Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

EYLÜL ANALARI

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1927 Okunma | Yazar Yazan: ebubekir | 14 Eylül 2008 00:03:23

Anadolu... Analarla özdeşleşmiş ve bağrında barındırdıklarını bir ana şefkatiyle kucaklayan, büyüten, besleyen başka bir yurt var mıdır bilmem...

EYLÜL ANALARI

 

 

 

Anadolu…Analarla özdeşleşmiş ve bağrında barındırdıklarını bir ana şefkatiyle kucaklayan, büyüten, besleyen başka bir yurt var mıdır bilmem…Ama şu da bir gerçek ki tarih boyunca bu topraklarda analar hep göz yaşı dökmüştür..Çünkü bu topraklar üzerindeki emperyalist emeller , hesaplar hiç bitmemiş.Yakın tarihimize baktığımızda istiklal savaşı yıllarında cephe gerisinde vatan savunmasının bir parçası olmuşlar..Sonraki yıllarda çekilen sıkıntılar zaman zaman azalsa da hiç bitmemiştir.

 

Bu gün de yine hep analar ağlıyor. Ve bizler top yekun uyanmadığımız sürece de ağlamaya devam edecekler. Düşman uyumuyor ve ne kadar garip bir milletiz ki yıllarca üzerimizde oynadıkları oyunlar açıkça tekrarlanırken bir türlü uyanamıyoruz. Ey Müslüman Türk milleti! Seni bu gaflet uykusundan uyandırıp kendine getirecek darbeler, şamarlar az mı geldi ki hala uyanamıyorsun? Nasıl bir gaflet ve basiretsizlik ki ocaklarını söndüren, evini yıkan, sokağını, mahalleni, top yekun Anadolu’yu yangın yerine çeviren zulümler seni uyandırmaya yetmiyor. Yıllar geçiyor, oyunlar hep aynı ama bizler aynı delikten defalarca sokuluyoruz. Terörün adı ne olursa olsun figüranlar aynı değimli?

 

Bundan tam otuz yıl önce, her gün 25-30 gencin vatan topraklarına bir fidan gibi devrildikleri bir zaman..Kardeşin kardeşi, evladın babayı çekinmeden boğazladığı, kan gövdeyi götürdüğü bir zaman..Şimdiki gençlerin bilmediği, görmediği ama her olayda anaların yürekler dağlayan feryatlarının arşı deldiği bir zaman. Her taraf sanki bir yangın yeri. Mahalleler, şehirler,sokaklar taksim edilmiş, kurtarılmış bölgeler oluşturulmuş. Bir çok mahalleye, sokağa askerin, polisin bile giremediği, polis karakollarının askerler tarafından korunduğu bir ortam..Kimsenin can, mal ve namus emniyetinin olmadığı bir Türkiye.Okullarımıza, kalelerimize kızıl bayrakların çekildiği, fabrikaların tahrip edildiği,, bizleri bu vatandan sürmek isteyen emperyalistlerin maşası satılmış beyinlerin terör estirdiği bir ülke..İşte bu yangın yerinde vatan elden gitmesin, bayrak inmesin, ezanlar susmasın, analar ağlamasın diyerek ve başka koyacakları bir şey olmadığı için canlarını ortaya koyan gençlerin tarafında bizlerde saf tuttuk.Üniversite yılları..Kimi yazarak, kimi köy köy gezerek, kimi çizerek ve her türlü imkanlar kullanılarak bu fitneye karşı milleti uyandırmak ve bu yangını ve ihaneti bitirebilmek için özellikle gençler kendilerini can pazarına attılar. Asıl vebali üzerlerinde taşıyan ama nemelazımcı, vurdumduymaz ve kısır siyasi çekişmelerin aktörleri olan büyükleri uyandırmak kolay değildi. O günlerde önümüze gelene;

 

    Memleket yas içinde ağlamak kar etmiyor

 

    Her gün evlat acısı çeke çeke bitmiyor

 

    Anaların göz yaşı kurtulmağa yetmiyor

 

    Uyanın be uyanın, uyanın uyumayın. demiştik.

 

Büyüklerimiz uyandırılamadı ve kanlar akmaya canlar toprağa düşmeye devam etti. Yıllarca iman zafiyetine düşürülen, kalpleri karartılan insanları uyandırmak zordu elbette . Bu işler bizim gibilerinin işi değilmiş. Ölü kalpler diriltilmeden olmuyormuş meğer..Allah Resulü(as) “Zalim hükümdar Allah’ın kılıcıdır” buyuruyor. Hikmetinden sual olmaz ama herhalde başımıza gelen bunca zulümlerin perde arkasındaki hikmeti beklide Müslüman’ı kendine getirmektir.

 

Ey güzel gençler… Mukaddesatımız uğrunda o günlerde can veren gençlerin hiç birinin isimlerini, mücadelelerini, çektiklerini biliyor muyuz. Bir yandan her türlü yokluk ve imkansızlıklar içerisinde, ailelerinden beş kuruş olsun harçlık alamadan okumaya çalışırken bir yandan da vatan derdine düşmüş gençleri, üniversite öğrencilerini, o günün şartlarında kıt imkanlarını birbiriyle paylaşarak her konuda kader birliği etmiş olan civan delikanlıları…Hayatlarının baharında gençlik hayalleri bile kuramayan, bir ölüm kalım savaşının tam ortasında vatanı koruma yükünü sırtına yüklenmiş gencecik körpe kuzuları.. Eylüllerde sırf denge sağlamak uğruna suçsuz yere idam sehpalarında sallandırılırken yüzleri kıbleye dönen iman erlerini hiç merak ettik mi? Özmen’leri, Önkuzu’ları biliyor muyuz?.  Onlar bu topraklar için, bizim için canlarını verirken bizlerde ancak arkalarından;

 

  Öz menem öz menem

 

  Onlar kabuk öz menem

 

  Sen yelde savrulan kül

 

  Yüreklerde köz menem..diye  marşlar söyledik..

 

Anadolu semalarını kara ve kızıl bulutların kapladığı o günlerde, gönderine kızıl bayrakların çekildiği, kendi değerlerini savunan gençlerin hatta polisin bile giremediği kurtarılmış üniversitelerden olan ODTÜ’de bir duvara insanlık ve İslam düşmanı, imandan yana nasibi olmayan eşkıyalarca haşa sümme haşa “Muhammed’in p..leri giremez” yazmışlardı. Ebu cehillere rahmet okutacak kadar gözleri ve kalpleri kararmış, ABD’ye hayır derken SSCB ve Çin emperyalizmine sevdalanan uşaklar tarafından yapılan bu edepsizce ve firavunca saldırıyı kabul etmeyen bir Anadolu çocuğu sonunun ne olacağını bile bile eline bir fırça ve boya aldı.. Gönlündeki imanı, canı pahasına da olsa buna razı olamadı. Bu inkar ve ihanet yazısını tek başına sildi… Sonra kantine gitti. Bir çayla bir simit alabildi ancak. Gönül rahatlığı içinde çayla o simidi yedi.. Ve birde kızıl bir kurşun… Cebinde 35 kuruş buldular.. Ölenler hep gariban Anadolu çocukları, fakir insanlardı. Bu gençler bir zamanlar “ha bu vatanın ekmeğini yemişim, ha uğruna bir kurşun” diyerek yaşadılar. Bir üniversite öğrencisinin ciğerlerini pompa ile şişirip okuldan aşağı atmışlardı. Daha nice şeytanın bile aklına gelmeyecek işkence yöntemleriyle beş bin genç “gök ekini biçer gibi” biçildiler. Hangi ananın yüreği dayanırdı ki bu acılara. Ana olmayanlar nasıl anlasınlar bu duyguyu. Zira baba olmadıkları için bu acıyı yüreklerinde hissetmeyen büyükler de bu acıların baş mimarları olarak ak pürçekli anaların ellerinden yakalarını nasıl kurtaracaklar? Bu günün mahkemelerinden kurtulmuş olsalar da hamd olsun ki mahkeme-i kübra var.

 

Sonunda anladık ki birileri eylüllere zemin hazırlamak için daha çok gencin ölmesini beklemişler..Beş bin gencin ölümü az gelmişti demek ki.Hala uyanamadık ve uyanmak için daha kaç otuz yılların geçmesi, kaç bin gencin ölmesi, kaç ananın yüreğinin dağlanması gerekiyor.Ve eylül anaları ağlamaya devam ediyor.

 

Ey sağcılar ve solcular! Dün bir araya gelip konuşamazken, konuşup da anlaşamazken, dertleri paylaşıp ortak çözümler bulamazken bir metrekarelik kara zindanların hücrelerini paylaşmak zorunda kalmıştık. Şimdi de hep benzer senaryolarla bizleri birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Bu oyunları bozacak feraset ve akıllar artık devreye sokulmalı değil mi?

 

Nice bedeller ödendi ve ödenmeye devam ediyor. Hani “Seyda” hazretlerinden bahsettiğimiz yazıda Seyyid Muhammed Raşit Hazretleri Ahmet ER ağabeye “ yeni bir Türk- İslam medeniyetinin doğuşunu müjdeleyebilirsiniz” demişti. İnşallah bunlar bu büyük medeniyetin doğum sancıları olur. Her şeyin bir bedeli, değerli şeylerinde daha büyük bedeli vardır.

 

Sebepler ne olursa olsun ve müsebbipler kim olursa olsun bunlara takılıp kalamayız. Müslüman’ın davası” İlay-ı kelimetullah” dır. Allah’ın ismini yüceltmek davası. Davaların davası bu.. Bu dava için anadan , yardan, serden geçilir elbette..Ecdadımız bu dava uğruna asırlarca at sırtından inmedi, rahata talip olmadı. At sırtında yaşadı ve at sırtında öldü.Tüm insanlığın huzur içerisinde yaşayabilmesinin şifresi burada. Bu gün kendisini bu kutlu davanın mirasçısı olarak görenler, önce Allah’ın ismini kendi nefislerinde yüceltmeli ki bu davanın davacısı olabilsinler.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun962 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI