Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SAHİPSİZ MADALYA

Kategori Kategori: Anı | Yorumlar 25 Yorum | Okunma 6156 Okunma | Yazar Yazan: yavuz | 23 Şubat 2010 22:56:20

Müdür Hafız'ın Küçük oğlu yazı dizisinin üçüncü ve son yazısı...

SAHİPSİZ MADALYA TELİN'den MISIR'a ve BİR MEKTUP BİR PAŞA isimli yazılarının devamı ve o serinin son yazısı olan SAHİPSİZ MADALYA yazısını sizlere sunuyoruz. Bir tarihin en güzel şekilde anlatıldığı yazıları yazan arkadaşımıza teşekkür ediyoruz. Türlü bedeller ödeyerek bize bir memleket bırakan atalarımıza bir kez daha minnet ve şükranlarımızı iletiyor, aziz ruhları önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. MÜDÜR HAFIZIN KÜÇÜK OĞLU YAZI DİZİSİ - SAHİPSİZ MADALYA

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Mehmet Öztürk { 15 Mart 2010 13:20:17 }
tezoğlu gozel yazı yazmışşsın vessalam ne deyek gardaş.ziya dedemin tarihi yazının bir bölümünde resmiyle birlikte olması ayrı bir duygulandırıyor insanı.yazılarını yeni okudum.devamı ile ilgili inşaalah gayretin vardır..selamlar.
yavuz selim { 15 Mart 2010 09:40:41 }
yakışıklı yeğenim doktorum teşekkür ederim.. sağolasın Allah razı olsun...
hocam bizim aileninde bir doktora ihtiyacı vardı;) sayenizde sorun kalmadı...
Başarılar Selamlar...
tahsin { 14 Mart 2010 11:36:51 }
Selim amca, öncelikle ellerine sağlık. Bugün 3 yazıyı ardarda okuduk ailecek. Babam gözyaşlarını tutamadı, biz de gerçekten çok duygulandık. Ben uzun zamandan beri ilk kez bir yazıdan bu kadar etkilendim. Okurken insan ağlamamak için kendisini zor tutuyor.Allah mekanlarını cennet eylesin şartlar o zaman gerçekten zormuş. Allah onlardan razı olsun, bu millete bir daha o günleri yaşatmasın... Sen de çok sağol bu olayın artık yazıya dökülmesi gerekiyordu. Bu yönden çok güzel bir adım attın teşekkürler, selamlar...
yavuz selim { 09 Mart 2010 13:23:44 }
merhaba Necdet Hocam. Maalesef o isim karıştıranlar listesine bende dahil oldum. Kusuruma bakmayın.
İlginize çok teşekkür eder saygılar sunarım..
Necdet KINAY { 09 Mart 2010 10:05:12 }
Sayın hocam: Emre Kınay değil Necdet Kınay. Genelde karıştıranlar çok oluyor.Düzeltmek istedim . Çalışmalarınızda başarılar.
yavuz selim { 02 Mart 2010 22:51:02 }
Emre KINAY Hocam, tanıyamadım ama çok teşekkür ederim.

İsmail TAKCI { 02 Mart 2010 10:54:32 }
Sevgili kardeşim inşallah senin kaleminden Abdulaziz dedenin aziz hatırasını, şehadetini konu alan bir yazıyı okumak şimdiden heyecan veriyor bana, çünki o gizemli hayatı hep benim merakımı celbetmiştir.

Bu milletin evlatları cihan harbinde her cephede savaş vermiş mütareke sonrası istiklal mücadelesiyle de varolan takadi tükenmiş anadolu insanının; istiklal harbi sonrası yetim, yoksul bir neslin yaşadığı travmalar içler acısı Selim kardeşim seninde belirttiğin gibi hakikaten bende Hacı Emmiden dinlerken çok etkilenmiştim. Çocukluk yıllarında böğürdelikteki halasına gidipte tekrar dönme mecubriyetinde kalışını anlatmıştı...,daha nice ızdırablar, sıkıntılar, açlıklar... dedemlerin hayat hikayeleri bunun örnekleriyle dolu.

Tarih yaşanmış öylece müellifini beklerken okurlarını beklerken tarihi kaydetmek kaynak niteliğinde bir çalışma yapmak bu tarihi bizimle buluşturmak önemli bir hizmet Allah razı olsun gardaş tekrar eline sağlık bende Yunus abi gibi Hidayet kardeşim gibi aynı beklenti içindeyim :)

Saygı ve Selamlarımla...

yavuz selim { 01 Mart 2010 11:29:56 }
Merhaba Yunus abi.
Doğrusu düşüncelerini merak ediyor ve sabırsızlıkla bekliyordum:))
Tabi ki böyle hoş sözlerle, övgülerle buluşmak benim için farklı bir mutluluk oldu. Hani takdir ya da teşekkür bekleyen bir öğrencinin son gün, işte o takdir ya da teşekkürüne kavuşması gibi bir şey:))
Dedemin hikâyesi enteresandı. Dinlerken de yazıya dökerken de çok farklı duygular yaşadım.
Sadece dedem değil Onunla birlikte bir çok insanın hayatıyla ilgilide bir çok şey öğrenmiş oldum.
A.Aziz'in geride kalan eşi çocukları o ailenin bütün mücadeleye rağmen dağılması perişan olması beni en çok etkileyeni oldu. Ardından Böğürdelik'te muhtemelen zehirlenerek ölen (belki de öldürülen) Lutfiye'nin hayatı da çok acı! Aslına bakarsan o günlerin deyimi ile Rus harbi, Cihan harbi ve istiklal harbi, doğrudan ya da dolaylı tüm aileleri darmadağın etmiş. Başta ekonomik yapı olmak üzere sosyal, kültürel yapı alt üst olmuş. Hatta evlerin, ağılların boşalması terk edilmesi yıkılıp viran olması ile köylerin mahallelerin fiziksel yapısı değişmiş.

Ayrıca bu vesileyle Müdür Hafızın amca çocuklarını da öğrenmiş oldum. Müdürler Sülalesi yani. Necdet amca sayesinde.

Ellerinizden öpüyorum.
Selamlar...
   

yavuz selim { 01 Mart 2010 09:05:36 }
Teyzeciğim merhaba. Hafta sonu yine Telin'de takıldığım için yazını yeni okuma fırsatı buldum. Çok teşekkür ederim.
(mahçup ediyon Hocam;) ben sadece anlatılanları aktarıyorum,tıpkı rahmetli dedemin hikaye anlatması gibi.)
Ellerinden öpüyorum. Enişteme teyze çocuklarına selamlar.
Necdet KINAY { 01 Mart 2010 08:15:40 }
Efendim bir tarih öğretmeni olarak yazınızı kayda değer buluyor ve tebrik ediyorum.
Diğer Sayfalar: 1. 2. 3. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun502 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI