Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Düşmanlarımıza Olan Şükran Borcumuz...

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 37 Yorum | Okunma 7810 Okunma | 14 Şubat 2010 13:30:14

Canip Beye Teşekkür ediyoruz...

               

                Düşmanlarımıza olan şükran borcumuz...

                "Neden mi?" diye yazıma başlayacak olsam, hepinizden önce ben yadırgar ve aşağılardım kendimi..Neyseki her hangi bir yazıya, bu şekilde başlamayacak kadar gelişme şansım oldu...Ve elbetteki "Şimdi gelelim asıl konuya" diyerek devam etmeyeceğim.

                Medeniyetimiz başta olmak üzere sahip olduğumuz her şeyi düşmanlarımıza borçluyuz..

                Düşmanlarımız, varlığımızın sebebi, devamlılığımızın teminatıdır...Düşmanlarımızı sevgiyle kabullenip, saygıyla tehditlerini analiz edelim..

                Düşman olmayan yerde sükunet, uyuşukluk ve nihayet yokluk vardır..düşman canlılıktır, harekettir, sebep ve amaçtır..en büyük yokluk, düşmansızlıktır...düşmanı olupta sövgüyle yetinmek, var olmaya yeter ve fakat tek hücreli bir organizmanın varlığı ölçüsünde...

                Benden varsayımımı desteklemek için somut kanıtlar istemeyin...bu benim için yorucu olacak...ama illa isteyecek olursanız, teknolojik gelişmelerin hemen hepsinin temelindeki askeri yani güvenlik ihtiyaçlarının varlığına kabaca bir bakmanızı tavsiye etmekle yetineceğim...

                Genel ve kişisel tekamüllerin çıkış noktasına baktığımızda, genel veya kişisel bir tehdit unsurunun varlığı, varılabilecek en temel noktadır..tehdit algılanır, çözüm arayışı başlar ve nihayet arayış kademe kademe neticeler verir..üst üste biriken neticeler medeniyet ve varlık olarak karşımıza çıkar...her hangi bir tehdidi bertaraf etmek için çıkılan yolda, öngörmediğimiz fakat elde ettikten sonra hızla kabullenip, kullanmaya başladığımız neticeler elde ederiz...işte bu neticeler yumağı toplamda sahip olduğumuz her şeydir.

                İyiye, güzele, sevgiye, barışa, kardeşliğe yürekten inanan biz zavallılar, bu asil inanış ve beklentilerimizden fırsat bulduğumuz zamanlarda düşmanlarımız, korkularımız ve nefretlerimize, tiksintiyle değil de, saygıyla ve anlamak isteyerek bakarsak, cümlemin başında sıraladığım yanılsamaların ardındaki doyuma ulaşma şansımız, o oranda artar...

                Dostlarımız güzeldir, eğlencelidir, mutluluk vericidir ama en nihayet dostluk tüketim alanıdır...

                Gerçek ve gerekli olan düşmanlıktır...düşmanlarımızdır...onlar varlığımızın kaynağıdır...

                Allah kimseyi düşmansız, zavallı bir dost kalabalığı içinde bırakmasın...

                Düşmanlarımıza büyük bir şükran borcumuz var ki bu borç onları ciddiye almak ve saygıyla üzerlerinde düşünmekle ödenir..Onları severek, üzerlerinde ciddiyetle durarak şükran borçlarınızı ödeyiniz...

                Bu da benim siz dostlarıma, düşmanca ve nacizane tavsiyemdir...


 | Puan: 9,5 / 14 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

mehmet canib öksüz { 15 Şubat 2010 20:37:45 }
evet yazımdaki tuzağı, bahsettiğiniz tuzakla karıştırabilmek için, ezelden yeminli ve gönüllü bir av olmak gerekiyor galiba...dikkatiniz biraz dağınık gibi Hıdır bey...toparladığınızda tartışırız...
hıdır kaya { 15 Şubat 2010 15:29:05 }
dış düşmanla yetinmeyip içerdede düşmanlar üretmeye yeltenen zavallıların tuzaklarını çok gördük... milleti tamamen düşmanlıklar üzerine örgütleyenlerin sivasta çorumda maraşta kurdukları tuzaklara düşmedikmi topyekün...
mehmet canib öksüz { 15 Şubat 2010 13:06:52 }
yazdığım yazı ne askeridir ne de ideolojik...yorum yapan büyüklerimin bir daha okumasını tavsiye edeceğim...bu yorumlara cevap vermem işi kısır döngüye çevirecek...ayrıca hıdır beyin "çok buçuk felsefi" yorumu beni hayal kırıklığına uğrattı...kendisini daha derin zannediyordum...yazımda kurduğum tuzağa ilk onun düşmesi beni üzdü...her şey zıttıyla vardır kuramından yola çıktığım ipucunu vereyim kendisine...
Mehmet Öztürk { 15 Şubat 2010 11:19:13 }
.... Her şey kendi zıddından bir unsuru bünyesinde taşır.İniş olmazsa yokuşun yokluğunu varlığını algılamak zorlaşır.Güzelliğin ölçütleri çirkinlikte gizlidir.Fener galatasarayı var olduğu için yenmeye çalışır.Zenginlik fakirlikte gizli , iyilik kötülüğün yerine geçtiği zaman güzelliği anlaşılır.
    ...Ama bir nesnenin ,unsurun ,canlının veya bir milletin varlığını yüzde yüz düşmanın oluşuna bağlamak 'biri yoksa obürüde yoktur'anlayışı çok uç bir söylem.Her milletin ordusu vardır ama sürekli terör ile deneyim kazanan bir ordu diğerlerine göre deneyim , beceri tecrübe açısından öne geçer.Varlığı yokluğu için mutlak bir ölçü oluşturmaz.Yazınızı okuyunca değerli düşüncelerinize küçük bir katkı sunmak istedim SELAM VE DUA İLE
Mustafa BOĞA { 14 Şubat 2010 17:06:27 }
Güzel dostum,dostluk hiç bir zaman tükenmez.Sana bir ağabeyin olarak tavsiyem şudur.İnanç nedir bilirmisin,deden M.Ali öksüz amcayı defnederken sizinde mezarın biraz berisinde elinde bir montla beklerken o an hissttiğin ve orda bulunan cemaatin dualarıdır.hocaların Okuduğu ayetlerdir.Dostluk ise,mezarlığın beri tarafında aile efradı olarak sırada bekleyip Güzel insanların önünüzden başsağlığı dileyerek geçmesidir.işte gerçek dostluk budur.Düşmanlığın orda yok edildiği yerdir...Eğer ordan ibret alamzsak her zaman bizim gibi insanoğlu kaybeder....selamlar
Mustafa BOĞA { 14 Şubat 2010 16:33:08 }
Sevgili dostum,siz her şeyi askeri konudan bakıyorsunuz.Asker olduğunuz besbelli.güzel dostum,Askerin gerçekten var olma sebebi düşmanın varlığına bağlıdır.Ama gerçekte insanoğlunun varlığının temelinde inanmak vardır,yaradılışının gayesi vardır.İnanır gerçeği görürsen varlık nedenini anlarsan kimseyi düşman olarak göremezsin.Gerçektende Kuranı anlamak gerek islamı anlamak gerek...Eğer anlamazsak hepimizde kendi kendimize düşman üretir o düşmanlılar içerisinde kendi sonumuzu hazırlarız....Herşeye hakikat yönünden bakalım.KARŞINDAKİNİ NASIL GÖRÜRSEN O DA SENİ ÖYLE GÖRÜR...Saygı ve selamlar...
hıdır kaya { 14 Şubat 2010 14:59:55 }
az buçuk felsefe, az buçuk ideoloji, az birazda istikameti malum fikirler sergileyen bu yazı, sanki bir gestapo şefinin kaleminden çıkmış gibi... laf ebeligi yapmayacagım, çok kısa ve öz bir soru soracagım... "hecı bektaşi veli veya mevlana veya yunus emre veyahutta aşık veysel, daha sayamadıgımız niceleri, buzaatlara düşman olan bir fert gösterebilirmisiniz tüm dünyada" işte sevginin gücü... bu güce hangi "düşmanlıklardan beslenen zavallılar" ulaşabilir... cengizler, napolyonlar, stalinler hangisi yeryüzünde onlar gibi degil çeyrekleri kadar kabul gördüler... osmanlı EDEBALI nın sevgisiyle var oldu, gücün hırsıyla yok oldu...
Diğer Sayfalar: 1. 2. 3. 4. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun952 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI