Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Memleketimin Kiraz Mevsimi

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 2218 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 18 Haziran 2009 01:03:14

memleketimin dağına taşına kurduna kuşuna selam olsun

Memleketimin Kiraz Mevsimi

 

Ne güzeldi çocukluk, bir kiraz için daldan düşerdik o zamanlar. Bir kirazdan bile o kadar zevk alırdık ki, onun için kocaman riski alır ve ağacın en uç dalına kadar giderdik.

 

Her Haziran ayında, hayatımda önemli bir yeri olan kirazdan düşme hadisemi hatırlarım. Sene kaç hatırlamıyorum ama ilkokula gittiğimden eminim, yaz tatili henüz başlamış ve biz okuldan karnelerimizi almış yaylaya varmışız. Her taraf rengarenk çiçek ve otlarla kaplı, ırmak tertemiz akıyor, annem bahçede çalışıyor, ben ise ablam ile birlikte kiraz yemek üzere bahçenin kirazlar bölgesindeyiz. Ablam daha küçük bir ağaca ben ise en büyük kiraz ağacına çıktım ve başladık nasibimizi aramaya. Kirazlar henüz yeni yetmeye başlamış o yüzden yakın dallarda çok yetkin kiraz yok, ne yapmak lazım biraz risk karşılığında en iyi kirazı almak lazım. Hem öyle yapınca birazcık daha iyi tırmanıcı prestijimiz artacak (bu arada o zamanlar prestij lafını bilmiyordum :).

 

Ben ağaç üzerinde kiraz ararken, tam da riskli bir bölgede, hani şu benzetmelere malzeme olan kirazlar vardır ya, işte o kirazlardan birini gördüm. Daldan geri nasıl döneceğimin hesabını yapmadan kiraz olan dala doğru yürümeye başladım, tam iki elimle kiraz olan dala doğru yöneldim, aman allahım o da ne, dengemi sağlayacak el nerede? Kiraz aşkıyla beni dengede tutan eli kiraza uzatmışım, gerçi öyle olmasa bile, kiraz olan daldan geriye dönemezdim ya neyse. Bu yanlış hareketim ile yere çakılmam arasında geçen süreyi özgeçmişime ilk uçuş denemem olarak yazdım ben ama, bu maskaralığı annem o zaman duysaydı kesin pataklardı herhalde beni. Riskli hareket sonrasında ben yerdeydim, olay anının sıcaklığından olsa gerek hiçbir ağrı sızı hissetmediğim kafamdan resmen kanlar fışkırıyordu, kaynak suyu gibi. Ablamın bağırıp çağırmasına yanımıza gelen annem ilk iş olarak kafamda kaç tane yarık olduğunu saydı. İnanmayacaksınız ama taşlı bölgenin o güzel ufak tefek taşları kafamı 7 yerinden yarmıştı. Bu bir rekordu benim için ve muhtemelen akranlarım arasında da bir rekor olabilir (ne rekor ama :).  

 

O seneden sonra da çok kiraz yedim ama şükürler olsun bir daha öyle bir düşme yaşamadım. Yaşım arttı, kilolarım da fazla ama şu an memlekette olsam yine kiraz ağacına çıkmak isterdim. Uç dallara gidecek kadar cesur değilim ama ortadan ortadan kiraz toplayabilirim dalından.

 

Dalından kiraz yediğimiz ağaç ta yok şimdi, o kirazın sahipleri de. Çocukluğumuza dair hatırladığımız tek şey insanlar değil kesinlikle. Yaylamızın aşağı tarla mevkisinde uzun yıllar bize bir anne şefkati ile kiraz veren bu ağaç inanın sadece benim değil o dönem o kirazı gören herkesin zihninde canlıdır. Kiraz ağacının da şefkati olur mu demeyin, bahsettiğim ağacın bir dalı vardı, diğer dallarının aksine yere doğru uzanmış ve sanki bize el uzatmış gibi dururdu. Biz o daldan tutarak ağaca daha rahat tırmanır ve bize uzatılan ele karşılık verirdik. Sen bu ağaçtan düşmedin mi bu duygusallık ne demeyin, kiraz ağacı bana “uçtaki dala gitme” dedi kendi dilince ama çocukluk işte ben gittim, büyük sözü tutmak lazımmış.

 

Bu vesileyle; memleketimin dağına taşına kurduna kuşuna selam olsun…

 

Hidayet Takçı

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Hidayet Takçı { 20 Temmuz 2009 16:35:47 }
Memleketimin kiraz mevsimi geçmişti ama yine de dallarda mosmor kirazlar gördüm iki günlük memleket ziyaretimde. Yine çocukluğumda olduğu gibi kiraz başına çıktım, bir an yine düşecek gibi oldum :) ama bu sefer Allah korudu, çocuklarımın yüzüne baktı mutlaka. Memleket yine güzel belki de eskisinden güzel...
Habip BEDİR { 21 Haziran 2009 15:43:54 }
Hidayet abi merhabalar...abi inanın bende ne zaman kiraz almaya yeltensem sucatı gelir aklıma.Bizim de dedemlerin[Hasan EMRE] hem ön hem de arka bahçede kiraz ağaçları vardır.Öndeki dal bastı,arkadaki napolyon cinsinden.O ağaçlardan da zannediyorum bayırdan çıkanlar nasiplerini almışlardır.
Rahmetli dayı oğlu ve osman dayım ile bizimde ne kiraz anılarımız vardır hele Lütfi emmimin bahçesindeki kiraz lardan az aşırmamışızdır.Bazen Veli abimden korka korka ne hızla toplardık...hey gidi günler
Abi yazınız aracılığıyla bizi o günlere götürdüğünüz için teşekkürler
İsmail { 19 Haziran 2009 08:35:49 }
:) Gardaş kirazdan düşme dedin benimde aklıma kirezden (telincesi) düştüğümü getirdin, bilirsin tamda senin düştüğün kirazlığın karşısında bizimde çocukluğumuzda kiraz yemeye gittiğimiz bağımız vardı,(arpalı), Aziz, Bilal, Hacıosman hepimizde birer tane çıktık bende uç dallarda kiraz yemeyi severdim diyorsun ya risk! evet uç dallar hep risklidir hayatta da böyledir ama nedense meyvelerin en iyisi de uç dallardadır.

Selam olsun, memleketimize vatanımızda vatanımız, köyümüze selam olsun.

Mustafa BOĞA { 18 Haziran 2009 16:15:39 }
Sayın Hidayet bey,bizlerin yaptığı sadece dostlar arsındaki bir muhabbetdir,dostların birbirine yaptığı ''Gül''ikramından başka bir şey değildir...Kimileri gülü iyi paketler ikram eder kimileride dalından kopardığı gibi dikenli dallı yapraklı ikram eder..İkiside bana göre doğaldır. Ayrıca azim ve gayret herşeyin üzerindedir, takdir edilecek azim ve kararlılıklar vardır, sizi daima takdir ediyorum.. Başarının anahtarı bu olsa gerek..Selamlar
Hidayet Takçı { 18 Haziran 2009 16:04:25 }
Mustafa Ağabey, değerli yorum ve katkılarınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi ağaçtan düşme, meyve çalarken yakalanma bunların hepsi hepimizin çocukluğa dair hatırladıkları. Çok aradığımız çocukluğumuz bu ve buna benzer hatıralarda gizli. Temiz bulduğumuz dünyayı kirli terk etme konusunda da dedikleriniz doğru. Doğayı ve doğal olanı bozuşumuzun, kirletişimizin cezasını aslında zaman zaman görüyoruz ama yine de akıllanacak gibi değiliz. En azından elimizden geldiği kadar dünyamızı daha fazla kirletmemeye, bozmamaya gayret göstermeliyiz. Düşme ve zihin açıklığı esprinize çok güldüm. Şimdi ağaçtan düştükten sonra zihnim açıldı dersem Allah muhafaza çocuklar da düşmeye kalkar ve hoş olmaz. Zihin açıklığı; tabi eğer varsa; olsa olsa büyüklerimizin; Allah zihin açıklığı versin; duası ile ilgili olabilir diye düşünüyorum naçizane ve bende çocuklarıma bolca o şekilde dua etmeye çalışıyorum.
Sevgili Selim Hocam, o gün hatırlanmayacak gibi değildi. Dün sevgili eşim de diyor ki sana dair ilk hatırladığım olay o kirazdan düşme olayın :). O olaydan önce de sayısız düşmelerim olmuştu ama bu kiraz olayı en babası oldu, Allah daha büyüğünü vermesin, gerçi aynısını da vermese iyi olur :)
yavuz selim { 18 Haziran 2009 13:01:06 }
merhaba Hidayet hocam.Yazınızı ortak anıların verdiği heyecanla okudum.
   sizin o faciayı yaşadığınız günü çok iyi hatırlıyorum ve tabii o kiraz ağacınıda. Hakikaten dört gözle beklerdik o kirazın meyve vermesini ve görüntüsü hala belleğimde saklıdır....
   selamlar..
Mustafa BOĞA { 18 Haziran 2009 08:29:40 }
Sevgili Hidayet hocam,önce kurt,kuş,dağ,taş adına selamın boşa gitmesin diye ''İnsan''olarak da ''Aleyküm selam''diyerek,yazınızın sonunu okudum.Suçatıda yaşadıysan elbetteki bir ağaçdan düşme veyahutta meyve hırsızlığı yaparken yakalanma dayak yeme olayı mutlaka olmuştur..Ne güzel çocukluğumuzu o güzelimsi ağaçlar arasında o tertemiz sularda yıkanmak,şimdi hayal meyal o anılar,ah o çocukluk yılları.Giden ömür geri gelmiyor,çocuklarımıza ise tertemiz devraldığımız o güzelimsi dünyayı ve topraklarımızı aynen koruyarak devredemiyoruz,çocuklarımıza neyi anlatacağız nasıl emanete sahip çıkamadığımızı nasıl bir dille anlatacağız...Yani kısacası....Boşver,hatıran güzel olmuş..Yalnız bende şakacıktan şunu ilave etmek istiyorum...Acaba diyorum o düşmenin etkisiyle mi zihin çalışmaya başladı!!! bazen kafalar ani bir çarpmayla daha iyi çalışmaya başlarda..Hepsi şaka,bizler sizlerin başarılarınızla ve geldiğiniz makamların övüncüyle hem gurur duyuyoruz hemde çocuklarımıza işaret ediyoruz....Her zaman böyle neşeli ve günleriniz o zamanlardaki gibi saf tertemiz günahsız bir hayat dileğiyle...Memleketten bizlerden ve kurt,kuş ve topraklardan selamlar....
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun840 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI