Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Dergiler Han Kapısıdır

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1436 Okunma | Yazar Yazan: osman | 09 Ocak 2009 21:45:41

Osman Beye Teşekkürler...

Dergiler Han Kapısıdır          

   

Dergiler üzerine kapsamlı bir çalışma yapan biri olarak, dergilerin bir  han kapısı olduğu kanaati uyandı bende.  Bir çok insanın girip çıktığı, bir çok konunun irdelendiği dergiler, gireni ve çıkanı belli olmayan bir han kapısıdır. Herkese kapının açık olduğu, bir müddet kalındıktan sonra yine, isteyenin gidebileceği bir han adeta.  

İçinde olanların olgunlaştığı, ruhlarını törpülediği, herkesin kovası nispetinde nasiplendiği bir handır dergiler… Hanın bir bir odaları gibi, dergilerin sayfalarında da, okurların veya yazarların istirahat ettikleri tarifsiz yaşamlar.

Medeniyet tarihimizde, yazının önemi hiçbir zaman yadsınamaz. Kaleme ve kağıda hürmetin bir yaşam tarzı olduğunu anımsarsak, dergilerinde var olma rüknünü çözebiliriz.

Bu bağlamda Sivas’ın yazı tarihini irdeleme fırsatına geçmeye gerek var sanırım. Sivas’ın yazı tarihi, öyle az bir tarih değil. Yazılı ve sözlü kaynakların ulaşabildiği en eski tarihtir Sivas’ın yazı tarihi.

Hititlere isterseniz şöyle bir göz atalım. Hitit İmparatorluğu zamanında bu topraklarda süper güç olarak etrafını aydınlatmıştır. Hitit İmparatorluğu, gerçektende çağından öte modern bir gelenek üzere varlığını ikame ettirmiştir. Çağın en ileri bir medeniyetini kendileri yaşatmıştır o zamanlarında.

Bilinen ilk anlaşma olan “Kadeş Savaşı”ında, Sivas’ın Sarissa şehrinin Fırtına Tanrısı”nın şahitlik tutulması bu toprakların köklü geçmişine bir delildir. Sarissa’nın yazı medeniyetinde önemli olduğunu vurgulayabiliriz. Bütün bu yaşananlar Sivas’ın merkez bir medeniyet olduğunu işaret etmektedir.

Yine Şam ve Halep civarından gelen Türkmenler, bu topraklarda yazladıktan sonra, devamlı yerleşime geçerek Sivas’ın medeniyet tarihinde yeni adımları da beraberinde getirmişlerdir. Bu şehrin kültürünün oluşmasında onlarında katkıları yabana atılamaz. Orta Asya’dan başlayan ilerleyişin, bir kısmının Sivas’ta duraklaması bu şehrin kültürüne daha bir tazelik kazandırmış ve bu tazeliğin ileri kuşaklara aktarımı sağlanmıştır.

**

Selçuklu’nun ise bu toprakların inşasında, kültür başkentliği nişanesini görmekteyiz. Sivas’a verilen önem çok ileri seviyededir. Nakış nakış işlenen taşlarla, zamana ve insanlığa ölümsüz kasideler sunulmuştur. Selçuklu, kendinden sonra kurulacak büyük imparatorluğun ilk adımlarını bu topraklarda atmıştır desek yeridir.

Kadı’nın da, Sivas ve çevresindeki dik duruşu, unutulmaması gereken bir medeniyet inşasıdır. Kadı Burhanettin, var olan bir şehri varlığıyla daha da dillendirmiştir.

Osmanlı’ya geçildiğinde ise, Balkan rüyası ile yanıp tutuşan Osmanlı’ya, en mühim kültür desteği yine bu topraklarda verilmiştir. Sivas gerçekten de, yüzyıllardır kültürün en has damarlarını iletmektedir insanlığa.

**

Cumhuriyet döneminde ise, Sivas’ın geçmişten gelen rolü çerçevesinde yaşanmıştır her şey.  Düşmanın dört bir tarafı çevirmesiyle başlayan ateşli günlerde, Sivas halkı ülkesinin varlığı için mücadele etmiştir. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı bu güzel şehir, kurtuluş mücadelesinde de hep ön safta yerini almıştır. 4 Eylül kongresi ile, bütün dünyaya, bu milletin asla ve asla esir edilemeyeceğini haykırmıştır.

**

Böyle köklü bir şehrin kültürel birikiminin yansıtılması, dergilere, gazeteler ve kitaplara düşmektedir. Şehrin insanının geçmişle geleceği yorumlaması ancak ve ancak bu tür çalışmalarla gerçekleştirilebilir.      

Yazının başında dergiler han kapısıdır derken bunu kastetmiştik. Geçmişle gelecek arasında en kapsamlı bağ, ancak ve ancak dergilerle kurulabilir. Dergilerdeki yazar kadrosunun her birinin bu şehrin, değişik kültür varlıklarını incelemeleri sayesinde, insanlar eski ile yeni arasında harmanlama yaparak burayı daha iyi tanıyabilirler.

Bu bağlamda sözü Sivas Kültür Dergisi’ne getirmek lazım. Birinci sayısında ilk defa görücüye çıkan dergi, epey bir insanın gönlünü fethetmeye yetti. Elbetteki, dergiler hakkındaki en endamlı kanaat ikinci sayılarıdır. İşte Sivas Kültür de ikinci sayısında söyledi bütün düşüncelerini. İkinci sayısıyla birlikte, olmaz denilenlerin olur olduğu ile görmekteyiz. Dergiciliğin zor olduğu bir dönemde, insanların eli ile cüzdanları arasındaki kilometrelerin arttığı bir dönemde, Sivas Kültür, okurlara olan sadakatinden dolayı yoluna devam etti…

**   

İkinci sayısıyla okurlara ulaşan dergi, köklü bir geçmişe sahip olan bir şehir bilinciyle yayınını sürdürmekte. Geçmişin en unutulmaz kültür kırıntılarına bile ulaşmayı kendine vazife edinen dergi, bu şehrin ve bu milletin öz kültürünü araştırıp, gün yüzüne çıkarma gibi bir aşkla yoluna devem etmekte. Bitmeyen bir hazine olan Sivas kültürünün, değişik yazarlarla irdelenmesi kadar güzel bir oluşum olamaz. Bitmeyen bir kültür diyorum, gerçekten de Sivas’ın kültür birikimi, bitmeyen bir kültürüdür. Araştırdıkça yeni bulgulara ulaşılan bir birikim.

Sivas Kültür bu bilinçle yoluna devam etmekte. Gün yüzüne çıkmamış konuların peşinde, bir dedektif kaidesiye iz sürmekte. Ulaştığı yeni bilgi ve bulguları, bir kuyumcu titizliği ile inceleyerek, insanların gönüllerine sunmakta.

Bir birinde ilginç konuların hüküm sürdüğü bir yaşam arzusuyla ilerlemekte. Yarına düşecek notların, bugünden perçinlenen adımlarla ilerlediği muhakkak.

Bir çok yazar var kalem oynatan. Bu yazarların hemen hemen hepsi bu toprağın mayasıyla mayalanmıştır. Bu toprakların insana verdiği asil bir ruhla yollarına devam etmekteler. Söylenecek nice söz olduğu hükmüne boyun eğen yazarlar.

Sivas Kültür daha ikinci sayısında, Sivas’ta heyecan yaratan bir dergi konumuna geldi. Bir çok araştırmacı yazarın ilgi odağı oldu. Ele aldığı konuların öznelliği sayesinde, üniversitede araştırma yapan asistanlarında araştırmalarına, çok sağlam bir kaynak oluşturmaya başladı bile. 

Zaman en iyi ilaçtır. Zamanla bu Sivas Kültür ilacının okurların gönül hanesinde yeni yeni onarımlar yapacağı muhakkak. Yapılacak bu yeni onarımlarla, yeni nesillerin aydınlanacağı ve bu yeni nesillerinde, bir kültür ocağı olarak, yurdun dört bir tarafını aydınlatacağı sevdasıyla düşünmek lazım. Yeni fethe kol açan serdengeçtiler misali, Sivas Kültür de yeni gönüllere girmenin ve o gönüllerde ebedi kalmanın sevdasıyla ilerleyecek. Attığı her adımda, bir kartopu misali yeni yazarların katılımıyla yoluna yol katacak.  

Bu sayısında da çok beğeneceğiniz başlıklar var. Behrampaşa Hanı okumanız için sizleri bekliyor. Ahilik hakkında da bilgiler edinebilirsiniz. Sivas Valisi ile, tatlı bir kültür söyleşisi de okurların dikkatine sunulmuş. İlk defa gün yüzüne çıkan Aşık Kenani hakkındaki, ilk derli toplu çalışmada bu sayıda. Sivas tarihi ve hayat ağacı motiflerini düşünüyorsanız onlarda var. Nişanlı kıza koç götürme ve sempozyuma da sayfalar ayrılmış.

Bir ilçemiz de Altınyayla ele alınmış. Altınyayla’nın tarihi değerleri bir bir irdelenmiş. Oranın güzelliklerini tanımak için okumanızı tavsiye ederim. Sarissa’da bulunan kalıntıların resmine de şöyle bir bakabilirsiniz.

Siz okudukça, siz ilgilendikçe bu şehrin ne denli büyük bir kültür merkezi olduğunu anlayacaksınız. Okudukça, okuttukça aşılırmış öte yollar. Zamanı, en anlamlı anlamlarda bulmak için, dergilerle hemhalınızın çokluğu temennisiyle…    

                                                                                   Osman ÇELİK

 | Puan: 9,2 / 4 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun328 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI