Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Ali Hoca ile Zamana Yolculuk

Kategori Kategori: Portreler | Yorumlar 12 Yorum | Okunma 4741 Okunma | Yazar Yazan: emrullah | 17 Haziran 2008 01:42:00

Çok hoş bir çalışma...

Ali Hoca ile Zamana Yolculuk

 

Gürün ve civarında onu tanımayan yoktur. Kimimizin kulağına ezan okumuş, kimimize Kur’an veya Arapça dersleri vermiştir. Birçoğumuz onun arkasında namaz kılmış, heyecanlı vaazlarını dinlemişizdir. Suçatı’da yediden yetmişe hemen herkesin onunla ilgili bir anısı mutlaka vardır. Özellikle gençlik yıllarında okuttuğu talebelerinin, kendi tabiriyle askerlerinin anlattığı sayısız anıları vardır. Muhsin Yurtseven, rahmetli Veli Başpınar, Ekrem Camcı, Mehmet Toprak ve onların akranları bu anıları fıkra gibi dilden dile anlatırlar. Sözünü ettiğimiz kişi malumunuz Ali Toprak, namı diğer Ali Hocamızdır. Biz onun bu bilinen anılarından ziyade pek bilinmeyen, daha kıyıda köşede kalmış hatıralarını ortaya çıkarmaya çalıştık. Kendisiyle SuçatıHaber olarak görüştük.

 

Nesilden Nesile Eğitim

 

SuçatıHaber: Bize kendinizden bahseder misiniz?

Ali Toprak: Babam rahmetli Resul Hafızdır. Onun en küçük evladı olarak 1933 yılında Telin’de doğmuşum. Annemin ismi Eminedir. İmamlık vazifesini aldıktan sonra Yukarı Suçatı’da yirmi beş yıl bilfiil çalıştım. Emekli olduktan sonra da Gürün, Kangal ve Darende’nin değişik köy ve kasabalarında fahri olarak imamlık ve vaizlik yaptım. Bu görevlerim sırasında kız ve erkek çocuklarına gücüm yettiğince, dilim döndüğünce Kur’an ve Arapça öğretmeye çalıştım. Daha evvel okuttuğum birçok talebemin sonra çocuklarını hatta torunlarını okuttuğum oldu.

 

Küçük Yaşta Tahsil Merakı

 

SuçatıHaber: Bu mesleğe nasıl girdiniz?

Ali Toprak: Bende küçük yaşlardan itibaren okuma, tahsil görme merakı oluşmuştu. Bağ bahçe işlerini de ağabeylerim yürüttüğü için sağ olsunlar bana destek oldular. O zamanın tedrisat usûlleriyle eski ve yeni yazıyı öğrendim. 1948 yılından itibaren Tayyib Sözen Hoca’dan (Edibe Sözen’in dedesi) Arapça ve dini ilimler tahsil etmek için Gürün’e gittim. O zamanlar dini eğitim eski medrese usulüyle yapılıyordu. Gürün Ulu Camii’ndeki derslere üç dört yıl devam ettim.

 

Edip Paşa İle Aynı Evde Kaldım

 

SuçatıHaber: Biraz o yıllardan bahseder misiniz? Gürün’de nerede kaldınız?

Ali Toprak: Gürünlü meşhur zat Hüsnü Dayı (Hüsnü Efendi) babamın ihvan arkadaşıydı. Ben Tayyib Hoca’nın talebesi olarak Gürün’e gittiğimde, rahmetli Hüsnü Dayı babama demiş ki “Ali bizde yatsın kalksın. Telin’e nasıl gidip gelecek?” deyince babam da olur demiş. Böylece ben Hüsnü Dayı’nın evinde iki üç yıl kaldım. Sohbete gelen ihvanlara hizmette bulundum ve Tayyib Hoca’nın Ulu Cami’deki derslerine devam ettim. Hüsnü Dayı’nın evladı yoktu. Eşi Behiye Hanım’ın yetim yeğeni Mesude abla ve diğer bacısı onlarda kalıyordu. Tatil zamanlarında eve, benden yaşça küçük, oldukça yakışıklı, çok efendi, terbiyeli bir genç gelirdi. Askeri lise yahut harp okulu olmalı, öyle bir okulda okuyan bu genç Edip Başer idi. Behiye Hanım Edip Başer’in halası idi. Çok küçük yaşlarda babasını ve annesini kaybeden bu yetim çocukla tatilde aynı odada yatar kalkardım. Ablaları “Edip gelecek” diye onu beklerlerdi. Edip, okul zamanı yeniden okuluna dönerdi. Edip Paşa ile yıllar sonra bir de Darende’de Rahmetli Hulusi Efendi’nin sağlığında karşılaştım. Cenabı Allah, böyle vatanperver insanları hiç eksiltmesin.

 

Toprak Soyadının Sırrı

 

SuçatıHaber: Hüsnü Dayı ile babanızın ihvan arkadaşlığı nedir?

Ali Toprak: Hüsnü Dayı ile babam, ikisi de Sivaslı İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Efendi’den dersli idiler. Yani ikisi de aynı tekkeye bağlı, beraber Sivas’a giderlermiş. Soyadı kanunu çıktığında İsmail Hakkı Efendi, babama “Resul, sen de bizim soyadımızı al” demiş. Rahmetli babam da bunun üzerine soyadımızı Toprak olarak yazdırmış.

 

Annem Vaiz Olmama İzin Vermedi

 

SuçatıHaber: İmamlık görevini almanız nasıl oldu?

Ali Toprak: Gürün’de Kur’an Kursu hocalığı yapıyordum. Derken 1960 yılında Kayseri’de vaizlik imtihanı açıldı. Haberi alınca Kayseri’ye gittim. Selçuklu’dan kalma Lale Camii var, orada imtihan olduk. Vaizliği kazandım, sevinerek Telin’e döndüm. Ancak başka şehirlere tayinimin çıkacağına Annemin gönlü razı olmadı. Ben de Annemi kıramadım. Yukarı Telin Camii’nde imamlık görevine başladım.

 

Hac Yolunda Vaaz

 

SuçatıHaber: O yıllardaki karayoluyla hac yolculuğundan bahseder misiniz?

Ali Toprak: İlk Hacca gitmem 1963 yılında idi. Rahmetli Hulusi Efendi’nin de bulunduğu kafilede karayolu ile Elbistan üzerinden gitmiştik. O yolculuklar daha uzun ve heyecanlı oluyordu. Halep, Şam, Bağdat, Kerbelâ gibi kutsal beldelerden geçilerek gidiliyordu. Velhasıl Cilvegözü sınır kapısından Suriye’ye geçtik. Oradan da Ürdün’ün başkenti Amman’a vardık. Ürdün Hükümeti bizi bir müddet oyaladı. Bu esnada diğer ülkelerden Azarbeycan, İran, gibi ülkelerden gelen hacılar da bekletiliyordu. Sonradan duyduğumuza göre hacıların Ürdün’de para bırakmaları için bekletiliyormuşuz. Amman’da Melik Hüseyin Camii var. Orada değişik ülkelerden gelen hacılar namaz kılıyor, vaazlar veriliyor, çok kalabalık cemaatler oluyordu. Bu vaazların birinde bir vaiz yarı Arapça yarı Türkçe, heyecanlı bir şekilde tasavvuf ve değerli zatlar, Abdûlkadir Geylâni ve Şahı Nakşibend Hazretleri aleyhinde tarikatları karalayan bir vaaz verdi. Ertesi gün oldu.  Ben de nasıl olduysa aynı küsüye çıktım. Tarikat yolunu ve bu büyük zatların hizmetlerini anlatan ve tasavvufi yolun doğru bir yol olduğunu, İslamiyet’in bu yolla birçok ülkeye yayıldığını anlatan heyecanlı bir vaaz verdim. İşin doğrusu ben de kendimden böyle heyecanlı bir vaaz beklemiyordum. Zannedersem o büyük zatların ruhaniyetleri bana yardım etti. Kürsüden inince Türk hacılar ağlayarak beni tebrik ettiler. Rahmetli Hulusi Efendi de tebrik etmişti. Bu hatıramı hiç unutmam.

 

SuçatıHaber: Son olarak SuçatıHaber’e neler söylemek istersiniz?

Ali Toprak: Şimdiki zamanda gençler bu internet işleriyle uğraşıyorlar. Faydalı yönde olunca ne güzel oluyor. Geçen yaz, yeğenim Hidayet sağ olsun köyde beni ziyaret etti. Hatta kendisine şiirlerimden verdim. Sitede yayınlayacağım dedi. Zannedersem yayınlamış. Allah, bu çalışkan, imanlı gençlerimizden razı olsun.

 

11.06.2008 / KAYSERİ

Röportaj: Emrullah TOPRAK

 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

turgut sarıpınar { 28 Ocak 2010 15:51:53 }
ben garip oğlu turgut sarıpınar emrullah kardeşim öncelikle böyle bir yazı dizisi hazırladığın için teşekkürler hatırlarsan kuzdayken ben sen ve alihoca teline gidiyorduk yolda bir çeşme başında durup aptes almıştık yanılmıyorsam kezoğlu azizin orasıydı namaza durduğumuzda ayakkabımızla durmuştukda ali hocam bize gülümsemişti, o zaman fark etmiştik allah uzun ömürler versin saygılar sunuyorum selamaleyküm.
kübra { 19 Nisan 2009 14:30:54 }
allah sizin gibi insanları başımızdan eksik etmesin sizler sayesinde bu dünyanın ve şöhretin ne kadar geçici olduğunu anlıyoruz
ŞİRAZİ ÇAKICI ANKARA { 28 Ocak 2009 11:59:52 }
ülkemizin selameti için böyle ulvi insanların dualarına ihtiyacımız var allah selamet versin. sizin talebelerinizde bizleri yetiştirdi tüm emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum.
Selma Sarıpınar { 04 Ocak 2009 19:16:23 }
Benim çocukluğumun ve genclığımın cübbesi, bakımlı sakalı, cevik hareketleri ile kahramnı olan canım dedemle yaptığınız röportaj çok güzel olmuş eline sağlık dayı..selamlar
muhammed uzun { 19 Aralık 2008 03:12:12 }
sizin ve ali dedemin ağzina yüreğine sağlık hiç merak etme ali hocam bu milletden hain de çıkar kansız da ama hatırlananlar hep iyiler olmuştur bizler sizin emanetciniziz ALLAHa emanet olun....
muhammed uzun { 19 Aralık 2008 03:00:59 }
öncelikle siteye yeni giriyorum ve gercekten güzel olmuş özellikle cok güzel resimlere yer vermişsiniz velhasıl emeğinize sağlık ali hocama ve diğer büyüklerime saygılarla hayırlı günler
zeynep TUBA toprak { 24 Haziran 2008 21:17:25 }
sitede dedemle röportaj fikri çok orjinal.. zevkle okuduk.eline sağlık amca
Muhammed b. Toprak { 24 Haziran 2008 17:53:01 }
gözel bir çalışma olmuş amca ellerine sağlık..
'' yaşayan efsane'' tabiriini onun için kullanmak yanlış olmaz bence..
hulusi tatar-izmir { 24 Haziran 2008 16:26:42 }
Kardeşim Emrullah merhaba,Ali Hoca Amcanın verdiği vaazlarını nasıl unuturuz helede bayram namazlarında anlattıkları hala kulaklarımızda. Kendisine sağlıklı sıhhatli uzun bir ömür diliyor saygılar sunuyorum.
Nuri Şahin { 20 Haziran 2008 11:03:57 }
Değerli Kardeşim Emrullah,

Çok güzel bir çalışma yapmışsın. Hepimiz az çok tanımamaza rağmen henüz bilmediğimiz güzel insanın güzel yanlarını bizlere aktarmakla çok büyük hizmet ettin. Allah razı olsun. Ali Amcaya da sağlık sıhhat ve hayırlı yaş uzun ömür versin.

Kalın sağlıcakla.
Selamlar.
Diğer Sayfalar: 1. 2. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Gürün ve Suçatı'nın daha iyi bir hale gelebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun18 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI