Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

UZAK GEÇMİŞ

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 5 Yorum | Okunma 2056 Okunma | 06 Aralık 2011 15:39:56

Yunus Ağabeye teşekkür ediyoruz.

Biliyorum, sıkıcı gelecek; ama ben yine de güz mevsimi diyorum. Haklısınız, kış aylarına girdik. Artık ağırlıklı “ton”un beyaz hem de kar beyazı olması gerek. Belki ona da sıra gelir. Ancak, uzak diyarlarda henüz sarı rengin hâkimiyetini koruduğu şu günlerde, sarıya çalan duygulardan biraz daha dem vurmak yerinde olur, diyorum.

Geçmişi yâd etmek ve şu anı sorgulamak için daha uygun bir mevsiminiz varsa söyleyin! Hele de Suçatı için… iki derenin kesiştiği vadi tabanında yer alan, hemen her türlü meyve ağacının yetiştiği bir belde de güz’ü “damıtmadan” geçmek olur mu? Sahi, ağaçlar olmasaydı, sarıyı görmeseydik koskoca bir güz bizim için ne anlam ifade ederdi ki… Bu yönden bakıldığında daha yukarılarda, derenin olmadığı, ağacın yetişmediği köylerde yaşayan hemcinslere ne yazık!

İşte bakın, mahallenin yeni yetmeleri, evlerin kaçkınları bahçe bahçe dolaşıp, sökülen ve toplanan patateslerden bir şekilde arta kalanları ateş közünde pişiriyorlar. Sonrasında yarı çiğ, yarı pişmiş ellerini yüzlerini siyaha boyayarak bir güzel yiyorlar. Bir diğer grup Abdurrahman Amcanın kartal bakışlarına ve amansız kovalamacasına aldırış etmeden aşırdıkları ayvaları yine ateşte pişirerek özellikle ön dişlerin bütün isyanlarına rağmen telaşla yerlerken, ürkek bakışlarla da etrafı gözlüyorlar. Başka bir grupsa, söğüt ağacının yüksekçe yerlerinde oyuklara birikmiş gazellerin arasında buldukları mantarları toplamış, et niyetine pişirip yemekle meşgul. Daha başka bir ekip ise, artık sahibinin kovalamayacağından emin bir şekilde bulabildikleri düzce bir çimenlikte, içine gazel doldurdukları naylon topla futbol oynuyor. Hele şu beridekine bak! Sırtına gazeteden kesip yapıştırdığı futbolcunun resmi ile topun peşine koşturuyor.



Tokma su değil adeta gazel taşıyor. Üstüne sanki gazel yağmuru yağıyor. Anneler, gelinler, yeni yetme kızlar gazel süpürmekle meşguller. İşte Karayar Bahçesi…elmalar, cevizler, vişneler, dutlar, ayvalar, kayısılar, armutlar, can erikleri, adi şeftaliler…her ağaç yaprağı kendine has sararmış, aman ya rabbi! Buna ne demeli; renk cümbüşü çok ama çok hafif kalır. Bir zamanların yeşil yaprakları nasıl olmuşta böyle farklı renklere bürünmüş? Sanki bir müzik parçasını birlikte sunuyorlar. Her ton bir güzel bütünün parçası, hiç biri aykırı kaçmıyor. Ya artık dala tutunamayıp nazlı nazlı düşmeleri… bir genç kız ancak bu kadar nazlanabilir.



Gün gelir, bütün ağaçlar çırılçıplak olur. Sarı renk hâkimiyetini kaybeder ve bütün düşen yapraklar sıradanlaşır. Kurumuş ve ufalanmaya hazırdırlar artık. Belki de gübre olmaya… bir başka sonbahar, bir başka güz beklenmeli, sabredilmeli. Dükkân önü sakinleri de çoktan kabanlarını giydiler. Ancak yalancı ikindi güneşinde şöyle bir ortalıkta gözüküp sohbet ediyorlar. Sonrası, evleri… Lütfiye kadın da epey bir gazel süpürdü. Çayır, yonca, çakıldak kurusu derken otluk doldu. Nasılsa bir şekilde erken bahara ulaşılır. Sonrası Allah kerim… pek vakti olmazdı ama elinde süpürgesi ortalığı temizlerken, dikkatini kapı önündeki kayısı ağacının rüzgara direnen birkaç yaprağı çekti. Daldı. Bir an on dördüne, gelin olduğu günlere gitti. Sonrasında zamanın nasıl aktığını, çoluk çocuk derken sararıp solduğunu düşündü. Kayısı yapacağını yapmış, meyvesini vermiş, artık dinlenme vaktidir deyip bütün fazlalıklarını atmıştı. Ya kendisi? Horantayı düşündü. Alınacak ne kadar yol vardı. Handiyse kayısıya imrendi. Soba üstünde fokurdayan pestikan çorbasının taşan cız sesiyle irkildi.

Yunus Emre

 | Puan: 9,8 / 4 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Hidayet Takcı { 17 Aralık 2011 18:27:02 }
Yunus ağabey, bütün yazılarınızı olanca dikkatimizle ve severek okuyoruz. Tasvir gücünüz sayesinde yazıda anlatılanları yaşıyor ve her seferinde yazıda geçenleri rahmet ve sevgiyle anıyoruz. Elinize sağlık.
Elif Emre { 10 Aralık 2011 12:26:15 }
Babacığım.. Ben Suçatı da doğup büyümedim çocukluğum orada geçmedi ama yaşamış kadar oldum okuyunca..Gözlerim de dolmadı değil.. Yazılarını paylaşmadan önce bana okuttuğun günler canlandı gözümde.. Nasip Ankara'dan okumayaymış bu güzel yazını.. Sabırsızlıkla ve heyecanla yeni yazını bekliyorum babam :) Babaannemi de rahmetle anıyorum...
Burhan Emre { 09 Aralık 2011 22:15:35 }
Kıymetli Yunus;Kasabamızın güz mevsiminin özelliklerini çok güzel özetlemişsin.Bu yazıyı okuyan hemen herkesi yıllar öncesine,orada geçirdiği günlere götürüyorsun.Suçatında doğup büyüyen hemen herkes bahsettiğin maceraları yaşamıştır,yaş ve kuşak farkı dolayısıyla taabiiki ayrı zaman ve dönemlerde.(bahçede patates kaynatmak,üzüm,elma,ayva başşaklamak gibi)Kasabamız gerçekten dünya harikası bir yer,orada yaşarken kıymeti fazla bilinmiyor olabilir ancak orada doğup büyüyüpde oradan uzak olanların oraya özlem duymaması,orayla yatıp kalkmaması mümkün değil.Ruhu şad olası kıymetli annemiz belirttiğin gibi hayatının hiçbir döneminde(uyku hariç)boş durmadı hep çalıştı uğraştı,en son felç geçirdiği andada aşağılardan domates sadırı ile eve ulaşmış.Annemide minnet ve rahmetle analım.Adeta ünlü romancılarımızın romanından birkaç sayfasının siteye aktarılmış niteliğindeki yazın için teşekkür eder devamını beklerim.
ABDURRAHMAN ENGİN { 07 Aralık 2011 11:35:52 }
Sıkıcı olacak ama diye başladığın yazını dikkatlıca okudum,bu yazınla bizleri çoook eskilere götürdün.
Bu güzel yazında bahsettiğin,güzelliklerin,sarı,kırmızı,yeşil cümbüşünün dışında hiç bir şey yoktur.Ogünlere özlem duyar olduk. Kasabalım, dometesi,patetesi ,soğanı.manavdan alır olduk.nu güzel yazın vesile oldu başta anne ve baban olmak üzere tüm, geçenlerimize Allah rahmet eylesin.
Goncagül Balki Yıldız { 07 Aralık 2011 10:05:56 }
Yunus Bey, Çok güzel okurken yaşadım o anları o yaprakların arasında gezinirken cıkan HIŞIRTI ve koku geldi burnuma gazeller arasında buldugum ceviz yarısı kargalar tarafından yenmiş:) ya o mantar bulma heyacanı ne güzel kokuyor o mübarek mantar ben pişirmeden yerdim :) mantarı... yazınız çok etkileyici ellerinize emeğinize sağlık, tanışmak ve görüşmek üzere sağlıcakla kalın
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun351 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI