Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

YARIN ÖLECEKSİNİZ

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 5 Yorum | Okunma 2205 Okunma | Yazar Yazan: musa | 11 Ekim 2009 00:12:49

Musa Beye teşekkür ediyoruz

YARIN ÖLECEKSİNİZ!

Ölmeden önce ölünüz!                              

Hz. Muhammed 

Yarın öleceğinizi düşünün! Biliyorum, bu hiç de hoşunuza gitmeyecek, belki düşünmekten de kaçınacaksınız. Ama düşünmekten kaçınmanız, ölümü ve ölmenizi engellemeyecektir. Her an ölebilecek yapıda olduğunuzu unutmayınız! 

Hani yaşadığımız birçok olayı önceden düşünmesek, planlamasak  da yaşamıyor muyuz? Ne biliyoruz, yarın herhangi bir olay gibi ölüm olayıyla karşılaşmayacağımızı. Hem aynı bizler gibi ölümünden bir gün önce hayatını sürdüren, gelecek için planlar yapan, büyük bir telaşla koşuşturan, belki de ölümü hiç aklına bile getirmeyen bir insanın, bir gün sonra öldüğüne şahit değil miyiz? Bütün bunlara ister istemez ”evet” demek zorundayız. Çünkü ölüm olayı, bizim dünyadaki varlığımız kadar gerçektir ve hiçbir şekilde kurtuluş yoktur. Olayın ilginç tarafı, içimizden birçok insanın ölümüne bizzat şahit olduğumuz halde, kendimizin de tıpkı o insanlar gibi öleceğine bir türlü inanamıyoruz. Sanki bu olayın bizden başkaları için geçerli olduğunu düşünüyoruz. Ölümü sürekli uzak tutuyoruz kendimize. 

Gelin, tüm bu kaçışlardan kurtularak yarın öleceğimize kendimizi inandıralım. Ölümü tüm bedenimize hissettirelim. Yani ölmeden, ölmeyi deneyelim. Ve bir süre gerçekten ölmüş gibi, kendi durumumuzu, geride bıraktıklarımızı, yarım kalan işlerimizi, yarına dair planlarımızı; kısacası ölümümüz karşısındaki tepkilerimizi ölçelim… 

Eğer bu denemeyi gerçekten yapabildiysek, kısa süreli de olsa büyük bir korku ve çaresizlik yaşadık demektir. Çünkü, ölüm bizi her şeyimizden ayıracak. Bu korku ezecek bizi. Belki de teselliyi bir gün dahi olsa ölümü düşünmemekte bulacağız. Ama ölümü düşünmemiz veya düşünmememiz yarınki ölümümüzü engellemeyecektir. Ne yapacağız o  zaman bu kısa sürede? Çünkü, ölüm kadar acıdır ölüm korkusuyla geçen saniyeler. Ağır gelmemeli bizim ölümümüz bize. Başkaları da bizim gibiydi.  Onlar da ölmek istemiyorlardı. Onların da içleri ürperiyordu ölümü düşündükçe. Fakat kurtarmadı bu düşünceler onları ölümden. Biz de bir “onlar” olacağız. 

Evet, ölümü düşünmekle belki de büyük çıkmazlara girdik ve büyük korkular yaşadık. Acaba bu olay, gerçekten bizi çıkmazlara sürükleyecek, çaresiz bırakacak, korkuların en büyüğünü yaşatacak bir olay mı? Yok mu hiç çıkar yolu? Eğer ölümü bütünüyle erime, yok olma anlamında algılıyorsak,  korkularımızda haklıyız demektir. Ama ölümü bir yok oluş değil de  yeni bir doğuş, yeni bir başlangıç ve insanın aslına dönmesi şeklinde algılıyorsak, ölüm korkusu diye bir korkumuz olmayacaktır. Biz yine de yarın öleceğimizi unutmayalım. Bu bizim yok olmamız olmayacak, aksine, yaşamı doğru algılama noktasında bize birtakım ipuçları sunacaktır. 

Rahat olmalıyız, elbette ki hayat bizim tanıdığımız hayat, dünya da bizim tanıdığımız dünya olamaz. Gördüklerimizden daha fazlasını düşünmeliyiz. Biz, gerçek biz olduğunuz müddetçe  hiçbir korkumuz olmayacaktır. Ölüm karşısında korku duymak yerine, ölümdeki hikmeti, sırrı, anlamı kavramaya çalışmalıyız. Korkularımızın yerini tefekkür, ilim, bilgi ve iman almadıktan sonra, gerçek anlamda mutluluğu yakalamamız da çok zor zaten. Öyleyse bizleri aşan şeylerin korkularını bir kenara bırakarak, yaşamdaki temel esprileri yakalamaya çalışalım. 

                                                                                                             

 Musa TAKÇI


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Mustafa BOĞA { 12 Ekim 2009 08:22:31 }
Ne güzel konulara temas etmişsin Musa bey,ölüm belki insana mana itibariyle soğuk tesirler yapsada aslında ölüm,Ruh'un bir bedene hapsolduğu yerden kurtuluşudur,hürriyetine kavuşmasıdır kendine gelmesi sevdiğine kavuşmasıdır.Ama inanan Allahını bilen onun emirlerine uyan kişiler içindir yoksa ölüm bir işkence cezadan başka bir şey değildir.Hz. mevlana Şeb-i Aruz yani düğün gecesi,sevgiliye kavuşma günü olduğunu söylemiş Aşık ile Maşuk'un kavuşmasıdır.Yine Hz. Mevlana''Herkes ayrılıktan bahsetti bense Vuslattan''diyerek ölümün inanan için bir kavuşma olduğunu her fırsatta söylemiştir.Ne güzel bunu anlayıpta ona göre hareket edenlere vay yazıklar olsunki tersine hareket edenlere.Saygılar ve sevgiler sunuyorum,Ellerinize sağlık...
Emrullah TOPRAK { 11 Ekim 2009 17:43:51 }
Hakikaten düşünüldüğü zaman ölüm bir ürperti veriyor insana. Ancak ölümü ve sonrasını hayatın gayesi olarak algıladığımızda insan bir anda ferahlıyor. Tabiî ki bu ne kadar hazırlık yaptığımızla da alakalı. Zannedersem sitemizde yayınlanan ilk yazılardan biriydi, Canip kardeşimizin “Beklemeye değer tek şey ölümdür” başlıklı bir yazısı vardı. Ölüm gerçeği üzerine güzel bir denemeydi. Çoğu kez düşünmekten kaçındığımız bir gerçekliği dile getirdiğiniz için teşekkürler Musa Hocam.
Hidayet Takçı { 11 Ekim 2009 17:06:11 }
Yazmak cesaret isteyen bir iştir. Hele de ölümü yazmak daha büyük bir cesaret... Hayatımız kadar gerçek olan ölümü yazınızla bize hatırlattığınız için teşekkür ediyorum. Ölüm tek başına dahi en iyi nasihatçi. Belki de ölüm olmasaydı herkes firavunlaşmaya meyil gösterebilirdi. Ölüm freni sayesinde sükunet bulan nefislerimize ölümü yeniden hatırlattığınız için teşekkürler. Bu arada demeden geçemeyeceğim. Uzun bir aradan sonra aramıza döndünüz ve bence dönüşünüz muhteşem oldu. Yazılarınızdaki kalite artışını görmemek mümkün değil. Selam ve saygılarımla
Burhan Emre { 11 Ekim 2009 15:57:07 }
Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş ahiret için çalış .hadisi şerifini hayatımıza düstur edinerek, dengeyi doğru kurarsak herhalde ölüme her an hazır yaşayabiliriz.
mehmet canib öksüz { 11 Ekim 2009 02:45:43 }
arap şairin mezar taşnda yazdığı gibi "dün senin gibiydim, yarın benim gibi olacaksın" ve nefsi ölümle terbiye etmek yani hayatı ölüm gerçeğini asla unutmadan anlamlandırmaya çalışmak. kesinlikle en emniyetli en olması gereken şey...her kelimesi duyularak samimiyet ve ciddiyetle yazılmış gerçek bir yazı okudum. ellerine sağlık dayı.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun505 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI