Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

ANNESİZ EYLÜL AYI

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 5 Yorum | Okunma 2540 Okunma | 14 Eylül 2009 00:45:35

Teşekkürler Yunus Ağabey, Allah Sabır Versin...

ANNESİZ EYLÜL AYI

 

Eylül ayı bu kez şiddetli geldi, anneciğim. O mahcup halinden çok uzaktı. Hani, güneş adeta kendini saklar, sanki bir yerlere kaçmak istercesine tepelerin arkasına sarkardı. Hani, ayva ve iğdelerin haricinde  bilumum ağaçlar yorgunluklarını artık gizlemezlerdi. Bağlar, bahçeler bozguna uğrar, biz çocuklar ve seyip hayvanların maskarası olurdu.

 

Eylül ayı bu kez şiddetli geldi, anneciğim. Kendini belli etmeden gökyüzünü kaplayan bulutlar eylül sonlarında sessiz sedasız yağmur olup yağmaya başlardı; kimsenin canını almadan, korkutmadan, yerinden yuvasından etmeden…o yağmurlar ki yapraklara gözyaşları döktürür, fakirlerimize çaktırmadan kışı hatırlatırdı.

 

Eylül ayı bu kez şiddetli geldi, anneciğim.  Çok kızgındı, hem de çok kızgın. Bizler acımasızlaştıkça eylül de  çılgınlaşmıştı mı ne… öyle bir yağmur yağdı ki, oluşan seller, önüne ne geldiyse sildi süpürdü, ardında bir sürü hikayeler bırakan canlar aldı. Danalığı andıran aracın arkasına sıkıştırılan ekmek peşindeki bayanların sele kapılması ise ziyadesiyle hüzün vericiydi… oysa anneciğim, çocukluğumuzun eylülleri nasıl da merhametliydi. O çok sevdiğin toprak anada yetiştirdiğin soğanı söker, balkona kuruması için güvenle sererdin. Keza, güneşe çaldığın fasulyeyi ve imece usulüyle doğradığınız erişteyi de. Bulguru, gendimeyi de unutmadan…işte eylül bu kadar güvenilen bir aydı; bizleri  ekime ve kasıma taşıyan…

 

Eylül bu kez şiddetli geldi, anneciğim. Oysa, hayatı zevk ve sefadan ibaret sayanlar 09.09.2009 tarihi üzerinden ne kadar da çok hanek(!) çıkarmak üzereydiler. Hayatı köpürtenlere eylül bu kez farklı hem de çok farklı bir yüzünü gösterdi, anneciğim. Aşıkların buluştuğu, titrek kalplerin heyecanla attığı ve aynı zamanda sarıya çalan duyguların da yoğun yaşandığı bir ayı soluklamaya hazırlanırken…

Eylül ayı bu kez sensiz karşıladı bizleri, anneciğim. Hem de ismine yakışır şekilde, bir yazarımızın dediği gibi hüzün ve matem ayı olarak…şimdi köyü düşünüyorum da sensiz bir mahalle, sokak ve de evimiz ne kadar da mahzun olmalı. O kuru bayırdan yukarı çıkarken herkesi sorup soruşturan, muhabbet ve sevgi aşılayan biri olarak artık yoksun. Evimizin  merdivenlerini toz toprak kaplamıştır, çoktan. Kediler balkonu terk edeli epey olmuş, muhtelif böcekler de ortalığı mekan tutmaya başlamıştır, her hal.

 

Elimde değil anneciğim, eylülle birlikte içimde kopan sızı bütün yüreğimi kapladı. Öksüz olmak böyle bir şey olmalıymış, anladım. Rabbime dua ederken bana gülümsediğini hayal ediyorum. Bana sabır tavsiye ettiğini, hatta kendisini bırakıp kendime bakmam gerektiğini…

“Küçük bahçedeki kayısı ve dut ağacının yaprakları çoktan sarardı. Lütfiye kadın, elindeki süt dolu bakraçla balkon merdivenlerini tırmanırken, güz kedileri etrafını çoktan sarmıştı.

-Emine! Sobanın üzerindeki yemeğe baktın mı kızım?

-He ana.”

 

 12.09.2009 avcılar/istanbul

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

HABİP BEDİR { 05 Ekim 2009 13:59:50 }
Eylül hazan başlangıcı
Eylül ayrılık ayı
Eylül yeni bir hayata başlama adına kabuğuna yuvana kapanma zamanı yavaş yavaş...Evet bu eylül dayıcığım yok anne annem ama yepyeni bir baharda tapteze çiçeklerle buluşma adına yok....eline sağlık
Hulusi Takcı { 16 Eylül 2009 11:40:39 }
Eylül diyorsun ve Eylülü tarife yelteniyorsun yunuscuğum. Mevsimlerin ve ayların ruhundan uzak mekanlara mahkum olduk.Bunu biz seçtik bir bakıma..İLk ayrılıktan sonra köye dönerken gördüğüm ilk yapraklarını dökmüş selvi ağacı,hıçkırıklarımın boğazıma düğümlenmesine sebep olmuştu.İçimde tarif edemediğim duygu selinin beni bambaşka dünyalara savurmasına. Her mevsimi deği,l anadolunun her ayının bile ayrı bir gizemi ruhu ve güzelliği vardır.Her biri diğerini tetikler hazırlar sanki.Eylülün hüznüne sebep Ağustosa veda ediştir. Hani aşkın şiddeti ayrılığın acısını ne kadar tetiklerse oda öyle..Eylül hüzün denilir aslında eylül bir göz kırpıştır, hüzne ve ayrılığa hazırlığa kalkıştır. Ekim ayına hazırlar bizi ki Ekim ayı hüzne giriştir. Ayrılığı kanıksamağa yüz tutuşudur.Yaşlar mevsimler aylar zaman dilimlerinin hep işaret ettiği bir şey var. Zaman hayli hızlı ilerliyor ve bizler daima geç kalmışı oynuyoruz. Geç kalmamak için hayata, hazırlıklı olmak gerek. O işte hayli zor bir hikaye....
Kavuşmayı tatmadan ayrılığa hazırlanıyoruz. hayatın sırrıda burda.... sevgiyle kalın..
İsmail TAKCI { 16 Eylül 2009 10:44:18 }
Eylül; hüzün ayı, gurbet ayı, gözlerimizin nemlendiği içimizin ağırlaştığı,mecbur kaldığımız hallerin yaşandığı bir ay.Ayrılıklar daha bi hüzünlü daha bi duygusal... ölümü hatırlatır doğa sararıp solarken bize kendimizi hatırlattığından sanki kendimize içerleriz.

Eylülde açılırdı okullarımız gurbeti yaşardık soluk soluk ağlardık belki ama kimseye göstermezdik Eylülde terk ederdik evimizi ocağımızı annemizin şefkatini babamızın celalini, uzak değildik belki bir dağın arkası kadardı yakınlığımız ama gurbetti işte eşiğin bir adım ötesi kadar uzaktaydık.

Üstadım elinize sağlık eylül kadar hüzünlü bir yazı saygılarımla...
hıdır kaya { 15 Eylül 2009 22:13:45 }
ülkemizde yaşayıpta eylül aylarını hüzünlenmeden yaşayan yoktur sanırım... hele köyünüzde okul olmadıgından gurbette okumanız gerekiyorsa... daha sabi yaşta başlarsınız her eylülde sararmaya... bir bir vedalaşırsınız daldan düsecek yaprak gibi... büyürsünüz yaşlanırsınız tam bitti sanarsınız... ana olursunuz baba olursunuz... bu sefer eylüllerde sizin çocuklarınız düşer gurbet yollarına... eylül ayları dahada dayanılmaz olur... siz yaşlandıkça üstünüze üstünüze gelir eylül ayları... inanılmaz bir tesadüf radyoda "yolumuz gurbete düştü hazin hazin aglar gönül" türküsü çıktı... huşu içinde dinlemek üzere hoşça kalın....
Mustafa BOĞA { 14 Eylül 2009 10:17:03 }
Sevgili yunus'cuğum,daha nice eylül'ler daha nice Lütfiye analar gidecek.Hayat böyle değilmi gelenler ve gidenlerle dolu değilmi.Kimileri gelecek görevini tamamlayacak kimileri de yeni hayata merhaba diyecek ve çile tezgahında yoğrulacak ve hayat mağazasında satışa sunulacaktır.yaratanın bizlere verdiği bu hayat çizgisi hep böyle gelmiş ve böyle gidecektir.Ne mutluki bizlere böylesi dindar ve allahını bilen anne ve babaların çocukları olarak kaza ve kadere inanan insanlarız.takdiri ilahi böyledir,Kimileri gelecek kimileri gidecektir.Nice eylul'ler ekimler,günler,aylar ve yıllar gelecek ve geçecek,anasız lığa babasızlığa alışmak zorundayız.Onlar yaşlarını yaşamışlar Allah gençlerimize kıymasın,gençlerimizin gelecekleri dolu dolu olsun,hayat hep onların dilediği şekilde şekillensin....Selamlar
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1188 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI