Kadir Dayıma Son Görev ve Telinde Bir Gün
Kategori: Yazı - Makale |
13 Yorum |
5431 Okunma |
Yazan: hidayet | 03 Haziran 2012 17:39:38

Mekanın cennet olsun Kadir Dayı...
... eşim “Hidayet duydun mu?” diye söze başlayınca “eyvah” dedim yine birine bir şey oldu. Merakla baktığımı gören eşim, “Kadir amca vefat etmiş” dedi. Eşimin Kadir amca dediği kişi benim sevdiğim Kadir Dayım idi. Nasıl olmuş, ne zaman olmuş muhabbeti arasında bir taraftan da kesik kesik görüntüler şeklinde zihnimde film kareleri belirmeye başladı. Karelerden kiminde “güler yüzlü, ak sakallı bir dede” kiminde “evladıyla ve bütün gençlerle yakından ilgilenen bir baba” kiminde ise “köyün en akıllı adamı bu olmalı” dediren oldukça düzgün konuşan bir amca, dayı… ölünün arkasından derler ya “nasıl bilirdiniz?” bu sorunun cevabı bende çok netti, laf olsun diye değil gerçekten inanarak ve şeddeli şekilde “iyi bilirdim” oldu. İyi bilirdik Allah’ım rahmetliyi, ben kişisel olarak Kadir Dayım’dan incinme ne kelime her zaman sevgi gördüm Allah şahittir…
YAZININ DEVAMI >>>
Yorumlar
Cümleten SA,
"inna lillâhi ve inna ileyhi raciûn = (Biz Allah'ın kuluyuz ve yine O'na döneceğiz)"
İnsanoğlu ne kadar çaresiz olduğunu hayatı boyunca pek çok yaşıyor, takdiri ilahi karşında sabır etmekten, bu dünyada kaybettiğimiz ancak inşaAllah ebedi hayatta Peygamber Efendimizin sancağı altında buluşmayı dilemekten, dua etmenin bilincindeyiz Elhamdülillah. Mevlamıza bir kez daha şükür ediyoruz, bizleri İslam olarak yarattı, Müslüman olarak yaşamamızı nasip etti, inşaAllah son nefesimizde imanımızla, kuranımızla ayrılmayı da nasip eder. Âmin.
Merhum H.Abdulkadir amca-dayı’yı müminlerin bayramı olan mübarek Cuma günü, yine üç ayların içerisinde. Hayatında pek çok badireler atlatmış, mücadele vermiş, duası eksik olmayan, namazını kar kıs demeden camide eda etmeye çalışan, kılan mümin bir örnek şahsiyetti. Mekânı Cennet olsun, C.Allah rahmeti ile muamele etsin. Geride kalan kardeşlere, dost ve akrabalara sabır versin.
Rahmetli pek çok konuda olduğu gibi dini konularda da araştırır, okur, anlatırdı. Bu vesile ile kendisi artık aramızda değil ancak ilkesi yerini bulsun diye dostlara, hemşerilerimize bir musibet geldiğinde yapılması gerekenlerle ilgili Diyanet İşleri Başkanlığımızın internet sitesinden bir alıntı yapmak istiyorum.
Başta Hidayet Hocamız olmak üzere tüm dostlara teşekkürler, saygılar, selamlar. Hidayet hocam yazınızın devamı yine firewall’a takıldı, devamına erişemiyorum.
Allah’a emanet olunuz.
---------------0-------------
http://www.diyanet.gov.tr/yayin/basiliyayin/ydinikavramlaryazdir.asp?id=1335
Ansızın gelen bela, sıkıntı, hoşlanılmayan şeyler, hedefine isabet eden mermi gibi insana şiddetle dokunan hâdise ve felaketler demektir. Mümini üzen her şey musibettir. Peygamberimiz (a.s.) yanmakta olan mumu sönünce istirca etmiş "inna lillâhi ve inna ileyhi raciûn = (Biz Allah'ın kuluyuz ve yine O'na döneceğiz)" demiştir. (Bunun üzerine kendisine); "Bu bir musibet midir ki, istirca eylediniz" diye sorulmuş, Peygamberimiz (a.s.) "Evet mü'mini üzen, ona eziyet veren her şey musibettir" demiştir (Buhârî, Merda, 1; Müslim, Birr, 52).
Musîbet, kelimesi daha çok şerri ifade eder. Ancak musîbette, hayır da olabilir (Bakara, 2/216).
Hastalık, yara, bere, kırık, çıkık, zulüm, işkence, açlık, susuzluk, yoksulluk gibi doğrudan insanlara isabet eden musîbetler (En'âm, 6/65; Hadid, 57/22); hayvanlara, ürünlere ârız olan âfetler, zelzele, kuraklık, sel felaketi, tufan vb. âfetler yeryüzüne isabet eden musîbetler; yangın, gasp edilme, çalınma, bozulma, kırılma vb. zararlar mala isabet eden musîbetler (Bakara, 2/155); şirk, nifak, küfür ve isyan gibi kişinin inancına, dinine gelen musîbetler olmak üzere dört çeşit musibet vardır. En büyük musîbet şirktir, dinsizliktir.
Musîbetler insanlara, Allah'ın izni, irâdesi ve takdiri (Hadîd, 57/22-23; Teğabün, 64,11), hatalı davranış ve kötü ameller (Şûrâ, 42/30), nimetlere nankörlük (Nahl, 16/112-113), insanlara zulüm (Nahl, 16/33-34), ilâhî kurallara uymama (İsrâ, 17/15, 16, 17) ve imtihan edilme (Bakara, 2/155) sebebiyle gelebilir.
Musîbetler, günahlara keffâret olur: "Müslümana; fenalık, hastalık, keder, hüzün, eza, can sıkıntısı ârız olmaz, hatta vücuduna bir diken batırılmaz ki, Allah bu musîbetler sebebiyle onun hatalarını ve günahlarını bağışlamış olmasın" (Buhârî, Merdâ, 1; Müslim, Birr, 14) hadisi bunun delilidir. (İ.K.)
Kadir Dayım, resimdeki gibi sürekli tebessüm eden zeki çalışkan bir insan, en son 28 Mayıs pazartesi günüydü Sivas numune hastenesinde görmüştüm Anamla musafaha ettiler bekleme salonunda, o esnada sırası geldi muayeneye girdi Kadir dayı, daha sonra farklı klinikten randevumuz vardı bizim sıramız geldi.
Mehmet Abiye, Haluk abiye, Aynur ablaya, Halil ibrahime gine burdan da başsağlığı dileklerimi iletiyorum Allah'ın rahmetine gark olsun inşallah..
Kadir dayıma son görev ve telinde birgün;
Başlık böyle ama içeriği, muhteviyatı çok geniş. Her bir paragrafı birer kitap niteliğinde. Bu güzel yazıya vesile olan Kadir abiye Allah'dan rahmet diliyor tüm akraba ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Makamı Cennet olsun.
Diğer Sayfalar: 1. 2.
Yorum Yazın