KÖR PENCERE SAĞIR KAPI
Kategori: Portreler |
9 Yorum |
2770 Okunma |
Yazan: yavuz | 03 Aralık 2009 21:21:55
Yorumlar
İnternette dolaşırken birde suçatına uğradığımızda bizi taa eski anılara sürükleyen konularla karşılaşarak şöyle bir rahatlayıp sitresleri bir kenara brakıyoruz. Herkes buruya uğrayıp birşeyler yazmalı. Hoşca kalın.
selim
{ 18 Ocak 2010 09:07:35 }
merhaba Zuhal.
sitemizi ziyaret edip yazılarımızı okuman ve yorumun çok mutlu etti beni.
Sitemize üyelik hususunda benim net bir bilgim yok ama zannediyorum isteyen herkes takılıyor.. sizleride bekleriz.. her zaman:)))
selamlar
ben zuhal yaman.Sivas cumhuriyet anadolu lisesinde lise 2.sınıftayım.yavuz selim hoca kangalda resim öğretmenimizdi.Hocam siteyi çok beğendim.Üye olmak için çalıştım ama bulamadım.üye olunamıyor mu?
selim
{ 11 Aralık 2009 08:59:09 }
Merhaba Yunus abi. Yorumunda yaptığın o Sazcağızsuyuda elma başaklayıp dere kenarında yeme işini bayramın 4.günü yapmıştım:) elma ayazını yediği için hakikaten çok başarılıydı. O zevki bir zamanlar tatmış herkesin yerine olsun:)
Meryem teyzeciğim elerinden öpüyorum. Güzel sözlerine çok teşekkür ediyorum. Bu arada hala türküyü dinleyemedim:(
segili yegenim bu yazınla beni eski baramlara bir kez daha özlem duydurdun .bayram sabahları herkez bir kap yemekle bize gelirlerdi.dayım lar camiden gelene kadar.bir sofra kurulurdu benim rabet gösterdigim yemek lütfiye yengenin beyaz lahana sarmasıı idi.nitekim annemin ölüsündede ondan onu istemiştim.oda rahmetli yapmış getirdi.çocuklugumda yedigim dolmanın aynısı idi ve seninde dedigin gibi şimdi kimse oevden bizi ne görüyor ne duyuyor .tıpkı bizim ev gibi ..allah rahmet eylesin.yüregine saglık.
selimciğim merhaba,
mesai saatlerinde siteye girdiğimde öncelikle fotoğrafı gördüm. evet, bizim evin alt taraftan girişini(hem de karlı bir günde fotoğraflanmış) resmediyordu. ne kadar heyecanlandığımı anlatamam. hemen yazıya ulaştım. orta yerde annemin fotoğrafını görünce ağlamamak için kendimi zor tuttum. haklısın...mahallemizin bir köşesinde yaşanan bir dönem annemin vefatıyla kapandı diyebiliriz. zaten orada esas itibariyle annemin mücadelesi ve hatıraları saklı. ben de zaman zaman hayal ediyorm o mücadele evini. örneğin, annemin bazen çok çaresiz kalıp, kapı aralığından sivritepe'ye dalgın dalgın baktığını hatırlarım. sonra, elinde dükkan malzemeleri ile kapıda zuhur edip biz; misafirlerine kahvaltı için yaptığı telaşlı hazırlıklarını...aslında münevver hanımın da belirttiği gibi film konusu olabilecek bir hayattı anneminki.
selimciğim, o ev ve annemle ilgili şüphesiz söylenecek, yazılacak çok şey var. ha, bayramlar da ayrı bir serencam tabi. ama bir süreç yaşandı, hala da yaşanıyor. geriye dönülemez tabi. bundan sonrası nasıl olur onu da yaşayarak göreceğiz. ancak çok defalar belirtildiği üzere sosyo ekonomik gelişmeler yani hayatın gerçekleri köyümüzü, dolayısıyla bayramlarımızı da bu aşamaya getirdi ne yazık ki. neyse. kalemine sağlık. sağlıcakla kal. sazcıvaz'a git. eğer hala varsa o güz elmalarından ağaçlardan başakla ve derenin kenarına otur ve ye!
selim
{ 04 Aralık 2009 23:26:53 }
Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim.
Evet ebediyete göç edenlere fatihadan daha kıymetli br hediye olamaz. Mekanları cennet olsun inşallah...
Eski bayramlara gelince.... onlar artık çok gerilerde kaldı..... hayal meyal.... belkide masaldı:)))
M.Bulut
{ 04 Aralık 2009 15:34:29 }
Göz yaşları getirmez ,ne gidenleri ne o bayramları,ama elden ne gelir.Mekanları cennet olsun inşaallah .
Bundan güzel anlatım ,ancak güzel bir sinema filmi olur du.Ahmet Uluçay yaşasaydı,belkii,Onunda mekanı cennet olsun inşallah.....
Koca Yunus ne güzel demiş.....
Mal sahibi mülk sahibi
hani bunun ilk sahibi
malda yalan mülkte
var birazda sen oyalan....
Ellerinize sağlık hala o isimler arasında sörf yapıyorum,ama dalgalar benide sallıyor,içine mi çekecek ne...Selamlar
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın