Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Bir içli türkü müdür yaşamak?

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 3 Yorum | Okunma 2531 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 24 Mayıs 2010 22:50:17

Anadolu coğrafyasından muhakkak şen şakrak nağmelerde yükselmiştir ama yoğun olarak yükselen nağmeler kendisini içli türküler olarak göstermiştir

Bir içli türkü müdür yaşamak?

Yaşamış olduğumuz tarifi imkânsız acıyı hatırlatmak değil niyetim, belki yaşamış olduğumuz acıdan kalan ve ondan kaynaklanan bir başlık bu…

Anadolu coğrafyasından muhakkak şen şakrak nağmelerde yükselmiştir ama yoğun olarak yükselen nağmeler kendisini içli türküler olarak göstermiştir. Zorluklar ve acılarla geçen hayatlar içli türkülerin en önemli sebebi olmuştur çoğu zaman. Acının adı kimi zaman savaştan dönmeyen bir kardeş, kimi zaman ise kaybedilen bir evlat olmuştur. Acı kimi zaman sevip de kavuşamayan iki genç, kimi zaman çocuk sahibi olamayan anne baba olmuştur. Acı bazen trafik kazası, bazen bir hastalık olmuştur. Acı çoktur Anadolu’nun her yerinde, hem de hiçbir şey onun kadar çok değildir. Çok uzağa gitmeye gerek yoktur içli hikâyeler için, bizzat kendi ailelerimizdedir, akrabalarımızdadır. Dedelerimizin kimisi şehit olmuş kimisi gazi olmuştur. Babalarımız, amcalarımız yetim kalmıştır, öksüz kalmıştır. Acılar acıları takip etmiş ve bu acılar üstüne yuvalar kurulmuştur. Askerden dönmemiş babasının acısını unutmadan evladını kaybetmiştir anneler babalar, daha birer gonca iken kurumuştur gül kokulu evlatlar. Anaların gözü yaşlı, babaların gözü yaşlıdır. Sessiz sessiz ağlayan dağlar, taşlar, kurtlar, kuşlar gecenin sessizliğinde ağlayan anaların hep yanındadır.

İçli türküler yazılmaktadır, içli türküler okunmaktadır. Besteli bestesiz birçok türkü benzer acılarla bezenmektedir. Ateş düştüğü yeri yakmaktadır. Bu ateşi söndürmek gözyaşı pınarlarına düşmektedir. Acıyı hafifletmek için “takdir-i ilahi” gibi, içinde, imanın en zirve sözcükleri bulunan ifadeler teselli olmaktadır ana babalara. Ağlayan ana baba, cefakâr ana baba “Veren de o alan da o” demesini ve yüreğine taş basmasını bilmektedir, canı ciğerinin mezar taşını, onun mezarı başına diktiği gibi.

Mecburen çıkılan gurbet, acıları artırmaktadır. Allah’ın emri olan ölüm acıları artırmaktadır. Gurbette ölüm ise acıları katmerlendirmektedir muhakkak. Acılı türkülerin bu iki sözcüğü gurbet ve ölüm insanı derinden etkilemektedir. Acıları zorlaştırmakta, mükâfatı artırmaktadır. Düşünceler düşünceleri kovalarken; ölümün aslında bir yönüyle gurbetin sona ermesi olduğunu hatırlamak bir nebzecik bu katmerli acıyı dindirse de insanlar bu düşünce yapısına gelene kadar içli bir türkü tadında acılarını, derinden derine ve sessizce yaşamaktadır.

Gece yatarken bir eksiklik, sabah kalkınca başka, ruhun hiç dinmeyen musikisi, gurbet ve ölüm sayesinde içinde çok ciddi acılar barındırmaktadır. Orkestraya hüzünlü bir tat veren müzik aletleri gibi hayata acı veren yaşanmışlıklar vardır. Her doğanın, her sevilenin öldüğü şu dünyada “yaşamak içli bir türkü değil de nedir”.


 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Meryem Şahin Kılıç { 27 Mayıs 2010 22:40:00 }
Sevgiili hidayetim harika bir tesbit .ben türküleri dinlerken hepsinde kendimi bulurum .Sanki hepsi benim için yazılmış gibime gelir.Onun için en çok sevdigim ve benimde hobim olanhalk müzügi dinlemeyi çalmayı söylemeyi seviyorum. Tabi bizim halkımızın gönlüne hitap eden tek tür hal müzigü oldugundan eminim. Seninde dedigin gibi yaşamak hepimiz için bir türkü gibidir.Son türkümde şöyle diyorum.KİMSE BAHSETMİYOR SENDEN NEDEN .BİLDİGİM YOLLARIM KAYBETİM BEN.SEVENLER OYRILIRMI CANDAN SEVERKEN.ŞİMDİ SEVEN GARİP SEVİLEN GARİP BEN GARİP.İnşallah bir gün dinlemeni isterim.Hepinize SEVİYORUM .Birde bana sözün vardı çay içmeye gelecektiniz bekliyorum.
Ekrem MADENLİ { 26 Mayıs 2010 06:46:09 }
Güzel bir yazı.Kaleminize sağlık.
Türküler bir yaşanmışlık,bir yaşanabililik ifade ederler.Türküler acıları değil, acılar ve sevinçler türküleri doğururelbette.Ama türküleri sadece acıları ifade eden kalıba koymamalıyız.Bir ağıtta hüznü,bir harmandalında kıvraklığı,bir miskette neşeyi buluruz.Saygılar selamlar.
hulusi takcı { 25 Mayıs 2010 13:35:10 }
Türkülerimiz insanımızın sevinçteki ve kederdeki çıkğlığını ifade eder.Sevinçlerimizden ziyade kederlerimizi dile getiririz. Onun için neşeli sayılabilecek türkülerimizde bile gizli ve buruk bir acı kol gezer. Ve insanın bir yeri acıyorsa her türkü ve söz acıtıcı yanını daha iyi hissettirir. Geçmiş zaman içinde zevkle ve heyecanla okuduğumuz her türkü beni şimdi ağlatıyor. Her bririndeki acıya ve özleme düşülen notlar bende gerçek anlamına kavuşuyor. Hepimiz öyle değilmiyiz. Hayat içinde insanı pişiren hamlıktan uzaklaştıran acılarmış malumat düzeyinde bilmek yetmiyormuş yaşamak lazımmış. Allah hepimize sabırlar ihsan etsin gidenlerimize rahmet. selamlar
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1222 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI