Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Kasabaya Geldiğimizde

Kategori Kategori: Anı | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 2548 Okunma | 29 Ocak 2007 15:39:11

Kasabaya taşındığımızda ,10- 11 yaşlarımdaydım.

Şuğul’ da dedemin bir evi vardı. Bu eve sahip olabilmek için 3 duvar örmüştü .Orada bulunan kocaman bir  kaya dördüncü bir duvar vazifesi görüyordu.üç duvarın üçüde düzdü, yani en azın dan dördüncü kaya duvara nispetle düz sayılırdı.

 

Yüzünde nadiren gülümsemelere tanık olduğum dedem ,herzaman bir  işle meşgul olurdu ,yamek saatleri haricinde dedemin ,boş durduğunu ,yahut gereksiz birtek kelam ettiğini duymadım.

 

Herşeyi cimrilik derecesinde ölçülü harcardı.Herşeyin sayısı ve ölçüsü belli idi.Harık başında bulaşık yıkamayı öyle severdim ki ,ama katiyen dedemin olduğu zamanlarda buna izin verilmezdi .Sayılı çay bardaklarından birinin kırılması yahut kimbilir kaçıncı on yılını doldurmuş kaşıklardan birinin harıkta kaybolması dehşet verici bir şeydi.Kimse benim yüzümden  o okkalı azarları işitmeye cesaret edemezdi.

 

Onun için dört gözle Cuma gününün gelmesini ve dedemin dükkanların önüne inmesini ,oradanda kısmetse Gürün  e gitmesini dört gözle beklerdik.

Beklerdik ki ;harıkta istediğimiz gibi oynayalım.’Kertilir’ diye izin verilmeyen kendirle salıncak kuralım,hepsi yetmeden toplanması yasak olan kirazları burnumuzdan gelene kadar yiyelim.

Vehasıl tüm yasakları bir kaç saatin içinde ne kadar çiyneyebilirsek okadar çiyneyelim.

 

Dedemin eşeği semerleyip aşağıya dogru inmesi ile birlikte küçük halam kardeşim,komşu çocuklarından bir ikisi ,operasyon hazırlıklarına başlardık.Annemi asla dinlemezdik neden dinleyelim ,rütbece oldukça pasifti  (!) canım benimm…

 

Salıncaklar kurulurdu nöbetleşe mastafa başında beklerdik ,dedemin geldiğini gören haber verirdi ,o  yukarıya çıkana kadar tüm izler yokediliverirdi.

 

Bir Cuma günü  halamın aklına herzamanki dahiyane fikirlerinden biri geldi.(!)Elarabasına sırayla bizi bindirip ,örenle ev arası gezdirecekti…

Ben reddettim korktum,güvenemedim.Üç kardeşimi attığı gibi arabasının terkisine başladı aşağı yukarı koşturmaya .

                                              

Halam ;“o zaman sen bekle dedeni görünce haber ver“dedi .“Tamam“ dedim ama ben kiraz derdindeydim ,patlayana kadar yemeliydim,günlerden cumaydı (!)Ve ,nöbeti unuttum.

 

En son annemin“ deden geliyor“ diye bağırdığını duydum .Sonra halamın“ itiniz olam“ diye bağırdığını duydum ,ve harığın çamura bulandığını gördüm,bir baktım kardeşlerim harıkta çırpınıyor.

 

Kardeşlerimi harıktan annem çıkardi.Dedemin o meşhur   sözleriyle bezenmiş azarlarını dinledik.Kiraz yolduğum için ,ikinci büyük suçlu ben ilan edildim.

O gün tek tesellimiz kendiri yerinden oynatmamiş olmamız oldu.

Salıncakta yakalansak kesin baston kafamızda paralanırdi.

Annecıgimde muhtemelen görevinden alınırdı(!)

 

Ahhh be dedeciğim ,bak şimdi canımız çekip kiraz yiyemiyoruz.O kirazların tadını hiç bir kiraz vermiyor.Ya o cevizler…Hep yasak olan cavlamadan yenmez diye yasasını bile yapdığın cevizler…

 

Ceviz kabuğunu doldurmayacak  mevzuulardı be dedeceğim…

 

Ama itiraf etmeliyim Telin  o halleriyle de güzeldi.

 

 

Hak Teala rahnet eylesin….

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Goncagül { 30 Ocak 2007 12:00:35 }
Suna hanım allah dedenize rahmet eylesin o öyle olmasa bu anıların ne önemi kalırdı. Anı olmazdı her şeyi serbest yapmış olsaydınız en güzel şey kaçamak yapılandır derim tadı ozaman daha başka oluyor:)

Benimde bir cok anım var güzel ve her anını tekrar yaşamak istediğim...

görüşmek üzere
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun803 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI