Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Ali Hoca ile Zamana Yolculuk

Kategori Kategori: Portreler | Yorumlar 12 Yorum | Okunma 6598 Okunma | Yazar Yazan: emrullah | 17 Haziran 2008 01:42:00

Çok hoş bir çalışma...

Ali Hoca ile Zamana Yolculuk

 

Gürün ve civarında onu tanımayan yoktur. Kimimizin kulağına ezan okumuş, kimimize Kur’an veya Arapça dersleri vermiştir. Birçoğumuz onun arkasında namaz kılmış, heyecanlı vaazlarını dinlemişizdir. Suçatı’da yediden yetmişe hemen herkesin onunla ilgili bir anısı mutlaka vardır. Özellikle gençlik yıllarında okuttuğu talebelerinin, kendi tabiriyle askerlerinin anlattığı sayısız anıları vardır. Muhsin Yurtseven, rahmetli Veli Başpınar, Ekrem Camcı, Mehmet Toprak ve onların akranları bu anıları fıkra gibi dilden dile anlatırlar. Sözünü ettiğimiz kişi malumunuz Ali Toprak, namı diğer Ali Hocamızdır. Biz onun bu bilinen anılarından ziyade pek bilinmeyen, daha kıyıda köşede kalmış hatıralarını ortaya çıkarmaya çalıştık. Kendisiyle SuçatıHaber olarak görüştük.

 

Nesilden Nesile Eğitim

 

SuçatıHaber: Bize kendinizden bahseder misiniz?

Ali Toprak: Babam rahmetli Resul Hafızdır. Onun en küçük evladı olarak 1933 yılında Telin’de doğmuşum. Annemin ismi Eminedir. İmamlık vazifesini aldıktan sonra Yukarı Suçatı’da yirmi beş yıl bilfiil çalıştım. Emekli olduktan sonra da Gürün, Kangal ve Darende’nin değişik köy ve kasabalarında fahri olarak imamlık ve vaizlik yaptım. Bu görevlerim sırasında kız ve erkek çocuklarına gücüm yettiğince, dilim döndüğünce Kur’an ve Arapça öğretmeye çalıştım. Daha evvel okuttuğum birçok talebemin sonra çocuklarını hatta torunlarını okuttuğum oldu.

 

Küçük Yaşta Tahsil Merakı

 

SuçatıHaber: Bu mesleğe nasıl girdiniz?

Ali Toprak: Bende küçük yaşlardan itibaren okuma, tahsil görme merakı oluşmuştu. Bağ bahçe işlerini de ağabeylerim yürüttüğü için sağ olsunlar bana destek oldular. O zamanın tedrisat usûlleriyle eski ve yeni yazıyı öğrendim. 1948 yılından itibaren Tayyib Sözen Hoca’dan (Edibe Sözen’in dedesi) Arapça ve dini ilimler tahsil etmek için Gürün’e gittim. O zamanlar dini eğitim eski medrese usulüyle yapılıyordu. Gürün Ulu Camii’ndeki derslere üç dört yıl devam ettim.

 

Edip Paşa İle Aynı Evde Kaldım

 

SuçatıHaber: Biraz o yıllardan bahseder misiniz? Gürün’de nerede kaldınız?

Ali Toprak: Gürünlü meşhur zat Hüsnü Dayı (Hüsnü Efendi) babamın ihvan arkadaşıydı. Ben Tayyib Hoca’nın talebesi olarak Gürün’e gittiğimde, rahmetli Hüsnü Dayı babama demiş ki “Ali bizde yatsın kalksın. Telin’e nasıl gidip gelecek?” deyince babam da olur demiş. Böylece ben Hüsnü Dayı’nın evinde iki üç yıl kaldım. Sohbete gelen ihvanlara hizmette bulundum ve Tayyib Hoca’nın Ulu Cami’deki derslerine devam ettim. Hüsnü Dayı’nın evladı yoktu. Eşi Behiye Hanım’ın yetim yeğeni Mesude abla ve diğer bacısı onlarda kalıyordu. Tatil zamanlarında eve, benden yaşça küçük, oldukça yakışıklı, çok efendi, terbiyeli bir genç gelirdi. Askeri lise yahut harp okulu olmalı, öyle bir okulda okuyan bu genç Edip Başer idi. Behiye Hanım Edip Başer’in halası idi. Çok küçük yaşlarda babasını ve annesini kaybeden bu yetim çocukla tatilde aynı odada yatar kalkardım. Ablaları “Edip gelecek” diye onu beklerlerdi. Edip, okul zamanı yeniden okuluna dönerdi. Edip Paşa ile yıllar sonra bir de Darende’de Rahmetli Hulusi Efendi’nin sağlığında karşılaştım. Cenabı Allah, böyle vatanperver insanları hiç eksiltmesin.

 

Toprak Soyadının Sırrı

 

SuçatıHaber: Hüsnü Dayı ile babanızın ihvan arkadaşlığı nedir?

Ali Toprak: Hüsnü Dayı ile babam, ikisi de Sivaslı İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Efendi’den dersli idiler. Yani ikisi de aynı tekkeye bağlı, beraber Sivas’a giderlermiş. Soyadı kanunu çıktığında İsmail Hakkı Efendi, babama “Resul, sen de bizim soyadımızı al” demiş. Rahmetli babam da bunun üzerine soyadımızı Toprak olarak yazdırmış.

 

Annem Vaiz Olmama İzin Vermedi

 

SuçatıHaber: İmamlık görevini almanız nasıl oldu?

Ali Toprak: Gürün’de Kur’an Kursu hocalığı yapıyordum. Derken 1960 yılında Kayseri’de vaizlik imtihanı açıldı. Haberi alınca Kayseri’ye gittim. Selçuklu’dan kalma Lale Camii var, orada imtihan olduk. Vaizliği kazandım, sevinerek Telin’e döndüm. Ancak başka şehirlere tayinimin çıkacağına Annemin gönlü razı olmadı. Ben de Annemi kıramadım. Yukarı Telin Camii’nde imamlık görevine başladım.

 

Hac Yolunda Vaaz

 

SuçatıHaber: O yıllardaki karayoluyla hac yolculuğundan bahseder misiniz?

Ali Toprak: İlk Hacca gitmem 1963 yılında idi. Rahmetli Hulusi Efendi’nin de bulunduğu kafilede karayolu ile Elbistan üzerinden gitmiştik. O yolculuklar daha uzun ve heyecanlı oluyordu. Halep, Şam, Bağdat, Kerbelâ gibi kutsal beldelerden geçilerek gidiliyordu. Velhasıl Cilvegözü sınır kapısından Suriye’ye geçtik. Oradan da Ürdün’ün başkenti Amman’a vardık. Ürdün Hükümeti bizi bir müddet oyaladı. Bu esnada diğer ülkelerden Azarbeycan, İran, gibi ülkelerden gelen hacılar da bekletiliyordu. Sonradan duyduğumuza göre hacıların Ürdün’de para bırakmaları için bekletiliyormuşuz. Amman’da Melik Hüseyin Camii var. Orada değişik ülkelerden gelen hacılar namaz kılıyor, vaazlar veriliyor, çok kalabalık cemaatler oluyordu. Bu vaazların birinde bir vaiz yarı Arapça yarı Türkçe, heyecanlı bir şekilde tasavvuf ve değerli zatlar, Abdûlkadir Geylâni ve Şahı Nakşibend Hazretleri aleyhinde tarikatları karalayan bir vaaz verdi. Ertesi gün oldu.  Ben de nasıl olduysa aynı küsüye çıktım. Tarikat yolunu ve bu büyük zatların hizmetlerini anlatan ve tasavvufi yolun doğru bir yol olduğunu, İslamiyet’in bu yolla birçok ülkeye yayıldığını anlatan heyecanlı bir vaaz verdim. İşin doğrusu ben de kendimden böyle heyecanlı bir vaaz beklemiyordum. Zannedersem o büyük zatların ruhaniyetleri bana yardım etti. Kürsüden inince Türk hacılar ağlayarak beni tebrik ettiler. Rahmetli Hulusi Efendi de tebrik etmişti. Bu hatıramı hiç unutmam.

 

SuçatıHaber: Son olarak SuçatıHaber’e neler söylemek istersiniz?

Ali Toprak: Şimdiki zamanda gençler bu internet işleriyle uğraşıyorlar. Faydalı yönde olunca ne güzel oluyor. Geçen yaz, yeğenim Hidayet sağ olsun köyde beni ziyaret etti. Hatta kendisine şiirlerimden verdim. Sitede yayınlayacağım dedi. Zannedersem yayınlamış. Allah, bu çalışkan, imanlı gençlerimizden razı olsun.

 

11.06.2008 / KAYSERİ

Röportaj: Emrullah TOPRAK

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

yunus emre { 18 Haziran 2008 14:04:49 }
emrullah bey kardeşim, yapmış olduğun bu çalışma için teşekkür ediyorum. beldemizde halen yaşayan ihtiyarlarımızla da benzeri sohbetler gerçekleştirebilirsen sevinirim. böylelikle geleceğe, geçmişimizle ilgili bir kaç "kelime" bırakmış olabiliriz inşallah. sağlıcakla kalın...
osman takcı { 18 Haziran 2008 12:51:43 }
ALLAH SENDEN RAZI OLSUN ALİ DAYI ALLAH SELAMET VERSİN SENİ AYAKTA ALKIŞLIYORUM
SENİN GİBİLERİN KIYMETİ BİLİNMİYOR GERÇEKTEN
Diğer Sayfalar: 1. 2. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun583 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI