Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SEZAİ KARAKOÇ BELGESELİ

Kategori Kategori: Portreler | Yorumlar 3 Yorum | Okunma 2120 Okunma | Yazar Yazan: osman | 12 Şubat 2010 13:49:48

Osman beye teşekkür ediyoruz...

Sezai Karakoç Belgeseli

 

Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı
Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum
Gelmiş dayanmışım demir kapısına sevdanın
Ben yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum
Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum”

 

Tarihte her hareket, tek bir kişinin ayağa kalkmasıyla başlar.Sanırım bu sözden yola çıkmak icap eder. Tarihin her dönemine, kalabalıklardan çok bireylerin yön verdiği bir gerçek. Bu gerçekten hareketle Sezai Karakoç’un duruşunu ele almada fayda var sanırım.

Geçen Salı günü, bir televizyon kanalında Sezai Karakoç belgeseli vardı. Kapsamlı bir çalışma yapılmış doğrusu. Hem hayat hikâyesini irdelemedeki, hem de onun hakkında yorum yapanların seçimindeki titizlik, belgeseli başarılı kıldı zannımca. Tadına doyulmaz bir andı, Sezai Karakoç belgeselini izlemek.

**

Sezai Karakoç, birkaç kuşağın yetişmesinde önderlik etmiş bir mekteptir. Onun gördüğü rüya, neslimizin varlığıyla bire bir yaşıttır. Bir medeniyetin varlığını yeniden dillendiren bir yürüyüş halini, bizlerin yeniden soluklamasını istercesine, bir yaşamı şekillendirdi kendine.

Bir medeniyet; hudutları olmayan, ihtiraslardan arınmış, duru bir ırmağın akışından öykünen bir medeniyet. Yitiğini kaybetmiş bir milletin, yeniden ruh ikliminde dirilişi.

Onun sevdasına düştüğü, bizim yıllardır üzerini küllendirdiğimiz ve dünyanın hay huyuna yenilerek unuttuğumuz cevherle, yeniden varlık nedenimizi anlamlandırma gayesi.

Yenilmenin, yıkılmanın, bir son olmadığını bildirdi hep. Her yenilginin, zaferlere gebe olduğunun bilinci içerisinde ördü kozasını

**

Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız.Taşıdığımız yükle ilintilidir koşu serüvenimiz. Tarihin üzerimize yüklediği ve bir müddet kesintiye uğrayan yürüyüşümüzün, yeniden hızlanmasının mecburiyeti ile hemhal bir yürek yürüyüşü. Yeniden diriliş. Ev ev, dağ dağ, taş taş diriliş. Onun hayalini kurduğu, aslında var olanın yeniden inşasından ibaret. Yeniden görmeye, yeniden düşünmeye, yeniden algılamaya davet…

**

Sezai Karakoç, medeniyet düşüncemizi hep yeniden yorumladı. Onun yetiştirdiği birkaç neslin varlığından bahisle, “onun paltosundan çıktık” diyebiliriz. Hemen hemen herkesi, kendi düşüncesinin bir yerine çeken bir duruşu vardır. Ondan etkilenmeden, ondan bir şey öğrenmeden yürüyüş alanını belirleyen insan çok az sayılır. Onun bu kadar derinden ruhumuza nüfuz etmesinin sebebi, belki de içimizde olanı bize göstermesidir.

Evet, paltosundan çıktığımız adam. Her idealin onla şekillendiği ve bu şeklin ruh ikliminde bizleri, yeni dirilişlere, yeni keşiflere götüren hali.

Paltosundan çıktığımız adam.” Düşüncelerinin bir okul gibi uzaktan uzağa insanları eğittiği, onun felsefesinden yola çıkarak, dergilerin, gazetelerin, kitapların velhasıl bir neslin yaşam bulduğu ruh mimarı.

Çağın, belki de yaşayan en kapsamlı filozofu. Gördüğü fetih rüyasını, düşünce ikliminde şekillendirip, bizlerin de yeniden görmesi için çaba harcayan bir bilge…

Güneşi görmeden yola çıkan adam. Ayın on dördüne namzet bir yürüyüş. Paltosundan çıktığımız filozof…


 | Puan: 10 / 7 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

AHMET ÖZYAMAN { 15 Şubat 2010 16:45:22 }
TAŞIRKEN GÖNLÜMDE HİCRAN YARASI
YAŞADIK GURBETÇE GİDER OLDUK.
ÖKSÜZ YETİM PARASI
YEDİKÇE HEP YENİSİNİ ARAR OLDUK
hulusi takcı { 13 Şubat 2010 11:50:18 }
Necip Fazıl daki ccoşkun ırmak heyecanı,Sezai Karakoç'ta düz bir vadide akan dingin ırmağa dönüşmüştür. Toprağın beslenip ondan ekinler devşirilmesinin ortamını hazırlamağa çalışmıştır.Söyleyenden ziyade dinliyen gerek diye bir söz vardır ya... Ne Said_i Nursi nin vaazını ve muhalefetini ne Necip Fazıl ın çığlığını ne Sezai karakoç'un erdemli duruşunu ne Nurettin Topcu'nun misyonunu ne İsmet Özelin millet olma yolundaki gayretlerini yeterince duyan ve gören olmamıştır. İnsanlar avuntu kabilinden olan biteni gösterebilirler.Ama varolan durum beklenilen ve istenilen durum değildir.Sezai Karakoç müstesna insan, bir külliyat sahibi... ne olaydıda gençler Diriliş neslinin amentüsünü,öncü geçinenler İslamın dirilişini,sufiler Yitik cenneti anlasalardı.Bütün değerelerimize yaptığımız gib,i bu ömrünü ümmete adamış insanlara karşıda değer bilmezliğimizi göstermeğe devam etmeyelim. Bir yerden başlayalım. Öğrendiklerimizi kültürel malzeme olmaktan çıkarıp hayatımızın inşasında kullanalım.Üstadın dediği gibi "Ey müslüman islamı öyle sağ ve diri yaşaki seni öldürmeğe gelen sende dirilsin". Osman kardeşe teşekkürler
Mustafa BOĞA { 12 Şubat 2010 15:22:52 }
Evet Sevgili Osman Hocam.Güneşi görmeden yola çıkan adam.Evet güzel tesbit.Onun gösterdiği ülkü'de hareket edebilmek bizim ve bizim gibi kuşakların vazgeçilmez inancı idi.Onun yola çıktığı zaman belki Güneş daha doğmamıştı ama artık o Güneş gayrı insanlığın üzerine doğuyor.O Güneş'lerki artık Yıldızların bir hükmü kalmıyor.Binlerce olsada Gündüzün varlığında her zaman yok oluyorlar....Bizler için Sezai'ler,Abdurrahman'lar,N.fazıl'lar birer Abide'dir...Onları saygıyle selamlıyorum....Saygı ve Selam'lar size....
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Gürün ve Suçatı'nın daha iyi bir hale gelebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun138 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI