Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Mesaj Ekleme Formu

Mustafa Takçı / Hakaret etmeden polemik başlatıyorum / 30.7.2009

Merak ettiğim bir şey var. Sayın Mustafa Boğa'nın yorumlarıyla müdahil olmadığı bir yazı var mı acaba? Ben bulamadım. Sitenin devamlı ziyaretçilerinden belki yardım alabilirim. Her konudaki her alandaki her yazıya bir şeyler eklemek için hem çok kapasiteli hem de çok zamanı olan biri olmak gerekli. Yorum saatlerine bakıldığında hemen hepsi hafta içi mesai saatlaeri içinde. Bunun belediyemiz için gurur verici olduğunu düşünüyorum. Maşallah hep uyanıklar, her an bilgisayar başındalar. Mutlaka mail yoluyla gelen vatandaş şikayetlerini ve isteklerini takip ediyorlardır. Umarım sitenin devamlı ziyaretçisi Sn Mustafa Boğa'yı gücendirebiliriz diye bu yorumu yayınlamaktan kaçınmazsınız.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
SuçatıHaber / Tebrikler / 28.7.2009

Bugün Battal Uzun oğlu Yüksel ile Kemal Takçı kızı Raziye bugün evlenmişlerdir. Gençlere hayat yolunda huzur, mutluluk ve saadetler diliyoruz. Bir yastıkta kocamaları temennisiyle...


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
SuçatıHaber / Merhaba Hazan Tuva / 28.7.2009

Kasabamız sakinlerinden (Çam) Salih Önder'in en küçük oğlu Gökhan Bey'in bir kızı dünyaya gelmiştir. İsmini Hazan Tuva olarak koymuşlardır. Allah hayırlı, uzun ömürler versin.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Ebubekir GÜR / Allah muhafaza... / 25.7.2009

Hulusi kardeşim Cemalettin Efgani ülkemizde bazı milliyetçi, İslamcı kesime destek vermiş, etkilemiş olabilir. Ancak onun fikirlerini bilen âlimlerimiz ve bazı siyasetçiler Efgani’nin mezhepsizlik fitnesini ülkemize sokan kişi olduğunu anlamakta gecikmediler. O İngilizlerle işbirliği halinde olan, takiyyeci bir masondur. Bunların tek gayesi Müslümanların birliğini bozmak, milleti birbirine düşürerek İslamiyeti içeriden yıkmaktır. Efgani Türkiye’de Türkçü (aslında tam bir ırkçı) ve İslamcı olurken Mısırda da Arap ırkçısı olmuştur. Kendi ülkesi Afganistan’a karşı da Rus ajanlığı yapmış tam bir haindir. Cennetmekân Sultan 2. Abdülhamid Han hatıralarında Blund adlı bir İngiliz ile Efgani’nin İngiliz hariciyesinde hazırladıkları bir planın eline geçtiğini, Efgani’nin tehlikeli bir adam olduğunu, mehdilik iddiasıyla tüm orta Asya Müslümanlarını ayaklandırmayı teklif ettiğini, kendisini İstanbul’a çağırarak bir daha İstanbul dışına çıkmasına izin vermediğini yazmıştır. Bu şekilde kontrol altında tutularak fitne çıkarmasına ve Müslümanlara zarar vermesine engel olunmaya çalışılmıştır. Görüldüğü gibi Cemaleddin Efgani İslam dünyasında dinde reformist hareketin baş mimarı olarak ortaya çıkmış, mezhep imamlarının içtihatlarının eskidiği ve fıkhın çağa uydurulması gerektiği düşüncesiyle âlim cahil herkesin Kur’an meallerini eline alarak içtihat yapmasının yolunu açmıştır. Bu reformistlerin dini tahrip edici fikirlerini benimseyenler kendi kendilerine “ bana göre “ diyerek Kur’an dan hüküm çıkarmaya kalkarak çok gülünç ve acınacak durumlara düşüyorlar. Beraber aynı kurumda çalıştığımız bir mühendis arkadaşın bir gün abdest alırken çıplak ayağa mesh ettiğini gördüm ve neden böyle yaptığını sordum. Bana abdestten bahseden kur’an ayetine göre böyle yapılması gerektiğini ifade etmişti. Onlar bir müçtehit imam edasıyla kendi kafalarına göre hüküm çıkarınca kendi hükümlerini mutlak doğrular olarak kabul ediyorlar ve artık Allah Resulü(as)’nün o konudaki sünnetleri asla onları ilgilendirmiyor. Hal böyle olunca ortada din diye bir şey kalmıyor. Fitne sadece içtihatla sınırlı olmayıp başka mevzularda da farklı fikirler ortaya atılmıştır. Zarar imana gelince çıkarılan fitnenin büyüklüğü ve ciddiyeti ortadadır. Bu nedenle Müslüman dinini sağlam kaynaklardan öğrenmeli ve bid’at ehlinin zehirleriyle zehirlenerek imanını tehlikeye atmamalıdır. Allah tüm Müslümanları böylesi fitnelerden muhafaza etsin. Dava konusuna gelince Müslüman’ın hedefinde tüm insanlık vardır. Ve Müslüman’ın davası tüm insanlığın hidayetini amaç edinmelidir. Adı ne olursa olsun fark etmez. Davamız “ilay-ı kelimetullah için nizam-ı alem davasıdır” derken zaten Allah’ın nizamını tüm aleme hakim kılmak iddiası ve hedefi vardır. Tüm insanlık bu emanete muhtaç değilmi?. Tabi insanın böyle bir davadan bahsetmesi kolaydır. Önemli olan samimi olarak davayı nefislerde yaşamak ve bu uğurda her şeyini ortaya koymaktır. Ama ne yazık ki gerçek dava adamları olmak kolay olmuyor. Bunun yolu nefislerin tezkiyesinden geçmektedir.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
SuçatıHaber Yönetimi / SuçatıHaber'den Duyuru / 21.7.2009

Son günlerde sitemiz günde bir kaç defa virüs saldırısına maruz kalmaktadır. Bundan dolayı sitemize erişim problemleri yaşanmaktadır. Konuyla ilgili olarak hosting hizmeti aldığımız DenizMedia ile de görüşerek sizlere daha kesintisiz hizmet sunmaya devam edeceğimizi bildirir, kesintilerden dolayı özür dileriz. Bu arada sitemize Microsoft Internet Explorer ile ulaşamadığınız durumlarda Google Chrome üzerinden ulaşım imkanı bulunmaktadır.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
hulusi takcı / ülkü-cü gençlik ve insanlık / 18.7.2009

Türkiyedeki milliyetci muhafazakar hareketin fikir önderleriyle,islamcı hareketin fikir babalarına hocalık etmiş olan bir adam var kimine göre alleme,kimine göre hain. Cemaleddin Efgani.. Abdulhamid döneminde istanbulda epey talebe yetiştirmiş.sürülmüş başka yere sığmamış yine sitanbula gelmiş ilginç bir adam.Mehmet akiflerden ziya gökalplere ordan m.emin yurdakullara varıncaya kadar etkisine almış adam.Fikirler doğuyor serpiliyor ve kemale eriyor veya ermeden kayboluyor. Geçen yüzyılın şartlarından beslenmiş dieolojik yaklaşımlarda bu günün dünyasında geçerliliğini veya taraftarını yitirmiş gibi. Bir davaya gönül vermek insanı değerli kılar tabiki. Ama gönül verilen baş konulan dava olarak benimsenilen şeyin içeriğini ,anlamınıda bilmek gerekir. Sloganik kelimeler ruhumuzu okşuyor duygulara garkediyor bizi. Ama gerçeklik alanında karşılığı yok. Dünya sınavımızdaki yeri nedir davalarımızın.Eğer bir emaneti yüklendiğimize inanıyorsak bu emaneti yerine ulaştırmak konusunda ayırıcı olamayız. Bütün insanlığın yüklendiğimiz emanete muhtaç olduğu inancıyla hareket etmezsek,inancımızın gayesi adalete ulaşamayız diye düşünüyorum


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Ebubekir GÜR / Başlık / 16.7.2009

Değerli Suna kardeşim yaşım kırk dokuz. Hal böyle olunca yaşça büyük olsak da ağabeylik için evsaf tutmuyor. Kardeşim, söylediklerinize canı gönülden katılıyoruz. İnsanların olduğu gibi milletlerin ve devletlerinde milli davaları olmalıdır. İnsanları büyük yapan imanları, fikir ve ülküleridir. Bir fikri, ülküsü olmayan insanın varlığı yüktür. Bu gün tüm dünyadaki Türklerin ve Müslümanların gözü Türkiye’nin üzerindedir. Geçmişte Rusya’dan çekindiğimiz için Türk dünyasına sahip çıkamadığımız gibi bu günde Doğu Türkistan’a hatta İran, Afganistan gibi ülkelerdeki Türklerle de ilgilenemiyoruz. Hâlbuki Türklerin ve Müslümanların gerçek bir abiye ihtiyaçları vardır ve bu abi Türkiye’dir. Bayrak burada düşmüştür ve yine buradan kaldırılmalıdır. Dünya küçülmüş ve yollar kısalmıştır. Atalarımızın mirasına sahip çıkmalı ve yeniden hadim-il Müslimin olmalıyız. Müslüman olmamızın gereği budur. Nerede bir mazlum varsa onun davası Müslüman’ın davasıdır. Maksat sadece Allahın rızasıdır. Dün bu gayeyi taşıyan kardeşlerimiz bu gün çeşitli nedenlerle bunları söyleyemez, söylese de fiiliyata geçiremez, bazı saplantıları kıramaz haldedir. Ferdiyetçilik toplumculuğun yerine ikame edilmiştir. Üstadın deyimiyle “kim var” denildiğinde arkasına bakmadan “ben varım” diyebilenler için ümitsizlik yoktur. Bu fetret dönemini kendi içimize dönerek bir sefere çıkmak, Hakka yakınlık tesis edip irademizi kuvvetlendirmek ve kalplerimizi arındırmakla geçirebiliriz. Zira bu dağınıklığın ve davayı sözden öze, fiiliyata intikal ettirememenin nedeni kalpleri tasfiye, nefisleri tezkiye edememektir. Allah Resulünün yönteminde önce “iman eğitimi” vardır. Toplumu kendi inançları istikametinde değiştirmek isteyenler önce kendi yaşantılarını bu yönde tanzim etmek zorundadırlar. Ancak o zaman insan inandığı gibi yaşamaya çalışır, sıkıntılara ve zorluklara talip olur. Büyüklerin söylediği güzel bir söz vardı. “İnandığınız gibi yaşamıyorsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız” diye. İşte inandığını hayatına aktarmayanlar gün gelir kendisi gibi inanıp yaşayan insanlarla çatışmaya başlarlar. Bu gün kü durum belki biraz da bu hakikatin tezahürü gibi. Bu sizin “ biz kendi bağrımızdan fışkıran filizlere bile gün gelip baltayla girişiyoruz” cümlenizin farklı bir şekilde ifadesi değil mi? Neyse A. Karakoç’un dediği gibi söyleyecek çok söz var ama hele dursun. Bir vesile ile Ramazan kardeşimizle tanışmaktan da memnunum. Şer gibi gözüken bazı şeyler hayır oluyor. Mevla neylerse güzel eyler. Bazı dostluklar ne hikmetse böyle oluşuyor. Davasında sadık olanları seviyoruz. Geçmişte birçok arkadaşımız vardı ki sert mizaçlı, kızsa da halis niyetli, herkesi inandığı davanın ferdi yapmak için gayret eden, teşkilatçı, mert ve cömert insanlardı. Bu insanlar daha sonraları takva yolunda da hep öne çıktılar, seçildiler. Allah dostlarının “dünya işinde başarılı olanlar ahiret işinde de başarılı olurlar” sözleri tezahür etti. Ben Ramazan kardeşimizi de böyle değerlendiriyorum. Allah’a emanet olun.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
hıdır kaya / affınıza sıgınarak / 15.7.2009

affınıza sıgınarak bir iki kelam etmek istedim... dünya kuruldugundan beri zulum, gözyaşı, soykırımlar en yumuşak haliyle yok saymalar süre gelmiştir... "diktatorya ister devletten devlete ister insandan insana uygulansın kabul edilmesi mümkün olmayan en adi rejimdir"... dikkatinizi çekmek istedigim nokta ise: nezaman dünyada bir çirkinlik olsa içimizde bir kavga başlıyor; ülkücüler şunu yapmadı yok tilkiciler bunu yapmadı... aklı erenlere sesleniyorum...! bu meseleler sadece ülkücülerin yada falancıların yada hizipleşme tezahürü bir gurubun meselesi degilki... biryerde zulum varsa ister türkistan olsun ister vietnam olsun ister bilmemneistan olsun zulmun karşısında olmak insanım diyen herkesin görevidir... içerde ve dışarda meydana gelen acı ve çirkin olayları siyasal görüşlere indirgemeden, sadece ve sadece insan olmayı ve insan kutsiyetini öne çıkarabilme ümidiyle... selamlar...


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Suna Gülec Emre / / 14.7.2009

Kiymetli Ebubekir Kardesim veyahut agabey yasinizi bilemedigim icin nasil hitap gerektiginide bilemedim. Kusuruma bakmayin. Kardesim; aslinda siteminizde cok haklisiniz. Türk Islam ülküsüne gönül vermis ,bu dava icin anadan yardan serden gecmis "adaklar"in yerlerinde yeller esmekte. Bugün Cin zulmüyle inleyen soydaslarimiza yeterince sahip cikilabildi mi? elbette ki hayir. Hic bir davamizda kamuoyu olusturmayi basaramadigimiz gibi bundada basaramadik. Yillardir Uygur Kardeslerimiz heryerde seslerini duyurmaya calistilar.Bu soykirim yeni degil ,sadece artik canlarina tak ettiginin ve "ya istiklal ya ölüm "noktasina geldiklerinin bir isareti bu.Tipki sizin siteminiz gibi bir Uygur kardesimizde burada cok söylemisti."Biz sizi bas biliyoruz baba biliyoruz,niye evladiniza sahip cikmiyorsunuz "diye.Biz sahip cikmayi bilemiyoruz.Biz kendi bagrimizdan fiskiran filizlere bile gün gelip baltayla girisiyoruz.Ki ;kul kusursuz olmaz dalin kusuru olsa ne olacak,kökü sensin ehillestir degil mi? Ama yok lafa gelince aslaniz icraatta tökezlemek kanimizda var.Siteminizde sonuna kadar haklisiniz.Bende bunu köse yazilarimda cokca anlatmaya calistim ama olmadi.Herseyin hayirlisi ama Ülkücülük bos atip dolu tutmakla olmuyor. Ha bu demek degil ki,özden koptuk.Neysek oyuz ama neyse de O ! Bu arada Ramazan benim kardesim.Ramazan tez canlidir.Cabuk hiddetlenir ama kalbinde fesada yer yoktur. Onu karsina alan kardeslerimede az sakin olun derim.Karsi karsiya oldugunuzu düsünün,yazdiklariniz gibi konusurmuydunuz? Ebubekir Agabey yazilainizi takip ediyoruz.Herbiri bir islah sebebi .Allah razi olsun.saygilar


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Ebubekir GÜR / Başlık / 14.7.2009

Tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Allah hepimizin akıbetini hayr etsin ve cümlemize rahmeti ile muamele eylesin. Ölüme hazırlanmayı ve ölümü sevmeyi ihsan eylesin. ölüm bir mekan değiştirmektir. Müminler için sıkıntı ve meşakket yurdundan huzur ve sefa alemine geçmektir. Arifler için şeb-i aruz'dur. Ramazan kardeşim ortada eziklik duyacak bir durum yok. İslamda kardeşlik hukuku çok daha ileri seviyede bir muameleyi gerektirir. Zira Allah insanı eşrefi mahlukat olarak, en güzel bir surette yaratmıştır. Allah'ın en mükemmel eseri insandır, insan mukaddestir. Ancak bizler insanı hakkıyla tanıyamadığımız için edebi de koruyamıyoruz. hele Allah Resulü "nefsinizi kafirden yetmiş derece daha aşağı görmedikçe kamil mümin olamazsınız" buyurmuşken kibirlenmek, başkalarını hor ve hakir görmek güzel bir davranış olamaz zaten. Kaldıki karşımızdan gördüğümüz bazı davranışlar nefsimizin zelil ve ıslah olması noktasında bulunmaz bir iksirdir. Çünkü nefis yerilmeyi sevmez, nefse ağır gelen her şey aslında şifadır. Mehmet demir kardeşim sizde haklısınız. Geçim derdi çok önemli bir dert.Ama burada kontrolsüz konuşan bizlerinde tuzu kuru değil. Herkesin az veya çok böyle bir derdi var. Peygamberimiz "bazı günahlar vardırki bunların keffareti ancak geçim sıkıntısıdır" buyuruyor. Bu cepheden bakınca bu sıkıntılar bir noktada sabredenler için bir nimet değilmi? Hem müslüman her ne olursa olsun Allah'tan gelene razı olmalı ve tevekkül etmelidir. Ayrıca elbetteki bizlerin başka önemli meseleleri de var. Çünkü bizim yaratılış gayemiz Allah'ı tanımak ve O'na kulluk yapmak olunca hakkıyla kulluk yapabilmek ve Allah'ın huzuruna selim bir kalple çıkmanın gereklerini yerine getirmemiz gerekir. Yazdığımız bazı şeyler doğal olarak bir çok insanı rahatsız ediyordur. Bu noktada haklısınız. Ama niyetimiz siyaset yapmak değil, bundan hoşlanmıyoruz. Zaten bu tür konularda yazmamaya çalışıyoruz. Bazen gafletimizden dolayı yanlışlara düşüyoruz. Hoş görüle...


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Hidayet Takçı / Büyük Belde Telin / 13.7.2009

Halis Bey'in bahsettiği SİVAS POSTASI isimli gazetedeki röportajı biliyorum, hatta ropörtaj yapılan kişi benim. Eğer o röportajda kasabama yakışır bir hizmet yapabildiysem ne mutlu ama eğer o fırsatı kasabam adına yeteri kadar iyi değerlendiremediysem herkesten özür diliyorum. İnşallah çok daha iyi yerlerde kasabamızı en iyi şekilde temsil ederiz. Bu arada röportaj ile kocaman bir kasabayı temsil şansına sahip olduğum için de vesile olan arkadaşlara teşekkür ediyorum.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Halis Dönmez / TELİNLİLER / 13.7.2009

Uyanıkspor Telinliler, Geçen haftalarda Sivas'ta bir gastede sizin köyü anlatan tam sayfa bir röpertaj okudum. Nerden bulursunuz bu bağlantıları anlamadım. Küçük bir beldesiniz ama her taşın altından da çıkıyorsunuz. Helal olsun valla.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Hidayet Takçı / Başınız Sağolsun / 12.7.2009

Döndü Topal hanımefendiye Allah'tan rahmet dilerken; başta Mehmet Topal amcamız ve ailesi olmak üzere, Ebubekir ağabeyimiz ve diğer bütün yakınlarına başsağlığı diliyorum. Allah mekanını cennet etsin.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Mustafa BOĞA / BAŞSAĞLIĞI / 12.7.2009

Arkadşımız sayın Ebubekir Gür'ün Ablasına Allah'dan rahmet dilerken kendilerine ve tüm kardeşlerine başsağlığı dilerim. Yine Ebubekir beyin kendi şiiri olan ÖLÜM adlı şiirinden''Fırak değil yok hak değil bu gidiş//Aşık'ın maşuka erme günüdür//Gerçek olur bir ömür bitmeyen düş//Hakk'ın kapısından girme günüdür....


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
SuçatıHaber / Vefat Haberi / 11.7.2009

Kasabamız Şuğul Mahallesi Sakinlerinden Mehmet Topal (Kösüre Mehmet) eşi, Ebubekir Gür ağabeyimizin ablası Döndü Topal hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kendisine Allah'tan rahmet, kederli ailesine de baş sağlığı diliyoruz.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
hulusi takcı / YOK BE YAHU / 11.7.2009

Sevgili Ramazan kardeş kaç yaşındasın ne haldesin bilmem. Serdettiğin düşüncelerin haddini aşan ve hazmedilmemiş şeyler olduğunu dedim sadece. Seni eğitmek sana büyüklük göstermek gibi bir niyetimde yok. Bu eğitilme olayınıda zaten benimsemiş değilim. Kuyma suyla değirmen dönmez demiş atalarımız. İnsan aklını kullanır haddini bilir. kırk düşünür bir konuşursa belki o zaman hayattan bir şeyler öğrenir. Almanyalı dememi eksik anlamışsın .ordaki ima etmek istediğim içinde yaşadığın koşulların seni miiliyetin konusunda hassaslaştırmış ki buda doğaldır. Köyümüzdeyken birbirimize yaban duruken gurbette daha bir hemşeri canlısı oluruz. Mehmet kardeş haklı.. Mahküm edildiğimiz yaşam tarzı bizleri gitgide daha zalim veya daha mazlum konumuna düşürüyor. Bunları konuşmak lazım İdeolojiler konuşulur gider. Ama hayat Ahlak la kaimdir. Söylemleriniz zihniyetleşmemişse İnancınız Ahlaklaşmamışsa. hiç bir şeyden hayır göremezsiniz. Uzun izahlardan hazetmediğimden kısa kesiyorum Selamlar


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Ramazan Güleç / özür dılerim / 11.7.2009

ebubekır abımızden ozur dılıyorum neden cunkı bana attıgı maıl benı gercekten ezdı.kotu bırseymı yazdı hayır belkıde kotu bırsey yazmaması benı ezdı.buyukluk gercekten bu olmalı dıye dusundum.benım bazı sozlerde haddımı asmama kendımden buyuk bır ınsana kırıcı olamama ragmen kendısının buyuklenmeden bana attıgı maıl gercekten buyuklugun gostergesıydı.su zamanda ebubekır abı gıbı ınsanlara gercekten ıhtıyacımız oldugunu anladım .karsısındakını kucuk gormeden karsısındakı ınsanın hak ettıgı cumlelerın tam tersını kuararak .allahın selamıyla selamlayan ınsana can kurban.ıste abı budur egıtmen budur ,takva ,mevkı sahibim budur ,güçlü budur .sozum kımseye degıl kımseye laf vurmak gıbı bı amacımda yok ama buyukluk makan ,mevkı ,güç okumakla olmuyormus unv bıtırmekle olmuyormus.buyukluk neymıs sımdı anladım buyukluk kucuklukmus, buyuklenenlere karsısındakını sadece fıkırlerıne gore yasına gore yasadıgı ortama gore degerlendıren ayıran buyuklerımıze duyrulur.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Mehmet DEMİR / SELAM / 11.7.2009

Biz Ekmek derdindeyiz. Sabah 7 gece 10 geçermi bu hayat böyle. Sizin tuzunuz kuru nasıl olsa. Bizim artık Banane Ülkücülükten. Banane AKP likten. Bir işverenin esiri olmuşuz. Bunları tartışın. Birazda Derdimize ortak olun ne var.....


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Ebubekir GÜR / Ben inandıklarımı söylüyorum / 10.7.2009

Ramazan kardeşimiz, bizim suçatı haberdeki mesajımızla ilgili olarak yazdığı mesajın suçatı haberde yayınlanmayacağı düşüncesiyle mailimize zehir zemberek bir yazı göndermişti. Bende kendisine bazı açıklamalarda bulundum. Sonra gördüm ki hızını alamamış ve daha tuhaf cümlelerle kelimeleri ard arda sıralayıp bir şeyler yazmış. Çok kötü ve seviyesiz bir mesaj olmuş ama yinede canı sağolsun.. Kardeşimize kızacak ve bu hakaretleri iade edecek değiliz. Geçmişte gözümüzü açtık, kendimizi ülkücü hareketin içinde bulduk. Bir canımız vardı onu ortaya koyduk. O günün şartlarında o havayı solumayan ve her an ölümle yüz yüze gelmeyen, 12 eylül sonrasının gençliğine bazı şeyleri anlatmak kolay değil. Bizim inandığımız bir dava vardı. Bu davaya ilay-ı kelimetullah için nizam-ı alem dediler. Bizde kabul ettik ve o safta yer aldık. Sonraki yıllarda birileri bizi hayal kırıklığına uğrattılar ama bizler inandığımız davadan dönmedik, seviyesiz ve davaları gırtlaklarından aşağıya inmeyen sözde dava adamı siyasetçilerin dümen suyuna da girmedik. Şimdi ise bu günkü çirkin siyasetin içinde de değiliz. Biz siyaset yapmıyoruz ve de sevmiyoruz. Sadece dün olduğu gibi bu günde milli ve İslami meselelerimize gençlerimiz sahip çıksınlar istiyoruz. Körü körüne siyasetçilerin koltuk değneği olmasınlar. Ama henüz tenkitleri hoş görecek ve dostça ikazları bir yenilenme vesilesi olarak kabul edecek olgunluğa gelememişiz. Fazla uzatmadan Ramazan kardeşime gönderdiğim maili eklemeyi uygun buldum. Herkese saygılar sunuyorum. Sevgili Ramazan kardeşim selamlar.. Seni sadece ismen, suçatı haber’deki yorumlarınızdan tanıyorum. Seninle ilgili başka bir bilgim yok. Soyadından Suna hanımın yakını olduğunu tahmin ediyorum. Kimin oğlu olduğunu söyler ve kendinden biraz bahsedersen daha yakından tanımış olurum. Güzel kardeşim biraz ağır sözler söylemişsin. Sana kızmıyorum. Biraz gençliğine birazda beni yeterince tanımadığına veriyorum. Tanıman açısından kısaca yazacağım, belki düşüncelerinde yanıldığını düşünebilirsin. 11 yaşına kadar suçatı da okudum. 12 yaşında ayrıldım ve o yaştan itibaren kendimi ülkücü olarak tanımlamaya başladım. 16 yaşımda 1976 yılında Ankara’da üniversite yıllarım başladı. Yetmişli yıllar ülkemizin en sıkıntılı yıllarıydı. Üniversiteye başlar başlamaz ÜOD genel merkezi ve MHP genel merkezinin eğitim kadroları tarafından eğitildik. Biz o yıllarda ülkücülüğü en merkezden ve doğru olarak öğrendiğimizi düşünüyorum. Yine o yıllarda her türlü mücadelenin içerisinde idik. Ayrıntıya girmiyorum ama her an ölüm tehlikesi ile mücadelenin içerisinde olduk. Sık sık karakollarda sabahladık. Bir süre Mamak askeri cezaevinde kaldık. Her an ölümle yüz yüze yaşadık ve nice arkadaşımızı ellerimizle toprağa verdik. Yine o yıllarda Ülkü Ocakları Genel merkezinin organize ettiği şölenler ve gecelerde “Ozan Rahmet” mahlasıyla Ozan Arif ve diğerleriyle beraber yıllarca turnelere gittik. Hazırladığımız kaset 12 Eylülle birlikte piyasaya çıkamadı. Suçatı daki tüm duvar yazılarında bile benimde elim vardı. Neyse ben kendimi bildim bileli ülkücü oldum. Hiçbir gün başka bir ideolojinin adamı olmadım. Dolayısıyla hiçbir şekilde ülkücü mücadeleyi kafatası avcılığı olarak görmem mümkün değil. Biz bu davaya samimi olarak inanmışız. Davos fatihi ile de işimiz olmadı ve olmazda. Onun lehinde hiçbir yazımda tek kelime bulamazsın. Aksine son yorumda “birilerinin one minute diyememelerini anlarız” derken bunların böyle bir davalarının olmadığını bu nedenle de sahip çıkamayacaklarını ifade etmek istedim. Nerde kaldı savunmak.. Bu dava ülkücülerin davası olduğu için tabii olarak ta herkesten önce onların sahiplenmesini beklemek hakkımız değil mi? Bizim ülkücü kardeşlerimize serzenişimiz bundandır. Ramazan kardeşim.. Rahmetli Seyyid Ahmed Arvasi hoca üç türlü ülkücü olduğundan bahsetmişti.1- gerçek ülkücüler 2- ülkücü geçinenler 3- ülkücülerden geçinenler. Ülkücünün davası ilay-ı kelimetullahtır. Bu konuda yazmıştım, herhalde okumuşsundur. Ülkücü davasını nefsinde yaşayandır. Cuma bile kılmadıkları halde ülkücü geçinenler hatta en yukarılarda ülkücüleri sevk ve idare edenleri kabul edemeyiz. Dün davamız İslam derken bu gün bazı kelimeleri kullanmak bile yasaklanmış. Dün Türk –islam ülküsünden bahsedilirken bu gün bu söylemlerin içi tamamen boşaltılmış. Dün iktidar ortağı iken hangi ülkücü tavır gösterildi. Dün hapisteki ülkücüler eski söylemleri sorguladılar ve bazı söylemlerin yanlış olduğunu,İslamla örtüşmediğini söylediler. İtiraz ettiler. Mesela “lider, teşkilat, doktrin tartışılmaz. Liderin yaptığı yanlışlar bile sizin doğrularınızdan daha doğrudur” denilmişti. Liderin, teşkilatın tartışılamadığı bir yerde ancak diktatörlük olur ve bu asla İslamla bağdaşmaz. Müslüman’ın tartışamayacağı iki şey vardır. Kur’an ve sünnet(peygamber). Başka her şey tartışılabilir. Bir şey tartışmaya açılırsa ancak mükemmeliyet yakalanır. Demokratik haklar derken en azından tepkilerini demokratik olarak her platformda göstersinler isteriz. Kimse sokak kavgası istemiyor ama sen davana sahip çıkmazsan birileri o davayı elinden alır ve bir daha da sana vermez. Yoksa çine savaş açmak gibi şeyleri kastetmek akıl karı mı? Ramazan kardeşim bana ikiyüzlü ve riyakar demişsin. İnşallah dua edersen bu hastalıklardan kurtuluruz. Biz kendimizi temize çıkarmıyoruz. Anlattıklarımla başkalarını yargılamak düşüncesinde değilim. Ben samimi olarak bu gün ülkücü kardeşlerimizin içinde bulunduğumuz duruma üzülüyorum. Yarın hepimiz Allah’ın huzuruna çıkacağız. Yaptıklarımızdan ve yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğiz. Eğer kutsal bir davamız varsa bu davanın erleri olarak yaşamaya gayret göstermeliyiz. Kuru kuruya particilik devri geçti. Bunun yerine yanlış yapan liderleri düzeltmek için çalışmalı, körü körüne destek vererek yanlışlığın devamına sebep olmamalı ve mesuliyeti düşünmeliyiz. Hz. Ömer devlet başkanı iken sahabelere:” ben yanlış yaparsam ne yaparsınız diye sordu. Sahabelerde “seni kılıcımızla düzeltiriz” dediler. Bunu bu gün hangi lidere söyleyebilirsin. Birileri yıllarca saf ve samimi ülkücülerin omzuna basarak yukarılara çıktılar. Artık böyle olmamalı.. Yukarıya çıkardığımız insanlar rahat koltuklarında oturamamalı ve yanlış yapanlardan hesap sorulmalı. Yani anlayacağın Ramazan kardeşim onlar ülkücü gibi davranamıyorlarsa zorlamalıyız. Bizleri her halükarda kendilerini yukarılara taşıyacak ahmaklar olarak görmesinler. Yeri geldiğinde tenkit etmek, yanlışlarını söylemek daha doğrudur diye düşünüyorum. Yazdığım yorumla seni kızdırmış olduğum için özür dilerim. Burada niyetler önemli, senin de samimi olduğuna inanıyorum. Ama senden yaşça büyük olduğumu düşünerek acizane tavsiyem Peygamberimizin buyurduğu gibi;” birine düşmanlık edecekseniz ileride dost olabileceğinizi düşünerek davranın….ilh” sözünü unutmadan daha sakin ve kırıcı olmadan söyleyeceklerini söylemen bir dava adamına, bir ülkücüye daha çok yakışır diye düşünüyorum. Allaha emanet ol ve bizlere de dua et.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi
Ramazan Güleç / Başlık / 10.7.2009

bakın arkadaslar ınsanlar dava ve fıkırlerın pasınden kosar kosmalı. sahıslar pesınden degıl burası sıyaset meydanına cevırıp bırılerını iğnelemenın bır anlamı yok.hulusi takcı beyfendının dedıgı gıbı ben almanyalı degılım turkıyelıyım telınlıyım.herkes lafını bılerek konusmalı benı almanyalı olarak kabul edersen bende senı buyuk olarak kabullenmem.ondan sonra sız sallarsınız ben sallarım ısın ıcınden cıkılmaz.elalem neder dıyerek yasamam fıkırlerımı elalemın dusuncesıne gore secmem allah bı akıl vermıs hangı yonde kullanacagımıda bırılerıne danısarak kullanmam sız bu sekılde kullanıyorsanız yapacak bısey yok .ebubekır bey 80 lı yıllarda bu hareketın ıcındeymıs te bılmem ne sımdı ne degıstı neden sımdı o harekeın arkasından atıyor bakın arkadaslar ben hernekadar sıte yonetıcılerıne kızsamda burası telınımızın sıtesı bunu kabul edıyorum.burada sıyaset okumak ıstemıyorum teyze oglu selım abımın yazılarını okumak ıstıyorum.fıkır yazılarını genclere bırseyler veren yazıları sıırlerı memlketımın haberlerını okumak ,fotograflarını görmek ıstıyorum.herkesın fıkırlerı sıyası gorusu kendınde kalsın .sız buraya bazı sıyası fıkırlerı elestıren yazılar yazıyor bazı kıymetlı kardeslerım abılerımde bunları buraya yazıyorsa,verdıgınız tepkılerın karsılıgı elbet bırınden gelecektır.


Tasarım & Programlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33

Şu anda 27. sayfadasınız.



Mesaj Ekleme Formu.

*Mesajınız onaylandıktan sonra yayımlanacaktır..

Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Gürün ve Suçatı'nın daha iyi bir hale gelebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun250 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2009
Tasarım ve Kodlama: SuçatıHaber Teknik Ekibi