Suçatı'da Projeler Yapılıp Uygulanabilir mi?
Kategori: Yazı - Makale |
8 Yorum |
1998 Okunma | 26 Kasım 2009 12:24:30

Şinasi Beye Teşekkür ediyoruz...
Suçatı'da Projeler Yapılıp Uygulanabilir mi?
Neden olmasın, tabi ki uygulanır.
Projeler uygulanacak alanın dokusuna, coğrafi konumuna, toprak yapısına, iklimine v.s. uygun olmalıdır.
Hangi proje uygulanırsa uygulansın Suçatı'da o konuda yetişmiş eleman mevcuttur. ...
Geriye ne kalıyor, icraat. Topraklarını gerçekten sevdiğini iddia eden bizlerin bir adım atması, kısa, orta ve uzun vadeli getiri sağlayacak sistemler kurması mümkün.
Bu projelerden ilki mevcut ürünlerin daha iyi değerlendirilmesi olabilir mesela.
Örneklemek gerekirse, her tür elma memleketimizde yetişmekte. Belki yanılıyor olabilirim fakat 2009 yılında üreticimizin elma satış fiyatı 20-50 kuruş arasında idi. Bu elmalar 2 veya 3 ay gibi kısa bir süre soğuk hava deposu gibi yerlerde korunup satışa sunulduğunda 1-1,5 TL civarında alıcı bulacaktır.
Suçatı'da 1 yıllık elma üretimi her ev başına ortalama 500 kg olsa ve 500 aile bu üretimi yapsa toplam 250 ton elma yapar. Doğrudan yapılacak satışlarda üreticilerin eline geçecek olan para 50.000-125.000 TL arasında değişecekken depolamadan sonra bu para 250.000-500.000 arası olacaktır.
Bu projenin uygulamasında olabilecek bir sıkıntı şu olacaktır. Halkımız acil para ihtiyacından dolayı parasını peşin almak isteyecektir. Problemin çözümü için peşin paranın finanse edilmesi lazımdır. Finansman için ister Suçatılıların ortak olduğu bir kuruluş, isterse çok ortaklı bir şirket kurulabilir. Kurulan bu şirket peşin ödeme işini yapabilecektir.
Başka bir projede buluşana kadar iyi günler diliyorum.
Şinasi Önder
|
Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy |
Yazdır
Yorumlar
ZİHİN DERVRİMİ
Mesleğim gereği ülkemizin %90''ını gezmek görmek nasip oldu. Kendi yaşadığımız yöreyle buraları kıyasladığımda, artılarımız eksilerimiz var. Güzel ama şartları zor bir bölgedeyiz. Yaşanan zorluklar, çıkış yolu aramaya itiyor. Bu arayışlarda, yeni keşiflere sebep oluyor.
Yine bizlerin bazen eleştirisine sebep olan arazinin dağınık dar oluşunda da göremediğimiz hayırlar olmuştur. Okur yazar oranındaki durum bunun bir sonucu. Göçüde yine böyle düşünebiliriz. Bir ekmeği üç kişi paylaşırken, otuzüç kişi paylaşmak zorunda kaldığında ciddi sıkıntılar olacaktı. Kısacası yaşanan olaylar, kendimizi kontrol edip herşeyi yeniden gözden geçirmemize, olgunlaşmamıza sebep olmuştur diyelim.(zihin devrimi)
Yirmi yıl önce bugünkü teknolojiden bahsedilseydi birçoğumuz
Suçatı projeleri konusuna detaylı yorumlarıyla zenginlik katan Ebubekir ağabeye ve farklı bir konuya temas eden Muhammet Öztürk hocama kendi adıma teşekkür ediyorum. Bu fikirlerin fiile dönüşmesi için sanırım biraz daha aktif olarak yazışmamız gerekiyor. Sıcağı sıcağına yani. Yazısı hakkında yorum yapılan Şinasi beyin bir cevabını hepimiz bekliyoruz. Muhammet beyin önerisinin de tartışılması gerektiği kanaatindeyim.
suçatıda suçatı olamıyorsa göç edenler özellikle beyin göçü olarak gidenler gittikleri yerlerde güç birliğini gerçekleştirebilirler o birlikteliği yaşayabilirler örnek :konut ihtiyacını giderebilmek için aynı şeye üzülen aynı şeye sevinenler bir araya gelip sağlam yapılı ortaklık kurup konut yapabilirler yaptırabilirler birarada olmanın bereketide elbette farklı olacaktır yapı kooperetifi şekli olmasa bile 4 ,5, 6 ortaklı yapılar oluşturulabilr.toplumu için zihnini yoran herkese selam ve dua ile
Türkiyenin her yerinden ğöçler oluyor büyük şehirlere.kimseye gitme diyemezsin elbette gidecek ekmeğını arayacak. Fakat suçatı başka bir göç veriyor.beyin göçünü gereçek anlamda yaşıyor suçatı.göç edenler arsında işçi sayılabilecekler gurbete gidiyor mevsimlik olarak çalışıp dönebiliyor ama beyin göçü olarak gidenler doğaldırki kendilerine sunulan en iyi ortamları ararlar projeler elbette olacak ama suçatı duraklama döneminide geride bırakmıştır selam ve dua ile
Değerli Şinasi kardeşim,bizlere sunduğun "hasat sonrası elmaların soğuk hava depolarında muhafazası" projesi için sana teşekkür ediyorum. Bu ve benzeri projelerin bölgemizde uygulamaya konulmasında Mehmet kardeşimizin söylediklerine tamamen katılarak bu proje ile ilgili olarak da bir kaç şey söylemek istiyorum. Birincisi suçatıda her çeşit elma yok. Benim bildiğim daha ziyade eski çöğür anaçları üzerine aşılı yerli çeşitlerimiz var.Bunlarında üretim miktarının fazla olmadığını biliyorum. Bu ağaçlar genelde büyük taç oluşturan ağaçlar. Böyle olmaları kaliteye etki ettiği gibi mücadeleyi ve hasadı zorlaştırmakta, ürün kaybını artırmaktadır. Bu da pazara sürülecek ürün miktarının ve kalitenin düşmesi demektir. Bu çeşitler her ne kadar çevre illerde alıcı bulsalar da standart çeşitler değil. Yani elimizdeki bu elmalara güvenerek kimse muhafaza deposu yapmaz. İkincisi yerel elmalarımızın dışında yeni, standart çeşitlerle kurulmuş bir tane kapama bahçe yok. Belki vatandaş kendi bahçesine üç- beş tane dikmiştir. Zaten çok dar bir araziye sahip suçatı için bunlarında fazla bir ekonomik değeri yoktur. Yazlık çeşitler zaten depolanmadan tüketilirler. Muhafaza için orta mevsim ve geçci çeşitlerden elde edilecek ürünü hesaba katmak gerekir. Üçüncüsü proje hazırlarken doğru istatistiki bilgilere dayanarak çalışmak lazım. mesela "Suçatı'da 1 yıllık elma üretimi her ev başına ortalama 500 kg olsa ve 500 aile bu üretimi yapsa toplam 250 ton elma yapar" diyorsun. Bunlar tamamen afaki rakamlar. Gerçekten her yıl kaliteli, pazara uygun standart çeşitlerden 500 kg ürün alan 500 aile varmı? Kasbamızda ikamet edenleri ve toplam hane sayımızı hesaba katınca kafamızda soru işaretleri beliriyor.Bu konuda çok net olmasada yakın değerler bulunabilir. Dördüncüsü hasat döneminde 20 krş'a satılan bir kg elmayı 2-3 ay depolamakla 5 katına satılacağına dair geçmiş yıllara ait veriler varsa bu veriler kullanılmalıdır. Bu ürünlerin depolama maliyetleri vs. hesaba katılarak daha net rakamlar, kullanılan sermayenin karlılık oranı vs. verilmelidir ki projenin uygulanabilirliği ortaya konulsun. Olsa larla proje yapılmamalı. Yoksa uygulamada başarı şansı olmaz. Bunları yapıcı tenkitler olarak almanızı temenni ediyorum ve saygılar sunuyorum.
taner
{ 28 Kasım 2009 23:01:41 }
ARKADAŞLAR ilk defa telinin geleceğiyle ilğili bir yazı okuyunca inanın sevindim benimde kendime has birtakım projelerim var İNŞAALLAH bir araya gelirsek bu nacizane projelerimi sizlerle paylaşırım hiçolmasa benimde kasabamla ilğili bir katkım olur.bu tip konuları ele alalım ve birşeyler yapalım.HAYDİ BİSMİLLAH
Önce Suçatı'da proje olanakları ile ilgili güzel bir yazı arkasından neden Suçatı'da hatta Sivas'ta projeler olmadığı ile ilgili çok yerinde bir yorum. Evet, projelerde zaten olması gereken de bu değil mi, projeler olası engelleri ile birlikte sunulduğu zaman çok daha inandırıcı ve çok daha faydalı olacaktır. Bu bağlamda Mehmet Bey'in yorumunu ve Şinasi beyin fikrini çok değerli buluyorum.İnşallah önce ortam hazırlayıp sonra da projeler yapacağız hep birlikte.
Şinasi bey Bizim Suçatı nın Şanssızlığı Sivas a bağlı olmasından kaynaklanıyor bugün büyük yatırımcıların hemen hepsi Devlet destekli iş yaptıkları için büyümüş gitmişler , bu destekler SSK indirimi ,Elektrik indirimi arazi indirimi vs.sıralanabilir .
Geçen yıl Gaziantep Gelişti diye teşvik kapsamından çıkardılar burdaki SANKO ve diğer büyük firmalar ayağa kalktı şimdi yine teşvik kapsamına aldılar anlatmak istediğim Bugün Sivas gibi Sahipsiz yerlerde özkaynaklarla iş yapmak çok çok zor geniş arazilerimizde yok ki yatırımcılara gelin fabrika kurun diyelim velevki olsa yine istanbuldaki tekstil firması Van a yatırım yapar ama teşvik olmadığından dolayı yine Sivas veya suçatı na yatırım yapmaz .
Aslında bu sorun Suçatı nın değil Sivas ında en büyük proplemi yine devlet teşviki olmak kaydıyla ben suçatın da yem maliyetlerinin düşüklüğünden dolayı Büyük ve küçükbaş hayvancılık merkezi olabilir diye düşünüyorum saygılarımla
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın