YUNAK
Kategori: Yazı - Makale |
4 Yorum |
2215 Okunma |
Yazan: tatar | 09 Kasım 2009 23:30:36

Hulusi Tatar ağabeye teşekkür ediyoruz...
YUNAK (KÖYDE KIŞ HAZIRLIKLARI)
Her yörenin kendine has kış hazırlıkları vardır.Bu yapılan kış hazırlıklarının çoğu neredeyse unutuldu yada unutulmak üzere. Bizim yörede de Ağustos ayının ortalarına doğru köylümüzü bir telaş alırdı. Bu telaşın başlıca sebebi bir an önce yağmura yaşa kalmadan, zahrayı yapıp içeri atmak gelirdi.Başka köylerden motorlarla getirilen buğdaylardan hanedeki kişi başına göre 70--80 külek alınırdı. Bu alınan buğdaylar değirmen harığının altından ırmağa doğru akan suyun yanına götürülür.Burası hafifçe kazılarak küçük bir gölet hazırlanır,hazırlanmış olan bu göletin içerisine büyük ve sağlam bir bez serilir, kenarları taşlarla sağlamlaştırılarak bu yunağın içerisinden su geçirilerek buğdayların yıkanması için hazır hale getirilirdi.
Bu serilen bezin alt tarafındaki uçlarını, bir kişi yukarı doğru kaldırarak içerisindeki suyun göllenmesini sağlardı.Bu göllenen suya, yıkanacak olan buğdaylar boşaltılır ve içerisine bir kişi girerek ,el ve ayakları ile suyun içerisindeki buğdayları karıştırırdı.Karıştırılan bu buğdayların içerisinde bulunan kessekler erir. Çerçöp,yabancı ot tohumları,içi boş buğday daneleri suyun yüzüne kalkar.Bezin ucunu havada tutan kişi yavaş yavaş aşağı doğru indirerek suyun yüzüne çıkmış bu yabancı maddeler suyla beraber alt tarafa konmuş gözerin içerisine akmasını sağlardı.
Gözerin içerisinde biriken bu maddelerin hepsine birden hızmık denir ve bu hızmıklar hayvan yemi olarak kullanılırdı.Yıkanarak temizlenmiş buğdaylarda aynı şekilde gözere akıtılarak ayrı bir bez üzerine yığılırdı.En son yunağın dibinde kalan taşlarda temizlendikten sonra,
yıkanacak buğdaylar bitene kadar bu işlem devam ederdi.Yıkama işlemleri devam ederken bir taraftanda Harmanyeri'ne hasa bezleri serilir, temizlenmiş olan buğdayların suyuda sırkıtıldıktan sonra bu bezlerin üzerine kurutulmak üzere ince bir şekilde serilirdi.Havanın durumuna göre,
buğdaylar iyice kuruyana kadar bir veya iki gece Harmanyeri'nde yatılırdı. Kurutulan bu buğdaylar sıra gelince un yapılmak üzere değirmene indirilirdi.
Ayrıca buğdayların bir kısmıda evdeki kalaylanmış büyük bakır kazanlarda kaynatılarak hedik yapılır ve hedikler saplı ile kazandan çıkartılarak dama serilerek kurutulur daha sonra bulgur çekilmek üzere değirmene götürülürdü.Değirmende öğütülen un,çekilen bulgur ve döğülen gendime eve getirilir. Eve getirilen un ve bulgurlar, mukakkak her evde ya ocaklıkta yada zahralıkta bulunan iki bölmeli ağaçtan yapılmış ambarın bir gözüne un diğerinede bulgur doldurulurdu.Daha sonra komşu kadınlar birleşerek sırayla erişte kesilir gusgus dökülürdü. Bu kesilen eriştelerin bir kısmı
yanan ocağın üstündeki sacta kavrularak pilavlık olarak ayrılırdı.
Köyümüzün tarihsel süreç içerisinde başka yerlerde rastlanmayan kendine özgü örf, adet,gelenek ve görenekler oluşmuştur.Bize ait olan bu özellikler son zamanlarda hızla erozyona uğramaktadır.Yüzyıllar içerisinde oluşmuş bize ait kültürümüzü gelecek kuşaklara aktaralım.
Bizden sonraki kuşakların,bize ait bu kültürü görerek ve yaşayarak öğrenme şansları gittikçe azalmaktadır.
HULUSİ TATAR
İZMİR
|
Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy |
Yazdır
Yorumlar
Mustafa bey merhaba , yorumunuz için teşekkür ediyorum.Yeni teknolojiler çıktıkça eski adetler unutuluyor.Her şey makinalaşıyor maalesef ona paralel insan ilişkileride soğuyor, canlılığını kaybediyor,makineleşiyor.Doğrudur şimdi herşey hazır alınıyor bolda bulunuyor.Ama insanın kendi el emeği ile hazırlayıp içinde ne olduğunu bilerek gönül rahatlığı ile yemeside başka bir mutluluktu.Ne yazık ki zamana karşı gelinmiyor herşey son hızla eriyip gidiyor.Başkan vekilimiz Cemalettin beyede ayrıca selamlarımı iletin lütfen.Herşey gönlünüzce olsun hoşça kalın.
Bir memleket adetleri ile birlikte vardır. O yüzden memleketimizin tanıtımı adına yapmış olduğunuz bir adetimiz ile ilgili yazınız çok değerli. Teşekkür ediyorum.
Sevgili Hulusi bey,şu anda Cemalettin Boğa'da başkan vekili ayrıca size selamlarını iletiyor.Güzel yazınızdan dolayı sizi kutluyor.
Evet sevgili kardeşim Hulusi bey,gerçekten güzel bir adetlere değinmişsin.Aslında o zamanlar düvenlerde çıkarılan buğdaylar taşlı ve topraklı idi,bu taş ve toprakla beraber çıkan buğdayı temizlemak lazımdı,bunun içinde Yunak'ı yapmışlar güzel bir adetti.Ama şimdi döver biçer'ler çıktı buna ihtiyaç kalmadı.Aslında inanırmısın değirmene bile ihtiyaç kalmadı.Şimdi lazım oldukca çarşıdan un alınıyor.O adetler kalktı.Güzel yazınız için teşekkürler,ellerinize sağlık eskileri yad ettikçe insan bayağıda hüzünleniyor hani....Selamlar
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın