Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

TELİN YALANLARI

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 23 Yorum | Okunma 10455 Okunma | Yazar Yazan: yavuz | 25 Mayıs 2009 22:31:45

Yavuz Selim Beye Teşekkürler...

   

Soldaki Resim: Üst sıra sağ baştan cevriye takcı-mediha takcı BOZKAYA-Fikriye Takcı TANYILDIZ-Adalet TAKCI- ön alt sıra sol baştan Aziz TAKCI Döndü Takcı EMRE-Ayşe takcıYAMAN-Mehmet TAKCI-Zeynep Takcı DURDU

Ortadaki Resim: Yavuz Selim Takçı Sağdaki Resim: Mine Takçı GÜLEÇ-Elife Takçı-Fadime Takçı

 

TELİN YALANLARI

 

         Bütün saf Anadolu çocukları gibi, öğrenme süreci içerisinde büyüklerim tarafından bir çok şikeye maruz kaldım.

         Kandırıldım.  

         ……………..

         Toplumdaki sosyal yapıyı anlamlandırırken, şahısların hacmi, boyu, sesinin gürlüğü, bıyığının uzunluğu ve sakalına göre etiketler verirdim. 

         Tüm sakallıları hacı zannederdim.

         Kelleri 2.sınıf insanlar sanırdım, dedemin kel olmasına çok hayıflanırdım.

         Rahmetli (KOCA) Ali dedeyi muhtar zannederdim, çünkü o herkesten iri, güçlü kuvvetli biriydi,üstelik tek at ondaydı.

         Kemal (usta) amcamın, bizim taşla çekiçle kırmakta zorlandığımız kaysı çekirdeklerini, parmakları arasına yerleştirip cevizmiş gibi kırmasına çok şaşırır O’nu sihirbaz sanırdım.

         Eşkıya Nurettin emmiyi, hakikaten eşkıya bilirdim.

         Rahmetli (MELEK) Memed emmi ve eşi en garip insanlardı, mezraya çalışmaya gelirken eşeğe terkileşirlerdi. Onlar başka bir alemin insanlarıydı. (TERKİLEŞMEK; bir eşeğe veya at’a iki kişinin aynı anda binmesi)

          Haydar emmi mesleğe son vermiş bir eşkıyaydı. Evi mezranın çok dışında idi ve hemen hemen her vakit tüfeğini yanında taşırdı.

           Saydaki aslan mağarasında, aslan ve boğazdaki Ayı mağarasında, ayı yaşadığına, geceleri mağaralarından çıkıp çoluk çocuk yediklerine yürekten inanır, onlarla ilgili kabuslardan kan ter içinde kalkardım.

        Bunlardan daha vahim olanı ise evimizde yaşanan öğrenme süreciydi.

         ……………..

         Biz 8 kardeştik.

         Ve ben bu bebek olayını bir türlü anlayamıyordum. Bir gün bir bakıyordum ki evimizde bir bebek ağlıyor.

       “Bu kim? Kimin bu?”diye sorduğumda, rahmetli babaannem

       “O senin gardaşın oğul! Bir gardaşın daha oldu bak.” Benim ortalama 1.5 yılda bir kardeşim olurdu. Sorduğum sorulara, genelde rahmetli baba annemden  aldığım cevaplar, hava durumuna yakın zamanda yaşanan olaylara ve mevsimlere göre değişiyordu, ve çok enteresandı.

       “Nerden buldunuz onu?” Eğer mevsim ilk bahar ise;

       “Leylek getirdi oğul!” derdi babaannem. Gözümün önünde bir leylek canlanırdı hemen, kocaman kanatları upuzun boynu, gagası ve pençelerinin arasında bir bebek. Kan ter içinde kalmış hayvancağız. Evlere bebek servisi yapıyor. Eğer doğum olayı yaz günlerinden birine isabet etmişse

        “Sudan tuttuk oğul” derdi. Çocuk olayının mantığını çözdüğüm yıllara kadar, her dere kenarına inmemde, suya dikkatle bakar, ve ciyak ciyak bağıran bir bebekle karşılaşmayı beklerdim.

        Eğer bebeğin doğduğu günlerin yakınında mezraya çingeneler uğramışsa “cinganlardan aldık” derdi ve bir daha içimiz ısınmazdı o çocuğa. Çok salak ve komik olaylardı. Hatta bir defasında yine baba annem kışın doğan komşu bebeklerinden biri için

       “tilki getirdi!” demişti de zaten yuvasına sığmayan gözlerim fırlayıp dışarı çıkacak olmuştu korkudan. O korkuyla hemen sormuştum

         “Ebe beni de mi  tilki getirdi?”

         “Ses hayın! Zamanı gelince öğrenirsin dilkiyi, doğşanı!”

         Yıllar sonra televizyonlarda utana sıkıla öpüşme sahnelerini izlemeye başladığımızda, “dilkiyi doğşanı” kuyruğundan kulağından öğrenmeye başladık ve şimdilerde mezramıza uğramayan rahmetli Hacı Leylek kardeşimin ne çirkin iftiralara maruz kaldığını anladıkJ.

         İletişim  çağındayız artık. Çocukların hayal dünyasında sanal kahramanlar sömürge imparatorlukları kurdu.

         Leylek haca gitti ,şeytan taşlarken isabet aldı

         Tilki kuş gribinden sonra pisi pisine giden tavukların acısından kendini alkole vurdu!

         Tavşanlar projektörün oyununa geldi.

         Çingeneler şirket oldu, yerleşik hayata geçti.

         Eşkıya sandığım Haydar emminin vuracağı tavşan bitti. (zaten tüfeği de tutukluk yapıyormuş artık)

         Koca ALİ dede Melek MEMED emmi, göçeli yıllar oldu

         Kıyısında belki  bir bebek bulurum diye gezdiğim derede, bebe bezleri yüzüyor maalesef.

         ……………

         Bütün sıkıntısına, yokluklarına, yalanlarına rağmen, matrak yıllardı! Samimiydi! Doğaldı!

         Özlüyorum!....

 | Puan: 10 / 12 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Mehmet ÖNDER { 26 Mayıs 2014 14:57:11 }
çok güzel bir yazı Selim hoca,Kalemine sağlık
abdurrahman engin { 18 Aralık 2009 13:08:22 }
Bu hüzünlü sitenize kelimesini bu hüzünle olarak düzeltiyorum. sizin siteniz niçin hüzünlü olsun kendi hüznümü ifade ediyorum. Bilakis siteniz çok hoş ve şen şakrak. Yazınızda ismi geçen Telinlilerin başta Ali amca(Takçı) olmak üzere ebediyete irtihal edenlere Allahdan rahmet dilerken diğer suçatılı vatandaşlarımada sıhhat afiyet ve mutluluklar dilerim.
selim { 18 Aralık 2009 11:40:56 }
Abdurrahman bey samimi ve övgü dolu sözlerinizle daha bir yazma isteği verdiniz bana çok çok teşekkür ederim..
En yakın zamanda yolcunuz döner inşallah:))Selamlar..
abdurrahman engin { 17 Aralık 2009 14:18:13 }
Selim bey telin yalanları konulu yazını Hüzünlü Günümün zirvede olduğu bir zamanda okudum. Bir gün öncesi büyük oğlumun ( Sami Engin'in ) çocuğuna bakmak için hanımı Kayseri' ye göndermiştim. (istemesekte) bu hüzünlü sitenize girip gezinirken senin yazın dikkatimi çekti tıkladım. önce resimleri tanımaya çalıştım. bir tek seni o kocaman gözlerinden babana benzeterek tanır gibi oldum. Sonra okumaya başladım. o esprili anlatışın elif bibinin dilinden söyleyişin beni o kadar güldürdü ki o yazdıkların hepimizin çok duyduğu şeylerdi. Fakat sizin kaleminizden okumak bana bambaşka bir keyif verdi. ve de hiç gülesim yokken kahkahalarla güldüm. diğer yazılarınıda zevkle okuyor daha çok yazmanızı bekliyorum. Kalemine ve yüreğine sağlık . Sitenizdeki arkadaşlarınıza sevgiler saygılar sunuyorum.Abdurrahman Engin
telinli { 07 Kasım 2009 21:54:40 }
güzel anlatmışsınız tkş. bende özlüyorum
ÇETE MAHMUT EMMİYİ ( rahmetli)
KEÇİ MAHMUT EMMİYİ (rahmetli)
KİRAZ MAHMUT EMMİYİ ELLERİNDEN ÖPÜYORUM
bilge kaan özsoy { 23 Eylül 2009 22:28:47 }
bune hocam :D
davut { 23 Eylül 2009 14:48:06 }
abi senin kalem baya sağlammış . çok güzel anlatmışşın, mükemmel demek daha doğru olur sanırım .
yavuz selim { 02 Temmuz 2009 22:34:43 }
H.Büşra hanım çok teşekkür ederim mesajın için;)) Siz okudukça bende yazacağım inşallah.. Tabi böyle değerli insanların fotoğraflarını da ekleyerek.
    Ailene selamlar ablacıım;)
hilal büşra takcı { 02 Temmuz 2009 21:58:15 }
selim amca,yazılarını çok beğeniyor,ailece okuyoruz.Yukarıya almış olduğun babaannem (adalet)in resmini çok sevdim.
süheda { 20 Haziran 2009 19:19:17 }
süper harika geçmişimiz ama o yılları bende çok özlüyorum
Diğer Sayfalar: 1. 2. 3. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun742 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI