Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

EVLİYADAN YARDIM İSTENMEZ Mİ?

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1899 Okunma | Yazar Yazan: ebubekir | 20 Ekim 2008 16:13:15

Ebubekir beye teşekkürler...

EVLİYADAN YARDIM İSTENMEZ Mİ?

 

Günümüzde birçok insan Allah(cc)'tan başkasından bir şey istemenin insanı şirke düşürdüğünü söylemektedir. Bu gerçekten çok büyük bir iddiadır. Eğer bu iddia doğru ise toplum içerisinde şirke düşmeyen her halde kimse yoktur. Çünkü herkes sürekli birilerinden yardım istemektedir. Elbette ki bir ibadetin Allah'tan başkasına yapılması asla caiz değildir. Dua sadece Allah'a edilir, sadece O'nun için kurban kesilir ve yalnız O'ndan yardım dilenir.

 

Diri veya ölü kim olursa olsun, bir işi yapmak, diriltmek, öldürmek gibi konularda asla Allah ile bir ortaklığa sahip değildir. Kâinatta tasarruf eden de ancak Allah'tır. Eğer bir kimse bir şey yapabiliyorsa bu tamamen Allah'ın o insana verdiği tasarruf izni ile olmaktadır. Hiçbir kul tek başına bir şey yapmaya kadir değildir, Allah katında derecesi ne olursa olsun. Ancak Allah'ın izni ile insan bir başkasına zarar veya menfaat verebilir, isteklere karşılık vererek yardımda bulunabilir.

 

Allah-ü Azimüşşan(cc) ayeti celile’de; “O(Allah-ü Teala)nun huzurunda, kendisinin(layık olanlara şefaat etmeleri için) izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.” Buyurmaktadır.(Sebe:23). Başka bir ayette ise;” O'nun izni olmadıkça O'nun katında kim şefaat edebilir”.(Bakara:255) buyrulmuştur.

 

Bu ayeti Celilelerde görüldüğü gibi Allah(cc) bazı kimselere isterse şefaat izni vermektedir. Dolayısıyla bir kimseden yardım istenildiğinde gerçekte yardım istenilen de yardım eden de sadece Allah'tır. İster ölü isterse diri olsun kendisinden yardım istenilen kişinin tek başına fayda veya zarar verebileceğine inanılıyorsa bu Allah'a şirk koşmadır.

 

Ancak Cenab-ı Allah bir kimseden yardım istenildiğinde bu kişiye yardım edilmesini emretmiştir. En büyük sıkıntının yaşanacağı haşir meydanında Allah Resulü(sav);” O kıyamette insanlar Âdem(as)den yardım isteyeceklerdir” buyuruyor.

 

Asr-ı saadette birçok konuda Sahabelerin Resulullah'tan yardım istediklerini görüyoruz. Kimisi şefaat dilemiş, kimisi hastalık hallerinde, borç ve her türlü sıkıntılı durumlarda O'na müracaat ederek yardım istemişlerdir. Bu istekler karşısında ise Allah Resulü kimseye “benden istemeyin Allah'tan isteyin” dememiş, herkesin isteğine karşılık vermiştir. Burada bir kimseden bir şey istemek o zatın Allah yanındaki değerinden dolayı dua etmesi ve istenilen şey için bir sebep ve aracı olması anlamına gelmektedir.

 

Peygamberimiz Hz. Hamza(ra) şehit edildiğinde O'nu mezara koyduktan sonra ağlayarak; “Ey Hamza, Ey Resulullah'ın amcası Hamza, Ey hayırlar işleyen, sıkıntıları gideren Hamza, Ey Resulullah'tan kötülükleri defeden Hamza” demiştir.

 

Bir kimse “bir kimseden hayatta iken yardım istenir ama öldükten sonra istenmez” dese bu sözde doğru değildir. Zira Peygamberimiz; “Allah'ın razı olduğu kullar öldükten sonra da diridirler” demiştir. Bir insan, öldükten sonra cesedi toprak olsa da ruhlar yaşamaya devam etmektedir. Kamil insanlar ise vefatlarından sonra özel bir hayat yaşamaktadırlar. Bu hayatın ise bir takım özellikleri vardır. Ruhlar öldükten sonra ceset kafesinden kurtularak yaşayan insanlardan daha serbest hareket ederek daha fazla bilgi sahibi olabilirler. Ruhlar bizim tabi olduğumuz kanunlara tabi olmadıklarından dolayı tasarruf için de bir vasıtaya ihtiyaç duymazlar. Gerçekte yardım istenilen ve kendisinden talepte bulunulan sadece Allah'tır.

 

İnsan ruhuyla insandır ve ruhların tesiri yaşayan insanların tesirinden daha fazladır. Allah(cc) ruhlara, kendine seslenenleri duyma, yardım isteyenlere yardım edebilme serbestliği vermiştir. Kabirde kendilerini ziyaret eden ve yardım isteyenlere ruhların yapabileceği yardım onlara dua etmektir.

 

Bazıları der ki:” Vefat etmiş Peygamber veya Salih insanlardan sadece Allah'ın yapabileceği şeyleri istemek şirktir”. Bu düşünce de yanlıştır. Çünkü bu istemede o işi Allah'ın yaratması için “O’nlar vesile” kılınmaktadır”. Gözü görmeyen bir kimse Peygamberimizden dua istemiş, Peygamberimizde bu isteği geri çevirmeyerek dua etmiştir. Yine peygamberimizden bazı amansız hastalıkları tedavi etmek, yağmur yağdırmak, eşyaları dönüştürmek, parmağından su akıtmak gibi insan gücünü aşan şeyler istendiğinde kimseye “siz müşrik oldunuz” dememiştir.

 

Kur'anda anlatılan bir kıssada Süleyman(as) ile insanlardan ve cinlerden oluşan bir mecliste şöyle bir olay yaşanmıştır:

“(sonra Süleyman emrindeki başkanlara:) “ Ey ileri gelenler! O'nlar bana Müslüman olarak (teslim olup) gelmeden önce hanginiz o(Belkıs)nun tahtını bana getirir” dedi(neml:38)

Süleyman(as) Belkıs'ın iman etmesi için tahtını daha kendisi gelmeden Şam'a getirmelerini istemiştir. Ve bu insanüstü bir şeydir.

Cinni bir ifrit:”Makamından kalkmadan onu sana getiririm”(neml:39) demişti. Ama Süleyman(as) “bana bundan daha hızlısı lazım” dedi. Bunun üzerine meclisinde bulunan sıddıklardan bir zat(Asaf bin Berhiya);” Gözünü açıp kapayıncaya kadar onu sana getiririm”(neml:40) deyince Süleyman(as):” Benim istediğimde budur” demiş ve o zatı yanına çağırmıştı. Tahtı getirmesini isteyince o da anında tahtı getirivermiştir.

 

Görüldüğü gibi bu iş normalde sadece Allah'(cc)ın güç yetirebileceği bir şeydir. Ama Süleyman(as) bunu kendi meclisinden istemiş ve bu iş o mecliste bulunan ancak Peygamber olmayan Salih bir insanın vesilesiyle olmuştur.

 

Allah'ın peygamberi Süleyman (as) böyle bir istekte bulunduğu ve Allah'ın dostu olan o zat da bu isteği yerine getirdiği için hâşâ müşrik mi olmuştur? Aslında bu fiillerin bu zatlara nispet edilmesi mecazidir ve bu tarz ifadeler kullanmak caiz olduğu için oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Allah’tan başkasından yardım istenilmez diyerek ve vesilelere yapışan Müslümanları şirke düşmekle itham eden insanlar, tevhidi ve insanı tevhit dairesinin dışına çıkaracak şeyleri sanki Allah Resulünden daha mı iyi biliyorlar?

 

Her şey arasında bir sebep- müsebbip ilişkisi vardır ve bu ilişki görülmelidir. Aslında bir kimseden bir şey istenirken sebebin kendisinden değil, gerçekte o sebebi sebep kılan Allah'tan istenmektedir. Bir kimsenin “Ya Resulullah benden şu belayı gider” diye istekte bulunmasında asıl maksat “Ya Resulullah, Allah'ın benden şu belayı gidermesine duanla vesile ol” demektir. Aynı şekilde ehl-i tasavvufun  mürşitlerden “himmet” istemeleri de aynı düşünce ile yapılmaktadır.

 

İnsan hevasını kendisine binek yapmaya görsün. Bu binek insanı ancak vehimle karanlıklara götürür. Yardım istenen kimsenin ölü ya da diri olması arasında bir fark yoktur. Ölü veya diri yardım istenilen kişilerin yaratabilme özelliğine sahip olmayan ancak sadece yardıma sebep olabilen kişiler olduğuna inanırız. Ölü veya diri evliyadan yardım istemek sebeplere yapışmaktır.  Sebeplere yapışmak ise Allah’ın emridir.

 

Kur’an ın ifadesiyle “cündüllah” denilen “melekler ve kâmil insanlardan oluşan Allah’ın Askerleri” vardır. Cenab-ı Allah, onlar vasıtasıyla dilediklerine yardım edip, meselelerini çözer. Allah’tan gayrı herkes bir vasıtadır ve bu hakikati Rasulullah (A.S.) Efendimiz söyle ifade buyurmuştur: “Asıl veren Allah’tır, ben ise verileni taksim edip yerine ulaştırmakla görevliyim.”

 

Madem hakikat budur ve peygamberler dahi evliyadan yardım istemiştir, işte temizlenmiş ruhlar vasıtasıyla, farklı boyutlarda, bilinen zaman ve mesafe ölçüleri dışında tezahür eden bu manevi yardımlar velilere verilmiş bir yetki ve emanettir. Ama bu yardımlar ne kadar büyük ve hızlı olursa olsun kader sınırlarını geçemez.

 

♥- Bu makalenin hazırlanmasında Seyyid Muhammed Bin Alevi El- Maliki El Haseni(ks)’nin “Mefahim” adlı eserinden yararlanılmıştır.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun829 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI