Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

MEMLEKET ÖZLEMİ

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 2391 Okunma | Yazar Yazan: musa | 12 Eylül 2009 06:57:47

Aramıza hoşgeldiniz ...

MEMLEKET ÖZLEMİ

 

Memleketten döneli iki gün oldu. Yorgunluğumu henüz atmış değilim. Bu yorgunluğa bir de birkaç aydır peşimi bırakmayan bel ağrısı eklenince iyiden iyiye tadım kaçıyor. Bugün doktora gittim. Film çektiler. Doktor, ayakta fazla kalmamam gerektiğini ve düzenli egzersizlerin iyi geleceğini söyledi. Galiba yaşlanmaya başladık. Bu seneye kadar böyle şeyler yoktu. Neyse canım…elime kalemi almamdaki asıl neden “memleket özlemi” üzerine bir şeyler karalamaktı…

 

İki yıldır değişik nedenlerden dolayı  gidemediğim  memlekete bu sene gittim. Yaklaşık bir ay kaldım. İyi mi geçti derseniz, her şeye rağmen iyiydi. İnsanın doğup büyüdüğü, çocukluk yıllarının geçtiği yere özlemi, galiba yaşa orantılı olarak artıyor. Diğer gitmelerimde hiç aklıma gelmeyen şeyleri gerçekleştirdim. Çocukluğumda bol bol yudumladığım kaynak sularından içtim. Dağlara çıktım, çevreyi kuşbakışı doyasıya izledim. Çocukluğumda saatlerce yüzdüğüm ırmağa girdim. Tüm bunları yaparken çocukluğumda aldığım zevkleri alamadım elbette, ama geçmişe yapmış olduğum yolculuk, inanılmaz bir zevk verdi bana.

 

Kısacası memleketin taşıyla toprağıyla, pınarıyla ırmağıyla hasret giderdim. Ama gelin görün ki aynı şeyi insanlarıyla gerçekleştiremedim. Belli bir geçmişimiz olan akrabalarımızla bile doğru dürüst oturup bir şeyler paylaşamadık. Uzaktan uzağa “bir soğuk hoş geldin” ve samimiyetten uzak hal hatır sormalar, doğrusu beni çok rahatsız etti. İşin ilginç tarafı bu insanlarla bir alıp veremediğimiz, devam eden bir düşmanlığımız da yoktu. Ama neydi aradaki bu soğukluğun sebebi? Tabii ki  olayı tek taraflı düşünmemek gerek. Kim bilir, onlar bizim hakkımızda neler düşünüyor?

 

Anlamsız bir dünya telaşıyla  gittikçe bencilleşen memleket insanının gözü kimseyi görmez olmuş maalesef. Yozlaşan ilişkilere şahit oldukça geçmişteki sıcak ilişkiler gözlerimin önüne geldi ve nasıl bu hale geldiğimizi anlamakta, kabullenmekte güçlük çektim. Ama görünen köy de kılavuz istemiyordu. Düğünde, sünnette mecburen karşılaşmalar olmasa, Allah’ın bir ‘hoş geldin’ ini bile esirgeyeceklerdi.

 

Evet, memleket özleniyor; ama bu özlem galiba memleketin  taşına toprağına duyulan bir özlem; insanı o kadar da özlenmiyor. Memlekettekiler de gurbettekileri özlemiyor galiba. Bu son gidişimde  bunu gördüm ve bunu yaşadım.

 

Ağustos 2008

Musa TAKÇI

 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

İzzet Toprak { 19 Kasım 2010 10:05:34 }
cidden önemli bir konu asansöre bindiğimizde hepimiz kapıya bakıyoruz
Musa Takçı { 20 Eylül 2009 19:06:59 }
Sevgili yeğenim, yapmış olduğun isabetli tespitlerinden dolayı ben de seni tebrik ediyorum. Gerçekten de insanlar arası ilişkilerdeki şık olmayan olay ve olgulara sürekli bir bahane buluyoruz nasıl oluyorsa. Halbuki bahsettiğin gibi fazla bir gayrete de gerek yok. Sadece olması gereken, makul bir nezaket.
mehmet canib öksüz { 17 Eylül 2009 23:18:19 }
Dayımı, bu kadar açık ve net bir eleştiride bulunduğu için tebrik ediyorum. Mesajını sahte laf kalabalıklarının ardına gizlemeden, dürüstçe iletmiş. Dayımın bahsettiği rahatsızlığı bende yaşıyorum ve bu meselenin öyle çok karmaşık bir şey değil bilakis kültürle ilgili olduğunu düşünüyorum. Sorun tüm insanların bir birini sevdiği bir masal dünyası değil ki! Arzulanan şey makul bir nezaket. Ama makul bir nezaket, gösterildiğinde küçücük bir şeymiş gibi görünsede, gösterebilmek için engin bir temel istiyor. Ve ne geçim telaşı, ne de yaşanan hayatların zorluğu...Konu zihniyetlerin taşralılığı...
yunus emre { 16 Eylül 2009 18:10:48 }
musa kardeşim merhaba,
öncelikle, aramıza tekrar katıldığın için ne kadar mutlu olduğumu belirtmeliyim. inşallah yazı ve şiirlerini bundan sonra da bizden esirgemezsin.

evet, özellikle şehir hayatında formel ilişkiler ön planda. hoş, köy hayatında da benzeri durumları görmeye alışık olduk. kardeşim, bu konularda hemen hepimiz birşeyler söyleyip, yazıyoruz. hepimiz kendi penceremizden haklıyız.ancak bu sorunlar şöyle veya böyle zaman içerisinde hep var olacak. çünkü nefis var! parentezi bundan sonra açıp içini doldurmak daha kolay olur sanki. veya hep konuşuruz ya hani madde-mana dengesi diye. işte buralarda büyük sorunlarımız var. gerçek şu ki insanlarımız çok sekülerleşti! hayata da hep bu pencereden bakar oldu. buna bir ölçüde bizler de dahiliz. kul olduğumuzun bilincine vardığımız ölçüde ilişkilerimiz inşallah daha da istediğimiz seviyeye gelecektir. biraz gayret...

selam ve dua ile.
ekrem madenli { 14 Eylül 2009 14:36:12 }

merhaba
Hiç kimse,hiç bir şey kendin kada kıymetli değildir.Çünkü başkasına değer veren sensin.Sen varsan değer verdiklerin değerlidir.Sen yoksan ..............
Sevgi saygı ile dost olur sandım
Dostluk çıkar imiş yeni anladım
Riyakar yüzlere bakıp aldandım
Rağbet posta imiş şimdi anladım

ekrem madenli
suna gülec emre { 13 Eylül 2009 17:23:10 }
Memlekette yasayan akrabalarimizin dostlarimizin hayatlarinin kolay olmadigi muhakkak.Ama herkesin sunu bilmesi lazim hicbiryerde hayat kolay,yada güllük gülüstanlik degil.Herbirimizin kendine göre problemleri sikintilari var.Ama mühim olan bu sıkıntıları birbirimize sitemlerle,gerginliklerle halletmeye calismamamiz.Hepimiz yasadigimiz hayati kendimiz secmisizdir.Neyi secmis isek yasadigimiz odur. Zaten hic kimse icin tikirinda gitmeyen hayati ,en azindan beraber olunabildigi anlarda zorlastirmamak gerekmezmi?
Bu yaz Musa Bey in söylemis olduklarini bizde yasadik maalesef.Benim her zaman söylemeye calistigim ve hep tenkit aldigim sey iste buydu Sucati Haber de ..Sucati cok güzel.Ama herkes bir düsünsün aslinda Sucatililar olarak birbirmizin iyiligini nereye kadar isteyebildik?
Musa Bey siirlerinizi bekliyoruz Sucati Haber de.Arkadasima selamlar..
Hidayet Takçı { 13 Eylül 2009 01:07:10 }
Saygıdeğer Abiciğim,
Yozlaşan birşeylerin olduğu muhakkak, bu yozlaşmada kimin ne kadar suçu olduğunu tespit ise biraz zor tabi. Bahsettiğin soğuk ilişkilere biz de zaman zaman şahit oluyoruz fakat bir taraftan da insan empati yapınca biz de onların yerinde olsak belki aynısını yapardık diye düşünüyorum. Kasaba bizim için tatil yeri ama birçoğu için mücadele yeri. Zorlu hayat mücadelesi içerisinde de insanların sanırım bir selama sabaha bile vakti kalmayabiliyor. Ne yapmak lazım, bizim gücümüz bize yeter. Biz elimizden gelen gayreti ortamı ısıtmak için göstermeli ve görevimmizi yapmalıyız. Gerisi için yapacak bir şey yok maalesef.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1351 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI