Yeni Yılın Yeni İnsanlarına...
Kategori: Yazı - Makale |
3 Yorum |
1992 Okunma | 23 Aralık 2008 11:22:31

Ayşegül Hanıma Teşekkürler...
Yeni Yılın Yeni İnsanlarına…
“Yeni bir yıla girerken, yeni yılda hayata gözlerini ilk kez açacak yeni insanlara…”
Umarım Dünyaya geldiğinizde ilk gördüğünüz, asık suratlı bir doktor ya da hemşirenin değil de bir bebeğin Dünya’ya geliş mucizesine katkıda bulunmuş olmanın huzuru ve mutluluğuyla bakan güler yüzlü bir doktor ya da hemşirenin gözleri olur. Hatta şanslıysanız gözünüzü açar açmaz ilk gördüğünüz annenizin size bakışındaki o tarifsiz güzellik bile olabilir.
Umarım hiç biriniz her hangi bir kapı önüne, cami avlusuna ya da yurtlara bırakılmazsınız. İnşallah aileniz sizi doğar doğmaz çöpe atacak ya da kız oldunuz diye öldürecek kadar vicdansız ve cahil olmaz. Her zaman yanınızda olacak, sizi sevip sayacak, yol gösterecek, doğrularınızda destek verecek, yanlışlarınızda uyarıp düzeltmenizi sağlayacak, ömrü oldukça sizinle mutlu olmaya gayret gösterecek aileleriniz olsun. Sizler de onların kıymetini bilin. Her zaman ailenizin fikirlerini önemseyin. Bilin ki onlar sizin kötülüğünüzü istemezler. Bazı konularda farklı düşünebilirsiniz ama eğer ailenizin yapma dediği bir şey varsa onu inadına yapmak yerine bir kez daha düşünün. Eminim çoğunda haklı olduklarını göreceksiniz.
Umarım ilerde hep gülerek hatırlayacağınız; sıkça “İyi ki öyle yaşamışım” diyebileceğiniz muhteşem bir çocukluk dönemi geçirirsiniz. Ve umarım bu kıymetli zamanda çocukluğunuzu doya doya yaşarken geleceğiniz için faydalı işler yapmanız konusunda sizi yönlendirebilecek kadar size ulaşabilen. Kısacası sizinleyken çocuk olabilen anlayışlı anne – baba ve yakınlara sahip olursunuz.
Umarım güzel okullarda güzel bir eğitim alma şansı bulursunuz. Öğretmenliğin, sadece harfleri ya da sadece kitaplarda yazılanları öğretmekten ibaret olmadığının farkında olan; elinden geldiğince sizi hayata hazırlamaya gayret gösteren gerçek öğretmenlerle karşılaşır ve onlar sayesinde yolunuzu daha da aydınlatırsınız.
Umarım şimdilerde sıkça gördüğümüz, kime özeneceğini, neye benzeyeceğini şaşırmış gençlerden olmazsınız. Sizler kişilik sahibi olmanın önemini kavramış olgun gençler olur; hiçbir zaman -çok özür dilerim- karşınızda durup annenize küfreden ahlaksıza gülecek, onu arkadaş kabul edecek ve ağzınızdan çıkan iki laftan biri küfürken “Ben nasıl bir insanım?” diye kendinize soramayacak kadar zıvanadan çıkmazsınız.
Umarım, insana insanca muamele edebilen; yıkmak yerine yapmayı hedefleyen; din, dil, ırk ayrımı yapmayan; kendi diline, kültürüne, tarihine sıkı sıkıya bağlanıp onlara her zaman sahip çıkarken Dünyadaki diğer milletlerin de dil, kültür ve tarihlerini mümkün olduğunca araştırıp kendini geliştirebilen; “ Avrupa ne yapsa iyidir.” Mantığıyla hareket edip onlarda ne varsa olduğu gibi alıp üzerine yapıştırmadan önce düşünecek kadar aklı başında olan; aslını, neslini unutmayan; dinini doğru öğrenip doğru yaşayabilen ve tüm bu özellikleri kendinden sonraki nesillere de doğru bir şekilde aktarabilen insanlar olursunuz.
Umarım hepiniz kendinize en uygun mesleği seçebilirsiniz. Ve umarım seçtiğiniz yolda eğilip bükülmeden dosdoğru ilerlersiniz.
Umarım içinizden,
· Hiçbir öğrencisini ayırt etmeden hepsine gereken ilgiyi gösteren ve tek bir öğrencisinin değil de tüm öğrencilerinin başarısını hedefleyen “gerçek öğretmen”ler;
· Muayene için gelen hastalarının insan olduğunu unutmayıp onları güler yüzle karşılayabilen; doğru dürüst muayene etmeden ilaç yazacak ve daha fazla para uğruna gereksiz tedavileri uygulatacak kadar alçalmayan; hedefi insanları başından atmak değil onları iyileştirmek olan “gerçek doktor”lar;
· Sürekli birilerine çamur atmak yerine, düzgün işler yaparak bir yerlere gelmeyi hedefleyen “gerçek siyasetçi” ler;
· Bilimde teknolojide gidilebilecek en ileri yerlere gidebilecek ama bulduğu her yeni şeyi çok önceden oraya yerleştireni, evrendeki muhteşem düzeni var edip devamlılığını sağlayan yüce yaratanı unutmayacak “gerçek bilim insanları”;
· Yeryüzüne inmiş en muhteşem kitap “Kur’an-ı Kerim” i, her yaşın anlama düzeyinin farklı olduğunun bilincinde olarak, güler yüz, yumuşak ve sıcak bir üslupla anlatıp dinimizin düzgün bir şekilde öğrenilmesine; Güzel dinimiz İslamiyet’in, hala yaşayan karanlık beyinlilerin ve hurafelerin cenderesinden tamamen kurtulmasına katkı sağlayabilecek “gerçek ilahiyatçı” lar;
· Ahlak kurallarını yıkmadan da çok güzel tiyatro gösterileri ve filmler yapılabileceğini; bunun diğer saçmalıklardan çok daha zeki insanların işi olduğunu ve sanatın insan etiyle değil ruhla ilgili olduğunu kavrayıp, işini düzgün yapan “gerçek sanatçı” lar
· “Olaylara objektif yaklaşıyorum.” safsatasının arkasına sığınıp, kişisel çıkarları uğruna milletin onurunu hiçe sayabilen; nereye, kime, nasıl yaranacağını şaşırmış, üstelik utanmadan kendini “aydın” sınıfına koyacak kadar ipin ucunu kaçırmış haysiyetsizlerin karşısında, Tarihini, kültürünü, Milletini iyi tanıyarak; değerlerine sahip çıkarak ve en önemlisi onurunu ne paraya ne pula değişmeyerek dimdik durabilen “gerçek aydın” lar
Ve daha sayamadığım nice güzel insanlar çıkar…
Gelin gözleri umutla bakan güzel çocuklar. Gelin güzel yarınlarımız. Hepiniz sağlıkla, mutlulukla gelin. Gelin ve tutun ellerimizden. Hep birlikte Dünyamızı çok daha aydınlık günlere taşımak için çalışalım. Çalışalım ki gelen her yeni nesil buraları daha aydınlık görüp bizlere dua etsin. Bilelim ki biz onlara ne kadar aydınlık bir Dünya bırakırsak gideceğimiz gerçek Dünyamız da o kadar aydınlık olur.
Yeri Gelmişken; Rahmetli sanatçımız Cem KARACA’ nın kendinden sonraki nesiller için yazmış olduğu o güzel şarkının sözlerini de paylaşmak istiyorum:
Biz görmedik sen görürsün yavrum,
Didişmeden geçen bir gün mutlaka.
Yalansız dolansız bir dünyayı yavrum,
Kuramadık kurarsınız mutlaka.
Boşa harcandı benim yıllarım.
Boşa geçen yıllarıma yanarım.
Affet beni ne olur yalvarırım yavrum.
Yarın senin ellerinde güzel kur.
Biz görmedik sen görürsün yavrum,
Daha mutlu Türkiye'mi mutlaka.
Kulun kula kul olmadığı bir yarın,
Kuramadık kurarsınız mutlaka.
Biliminle, Kitabınla, Aklınla,
Ellerinle, dişinle, tırnağınla,
İnsan olmanın verdiği onurla yavrum,
Yüreğinle kur yarını güzel kur.
Cem KARACA [Mutlaka Yavrum]
Bu sözlere katılmamak elde değil ama ben çok daha umutluyum. Mevcut neslin de bundan sonra gelecek nesillerin de tüm olumsuzluklara rağmen doğruyu fark edip çok iyi işler başaracağına; çok daha aydınlık günler göreceklerine dair büyük bir umut var içimde. İnşallah bu umut boşa çıkmayacak.
Ve son olarak…
Yeni yılın yeni insanları!
Doğduğunuzda aldığınız ilk nefesle, ölürken vereceğiniz son nefes arasında süresini Allah(c.c) tan başka kimsenin bilmediği hayat yolculuğunuzun, siz, sevdikleriniz ve sizi sevenler için unutulmaz güzelliklerle dolu olmasını dilerim. Her şeyi bilen, her şeye gücü yeten Yüce Allah(c.c) yolculuğunuz boyunca hep yanınızda ve yardımcınız olsun.
Güzel sitemizin değerli ziyaretçileri, kıymet verip yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Hepinize sağlıklı, güzel günlerle dolu, hayırlı, huzurlu, uzun bir ömür diliyorum…
Saygılar…
Ayşegül ERGİN
Aralık // 2008
Yorumlar
Değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Dayıcığım, sizin de belirttiğiniz gibi, bunlar aslında hepimizin temennisi. İnşallah bu temenni doğrultusunda önce kendimizdeki eksiklikleri giderir sonra da düzgün nesiller yetişmesine katkıda bulunuabiliriz.Kıymetli şairimizin bu güzel şiirlerini de yorumunuza eklediğiniz için ayrıca teşekkür ederim. Habip Bey, "Eğitimci olmalıydınız." demişsiniz. Böyle düşünmeniz beni çok sevindirdi. Mesleğim eğitimcilik değil ama olsaydı bununla gurur duyardım. Çok zor ama hakkıyla yapıldığında bir o kadar güzel ve şerefli bir meslek eğitimcilik. Allah(c.c), işini hakkıyla yapanların yolunu açık etsin.
Meslek olarak olmasa da aslında herkes biraz eğitimci. Her olaydan, herkesten az,çok bir şeyler öğreniyoruz.Ben de çevremdeki insanların iyi şeyler yapmasına vesile olacak kadar etkili olabilir, düzgün örnek olabilirsem ne mutlu bana.
Şu an Ankara'ya kar yağıyor. Her yer tertemiz, bembeyaz görünüyor. Dilerim Allah(c.c), hepimizin yüreğini bu kar gibi bembeyaz, tertemiz yapsın ve kalbimizdeki tüm karanlıkları, tıpkı karın mikroplara yaptığı gibi kırıp yok etsin.
Ve böylece Dünya, kalbi, beyni karanlık insan müsvettelerinden kurtulup; "gerçek insan"larla, kar gibi aydınlık günlere kavuşsun.
Saygılar...
Değerli yeğenim, güzel yazılarnızı severek okuyoruz. Bu yazıdada güzel temennileriniz var. Belki hepimizin benzer temennileri ve bitmeyen ümitleri vardır. Aslında bizler asr-ı saadeti özlüyoruz. İnsanın her yönüyle insan olduğu, kulluğun zirveye ulaştığı, koyunun kurt ile gezdiği, aleme rahmet olacak bir asır. Bu doğacak çocuklarıda bizler yetiştireceğiz.Biz ne isek onlarda öyle olacak. Bu yazıyı okuyunca bence yaşayan en büyük şair olan Abdurrahim Karakoç'un bebeklere hitaben yazdığı bir kaç şiiri var. Birde farklı cepheden gelecek çocukların halini görmek lazım.Paylaşmak istedim..Önce yıllar öncesinden(1970 li yıllar) bebeklere çağrıda bulunmuştu. Sonra ihtar çekti, sonrada sitem etti. Sevgiler..
Bebeğe Çağrı
Soyguncu soysun da, vurguncu vursun
Sen ana karnında boşa durursun
Doksan günde çık gel, dokuz ay dursun
Doğmaya gayret et, doğmaya bebek
Sonra geç kalırsın yağmaya bebek.
Üçkağıtçı düzen geçip gitmeden
Her ocakta üç- beş baykuş ötmeden
Çabuk ' Devlet malı deniz' bitmeden
Doğmaya gayret et, doğmaya bebek
Sonra geç kalırsın yağmaya bebek
Makam armağandır, koltuk hediye
Muhkem ilamlar var ' rüşvet ye' diye
Ne diye beklersin söyle ne diye?
Doğmaya gayret et doğmaya bebek
Sonra geç kalırsın yağmaya bebek
Göz kırpınca sıfırı çok sayılar
Zirveye tırmandı topal ayılar
Yağcı yeğen arar haydut dayılar
Doğmaya gayret et doğmaya bebek
Sonra geç kalırsın yağmaya bebek.
Artık banka soymak basit eğlence
Günde yüzbin hiçtir ' yurtsever genç' e(!)
Dünyaya duhül et, gel biran önce
Doğmaya gayret et doğmaya bebek
Sonra geç kalırsın yağmaya bebek
Tez çık, haram süt bul, beleş kundak bul
Yalancılık mübah, yüzsüzlük makbul
Hukuksal açıdan bir ' olanak' bul
Doğmaya gayret et doğmaya bebek
Sonra geç kalırsın yağmaya bebek
Adi ekranlarda iğrenç yüzü gör
Halkı tiksindiren bir kof dizi gör
Önce onları gör, sonra bizi gör
Doğmaya gayret et doğmaya bebek
Sonra geç kalırsın yağmaya bebek
BEBEĞE İHTAR
Geçmişte yağmanın hasat dönemi
Acele gel diye çağırdım seni
Şimdi iş değişti dur, dinle beni
Dokuz aylık yolu altmış ayda çek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Emmin, dayın annen, baban kereste
İşçi, memur, çiftçi, çoban kereste
Çarşa, pazar, yazı-yaban kereste
İnsanlar ya mertek, ya orta direk
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Doğarsan üç günlük iş bulamazsın
Acıkırsın, ekmek, aş bulamazsın
Ucuz toprak, beleş taş bulumazsın
Yaşamak rezillik, rüsvaylık demek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Arı peteğinde ağulu bal var
Kaçıp kurtulmaya ne yön, ne yol var
Sıkıver dişini, annene yalvar
Buradan rahattır orda beklemek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Kurtlar sülük oldu, sıyrıldı posttan
Kaçan kurtuluyor, ahbaptan dosttan
Değişti bahçıvan, bozuldu bostan,
Hıyarlar acıdır, karpuzlar kelek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Vaziyet bambaşka vaziyet oldu
Yaşamak işkence, eziyet oldu
Dalkavukluk üstün meziyet oldu.
Sanatkârlar sansar, dâhiler şebek
Sözümü dinlersen hiç doğma bebek.
BEBEĞE SİTEM
"Aman gelme" dedim, bak geldin işte
Dünyaya meylin var, beşer’sin bebek
Bir bilsen dünyamız neyin nesidir
Ayırır ağzını işersin bebek.
Kimisi su katar içtiğin süte
Kimisi at sokar yediğin ete
Günahtan, hileden, haramdan öte
Zulmet kuyusuna düşersin bebek.
Yukarıya gitsen "köle" sayarlar
Aşağıya insen tefe koyarlar
Her saat bir başka renge boyarlar
Baktıkça sen sana şaşarsın bebek.
Önün bal-petekli, elin mühürlü
Omuzun kötekli, dilin mühürlü
Haftan ipotekli, yılın mühürlü
Aydan, günden mahrum yaşarsın bebek.
Sevgimiz rüşvettir seversek seni
Aldatmak içindir ne versek seni
Kalleş çağımızla eversek seni
Gerdeğe girmeden boşarsın bebek.
Abdurrahim Karakoç
Ayşegül hanım bence siz eğitimci olmalıydınız.Ne güzel her yazınızda olması gereken insan vasıflarını aktarıyorsunuz.
Ayrıca sizde farkındasınız hepimiz hangi meslek olursa olsun ideal insanı arıyoruz demekki buna ciddi ihtiyaç var.İşini içinde ki vicdan mekanızmasına ayarlamış,kul hakkından çok sakınan erdemli meslek erbabı evet ihtiyacımız olan altın nesil.Tabi olarak her öğrenci bu kıvamda olamayacak ama eğer elimizde ki maya sağlam ise mutlaka tutacağı kimseler vardır...Bu şuurla insan yetiştirmeye çalışan herkese rabbim kolaylık versin...güzel yazınız için teşekkürler...
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın