MUHSİN BAŞKAN
Kategori: Yazı - Makale |
10 Yorum |
2504 Okunma | 30 Mart 2010 17:28:38

Gecikme için özür diliyoruz...
MUHSİN BAŞKAN
Şüphesiz, her insanın bir gün ölüm şerbetini içeceğini en iyi bilenlerden biriydin. Ve işte o gün geldi, hakka yürüyorsun. Ruhun şad olsun.
…
Henüz bıyığın terlememişti ki kendini bir ulu dava içinde buldun. Başına neler gelmedi ki…uğruna mücadele verdiğin ülkenin en yetkililerinden zulüm gördün, işkenceler çektin. Seni bu şekilde düşünemez, hareket edemez hale getirmek istediler ama gönül verdiğin davaya olan inancın o kadar büyüktü ki geçmişe takılıp kalmadın. İnancın sayesinde hep geleceğe baktın. İlkeli oldun, Allah rızası için hareket ettin. Doğru olmaktan şaşmadın, hep adaleti gözettin. Ve tabii ki canından çok sevdiğin milletinin yanında oldun hep. Bunun içindir ki ikbal hırsı sarmadı seni. Mütevazı bir Anadolu çocuğu olarak siyaset yaptın. İşte bak! Sana bir zamanlar işkence yapanların ortalıkta esamisi yok; hani neredeler? Ama sen daha şimdiden gönüllerde tahtını kurdun.
Evet Başkan, seni henüz parçalara ayrılmış helikopter enkazının altından çıkarıp sinelere teslim edemediler. Resmi makamların açıklamalarına rağmen, seni sevenler cesedini görmeden mekan değiştirdiğine inanamayacaklar sanki. Karla örtülü cesedin, ellerinde bu dünyada benzeri olmayan çiçekler taşıyan meleklerce çepeçevre sarılmış, korunuyordur. İnanıyorum ki ayağının izine kurban olduğumuz sevgili peygamberimizin sancağı altında bulunacaklardan biri de sensin. Orada bize de elini uzatır mısın başkan?
Yolun açık olsun.
Rabbim, Kur’anda isimlerini belirttiği cennetlere koysun seni.
Bu topraklar, bağrına düştüğün dağlar seni unutmayacak.
…
Artık üşümüyorsun değil mi başkan?
…
27 Mart 2009
Avcılar/İSTANBUL
Yorumlar
Askeri darbe döneminde tutuklanıp yıllarca soğuk betonlar arasında yatan,bu süre içerisinde işkenceler gören,sonuçtada hiç bir suç unsuruna rastlanmayarak serbest bırakılan,serbest kaldıktan sonrada ülkemin onuru zedelenmesin diye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açmayan fedakar vatan evladı Muhsin Başkanı saygı ile anıyoruz.Muhsin Başkanı yad etmemize vesile olan bu güzel yazın içinde sana teşekkür ediyorum ellerine sağlık.
O'nu 1976 yılında tanıdım.Üniversiteye başladığımız da sık sık bizlere seminer verirdi.Daha 21 yaşında büyük bir teşkilatın genel başkanı... Tam bir vakar içerisinde, kendinden emin, samimi, ciddi ve insana güven veren gerçek bir lider idi.O'nun zamanında MHP ocaklılardan çekinirdi. Şimdi esamesi bile okunmayanların kulakları çınlasın.Muhsin başkan bizlere hep nefis tezkiyesinden bahseder, bunun için bir mürşit gerektiğini ve Ahmed Yesevi Ocaklarının yeniden tutuşturulması gerektiğini anlatırdı. Ona göre iyi bir dava adamı ancak nefsini ıslah etmekle olunabilirdi. Daha o yıllarda Seyda hz.lerine intisap ettiğini yıllar sonra öğrendik.Biz Ankara ziraatta okurken o aynı kampüs içerisinde veteriner fak. de okuyordu. Bir sene aynı yurtta kaldık. O'ndaki cesaret kimsede yoktu. tek başına 10 tane koministi darmadağın ederdi. Eski bir komünist olan ve daha sonra Seyda hz.lerinin vekili olan ziraat fak. dekanlığında çalışan bir abimizle tanışmıştık. O bize on tane solcunun tek hedeflerinin Muhsin başkan olduğunu ve onu öldürmekle görevli olduklarını ve defalarca silahla saldırmalarına rağmen bir türlü öldüremediklerini anlatmıştı. O'ndan çok şey aldık.Bizim sadatları bulmamızda en büyük pay ona aitti.O'nun çizgisi hiç eğrilmedi. Onunla aynı safta kalamayanların çizgileri bile kalmadı.Kaza günü merhum gazeteci hemşerimiz İsmail Güneş telefonda bir bayanla konuşurken konuşma arasında "bu kim yahu" diye bir söz söylemişti. Belki bir çoğumuzun dikkatini çekmedi. Ama karlarla kaplı dağ başında ve kaza yerinde, kaza anında helikopterde olmayan, İsmail Güneşin tanımadığı birisi vardı. Bu kim olabilirdi ki?Tasavvufta insan kamil bir mürşide intisap ederse Allah o mürşidin bir ruhaniyetini halk eder. O mürşidin ruhaniyeti ölünceye kadar ve hatta öldükten sonra da onunla beraber olur. Bu Allah için zor bir şey değildir. Bir müridin mürşidinden uzakta terbiye edilebilmesinde bu elzemdir. Mürşidin en büyük yardımı ölüm anındadır. Belki de o dağ başındaki zat yıllarca hizmet ettiği mürşidinin ruhaniyeti idi. Kim bilir.Zaman iman kurtarma zamanı.. Allah gani gani rahmet eylesin..Sadatların himmeti seninle olsun güzel dost. Vefalı kardeş.
Muhsin Başkan bu memleketin yetiştirdiği nadir değerlerden biri oldu. Kaybına hepimiz üzüldük fakat aklımız başımıza gelince bir şeyle teselli bulduk, rabbi onu sevdiği için yanına almıştı. Toplumda ne derler İyiler çok yaşamazmış. Evet, o iyi bir insandı. Mekanı cennet olsun inşallah...
muhsin başkan için okadar çok ama çok üzüldümkü çok ama çok iyibiradamdı sözünde duran,mert bir başkandı alllah mekanını cennet eylesin çok güzel bir yazı olmuş gerçekten beğendim o en güzel ven güvenilir yeri seçti RABBİNİ inşallah rabbim onu cennetinde ihsan eder.GÜRÜN SUÇATIDAN SÜLEYMAN EMRENİN TORUNU ESRA NUR EMRE .GÜRÜN SİVAS KİRAZLIK MAHALLESİ.
kısacacık ömre sığdırılan koskoca bir mücadele,yiğit insan ,cefa dolu yıllarda bile vefasını hiçkaybetmedi,sivas, türkiye onu çok sevdi .inşaallah allah da onu sevmiştir. selam ve dua ile
nesibe
{ 31 Mart 2010 13:30:09 }
nur içinde yat büyük insan....boşluğunu hiç kimse dolduramaz...
Reisi çok güzel anlatmışsın bende sizingibi rahmetle yad ediyorum ellerine sağlık Zeynep Aydoğan
Saygılarımla.
Kalbi vatanı ve milleti için atan Anadolunun yiğit evladı ruhun şad olsun...
Dava adamlarına en iyi örneklerden birisi şüphesiz Muhsin başkandı.Doğru bildiklerinden hiç ayrılmadı rabbim onu ötelerde de doğrularla beraber eylesin..Dayıcığım ellerine sağlık
halim
{ 31 Mart 2010 09:53:34 }
muhsin başkana Allah'tan rahmet dilerken, ruhuna fatihalar gönderelim.
Gönül verenlerini hiç mahcup etmedi, Allah da onu mahcup etmesin. Çok özledim....
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın