Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Kar Düşünceleri, Kardeş Düşünceleri

Kategori Kategori: Anı | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 3194 Okunma | Yazar Yazan: emrullah | 28 Ocak 2007 20:12:16

Galiba herkes yaşar bu duyguyu. Hani oruç ayı gelince "Nerde o eski ramazanlar" deriz. Tekne orucu tuttuğumuz günleri hatırlar, çocukluğumuzun iftar sofralarına otururuz

Bir de kar yağınca depreşir bende bu duygular…

Ve ilk kar düşünce toprağa, aklıma hep iki kişi gelir.

Biri kardeşim, biri de ben. Ve tabi Yukarı Suçatı’daki evimiz...

Hafızalarımızın en taze, zihinlerimizin en berrak olduğu yıllar…

Bir bahar sabahı kadar aydınlık,

Bir kış gecesi kadar gizemli, saf çocukluğumuz…

Tabelasında “Yukarı Suçatı İlkokulu” yazan okul yıllarımız…

Tıpkı bir Hayat Bilgisi fotoğrafıydı yaşadıklarımız…

 

   Sadece ikimize ait küçücük bir dünya. Bir de sevinç anlarından hatırladığımız ve ancak, babamızın camiye gittiğinde fark edebildiğimiz ablamız ve yengemiz vardı. İkimizin de yaşamaktan çok keyif aldığı ve heyecan duyduğu iki önemli gün vardı. Birincisi, İstanbul’da okuyan ağabeyimin köye döndüğü gün. Bu bizim için Kurban yada Ramazan Bayramı kadar heyecan veren bir gündü. İkincisi, sömestri tatilinin ilk günüydü. Cumartesi sabahı her günkü okul alışkanlığıyla erkenden kalkıyor, bir müddet sonra kalbimize fısıldanan “bugün tatilin ilk günü” müjdesiyle dünyanın en mutlu insanı oluveriyorduk. Dışarıda manzara müthişti. Kar her yanı tutmuş, toprak damlar çoktan beyaza bürünmüş, her nesne kıştan nasibini almaktaydı.

 

Önce ellerimiz tadardı kışın sert yüzünü,

Kartopu oynayan, sonra da soba borusunda sızlayan ellerimiz.

Zemheride yanan soba gibi sıcak yüreklerimiz,

Pencerenin önünde üşümüş bir çift serçe kuşu,

Baca ziftinden nasibini almış bir antep kilimi,

Ve tabi gürül gürül yanan bir soba,

Sobanın yanında uyuklayan kedi,

Fırında patates, yağsız çökelek, tandır ekmeği.

 

   Kışları bir başka oluyordu köy. Hele de pencereden, pamuk topakları gibi düşen karları seyretmek bir başka güzeldi. Birazdan evde kahvaltı yapılacaktı. İçinde tezek yanan sobanın fırınında, küçük patatesler yumuşacık olmuş, çökelek ve tandır ekmeğiyle buluşma anını bekliyordu. Üstten kulplu mavi çinko çaydanlık, epeyce bir süredir odadakilere şarkılar söylüyordu. Kedi her zamanki yerinde, çaydanlığın şarkılarıyla uyumuştu bile. Pencerede uzun suredir vızıldayan sinek, bir müddet mola vermişti sanki.

  

   Babam o gün bir “ihvan” sohbetine gidecekti. Bu da bizim için, kızak kaymamıza en elverişli gün demekti. Kahvaltı yapıyorduk ama düşüncelerimiz dışarıda geziniyordu. Babamın olmadığı saatlerde rahat bir şekilde kızak kayabilecektik. Zaten tatilin ilk günü ve herkes sokaktaydı. Haki, Mümtaz, Bekir, Ahmet, Kırmızı Kadir, Hulusi, Rüstem… Yahu şu Mahigilin davarı da yok mu, hep bizim kayak pistimizi bozuyordu. İşin yoksa bir de pantolonuna bulaşan keçi, koyun kığısını temizle. Akşama doğru babama yakalanmamış olmanın verdiği huzurla eve giriyor, pantolonlarımızın ıslak yerlerini saklayarak pencerenin önünde yerlerimizi alıyorduk.

 

    Yıllar sonra bugün. Ben yine pencerenin önünde, kar yağışını seyrediyorum. O yıllardan aklımda kalan yine iki kişi, Kardeşim ve ben. İçimde garip bir burukluk hissi. Vakur bir şahin yavrusu edasıyla Sen; sessiz ama kararlı bir yol çizdin kendine. Hiçbir şeye aldırış etmeden. Şimdi ise ayrı şehirlerde yaşamanın verdiği hüzünle baktım pencereden. Artık ne bir serçe kuşu var, ne de kızak kayan bir çocuk…

 

İlk kar düşünce toprağa,

Aklıma yine Sen geldin,

Kartopundan pembeleşmiş ellerin,

Bir de pazartesi sabahı,

Zengibar otobüsünü bekleyişin.

 

Yere düşmüştü burnu kardan adamın,

Ve o zaman başlamıştı ilk ayrılık,

Bunu hiçbir zaman bilemedim.

Çocukluğumuzu yaşadık yaşamadık,

“Daha dün annemizin kollarında yaşarken”

O şarkıyı bir daha hiç söylemedik.

 

Ezberindeydi hep Amenerresulü, Rahman,

Bir de babam okuturdu nasara yensuru nasran.

Oysa Sen, gittiğin okula inat,

Ülker, sony, opel logoları çizerdin,

Harita metot defterine hiç durmadan.

 

Şimdi nerede bir tabela görsem,

Yine sen gelirsin aklıma,

Ama bir türlü anlayamam,

Neden hala sitem eder babam,

“Gidip de bir köye olmadın imam”

İzin ver artık ey sevgili babam,

Bari tabelada yaşasın Kardan Adam.

  

   Kar yahut kardeş. Aslında herkesin vardır, karda bir kardeş masalı. Bu yüzden kar, biraz da kardeştir bize, insanlığa. Beyaz kâbus değil bereketin habercisi, rahmetin beyaz rengidir. Dua edelim, hemen düşmesin burnu kardan adamın. Dua edelim de Martta yine kazma kürek yakalım. Kardeşçe bir dünya temennisiyle…

 

Emrullah TOPRAK

Ocak–2007

Melikgazi/KAYSERİ

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

EMİNE TOPRAK { 08 Kasım 2008 22:18:37 }
BU YAZINIZLA ÇOCUKLLUK ANIMIZ HATIRLATIĞIN İÇİN ÇOK SAĞ OL YAZILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM .
nesibe { 17 Ağustos 2007 16:58:15 }
yaınız bizi çok duygulandırdı
S.TAKCI { 15 Şubat 2007 09:46:34 }
Sevgili Kardeşim, yukarıdaki kısa yorumumu "Sevdiğim Kokular" adlı şiirin için yazmıştım.Gerçekten o şirinde çok güzeldi.Bu yazın ve şiirinde harika. Yaklaşık tattığımız birçok ortak hatıralar ve duygular bir başkasınca ancak bu kadar izleri temsil ederdi.Yazılarında ve şiirlerinde insanı sıkmayan, dillendiren ve dinlendiren sade ve akıcı bir uslup var. Taktir ve teşekkürlerimi belirtir, gözlerinden öperim.Ayrıca Bizim Sivas Gazetesi'de de Sevdiğim Kokular şiirini görüp mutlu olduğumu belirtmek isterim.
ÖMER FARUK { 14 Şubat 2007 17:50:06 }
tebrikler yazılarınız daha sık olarsa sevinriz selamlar
Musa TAKÇI { 30 Ocak 2007 00:22:15 }
Sevgili Emrullah, duygu yüklü yazını okudum.Yazını okurken o günleri yaşadım diyebilirim.Gerçekten de hayat çok garip,ne zaman çocuk olduk, ne zaman büyüdük ,ne zaman yurdun değişik yerlerine dağıldık ,insan bir türlü anlayamıyor.Kısacası hepsi kocaman bir yalan olup gidiyor.Ama izleri kolay kolay bilinçaltımızdan silinmeyen, hatta daha da derinleşen yalanlar…Zaten hayat dediğimiz de bu değil mi? Eline,yüreğine sağlık…
Hidayet Takçı { 29 Ocak 2007 16:07:07 }
Emrullah hocam bu ne güzel anlatım ya. Yazına hayran kaldım. Şiirinde ise inan çok duygulandım, hakikaten kar yağışının o güzelliğine gizlenmiş ne çok ta anımız var. Onlardan bir kısmını çıkarıp bizi duydulandırdığın için teşekkürler.
Sami Takcı { 29 Ocak 2007 15:35:40 }
Sevgili Kardeşim Emrullah,yazdığın bu şiirdeki duyguları harfiyyen bize de yaşattın. Gerçekten çok güzeldi. Bundan sonra da yeni şiirlerini bekliyoruz. Eline, diline sağlık.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun806 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI