Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Telinlinin Derneği

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 4 Yorum | Okunma 2099 Okunma | 24 Ekim 2008 22:37:04

"Telinlinin derneği olmaz" sözünü geçersiz kılalım. Bunun için hepimiz ama hepimiz çok çalışalım, gayret gösterelim.

Telinlinin Derneği

 

Bazı sözler vardır sadece dilin ucunda, bazı sözler de vardır kökü ta kalpte… Memleket sözcükleride böyle.

 

Memleketimiz için hepimiz bir şeyler konuşuyor ve hepimiz birbirinden güzel planlar yapıyoruz ama derneğimiz gittikçe küçülüyor. Derneğimiz kan kaybediyor, bu küçülmeden dolayı kimi suçlayalım veya birilerini suçlamak problemi çözüyor mu? Kısır çekişmeler fayda veriyor mu? Derneğe küsmekle neleri hallediyor ve acaba neleri kaybediyoruz.

 

Sevgili arkadaşlar kurulduğu günden bugüne kadar hatası ve sevabıyla var olan ve bundan sonra da inşallah var olacak olan derneğimizin kusurları olabilir. Ama bu kusurlar yüzünden ona küsmek değil bu kusurları oturup konuşarak çözmek gerekir. Bizlerin bir yere gelmesinde hemşerilerimizin ne kadar katkısı olduğunu hepimiz bir kez daha gözden geçirerek hepimiz kendi hikayemizle dernek tarzı yapılanmaların önemini daha iyi anlayabiliriz.

 

Ben kendi hikayeme bakıyorum ve hayatımın birçok dönüm noktasında hemşerilerimi görüyorum. 1993 yılında kayıt olmaya giderken bana bir hemşerim sponsor olmuştu, o yıl aldığım bursu bir başka hemşerim vermişti, yurtta kalırken bana başka bir hemşerim kol kanat germişti, okurken yine hemşerilerimin arasında mutlu idim. Mezun oldum yine bir hemşerim sayesinde iş buldum. Aynı hemşerimin yanında kalmaya başladım. Çok önemli bir ameliyatımı bir başka hemşerimin hastanesinde oldum. Hemşerilerim, hemşerilerim, sevgili hemşerilerim. Bana çok faydası oldu hemşerilerimin kesinlikle sizlere de birçok hemşerimizin faydası olmuştur.

 

Bizleri gurbette garibanlıktan kurtaran hemşerilerimiz ne kadar önemli ise bizi hemşerilerimize kavuşturan ve kavuşturacak olan derneğimiz de o kadar önemli. Sevgili hemşerilerim lütfen derneğimizin, derneklerin önemini bir kez daha düşünelim. Geçmişte dernek ile ilgili olumsuz şeyler yaşandı ise dahi onları bir kenara bırakıp derneğimize sahip çıkalım. Ayda 5 YTL vermeyenleri görünce insan üzülüyor. Ayda 5 YTL hiçbirimiz için büyük para değil ama derneğin buna ihtiyacı var, en azından kirasını ödeyebilmek için buna ihtiyacı var. Sevgili hemşerilerim lütfen derneğimize sahip çıkalım. Aidatlarımızı ödeyerek sahip çıkalım, dernek faaliyetleri için önerilerde bulunarak sahip çıkalım. Dernek üzerinden kimi zaman mutluluklarımızı kimi zaman hüzünlerimizi paylaşalım. Kasabamız gitti veya gitmek üzere bari derneğimize sahip çıkalım.

 

Çok sevgili dostlar derneğimizin yeniden yapılanmayı düşündüğü şu günlerde gelin hep birlikte daha ayakları yere basan, daha güçlü bir derneği hep birlikte oluşturalım. Derneğimizi gençleştirelim, dernek faaliyetlerine bayanları ve çocukları da katalım. Geceler veya en azından bir Suçatılılar gecesi düzenleyelim. Dillere destan bir gece olsun bu. Vay be Suçatı’ya bak dedirelim cümle aleme. Bunu sadece öyle dedirmek için yapmayalım biz işimizi yapalım fakat işimizi çok iyi yaptığımız için herkes isteriksiz olarak bu lafları söylesin.

 

“Telinlinin derneği olmaz” sözünü geçersiz kılalım. Bunun için hepimiz ama hepimiz çok çalışalım, gayret gösterelim.

 

Bu çalışmalara ne gerek var diye diyor ve reklam kokan gayretler bunlar diye düşünüyorsanız lütfen gelmeyin, ama gayret bizden başarı Allah’tan diyor ve memlekete, memleket insanına hizmet  kadar güzel iş mi olur. Memleket sevgisi imandandır diyorsanız buyurun arkadaşlar…

 

H. Takçı

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

osman takcı { 09 Kasım 2008 13:16:53 }
TELİNİN DERNEĞİ OLMAZ
Hidayet Takçı { 28 Ekim 2008 16:08:40 }
Abdurrahman Bey,
Dernekle ilgili söyledikleriniz doğru, bir zamanlar derneğimiz tarafından ihtiyaç sahiplerine niyet edilerek yapılan yardımlar nasıl olduysa ihtiyaç sahiplerine değil de başkalarına gitmiş. Dağıtım konusunda muhtemelen bilgi eksikliğinden ve belki biraz da acemilikten dolayı tamamen iyi niyetle çıkılan bir iş maalesef şimdi derneğin en önemli ayıbı haline gelmiş durumda. Deyim yerindeyse ortada bir ölü var ve onu kaldırmamız gerekiyor.
Evet çözüme çok yakınız, bu çözüm sayesinde derneğimiz artık hata yapmayacak ve sağlam tutulmuş üye kayıtları sayesinde derneğimiz büyüdükçe büyüyecek inşallah. Bu konuda gönüllülere her zaman derneğin kapısı açık olacaktır. Bizler burada sizler de kasabada dernek adına çalışalım inşallah.
Sevgi ve selamlar.
abdurahman sarıkaya { 28 Ekim 2008 11:13:10 }
evet bir derneğimiz var ama ne kadar doğru çalışıyor onu bilmem. biz kasabada olduğumuz için dernek nasıl çalışır nasıl kazan elde eder nasıl yardım toplar onu bilemeyiz ama toplana yardım vs çalışmalar allah rızası için ihtiyaç sahiplerine değilde ihtiyacı olmayan kişilerre şahıslara dağıtıldımı iş karışır ve kimse derneğe yadım etmez. küçük bir yer kime ne verildi kime yardım yapıldı hepsi kısa sürede duyulur onun için dernek olarak yardıma ihtiyacı olanlara öncelk gösterilirse iyi olur . aksi halde dernek dernek olmaktan çıkar. onun için dernek üyeleri dernek yetkilileri yardımları muhtarlarla konuşarak ihtiyaç sahiplerine dağıtmasında fayda vardır. neme lazımlık olmaz olamaz.
saygılar
Ebubekir GÜR { 25 Ekim 2008 10:07:32 }
Hidayet kardeşim, "telinlinin derneği olmaz" diye kim söylemişse galiba doğru söylemiş. Artık bizlerde böyle düşünmeye ve böyle inanmaya başladık.Dernek bir örnek ve bazı hizmetlerin yapılabilmesi, birlik ve beraberliğimizin tesisi, dertlerimizin ve sevinçlerimizin paylaşılması için bir vesile bir araç. Ama yıllardır takip ediyoruz da ne hikmetse bir araya gelip güzel şeylere imza atamıyoruz. Zamanında kurulan kooperatifler çalışmadı. Bazı projeler uygulandı ama sonuç ortada. Yapılan tesis atıl vaziyette çürümeye terkedilmiş. Hep birilerinin gıybetini yapmak, aleyhinde konuşmaktan başka yaptığımız bir şey yok. Yeri gelince kasabamızın yetiştirdiği her kademedeki değerli insanlardan,okuma oranının yüksekliğinden, iş hayatındaki başarılarından bahsedip duruyoruz. Ama ne acı ki kendi alanlarında ve kendi nefisleri için gayet başarılı olan bu kardeşlerimizden, abilerimizden neredeyse hemen hiç kimseyi kasabamıza hizmet alanında göremiyoruz. Neden böyle oluyor sorusunun çok farklı cevapları olacaktır. Bazılarının belki haklı gerekçeleride olabilir.Ama hepimizde bir vurdumduymazlık almış başını gidiyor.Yüksek makamlarda oturanlar, ticari anlamda büyük işler başaranlar belki küçük bir kesimin gayretlerini çok basit görüyor ve böyle birbirlikteliği umursamıyor ve boş gayretler olarak görüyor olabilir. Bazıları "sizde kim oluyorsunuz" edasıyla ortadaki birkaç insanımızı küçümseyerek tekebbür ediyor olabilir. Yada bu insanların seviyesine inip, vasat bir suçatılı olan, kendi geleneklerini, inançlarını, kültürünü yaşatmaya çalışanlarla beraber olmak nefislere ağır geliyor olabilir. Gerekçemiz ne olursa olsun aşını yeyip suyunu içtiğimiz bu topraklar bunu kabul etmeyecektir. Allah'ın verdiği tüm nimetlerin şükrünü eda edebilmek için kendi kasabamız içinde yapmamız gerekenler yokmu acaba? "Vatan sevgisi imandandır". Peki bu sevginin bir emaresi olması gerekmiyormu? Kuru kuruya sevgi olmaz. Olursa bu boş bir iddia olur. Hem seveceksin hemde sevdiğin için hiç bir gayretin, faydan olmayacak.Sevmenin şartları vardır. Sevgi fedakarlık ister. Tevazu, alçak gönüllülük ister. Vermek ister, canını, malını ortaya koymak ister. Kim ne kadar bu değerlerini sevdikleri için feda edebiliyorsa ancak o kadar seviyordur. Gerisi laf-ı güzaftır.Ebülmekarim Alaüddevle(ks) hazretleri şöyle diyor:" Allah bu yeryüzünü ve istihsal sahalarını hikmetle yaratmıştır, mamur, semereli ve faydalı kılınması hikmetyle... Eğer halk dünya mamurluğundan ne fayda erişeceğini ve yeryüzünü kupkuru bırakmaktan ne günah doğacağını bilseydi, gayesini ve vücut hikmetini tamamıyla anlamış olurduk. Toprağından bin batman mahsul çıkacak bir insan, eğer ihmal ve isteksizlik yüzünden dokuzyüz batman mal elde edecek olur ve aradaki yüz batman fark insanların istifadesinden uzak kalırsa bilirizki, bunun hesabı kendisinden sorulacaktır. İnsanların faydasına sarfedecek bir vaziyeti bulunduğu halde bundan kaçan yeryüzünün umranında pay sahibi olmak istemeyen ve üstelik bunun ismini, dünyayı terk, zühd ve takva koyan insan, şeytandan başka kimseye tabi değildir" Bu söz bence çok hikmetli bir söz.Hepimizin kasabamıza vereceğimiz bir şeylerimiz olmalı. Bu ilim olur, fikir olur, mal olur, sevgi olur.Allah Resulü(sav); "İnsanların en hayırlısı insanlara hizmet edendir" buyuruyor.Hizmet büyük bir nimettir ama herkesin eline geçmiyor.Ne garipki bu asırda hep kendi nefsimizi düşünür olmuşuz. Akrabalarımızın, komşularımızın,köylülerimizin bile dertleri artık bizleri ilgilendirmez hale gelmiş. En yakınızımızı toprağa verirken gülen bir toplum için bunlarda gayet normal şeyler artık. Allah akıbetimizi hayr eylesin. Allaha emanet olun.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun955 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI