DÜNYA KADINLAR GÜNÜ veya annem hakkında birkaç söz...
Kategori: Yazı - Makale |
15 Yorum |
4869 Okunma | 11 Mart 2008 17:37:52
Yunus Ağabey'e Teşekkürler...
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
(veya annem hakkında birkaç söz)
Annem!
Arkadaşlar, başkalarının adet haline getirdiği ve bizim de hemen kabullendiğimiz güya bu özel günün anısına, naylon poşet içerisinde karanfil çiçeği dağıttılar. Önce naylon olmalı diye düşünmüştüm ancak canlı bir çiçek olduğunu sonradan anladım. Çiçeğe ve poşet içerisine iliştirilmiş kartvizite bakarken seni düşündüm.
Kim bilir, yine o soğuk günlerden bir günün akşamında sobayı tutuşturmakla meşgulsün. Biliyorum, ablam rahmetli olunca bu işte sana kaldı. Senin ilgine muhtaç gariplere ihtimal çorba hazırlayacak, yanına da patatesli pilav yapacaksındır. Diğer odadaki televizyondan spikerin özel gün anonsu belki dikkatini çekmeyecek, çekse bile anlamsız bakışlarını fazla tutmayacaksın, biliyorum.
Anne!
Müdür Muhammed’in kızı olarak dünyaya geldin. Öz, üvey epey kalabalık bir kardeşler topluluğu içerisinde öylesine büyüdün işte. Daha çocukluğunda zeki olduğunu herkes görmüştü. Güzeldin. Gür siyah saçların omuzlarına kadar uzamıştı. Ancak henüz ondördündeydin ki evlendirdiler seni teyze oğlunla. Evlenmek nasıl bir şeydi böyle anne, bir kapı, bir pencere bir de dam sahibi olmak mı? Bilemem ki o günleri sen yaşadın. Henüz onbeşinde çocuk sahibi olmayı nasıl anlayalım, nasıl anlatalım anne! Fazla kalamadınız dedemlerle, ayrıldınız. Hani içi hışırla doldurulmuş bir yatak bir yorganla. Yokuş başında, kapısı ve penceresi olmayan şu yığma yapıda kaldığınızı söylemiştin bir defasında.
Henüz hayatın başlangıcındaydın ama hayata dair ne çok şeyi, hem de kısa sürede öğrenmeye başlamıştın, anne. Ayrı bir ev, artan çocuk sayısı… Bu çark nasıl döner? Babamın gündelikçiliği evi geçindirmeye yeter mi? Yetmez . O halde? Sen de çalışacaktın. Çalıştın da. Hem de ne çalışma. Balıkçıgillerin bahçe işleri senden sorulur, icara dut ağaçları alınıp dut, pekmez yapılır. Evlere, düzgününden sıva çekilir. İnek beslenir, süt satılır. Akrabaların ekin tarlalarına yardıma gidilir, birkaç külek buğday için…
Bu kadar mı? Değil tabii ki. Babamın gurbet yılları başladığında senin meşakkatin daha da arttı. Aynı zamanda babamız da olmuştun. Zayileri saymazsak, henüz kırkında dokuz çocuk annesi olmak? Şimdiki zamanlara bunu nasıl anlatalım anne! Gülümsediğini hayal ediyorum. Ne diyeyim, haklısın.
İmtihan insanı olmak zor olsa gerek anne. Sanki zorlu bir sınava tabi tutuldun. Niye yalan söyleyeyim; çoğu insanın daha başlangıçta su koyuvereceği zorlu bir imtihana…bunu nasıl başardın, biraz anlatır mısın, anne. İman, sonsuz bir sabır ve tevekkül diyelim mi? Yılmamak, ama hiçbir zaman. Sürekli veren olmak. Belki de senin en büyük özelliğin bu, anne. Hiç kendin için bir şey istedin mi, sanmıyorum. Söyler misin anne, sahibi olduğun eşyalardan konu komşunun kullanmadığı ne vardı? Bunlar seni anlatmaya yetmiyor, biliyorum. Hangi sözcükleri çağırsam, hangilerini üstatlardan ödünç alsam bilmiyorum ki…
Evet, uzak diyarlarda seni düşündüm anne. Eminim ki, henüz birkaç aylık bebekken bombalara uyanan Filistin’li çocukların annelerini de düşünüp ağlıyorsun. Hatta, çöllerde sırtında kemik yığını taşıyan Afrika’lı annelere de bakıp o beyaz yemenine göz yaşlarını siliyorsun. Göz yaşların neleri anlatmaz ki anne. Sabahı olmayan gecelerde dertlerini, hüzünlerini o göz yaşlarına akıttın, bilirim anne.
Yaktığın soba çoktan söndü. Mart ayının ayazı odayı soğuttu. Sen, bir ara kalktın, gariplerin üzerlerini kontrol ettin ve yattın. Sağına döndün. Beyaz yemeninden dışarıya bir tutam ak saçın düştü. Küçük bedenin yatakta kayboldu. Üzerini gecenin solukları kapladı.
……………..
Bilirim, anne! Şükürle uyanacaksın. Hayat senin için yeniden başlayacak. Yine başkaları için gününü geçireceksin. Ama hiç serzenişte bulunmayacaksın. Anne, diyorum ki, bir gün ansızın çıkıp gelsen. O masum gülümseyişinle bana baksan. Sonra, boynuna düşüp doyasıya ağlasam. Bilirim, dayanamazsın sen de ağlarsın. Rahat edemeyeceksin ama baş köşeye otursan, sana hiç olmazsa biraz hizmet etsem. Şu betonarme yapı bir insan görse de mahcup olsa. Olmaz mı anne, gelemez misin? Seni çok özledim.
…………….
Hamiş: eli nasırlı annelerin ellerinden öpüyorum. Onlar her türlü övgüye ve taltife layıktırlar. Ayaklarının altında bulunan cennette, onlarla buluşmak niyaz ve temennisiyle…
Yorumlar
O mubarek eli öpülesi annen için ne söylense azdır.Cennet annelerin ayakları altındadır sözünü tam anlamıyla hakkeden cennetlik örnek bir anne.Ellerinden öpüyorum.
Sevgili kardeşim eline kalemine sağlık. Benim annemde şu anda telinde. Bütün ısrarlarıma rağmen onu buraya getiremedim.yazını okurken, belki sen yazarken ağlamadın ama ama ben ağladım.senin bu yazında telinde yaşayan tüm annelerin ortak kaderini gördüm zamanında hepsinin çektikleri sıkıntıları dertleri gördüm. aslında buraya yazacak daha çok şey vardı.ama inan çok duyğulandım elim klavyeye gitmiyor.annenin mübarek ellerinden öpüyorum hoşca kal
Sevgili kardeşim Yunus bey.Güzel.Çok güzel,güzelinde ötesinde harika.Sizi teprik ederim.Gerçekte işte ana budur.Cennetin anaların ayağının altındadır diyerek onları onurlandıran ve müjdeleyen hz.peygamberin işaret ettiği ana işte budur.Alçak gönüllü,ama vakarlı.Kapıdan içeri girerken mazlum ama ordakileri oğlu gibi görüp,saygıyle selam vererek içerigirer.Hasan emminizin selamı var hepinize,şu borcumuzu alın diyerek parayı uzatması.Bizlerinde aleyküm selam diyerek Hasan amcamızı sorup,hal hatır sorduktan sonra,anamı sorması ve ardındanda bolca selam yollaması.Hiç unutamam.Saygıyle karşıladığımız böylesi eli öpülesi türk anaları olduğu müttetce bizler biliyor ve inanıyoruzki;Vatanımız,dinimiz,milletimiz,bayrağımız,ezanımız,marşımız,dirliğimiz,birliğimiz,
düzenimiz,sazımız,ozanımız,imanımız,camimiz,kızımız,kızanımız,
canımızcananımız evlatlarımız,ve daha nice değerlerimiz varsa,yaşıyorsa,ayaktaysa,ve direniyorsa zamana ve soysuzlara inat var olmak adına,hepsi herşey sizin yüzü suyu hürmetine dir analarımız.Bizim nazarımızda her gün sizin gününüz,herdem sizin düğününüzdür.Bizleri affedin,hakkınızı helal edin,dualarınızı bizlerden esirgemeyin.
Harika bir yazı, elleriniz dert görmesin. Kolay kolay bir yazıdan dolayı duygulanmam ama inanın bu yazı beni ziyadesiyle duygulandırdı. Kah halamın çileli yaşamını, kah kendi annemin benzer çilelerini (bir sürü çocuk ve bir sürü zahmet) düşünerek duygulandım. Kadınlar gününe böylesine güzel bir açı kazandırdığınız için teşekkür ediyorum. Yazıya konu olan sevgili halamın ve bütün annelerin ellerinden öpüyorum. Size de bu güzel yazınızdan dolayı teşekkürlerin en büyüğünü gönderiyorum.
Teşekkürler kardeşim.İçimizdeki gitgide hissizleşen noktalarımızı kanattın. Anneler,annelerimiz için ne desek ne söylesek azdır.Babalar,babalarımız içinde aynı şey geçerli değilmi. Çilekeş büyüklerimizin hayatlarına dikkat kesilerek içinde bulunduğumuz durumun hakkını verelim.Önce onlara saygıda kusur etmiyerek..Selamlar saygılar
Diğer Sayfalar: 1. 2.
Yorum Yazın