Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Sivas'ın Zümrüt Anka'sı: Âşık Ruhsati

Kategori Kategori: Portreler | Yorumlar 2 Yorum | Okunma 1837 Okunma | Yazar Yazan: osman | 17 Aralık 2008 20:21:05

Osman Beye Teşekkürler...

Sivas’ın Zümrüt Anka’sı: Âşık Ruhsatî

 

Berrak bir pınar akar Sivas’tan. Aktığı her yerde, boy boy söz sultanları yetişir. Bahara yüz tutan çiğdemler gibi, ona hasret yürekler salınırlar… Onu görmeden nice insan, deyişleriyle olgunlaşır.

Kendi dönemini etkilediği gibi, kendinden sonraki bir çok âşığı da etkilemeye devam eder. Onun, gönüllerde yaktığı mumla, yüzlerce ozan yetişir Sivas’ın merhamet bağrında. Ruhsati’nin çileli yaşamı, bir çok insanı derinden etkiler. Bir çok mecliste, ondan bahsedilerek, şiirleri gönüllere nakşolur.

Aman vermez Sivas kışlarında, askerlik anıları, halk hikayeleri derken, sözün özü dönüp dolaşır ve Ruhsati’ye varır. O, gece sohbetlerini, Kaf Dağı’na doğru götüren bir Simur Ankadır. Çileyle örülen zamanlarda dahi, umudu ve gönül hoşluğu rayihasını, bir cümle ahalinin gönlüne seren o yitik bilge, geçmiş zaman gezginleri gibi, her gece, bir çok meclisin ortak konuğudur. Sesi yanık olanlar, kirlenmemiş hafızalarıyla, geceye hüküm geçiren ayazla birlikte, Ruhsatî Baba’nın sözlerini, altın tepsiler içinde sunarlar kalabalığa.

Tecer Değirmenlerinde Sohbet Meclisi

Geçimi, tarım ve hayvancılığa dayanan Sivas yöresinde, çok sert ve uzun kışlar yaşanır. İnsanlar, ekin hasadından sonra, kışlık un derdine girerler. O yıllarda, Tecer’de 7 tane su değirmeninin olduğu rivayet edilmektedir. Civar köyler de, unlarını Tecer’de öğütürler. Âşık Ruhsati’nin de, o değirmenlerde, bir müddet çalıştığı rivayet edilmektedir.

Değirmene un öğütmeye giden yöre insanı, bir hafta, on beş gün hatta bir ay orada kalırlar. Tecer, un değirmenlerinin yanı sıra, bir kültür harmanı konumundadır o yıllarda. Kangal’dan, Gürün’den, Altınyayla’dan, Sivas’tan, velhasıl birçok yerden insanlar, bu değirmenlere gelirler kışlık unlarını öğütmek için.

Dört bir yandan gelen köylüler arasında, şiir meclisleri kurulur. Yunus’tan, Karacaoğlan’dan, Mevlana’dan şiirler okunur. Mukallitler, hal ve hareketleriyle orayı adeta düğün yerine çevirirler…

İşte bu şenlik ortamında Âşık Ruhsatî’de bulunur. İçli deyişleriyle hem kalabalığa katılır, hem de oraya gelen âşıklarla sohbet etme fırsatını bulur. Bu şiir meclislerinde, Anadolu’nun âşıklık geleneği yaşatıldığı gibi, insanlar arasında muhabbetler de koyulaşıp, güzel şiir ve türkülerin yayılması da sağlanır.

 

Çerçilerin, İnsanları Ruhsati’nin Ateşiyle Pişirmeleri

Darende’den, Malatya’dan, Gürün’den yola çıkan çerçiler, Kangal’a uğrayıp, sadece dut kabuk satmazlar, Ruhsati’nin deyişleri ile de içlerini aydınlatırlar. Orada öğrendiklerini, yol boyu uğradıkları bütün köy ve kasabalarda, insanlarla paylaşırlar.

İletişim araçlarının pek olmadığı bu dönemlerde, kulaktan kulağa yayılan deyişlerle de, bir çok âşık, Ruhsati’yi görmeden yetişir.  Aşık Kenani, Talibi Coşkun, Aşık Veysel başta olmak üzere, bir çok insanı etkiler.

Ruhsati bir okul gibi, sevenlerini eğitir ta öte diyarlardan. Dünyada eşine az rastlanan bir eğitim metodudur bu. İçleri nice ateşle yanan Anadolu insanının, ağızdan ağza dolaşan şiirlerle aydınlanması, eşine az rastlanılabilecek bir durumdur.

Ruhsati de, onları görmeden, bir çok âşığı yetiştirdiğini duydu mu bilemeyiz ama, Sivas ve yöresinde, yetişen her âşıkta, Ruhsati’nin manevi bir emeği mevcuttur.

Zümrüt Anka’ya ulaşmak için, Kaf Dağı’na doğru kanat çırpan bir cümle kuşun, çile vadilerinde olgunlaşıp Anka olmaları gibi, onu takip eden âşıklarda, zamanla, onun ete kemiğe bürünmüş halini yansıtırlar. Her yerde, her yörede, değişik değişik ortaya çıkar Ruhsati’nin izini takip edenler. 

Uzun kış gecelerinde, mum sekili odalarda oturan nice insan, ayazın karaya çaldığı gönülleri, onun sözleriyle aklaştırırlar:

“Daha senden gayrı âşık mı yoktur
Nedir bu telaşın hey deli gönül
Hele düşün devr-i ademde beri
Neler gelmiş geçmiş say deli gönül

Baktım iki kişi mezar eşiyor
Gam kasavet geldi boydan aşıyor
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor
De gel bu rüyayı yoy deli gönül

Mevlam kanat vermiş uçamıyorsun
Bu nefsin elinden kaçamıyorsun

Ruhsati dünyadan geçemiyorsun

Topraklar başına vay deli gönül”  

Nice bir bitmez hasrettir onun dillendirdiği. Çileyle başlayan ve çileyle biten bir ömrün, az da olsa bildirisini saklar mısralarında.

Zaten Anadolu, çileyle özdeş değil midir? Çilesiz hiç insan mı olur? Çilesiz hiç yürek mi olur?

Bu dünyada, görmesi gereken bütün acıları bir bir yaşar. Bu acılar onu hiç yıldırmaz. Yüzünü ekşitmeden, bir bir yudumlar yılları. O, Sivas’ın her odasına, her mahallesinde, insanların yüreğine sızmış berrak bir sudur. Sivas insanı, onu o kadar kendinden bilir ki, Ruhsati Baba diye anımsar her daim.

O, bitmez tükenmez Sivas bozkırlarında, her zaman Kaf Dağı’nı hayal edip de, bir türlü yola revan olamayan, gönlü yanıkların hasret pınarıdır. İnsanın içtikçe içesinin geldiği, kanmaya yakın her anda, yeniden susadığı bitmez tükenmez berrak bir gönül suyudur…

                                                                      Osman ÇELİK   osmancelikszm@mynet.com

 | Puan: 10 / 3 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

hıdır kaya { 18 Aralık 2008 11:16:38 }
suratlar asık şehirler solunca bana
hasretin kelepçedir akşam olunca bana
sızılar saplanır hayalin düşün dolunca bana
kengerin kevenin taze açmış gonca bana

baharda yaylalar çiçek çiçek gülünce bana
en garib fakiri bile ekmeğini bölünce bana
bundan gayri mükafat olurmu ömrümce bana
karakepezden karsuyu dökün ölünce bana

sivasımız, anadolumuz ozanlarıyla vardır... ozanlarımızı unutmayalım... teprikler osman bey kardeşim....
Emrullah TOPRAK { 17 Aralık 2008 22:17:57 }
Bir memleketin aşıkları ve o aşıklardan feyz alan, ismini unuttuğumuz onlarca meslek erbabı ahiler. Gönül köprüsünün gönüllü aşıkları. Tecer değirmenlerinden Telin değirmenlerine aşk mayası taşıyan çerçiler... mayayı gönlüyle yoğurup un yapan emektar değirmenciler... Sözlü kültürümüzün bu isimsiz muhafızları ne yazık ki yok artık. Bunları ancak böyle gönül adamlarının kalemlerinden okuyabiliyoruz. Teşekkürler Osman Hocam.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Gürün ve Suçatı'nın daha iyi bir hale gelebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun1597 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI