Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

MÜRŞİTSİZ TERBİYE OLMAZ

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 12 Yorum | Okunma 5352 Okunma | Yazar Yazan: ebubekir | 24 Mart 2010 09:44:45

Ebubekir Beyden bir yazı

MÜRŞİTSİZ TERBİYE OLMAZ

İnsan bir büyük emaneti taşımak için vardır. Bu emanet Allah’ın dostluğudur. Bu emanete sahip çıkacak ve onu hakkıyla taşıyacak olanlar ise ancak terbiye edilerek güzel ahlakı elde eden kâmil insanlardır.

İnsan terbiye edilebilecek evsafta yaratılmıştır. Terbiye ile eğitim farklı şeylerdir. Eğitimle insanın zahiri ve batıni hallerinde belirli bir gelişme olabilirken nefsin tezkiye ve kalbin tasfiye edilerek kâmil bir insan olabilmek ancak bir mürşidin elinde terbiye edilmekle mümkün olabilir.

Her alanda başarılı olmak, meslek öğrenmek, işinin ehli olabilmek için mutlaka bir ustanın, ehil bir meslek erbabının yanında çalışmak ve mesleğinin inceliklerini öğrenmek gerekir. Ustası büyük olanın çırağı da büyük olur demişler. Dünyevi işlerde böyle olduğu gibi terbiye noktasında da vesilelere yapışmalıdır. Kendisi kâmil bir mürşidin kapısında terbiye edilerek mukarrebun makamına çıkmış, seyr-i sülükünü tamamlamış, tüm güzel sıfatları kendinde toplamış ve insanları irşatla görevlendirilmiş kâmil-i mükemmil bir zatın terbiye halkasına girmeden kâmil manada terbiye olmak mümkün değildir. Bu Allah(cc)’ın adetidir. Peygamberlerin terbiyesi bizzat Allah(cc) tarafından yapılırken Cebrail(as) arada vasıta olmuştur. Peygamberler ve Veraset-ül Enbiya olan zatlarda insanların terbiyesi ile görevlendirilmiş mürebbilerdir.

Bu konuda en güzel örnek Sahabelerdir. Sahabeleri üstün kılan çok ilim sahibi olmaları yada çok ibadet etmeleri değil bizzat Allah Resulü(sav)’nün sohbet ve nazarları ile terbiye edilmeleridir. Bu nedenle sonradan gelen hiç bir fakih, alim veya evliya Sahabenin en ednasının bile makamına çıkamamıştır. Eğer bu iş ilimle ya da çok ibadetle olsaydı sonradan gelen birçok âlim ve arifin de aynı derecelere ulaşmaları gerekirdi.

Bu gün de insanın terbiyesi ancak Peygamberimiz(as)in ilmine varis olan kâmil mürşitler tarafından, Resulullah(as)’ın kullandığı terbiye yöntemi kullanılarak terbiye edilmeleriyle mümkün olabilir. Sadece kitap okumakla, vaaz ve nasihat dinlemekle terbiye olamayacağı gibi nefsi tanımayan, tuzaklarını, hilelerini, silahlarını ve onunla mücadele yöntemlerini bilmeyen kimselerle de terbiye olmaz. Kalbi temizlenmemiş kimseler kalb temizleyemez. Yol bilenle gidilir, tarifle gidilmez. Mürşitsiz gidilen yol girdap olur. Bu yolun emniyeti ise bir takva imamının rehberliğidir. Bu takva imamı silsile meşayihleri vasıtasıyla aktarılan Allah Resulü(as)’nün ahlakını temsil etmekte ve bunu bizzat kendi nefsinde yaşayarak insanlara nakletmektedir.

Peygamberimizin terbiye yöntemi nazar ve sohbettir. Kamil mürşitlerin nazar ve sohbetleri de insanı kemale erdiren, nefisleri felç eden en etkili yöntemlerdir. Zira onların nazarlarında Allah’ın nuru vardır ve bu nurla insana nazar ederler. Bu nedenle bin tane müftünün, on bin tane vaiz efendinin yapamadığını kâmil bir mürşidin bir anlık nazarı yapabilir.

Bu dini mübini koruma garantisinin bir tezahürü olarak Allah-ü Azimüşşan Rabbani âlimler çıkarmıştır. Bu âlim ve evliyalar canla başla Peygamber mirasını korumuşlar, kurdukları takva okullarında kalplere iman, ihsan, takva, ihlâs, cihad ve edep aşılamışlar, marifete ulaşmada da onlar rehber olmuşlardır.

Bilmeliyiz ki kâmil bir mürşide uğramadan suretleri hakikat gibi algılamaktan kurtulamayız ve hakikatin ne olduğunu anlayamayız.

 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

yunus emre { 27 Mart 2010 12:45:42 }
ebubekir abiciğim merhaba,

daha önceleri de benzer içerikli yazılar kaleme aldığınızı hatırlıyorum. hemen belirteyim ki bahsettiğiniz konularla ilgili çok az bilgiye sahibim. dolayısıyla yazınız hakkında yorumda bulunmak ta(tasavvufi anlamda) beni aşıyor.

burada benim dikkatimi çeken husus hep şu olmuştur: mürşid-i kamille kurulan ilişkinin boyutu ne olmalıdır? terbiye yönüne hiç kimsenin bir şey diyeceğini zannetmiyorum. hatta orta halli bir müslimanın bile diğeri üzerine terbiye anlamında etkisi olabilir. ama tabi burada sizin vurgulamak istediğiniz daha derinlikli bir tesir; esasli bir nefis terbiyesi...bu tamam. peki, insanın bireysel tercihleri konusunda bu ilişkinin tesiri ne olmalıdır? veya bahsettiğiniz o özellikli ve müstesna dönemleri hariç tutarsak bu ilişki pratikte ne gibi sonuçlar doğurmuştur? özellikle maddi hayatla ilgili işlerde de mürşidin etkili olması ve yön tayin edici özelliği sanırım en sancılı konu olarak karşımıza çıkıyor.

aslında doğal bir süreç olarak bu anlayış oluşuyor sanki. millet olarak saygı duyduğumuz insanlara gerçekten çok değer veriyor ve onların tasarruflarına saygı duyuyoruz. ancak kabul edelim ki konu suistimale de oldukça açık. işte burada çok dikkat edilmesi gerektiğini sanırım en çok siz takdir edersiniz.

abiciğim, hayat oldukça karmaşık ilişkilerle şekilleniyor. hele hele konuya bir medeniyet yarışı içinde olmak veya ülke olarak kalkınmak ve gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmak noktasından yaklaşırsak çok daha farklı konular karşımıza çıkıyor. pratikte biz mürşidimizin - günlük hayatın olağan işleri dahil- bütün söylediklerini emir telakki ederek kendi irademizi sıfırlama noktasına kadar gelebiliyoruz. bu ise hem bireysel hem de toplumsal anlamda sorunları karşımıza çıkarıyor, diye düşünüyorum.

kısacası, konu oldukça hassas. hatalı bir söz söylemek istemem. ben, özellikle konunun gündelik hayata bakan yönüne dikkat çekmek istedim. tarihte yaşanılan olumsuz örnekler de göz önüne alındığında dikkatli olmak ve gerek mürşidin seçiminde ve gerekse mürşidle kurulacak ilişkinin sınırlarını, bireysel ve toplumsal gelişmeleri engelleyici olmayacak bir seviyede turmak gerektiği kanaatindeyim. saygılarımla...
Hayrullah Çörten { 26 Mart 2010 14:51:26 }
Güzel yazınızı okuyunca,Mevlana hazretlerinin iki güzel sözü geliyor aklımıza "Huzurda bulunan biedep kişi,huzurda bulunmayandan daha hoştur.halkada eğri ama nihayet kapıda değil mi?"ve "Demir demirdir ama ateşe girince ateşin rengini almıştır."Evet huzurda bulunmak,kapıya varmak ya da ateşle hemhal olabilmek maharettir.
Diğer Sayfalar: 1. 2. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun402 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI