUYORUZ

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 2554 Okunma | 02 Nisan 2007 16:39:32

Bir koşuşturmadır gidiyoruz. Şöyle sakin kafayla oturup da düşünmüyoruz bile, neyi yaşadığımızı ve  nereye  koştuğumuzu. Gündelik hayatımız o kadar etkisi  altına almış  ki  bizi, o kıskacı aşarak hayatı  farklı  yönleriyle  göremiyor, farklı yönleriyle algılayamıyoruz.

   Her birimiz çeşitli coğrafi mekanlarda, çeşitli uğraş ve mesleklerde, çeşitli dünya görüşlerinde, çeşitli eğilimlerde her yaştan ve her tabakadan insanlar olarak hayatımızı idame ettirmeye çalışıyoruz. Hayatı yaşama aşamasında farklı farklı özellikler sergilesek de,hayatı algılama noktasında ne yazık ki  çoğumuz aynı yanılgılarda birleşiyoruz. Kendi gerçeklerimiz ve gücümüzden habersizliği-  miz bizi yanlışlara ve yanlış hedeflere kanalize ediyor. Kimimiz, tüm enerji ve yeteneklerini maddi olarak bir şeyler sahibi olmaya odaklıyor; kimimiz, kendisini dev aynasında görerek diğer insanlara tepeden bakıyor; kimimiz, kendi küçük dünyasını dünyanın merkezi zannederek kendi doğrularından başka şeylere aldırış etmiyor; kimimiz, birtakım mevkileri elde etmek uğruna ödünler veriyor; kimimiz, dizginleyemediği zaafları yüzünden insani değerleri hiçe sayıyor; kimimiz, elindeki olanakları zayıf insanların aleyhine kullanıyor; kimimiz, duygusallıklarının etkisi altında kalarak olayları gerçekçi gözlerle  değerlendiremiyor, kimimiz, basit alışkanlık ve zevklerin esiri oluyor; kimimiz de, ne istediğini dahi bilmeden rastgele yaşıyor…

 

    Şu kısacık ömrümüzde bir türlü doğru yaşamasını beceremiyoruz galiba. Öylesine sıradan, öylesine anlamsız kaygılarımız var ki, takılıp kalıyoruz bir yerlerde. Geçici ve önemsiz şeylere olan düşkünlüğümüz adeta gözlerimize perde çekiyor. Birçoğumuzun umrunda bile değil, güzel olan, doğru olan, hak olan. Yaşamdaki temel umdelerden habersizliğimiz bizi ürkek, sorumsuz ve dengesiz bir kişiliğe sokuyor. Doymak bilmeyen ve sınır tanımayan hırslarımızla günbegün basitleşip, adeta yaşama  hakkı ve özgürlüğümüzü kendi ellerimizle kısıtlıyoruz. Çoğumuzda bir samimiyetsizlik, bir güvensizlik, bir yalnızlık almış başını gidiyor. Maalesef birçoğumuzda da gizli bir kıskançlığın, gizli bir yarışın ve gizli bir düşmanlığın izleri görülüyor. Doğal olarak bu hengamede mutluluğu yakalayamıyor, hem kendimizle hem de dış dünya ile barışık olamıyoruz. İşin üzücü tarafı, hayatın yaşanılır yönlerini, güzel taraflarını ve hepsinden önemlisi, hiç kimsenin gözünün yaşına dahi bakmadan geçip giden koca bir ömrü göremiyoruz.

 

    Evet, bir hayatı yaşıyoruz. Belki henüz baharında, belki ortalarında, belki de son demlerinde. Birçok yanılgılarımız, birçok da güzelliklerimiz var muhakkak. Yalnız, yeterince gayret gösteriyor  muyuz acaba, daha iyiye, daha mükemmele ulaşmak için? Yoksa, hiçbir şeyin endişesi ve sorumluluğunu duymadan rastgele mi yaşıyoruz? İnsan olduğumuza göre, düşünebildiğimize göre, doğruyu yanlıştan ayırabildiğimize göre, elbette ki duyarsız ve başıboş olamayız. Ve bu yönümüzden dolayı sorumlu olmalıyız yaptıklarımızdan ve yapacaklarımızdan. Hiç kuşkusuz  yaptığımız ve  yapacağımız tüm eylemlerden  sorumlu olmamız bizi doğruya ve iyiye yöneltecektir. İnsanlık Tarihi boyunca iyinin ve doğrunun mücadelesini veren insanların da işte bu sorumlulukla hareket ettikleri bilinen bir gerçektir. Bu sorumluluğu duyan insanların sürdürdükleri mücadele dün olduğu gibi bugün de sürüyordu ve sürecekti de. Yalnız,bu sorumluluğu duymak ve bu mücadelede yer almak sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. En azından bunun için,zinde bir beyine,tüm ön yargılardan uzak bir anlayışa,sürekli kendini geliştiren bir kafaya, her şeyde mantığını kullanan bir zekaya ve hiçbir zaman haddi aşmayarak,yerine göre üstünlüğünü,yerine göre de acizliğini kabullenen bir idrake ihtiyaç duyulacaktır.

 

    Unutmayalım ki düşünce alanımızı daralttığımız oranda bizi bekleyen sıkıntılar da artacaktır.Düşünmekten korkmayalım. Düşünmek,bizi biz yapacak ve tüm korkularımızı silip atacaktır. Gelin bir kez daha düşünelim kim olduğumuzu, bir kez daha düşünelim yaşadıklarımızı,bir  kez  daha düşünelim nereye koştuğumuzu ve bir kez daha düşünelim, TÜM SONLARIN YENİ BAŞLANGIÇLARA GEBE OLABİLECEĞİNİ…

Musa TAKÇI

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

yıldıray şimşek { 18 Nisan 2007 12:03:52 }
ortaokul sıralarından hatırladığım sevgili arkadaşım seneler sonra duygularını ağlatarak, sııre ve yazılara donusturduğun bu sıtede senı gormek mutlu etti beni kolay gelsın. şiir kıtabının için kutlarım
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun464 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI