YERİ YERİ !...
Kategori: Yazı - Makale |
9 Yorum |
2966 Okunma |
Yazan: yavuz | 07 Nisan 2010 23:40:46

Yavuz Selim beyden bir hikaye
YERİ YERİ İSİMLİ HİKAYEYİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
SuçatıHaber - 2001 den beri sizin için sizinle
Yorumlar
bir sıcak çorbanın güzelliği unutuldu internet geyiklerinde,
güneşin doğuşu unutuldu 9 da kalkılan saatlerde ,batışı izlenmez oldu çimenlerin üstünde.
sabah namazı gidilirdi çayır biçmelere,
evin kızları kapı önlerini süpürürlerdi hoğşa ya kadar .analar seslenirdi gak hele gızım herkes süpürmüş biz galmışız diye.
ve mutluydu herkes iş gördükçe.ve gençler cep telefonlarındaki özellikleri yarıştırmazlardı.
höreler oynanırdı tedris yerine gıldik oynanırdı, gazguç oynanırdı araba yarışları yerine .
ve insanlar uzaklaşdı yakınlaşdıkça birbirilerine.
sanal alemin makinalaşmış ruhu sardı her bir tarafı.açlık tokluk kavramları fiziksel bir hal aldı.bir özdeyişle teknolojinin son noktası doğaya dönüştür ama o zaman doğa kalmamış olacak.ama bundan kaçış yok .bu cümleleri internet ortamında yazmam bunun en güzel kanıtı.ve eskiden köy öğretmenleri olurdu bir imamı birde sığır çobanlarımız.aşağıdan yukarıya bağrılırdı sığırları goyverin diye zaten her taraftanda duyulurdu teknolojik aporloyada gerek yoktu.dağ taş koyun olurdu kuzular meleşirdi akşamları.
.....ve mutlu olmak mümkün ozamanda da bu zamandada bu yazılanlar sadece durum tespiti ve anlayışların ve mutluluk kaynaklarını değişimi olsa gerek.
.... dün elbet geçti yarın için yüksek kaygı günü yaşanmaz etmemeli. helel dairesi içinde günü yaşamak en doğrusu olsa gerek.selamlar.
güzel yazınıza pöçük olması temennisiyle...
taner
{ 13 Nisan 2010 10:17:02 }
KÖYÜMÜN dağları hep beni cezbetmiştir bir tarihte bende çocukken sığıra gitmiş o duyguları yaşamıştım kısacası anlatılmaz yaşanır. bu arada geçenlere ALLAH rahmet etsin.
Sığır çobanlığı yapan kişiler sezonun bitimine yakın sığır hakı toplamaya çıkarlardı.Sığıra çocuklarını falan gönderir bizzat kendileri ev ev dolaşarak sığır haklarını isterlerdi.Söz konusu resimdeki eğri eriğe yaslanıp dinlenen garip amca bir defasında mahallede bir evin kapısını çalıyor,kapıya evin yetişkin genç kızı çıkıyor buyur garip emmi diyor.Garip emmi; baban evdemi diyor.O da yok ne yapacaktın diye soruyor,garip emmi sığır hakkı topluyorumda onu alacaktım diyor.Genç kız alaycı bir ses ve tavırla;hakda bir hak olsa diyor.Garip emmi ise cevaben;daha nasıl olacaktı ele varmışda geri gelmiş diyor.Selimciğim yazılarını ve resimlerini merakla bekliyorum.karakalem çalışman gerçeğine çok yakın benzerlikte olmuş evde dahil kişilerde dahil eğri erikde dahil,eline sağlık.
İsmail
{ 09 Nisan 2010 11:51:21 }
Yıllar öncesinin yanık yüzlü sığır çobanlarını hatırladım, bizimde mahalleden sığır sürüsü çıkardı her sabah, çobanı genelde yukarı köylerden olurdu küçük yaşlarda ilköğretim çağındaki çocuklardı, ağustosun kavurucu sıcağından yüzleri yanar da yanar hatta kabuk bağlardı, bazen köylerini özler izine giderlerdi iş evinden sığıra inek katılan mahallenin çocuklarına düşerdi bizim evden ben giderdim bir iki günlüğüne de olsa akşama kadar canımız çıkardı büğeleği daha görmeden tızıdan düğelerin peşine kaçmak mı dersiniz, tepenizden sizi takip eden kızgın güneş mi dersiniz akşama kadar feriniz tükenir adım atacak dermanınız kalmaz.
Hikayenin anlatımında yerel sözcüklerin kullanımı güzel; çalkama da canım çekmedi değil hani :)
Her zamanki gibi resim maharetiniz takdiri hak ediyor ikinci resmin altına birkaç satır yazı var gibi ama okuyamadım;) lise de okurken beni resim dersinden kurtarırdın Allah razı olsun:)
Selam ve Saygılarımla...
Bir Teklifim Var
Sevgili Dostlarım, kasabamızın bir sürü eli kalem tutan, yazanı çizeni var. Aynı zamanda bir sürü eğitimcisi var. Kimisi sınıf öğretmeni kimisi edebiyat veya başka bir dersin öğretmeni. Ne diyorum biliyor musunuz? Özellikle Türkçe veya Edebiyat derslerinde sitemizde yer alan güzel hikayeler okuma parçası olarak öğrencilere verilse iyi olmaz mı.
Bu bir fikir, uygun bulan arkadaşlar değerlendirirse güzel olacağından eminim.
Yavuz hocam, siz de zaten güzel yazıyordunuz buna bir de el emeği çizimlerinizi ekleyince inanın süper oldu. Başarılar diliyorum.
selim abi..yazacağın ilk uzun hikayeyi merakla bekliyorum...mükemmel bir hikaye dilin var...bunu dört başı mamur uzun bir hikayede de görmek isterim..tebrikler
Selim Abi,yazin ve ona eslik eden cizimin cok güzel olmus.Cocuklugumuzu ,egri erigi ,dünyanin en güzel üzümlerini veren asmayi ölümsüzlestirmissin Allah razi olsun senden...Evimin bas kösesine asmak isterdim,bu siyah beyaz masumiyeti..Ömrün uzun olsun saygilar..
selim
{ 08 Nisan 2010 11:40:04 }
ne bileyim Ahmet bey belki yorgunluktandır belki heyecandandır;)) belkide GARİP (gariban) bir insan olduğundandır...
çok teşekkür ederim saygılar.
(her ikisininde mekanı cennet olsun. -Gülbani bibininde.)
garip emmi naciyeye niye emine diye seslenmiş bu kısım anlaşılamadı.her zamanki akıcı üslubunuzla yazı çok güzel.başarılar
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın