Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

80 YILLIK ÇINAR DEVRİLDİ

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 21 Yorum | Okunma 13762 Okunma | 25 Ocak 2010 19:43:00

Merhumun resmi elimize ulaşmıştır.

80 YILLIK ÇINAR DEVRİLDİ!...


Recoğ Mehmet Ali denilince hemen tanınan, herkes tarafından bilinen ve sevilen, sohbeti hoş gönlü geniş insan aramızdan ayrıldı. 80 yıl her şeye göğüs geren bu yiğit insan küçücük ama zalim bir kanser hücresine yenildi.


Evet, tarihler resmiyette 1932’yi gösteriyordu ama aslında 1929 yılında dünya ya gözlerini açan Recoğ Mehmet Ali ÖKSÜZ 31.12.2009 tarihinde gözlerini kapadı ve tüm dünyaya “Allahaısmarladık” diyerek gitti.


Henüz dokuz yaşındaydı babasını kaybetti. Bu küçük yaşta ailenin en büyük erkeği olarak ailesinin sorumluluğunu üstlendi. Babasını kaybetme üzüntüsüyle bu yaşlarda sigaraya başladı. Henüz çok küçük olduğu halde bu illette başlamıştı bir kere. Bir daha bırakamadı. Ömrünün sonuna kadar içti. Yalnız hastanede geçirdiği süre zarfında bırakabildi.


Dokuz yaşında evini geçindirmek zorunda olan Mehmet Ali ÖKSÜZ erken yaşta çalışmaya başladı. Çok çeşitli ve farklı yerlerde çalıştı. O kadar çok çalıştı ki ilkokula 12 ile 15 yaşları arasında sadece üç sene gidebilmişti. Okul bırakmasının sebebi evlendirilmesiydi. Karşıyaka mahallesinden Muhtar Yahya Sarıkaya’nın ablası ve Abdurrahman Sarıkaya’nın kızı Hatice ile evlendi ve yedi çocuk babası oldu. (Çocukları: Cemal, Hayriye, Muazzez, Cezvanur, Züleyha, Cengiz ve Fatma)


Evet, yalnız ilkokul 3’e kadar okuyabilmişti. Ama öyle zekiydi ki bu üç senede öğrendiğini hiçbir zaman unutmadı. Özellikle matematikte onun üzerine tanımam. Ne zaman markete gitsek marketçi daha hesap makinesinden hesaplamadan kendisi hemen hesabı çıkarırdı ve ben hiçbir zaman yanlış sonuca ulaştığına şahit olmadım. O kadar zekiydi ki oğlu Cemal'in Servet'inde ortaya çıkmıştı. Ve sadece o değil torunlarının hepsi de çok zekâlı kişilerdir.


Hayatı boyunca hep zorluklara göğüs germiş bir insandı. Hiç kimsede hakkını bırakmazdı. Haksızlığa da tahammüllü yoktu. Birinin bir haksızlık yaptığını görse kendine yapılmış gibi davranır ve haksızlığa uğrayanın hakkını savunurdu. Hayatının büyük bölümünü para kazanmak için gurbette çalışarak geçirdi. Emekli olup dinlenmek istemişti hep.


Emekli oldu ve dinlenmeye başladı. Ama bu seferde çocuklarının her biri bir yerdeydi. Hep ailesini bir arada görmek isterdi. Bizi bir arada görünce de çok sevinirdi. Ama hayatım boyunca babam ve bütün kardeşlerinin bir arada, dedemin yanında olduklarını hiç görmedim. Yalnız cenazesinde hep bir araya geldiklerine şahit oldum. Bir keresinde 2008’in ramazan bayramında Cemal Amcamlar ve onun en büyük oğlu Canip Abimler ve biz köyde bayramımızı geçirdik. Dokuz gün geçirdik. Dedem o zamanlarda çok mutluydu. Çünkü hepsi olmasa da ailesi toplanmıştı ve evleri şenlenmişti.


Çok cesur ve mert bir insandı. Kimseye karşı kalbinde kin tutmaz, birinde hoşlanmadığı bir hareket gördüğünde onu içine atmaz, yüzüne söyler ve bilmesi gerektiğini düşünürdü. Bu yüzden kimseye kalben bir kin tutmazdı. En meşhur sözü de sinirlenince “İnnallahim sabirsin kör şeytan kör gözüne” dir. Bir de sinirlenince boğazdan gelen bir sesle öksürmesi vardır. Beni kızdırmayı severdi. Ben kızınca, benim yiğitliğimi gördüğünde sevinirdi. Yalnız benim değil, bütün torunlarının haksızlık altında kalmadığını görünce sevinirdi.


Dedemi aramızdan hızla alan virüs; doktorların söylemiyle en az bir en fazla iki-üç yıla dayanan süreç içerisinde oluşmuş. Bizim tahminimizce 2007 yaz aylarında başladı. Çünkü artık o zaman Gürün’e giderken baston kullanmaya başlamıştı. Aslında ben bu duruma çok üzülmüştüm. Çünkü hayatı boyunca yiğit yaşayan bir adamın böyle bastonla yürümesini görmek beni duygulandırmıştı. Hastalık belirtilerini artık son evrede gösterdi. Bu Ramazan Bayramı’nda durumu çok iyi değildi. Yazında sürekli uyuyup dururdu. Normalde hiçbir iş bulamazsa evlerin önünü süpürürdü. Ama artık onu da yapmıyordu. Çünkü çok yoruluyordu. Gürün’den eve geldiğinde çok yorulduğunu ve terlediğini, sırtının yaş içinde kaldığını söylüyordu.


Bakmayın yiğit durduğuna, belli etmiyordu o zamanlarda aslında gözümüzün önünde yavaş yavaş eriyormuş. Kurban bayramında daha da kötüleşmişti ve dönüşte babam Kayseri’ye getirdi. Hastaneye götürdüğünde, hastane direk fakülteye sevk etmiş. Yapılan tetkikler sonucu bir hafta sonra açıklandı ve kesin tanı “PANKREAS KANSERİ” idi.

Ameliyat olması gerekiyordu. Araştırdık, çok düşündük ve en doğru kararın ameliyat olduğuna karar verdik. Hastaneye yatırıldıktan 15 gün sonra ameliyata alındı. Ve nerdeyse bütün çocukları yanındaydı. Ameliyattan çıktı. Doktor babama “İyi geçti, İnşallah iyileşecek” demiş. Evet ertesi gün babam yoğun bakımda yanına girdiğinde biraz toparlamış ve kendine gelmiş, iyileşmiş gibi görünüyormuş. Biz iyice sevinmiştik babamız(dedemiz) kurtuldu diye. Ama doktorların atladığı bir şey varmış. Ameliyat sırasında neşter dokunduğunda virüs kemik iliklerine sıçramış ama doktorlar bunun farkına varmamış. 28 Aralık 2009 tarihinde ameliyata girmişti. Yoğun bakımdan en az 2, en fazla 3 günden çıkar demişti doktor. İkinci gün durumu kötüleşti. Üçüncü gün daha da kötüleşti ve 31.12.2009 tarihinde saat 11.15’te hepimize “Allahaısmarladık” dedi ve bütün dünyaya gözlerini yumdu, mevlasına yürüdü.

80 YILLIK ÇINARIMIZ DEVRİLDİ!...


ALLAH RAHMET EYLESİN. MEKÂNI CENNET OLSUN

İNŞALLAH(AMİN)!


HAMİT FATİH ÖKSÜZ

 | Puan: 10 / 13 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Münire Sandayuk { 06 Mart 2010 16:25:16 }
Sevgili dedeciğim, acın hala tazeliğini korumakta, ancak senin için göndereceğimiz dua ve salavatlardan başka neye gücümüz yeter, sevgili Hamit''e teşekkürrler. seni kelimelere sığdırmayan anlatımı için. bu dünyada bunu fazlasıyla hakettin. inşallah ebedi istiratgahında rahat uyur, mevla''nın kıymetli kullarından olursun. canım dedeciğim. mekanın cennet olsun.
emrullah aydogan { 20 Şubat 2010 13:32:08 }
allah rahmet etsin allah geridekilerine sabır sağlık sıhhat versin. hani sorarya imam merhumu nsl bilirdiniz ?genciz tuncay abim ve ben kara kışın ortasında nsl olduysa dedik hadi teyzemlere gidelim düştük yola karşıyakadan kış günü sudan gectik vardık evlerine sabah 1o 11 cıvarıydı teyzem daha kapıyı acar acmaz oyyy teyzen gurban ola girin demeye başladı tabi fırında pattesde buram buram dışarı kadar geliyo girdik iceri hoş geldigiz yehenlerim gein gecin sobanın başına anahız söyüyürmüş tam pattes bişti dedi oturduk sofraya rahmetli durun başlaman hele daha ben patatesin içine tere yağı goyacam dedi ve allah bbilirya daha tadını hiç alamadım ne diyelim allah günaylarını af etsin tahsilatını artırsın
Cengiz ÖKSÜZ { 18 Şubat 2010 20:51:08 }
Canım babam sensiz günler nasıl geçecek bilmiyorum ama buna alışmalıyız sen bizim hiç üzülmemizi istemezdin şimdide üzülmemizi istemiyorsundur. İnşallah seninle bir daha ki buluşmamızda birdaha hiç ayrılmayacağız canım babam!...
hamit fatih öksüz { 09 Şubat 2010 17:52:21 }
Allah senin günahlarını affetsen.
Biz seni hala unutamadık. İnşallah yattığın yerde rahatsındır. İnşallah öbür dünyada beraber olacağız.
      --- CANIM DEDEM---
Oğuz Baki Öksüz { 06 Şubat 2010 18:06:26 }
Canım dedem sen bizi hiç üzmedin. İnşallah bunun mükafatını alırsın. Yattığın yer nurla dolsun. MEKANIN CENNET OLSUN!.
tuğrul { 02 Şubat 2010 14:04:20 }
başınız sağolsun...
Aziz TAKCI (SİVAS) { 02 Şubat 2010 13:01:12 }
Allah Rahmet etsin. Mekanı cennet olsun. Evvela tüm evlatlarına taziyelerimi sunuyorum. Bütün yakınlarına baş sağlığı dileklerimi iletiyorum. Allah kendilerine sabr-cemil ve sağlıklı sihhatli hayırlı uzun ömürler ihsan etsin.
Şinasi ÖNDER { 02 Şubat 2010 11:31:20 }
Heba olmayacak yatırım gelecek nesillere yani insana yapılan yatırımdır. Yazında dedene olan hayranlığın saygın beni etkiledi.Takdir ediyor sevgilerimi sunuyorum. Aile terbiyeside bu olsa gerek.
Ecdat diye adlandırdığımız gecmişimiz bugünlere gelişimizde rızkın temini koruma kollama vb çok sıkıntılar çekmiş olaylar yaşamıştır. Durum değerlendirmesinde zaman mekan ve şartları göz önüne alırsak .Geçmişe olan hayranlık katlanarak artacaktır.
Yiğenim sizden en iyi tanıdığım Cemal emmin ve ailesi .kıyasla hepinizi tanıdığımı sanıyorum ecdadın mükemmeliği eserlerinde görüyorum M. Ali emmiye ALLAH tan bol rahmet kalanlara uzun sağlıklı ömürler diliyorum.
Cengiz ÖKSÜZ { 29 Ocak 2010 21:00:47 }
Sevgili oğlucuğum,eline sağlık. seni kutalayacak en güzel sözcüğü, mümkün olsaydı, yine Deden söylerdi.Harika anlatmışsın. O''nun haklı sevinci ve engin gururu torunları,evlatları,hepimiziz. Sevgili BABAM''ız için göndereceğimiz sayısız Fatiha''lar umulurki o''nun güzel ve asil ruhuna daima sirayet eder. İnşallah. O''na bundan sonra da vefa borcumuzu ödemeye, O''nun ruhu için göndereceğimiz Fatiha''lar, Yasin''ler yardım eder.Sevgili babam, her zaman kale gibi yaşadın. öylede veda ettin. gurbet ve hastane kıskacında yaşadığımız, ömrünün son 19 gününü...hep yaşayacağım.unutmak mümkün mü? seni anmak,bir daha sesini duyamamk,en üstün saygıya layık şefkatini görememek acı veriyorsa da,seni anmamanın hicabına, fazlasıyla değer. Öyle bir veda ki; gözlerini kapayıp, Allah''aısmaladık deyişin... andıkça damarlarım donuyor... gözlerime hakim olamıyorum... ama çaresiz yola çıktın... seni beklemiyoruz... Dualarımız oradaki huzurun için. fakat ardın sıra hep bakacağız...   Biz senden razıydık Allah''da senden razı olsun.BABAM!.. Mekanın Cennet olsun... (amin.)
hamit fatih öksüz { 28 Ocak 2010 07:37:29 }
Canip abi hepimiz çok üzgünüz ama elimizden gelen hiç bir şey yok. gerçekten anılırken başına "rahmetli" getirilmesi benide çok üzüyor. dedemi bir gün böyle anacağımız hiç aklımıza gelmezdi değil mi? son 2-3 yıldır dedem gözümüzün önünde eriyormuşta haberimiz yokmuş. beni en çok kahreden ameliyatını olduğu gün sabah yanına gittiğimizde son bir defa onun o ellerinden öpüp ona içtenlikle sarılmamış olmam. Ama böyle olacağını bilsem hiç kuşkusuz sarılırdım. Ama ben onun ordan tabutla değilde Amcamın ve babamın yanında sapasağlam çıkmasını bekliyordum. Ameliyat günü sağ ommuzunun altına bir iğne ve küçük bir hortum takmışlardı biz gittiğimizde. iğne orda sallanıyordu. belki o ona acı veriyordu ama biz üzülmeyelim diye bize söylmedi. Ameliyat sedyesi geldiğinde yine bizden yardım istemedi. Çünkü o hiç bir zaman yardım istmeye muhtaç olmamıştı bu pis mikrop içine girmeden önce. Başaracaktı ama yapamadı amcamla babam biraz yardım ettiler çıkabilmesi için. Sedyeye biner binmez gözlerini yumdu ve gittti. Sanki biliyordu ölüme gittiğini. Orada gözlerini açsaydı bize bakarak gitseydi. şimdi bu bizi daha çok kahrediyor olurdu. Ama o son zamanlarında bile yine bizi düşündü hayatı boyunca düşündüğü gibi.
       Canım dedeciğim senin hayatını ömrüm boyunca ALLAH güç, kuvvet verdiği sürece yaşatacağıma söz veriyorum. Gittiğim her yere, tanıştığım her insana seni GURURLA anlatacağım. Recoğ MEHEMT ALİ ÖKSÜZ ismi hiç bir zaman unutulmayacak İNŞALLAH.
      ... YATTIĞIN YERDE RAHAT UYU...
Diğer Sayfalar: 1. 2. 3. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Gürün ve Suçatı'nın daha iyi bir hale gelebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun472 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI