Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

EYLÜL

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 1726 Okunma | 10 Eylül 2008 12:59:43

Hayır, bu kez sarı yapraklardan bahsetmeyeceğim. Belki o Ekim'e daha fazla yakışır.

EYLÜL

Yaz günleri aslında devam ediyordu.

İnsanların dağınık; sağa sola serpilmiş halleri de.

Hoş, gerçi güneşin ışıkları çoktan ser sekleşmeye başlamıştı hani.

Bir de bakmışsınız ortalığı serin bir yel kaplamış;

Dağları, taşları, yaprakları üşüten

İnsanları da, özellikle de akşamüzerleri.

Ne oluyoruz, bir şeyler mi var, farkında olmadığımız?

Heyhat, yine takvim yapraklarına Eylül düşmüş.

Hem de ne düşüş.

Yine hazırlıksız yakaladı beni.

Hani, ilkokul yıllarında tokat yerdik sağlı sollu da sersemler, bir an için bilinç bulanıklığı yaşardık ya, işte öyle bir şey dostlar. Yine geldi ve çarptı beni.

Hayır, bu kez sarı yapraklardan bahsetmeyeceğim. Belki o Ekime daha fazla yakışır. Sıcaklar beni iyiden iyiye sıradanlaştırmıştı ki bir akşamüstü yaprak hışırtıları eşliğinde sağımdan solumdan beni yakalayan esintiyle irkildim. Yapraklara hüznün şarkılarını söyletirken beni de sarstı adeta. işte, dedi. Bak ben geldim. Ne o, şaşırdın değil mi? beklemiyordun beni. Siz hep böylesiniz işte, apışır kalırsınız. Hadi, kal şimdi kendinle. İstersen şöyle bir kenara çekil. Sığın bir akasyanın gölgesine ve şarkını söyle istersen. Boğazında düğümlenen ve bir türlü söyleyemediğin sözcükleri hatırla. Kavuşmak ümidiyle adeta yere değdirmeden attığın adımların nasıl akim kaldığını da. Değerin bilinmedi değil mi? Hep saklı kaldı sende. Olsun böylesi daha güzel, dedin. Duyulsaydı, bilinseydi sözcüklerin büyüsü bozulurdu, kim bilir.

Ne o dostum avunuyor muyuz? Olsun, böylelikle harcamadığım bir hazinem var; zamanı geldiğinde kullanılan ve kullanıldıkça değeri artan, dedin

Üşüdüm. Kollarımla sarıldım vücuduma. Belki ısınırım ümidiyle. Ah şu yağmurlar, Eylül yağmurları. Merak etmeyin, çok geçmeden görünür ortalıkta. Bir gri günün başlangıcında başlar ve yağar da yağar. Öyle gürültü, patırtı çıkarmadan yağar. Islandığınızı fark etmezsiniz bile, öyle hafif dokunur size.

İnce ince, çisil çisil. Üşüyen yaprakların yanaklarını da ıslatır ki artık sararsın.

Ah Eylül! Beni bana hatırlattın yine. Oysa ne kadar da dağılmıştım. Neden böylesin bilmem. Belki biz sana böyle bir anlam yüklüyoruz, kim bilir. Geldin, dokundun ve pandoranın kutusunu açtın yine.

Yunus EMRE

Avcılar/İSTANBUL

 

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

sami { 11 Eylül 2008 09:37:18 }
Canım Kardeşim! Yine güzel bir yazı ile çıktın karşımıza.Yine hislerini harika cümlelerle aktardın bizlere.Kimbilir belki de herbirimizde başka başka küllenmiş nice eylülle ilgili duyguların ortaya çıkmasına yardım ettin.Yıllar öncesinin ayrılıklarını,hasretlerini,hüzünlerini kimbilir belki de hep gizli saklı kalmış olsa da aşıkların okul aşklarına kavuşmalarını anımsattın.Hay haşemle akıp gittiğimiz hayatta çoğu zaman hatırlamakta güçlük çektiğimiz çocukluğumuzu, gençliğimizi hatırlattın.Eline ,diline,gönlüne sağlık...
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun301 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI