Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Kampanya

Kategori Kategori: Güncel Olaylar | Yorumlar 4 Yorum | Okunma 2114 Okunma | 24 Ocak 2009 00:04:43

Ya suyumu Ya Payımı İstiyorum

Suyumu geri istiyorum kampanyası

İnsanlar sahip olduklarının değerini kaybedince anlıyor.Bu bazen bir ana,bazen bir baba,bazen bir eş,bazen bir dost,bazen vücudumuzda bir uzvumuz , bazen de evde beslediğiniz bir canlı veya yıllardır çağıldamasına alıştığınız susadığınızda eğilip kana kana içtiğimiz, bağımızı, bahçemizi suladığımız,Dünya harikası kırmızı benekli alabalıklarını avlayıp yediğimiz yılardır bize hayat veren su olabilir.

Her halde neden söz ettiğimi anlamışsınızdır. Ama maalesef biz bu abu hayat kaynağının farkına varamadık. Çünkü o her zaman akıp duracak sandık. Hiç kimse bu hayat kaynağının elimizden bir gün alınabileceğini düşünemedi. Vatandaş düşünemedi ama sorumluluk sahibi olanlar Yelkenliler,Karahisarlılar ve Telinliler ve onların seçtiği belediye başkanları,muhtarlar ve bu güzel beldenin ekmeğini yiyen insanlar bu konuda ciddi bir girişimde bulunmadıkları gibi vatandaşı da yeteri kadar aydınlatmadılar. Ne zamanki su kesilip kanala alınınca sifonlar atarak birkaç m3 su alabile insanlar hırsız muamelesi görmeye ,tertemiz akan dere lağım kokmaya başlayınca akılları başlarına geldi ama geçmiş ola,atı alan üsküdarı geçmişti.

Bu projenin kötü olduğu kanısında değilim.Enerji gelişmenin olmazsa olmazlarındandır.Yıllardır boşa akıp gitmesine gönlüm hiç razı olmamıştır.Ancak bu sudan değişik biçimde yararlanan insanları mağdur etmekte adaletle hiç bağdaşmaz.O nedenle de topraklarımızdan geçen dolayısı ile bize ait bu suyun nimetlerinden faydalanan insanların hak kayıplarının karşılanması varsa ki ben bundan eminim adaletin görevidir.

Ancak bazı suçların takibi şikayete bağlıdır.Bizler bu haksızlıkla ilgili bir girişimde buluna biliriz.Belki zaman aşımı diye bilirler.O zamanda bir kampanya başlatıp sesimizi duyura biliriz diye düşünüyorum. KAMPANYA”SUYUMU GERİ İSTİYORUM” OLABİLİR. "YA SUYUMU YA PAYMI İSTİYORUM"
Yada bu suyun kullanımından elde edilen +değerden payımı istiyorum. Lütfen hemşehrilerim bu konuyu düşünsünler ……..
23.01.2009
Ekrem MADENLİ

 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

ismail geçili { 20 Şubat 2009 21:23:26 }
Ekrem kardeş selamlar.ben isim olarak seni çıkaramadım,ama yazını okudum.Tohma çayının tekrar o eski haliyle akması artık bir hayal gibi yalnız çayda yetişen alabalık dünyada sadece ve sadece burda var.bu metni vikipedi dün.ans.aldım.<<<Dere alabalığı (Salmo trutta forma fario), Salmonidae familyasından avrupada cok yaygın olan bir alabalık türü. Avrupanın bazı bölgelerinde Amerika''dan getirilmiş olan gökkuşağı alabalığı bu yerli alabalık türünün neslini tehlikeye sokmuştur. Bu alabalığın bir de sadece Türkiye''de, Sivas''ın Gürün Gökpınar kaynağında görülen bir alt türü mevcuttur.>>>balığın nesli şuan tamamen yok olmak üzere.ilgili mercilere baş vurarak nesli korumaya alına bilir.Bunun içinde göl havzasından nehre bir miktar su bırakılması şart.eğer bu yönde bir başvuru yapılırsa gök pınar gölü ve menbağından itibaren 10 km lik kısımın doğal sit alanı olma şansı çok yüksek.Buda suyun bir kısmsnın tekrar akmasını sağlar.ben suçatı dışındayım seçim arefesinde başkan adaylarından söz almanızı tavsiye ederim.hem iyi bir proje olur
Ebubekir GÜR { 25 Ocak 2009 22:22:16 }
Herkese çok selamlar
Yunus kardeşimizin deyimiyle bir çok suçatılı içerde yada dışarda suçatının meseleleri ve çözüm önerileri için beyin cimnastiği yapıyor. Ama ne hikmetse pratikte çözüm getirici gözle görülür bir hareket, bir çalışma olmuyor. Özellikle siyasetcilerin siyaset yapmanın dışında hizmet içinde çok gayret göstermeleri gerekir. Eğer iktidarda olanlar bir meseleye sahip çıkmıyorsa çözüm genelde mümkün olmuyor. Su hem kasabamız hemde ülkemiz açısından çok önemli.. kasabamızda yıllardır çözülemeyen bir problem varki ben neden bir türlü çözülemediğini hala anlayabilmiş değilim. Hepimizin bildiği sazcağızdan ağaçlı(mahken) ya kadar uzanan ve devlet tarafından yaptırılan bir sulama kanalı var. Bu kanal zannediyorum ekonomik ömrünü tamamlamıştır. Bu sulama kanalı suçatının, tıhmının ve mahkenin kuzeyinde kalan arazinin sulu tarıma açılması için yaptırıldı. Ama bir türlü bu araziler tarıma açılmadı. Bazı noktalarda vatandaşlar tarafından tecavüze uğradı ve mahkemeler açıldı. Ancak siyasilerimiz özellikle iktidarda olanlar bu meseleyi çözemediler. Hatta ne gariptirki tarım bakanı çıkardık ama buda meseleyi çözmeye yetmedi.Ben güründe çalıştığım yıllarda bu konuda kısa bir tespit çalışması yapmıştım, kaymakam beyin isteği doğrultusunda. Bu araziler mera vasfında. Sulamaya açılabilmesi için mera vasfının değişmesi lazım. Belediyeler ve köy kanunlarında bazı maddelere dayanarak ve imar planını değiştirerek bir kısım mera arzisini imara açmak ve kullanmak mümkün. Ancak tamamının vasfının değişmesi için TBBM''nden kanun çıkarılması gerekir. Eğer iktidar sahipleri isteselerdi şimdiye kadar bu işi hallederlerdi. Bence siyasetcilerimiz bu ve benzeri konularda somut adımlar atmalılar. Tahminen on- onbeş bin dekarlık bir arazi sulu tarıma açılıp vatandaşa dağıtılabilseydi daha rantabl bir tarım yapılabilirdi. Belkide kasabanın nüfus hareketine de olumlu katkı sağlardı.Her konuda olduğu gibi bu konuda da belki çok konuştuk ama ne vatandaştan nede STK''lardan siyasiler üzerinde ciddi baskılar oluşturulamadı. Bence artık kuru kuruya particilik yapmanın devri geçti. Meselelere birazda mahallinde bulunan güvenilir siyasiler ve diğer yetkililer sahip çıksınlar. Dışarıda bulunan hemşehrilerimizden tahmin edilemeyecek derecede katkı gelecektir. Yeni bir şeçimin arefesinde vatandaşımız oyunun değerini düşürmesin ve karşılığını kasaba olarak almasını bilsinler. Buna en çokda halen kasabada yaşayanların ihtiyacı vardır.
Hidayet Takçı { 25 Ocak 2009 13:53:32 }
Saygıdeğer Yunus Abi,
Problemin fotoğrafını o kadar güzel çekmişsiniz ki insan bu fotoğraf üzerinden konuyu daha net olarak görebiliyor. Sizin de dediğiniz gibi hareket etmek lazım, ayakları yere basan projeler ile probleme odaklanmak lazım. Yapılan hizmetleri sorgulamak ve daha iyi nasıl olurdu sorusunu sormak lazım. En basitinden kasabamız için bazı şeylerin fayda maliyet analizlerini artık yapmak lazım. Hangi yatırımın ne oranda geri döndüğünü ortaya koymak lazım. Kasabada yapılan yatırımın dipsiz kuyuya taş atmak olmadığını, aksine yapılan yatırımın fazlasıyla geri döndüğünü, dönebildiğini gösterebilirsek kasabamızın nüfusu 2000 altına düşmez, düşse bile kasabalıktan düşmez. Evet, kasabamız için görev paylaşımını başarabilirsek, hepimiz kollarımızı sıvayabilirsek, reklam kokan işler yerine alın teri kokan işler yaparsak eminim ki şu an olduğumuzdan daha iyi konuma geliriz.
yunus emre { 25 Ocak 2009 12:17:31 }
ekrem ağabey merhaba,

öncelikle sitemize hoş geldiniz. şiir ve yazılarınızla renk katıyorsunuz. verdiğiniz emeklerden dolayı teşekkür ediyorum.

ağabey, su konusuna değinmişsiniz. müsaadeniz olursa bu konuda ben de bu konudae görüşlerimi belirtmek isterim. ancak öncelikle şu çelişkiyi belirtmek isterim. telin'de doğup büyüyen ancak hali hazırda başka illerimize, hatta yurt dışına teşınmış, oraları yer yurt edinmiş insanlarımız hayli fazla. ben de bunlardan biriyim. dolayısıyla telin üzerine, özellikle de sorunları üzerine fikirler üretmek sanki bir beyin jimnastiğinden öteye gidemiyor. görüşlerimizin bir değer kazanabilmesi için "hareket" lazım. bunun için de bir organizasyon oluşturup diğer icra unsurlarıyla birlikte faaliyete geçmek gerekiyor.

evet, gerçekten senelerdir suyumuz boşuna aktı. böylesi bir projeye herhalde kimse bir şey diyemez. ancak sorun, ölçme, değerlendirme ve planlamalarda yapılan hatalardan kaynaklanıyor. veya ilmi çalışmanın gereklerini yerine getirmiyoruz. bakın su kanalla yukarılara kadar çıkarıldı. ancak ne kadar sulanabilir arazi ortaya çıktı, bunun için neler yapılmalı, insanlarımız bu konuda nasıl eğitilmeli, yönlendirilmeli, bu yeni durumun getireceği başka avantajlı durumlar nelerdir gibi sorular sorup cevaplarının aranması gerekirken, her hemşehrimiz bildik usullerle bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışıyor. ancak sonuç ortada; suyun, arazinin ne kadar verimli kullanılabildiği tartışılır. şimdiye kadar da böyle oldu zaten, hep var olanı devam ettirdik. yeni sorular sorup cevaplarının peşine düşmedik. dikkat ederseniz bahçe işlerini bile ilmin gereklerine göre yapamadık. sonuçta topraklar miras yoluyla küçüldü, ölçek ekonomisine göre üretim yapılamaz oldu ve insanlarımız başlarının çaresine bakmak için ver elini gurbet dedi. hoş, dediğimiz şekliyle tarım faaliyetleri yapılsaydı dahi artan nüfus,i karnını bu şekilde doyuramazdı. bir şekilde göç mukadderdi. ancak en azından köyümüz, orada kalmak zorunda olan insanlarımızın hayat sürmesi için daha anlamlı bir yer haline gelebilirdi.

gerçekten, yetişmiş, sahasında uzman insanlarımız var. onların görüşleri, köyümüzün nasıl belde halinde kalabileceğine dair yeterli ip uçlarını verir diye düşünüyorum. bütün mesele şöyle yerimizden kalkmak ve harekete geçmek diye düşünüyorum. sağlıcakla...
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun545 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI