KAVGALAR VE ÖLÜM
Kategori: Portreler |
4 Yorum |
3075 Okunma | 16 Haziran 2008 00:06:47
Ebru Hanım'a Yazısı için Teşekkür Ediyoruz...
KAVGALAR VE ÖLÜM
Belki kendisi etti,belki de gururu.Büyük bir maddiyata sahip olmasa da kendine değer veren,yücelten kişiler olmasa da onun kocaman bir tuvali, fırçası ve zorla elde ettiği başarıları vardı.
Gurur, onu daima yüceltti,bu onlarca yıl sonra anlaşılsa da.Onu herkes ruhuyla tanıdı, bazen ayçiçekleriyle ,kargalarla ,bazense tek kulağı kesik kafasıyla .Görenler hayret etti.”Deli mi bu adam” dediler.
Fakir olmasından hiç rahatsızlık duymadı.Aksine helal kazanç sağlamanın mutluluğuyla başı dik dolaştı her zaman.Bazen alacakaranlıklar yaşadı.Kocaman ağaçlarla yıldızları bütünleştirdi. Bize sarıyı öğretti bir de lacivert geceyi.
Onun sayesinde yıldızlara uzun uzun baktım. Bir gece görmek istedim onun gördüğünü. Kapadım kulaklarımı,göz kırpmadan baktım onlara.Daha çok parladılar.Ben de gördüm onun gördüğünü,derinden bakınca.
Güneşi anımsatan ayçiçekleriyle içimi yaktı her zaman. Boyunlarını bükmüşlerdi ağırlıklarından. Kendisi daima olgundu.Başı havada değildi.Bazen güneşe ulaşmanın mutluluğuyla kaldırsalar da başlarını ayçiçekleri ,o hiç kaldırmamıştı başını.Çok mutlu olsa da….
Bir gün de sadece kendisine baktım.Yüzünde çizgiler belirmişti artık.Ama o kadar da yaşlı değildi.Bakışları ilk başta kimseyi etkilemese de beni etkilemişti.Yılların verdiği yorgunluk ,acı,çile,haksızlıklar nedendi bu bakışlara.Bir de tek kulağının kesik olması etkilemişti beni. İçten içe kendini yemişti ama kimseye zarar vermemişti.
Yaşamasına tek neden ruhuydu.Bunu tabloları da destekliyordu.Her fırça izine bakınca geçmişini anımsatıyordu.Evet yaşamasına tek neden SANATTI.Bir zaman geldi ki ,götüremedi bu kadar acıyı.Sanata saygısı olmayan insanlara dayanamadı.Bir defa kesse de kulağını, dindirmemişti acısını.Zaten bu yaşamın da tadı kalmamıştı,uğruna yaşadığı sanata da istenilen değer verilmiyordu artık.Ama o bir sanatçıydı,herkesten farklıydı.Hangi insan tuvale, yıldızları ağlamaklı çizebilirdi?Kim bencilliğe hayır derdi o devirde…?
Kendisine arkadaş bir tek kargaları bulmuştu.Onlar gibi işe yaramaz,ortada dolaşan serseri gibi hissediyordu kendisini.Bir gün geldi ki;
“Bu serserinin ölme vakti geldi.”dedi ve sıktı kurşunu beynine.Sonsuzluğa bıraktı kendini. Geriye ne mi bıraktı?
ONLARCA BİTMİŞ TABLO VE KOCAMAN BİR İSİM VAN GOGH
EBRU TAKCI
Yorumlar
Saygıdeğer Abdullah Bey,
Ebru hanım bu aralar internete giremediği için mesajınızı görmemiş olabilir, onun yerine biz sorunuza cevap verelim.
Ebru Hanım İbrahim (Öğretmen) Takçı'nın kızı olup Endüstri Mühendisliği eğitimi almaktadır.
Ebru hanım 20Haziran 2008 tarihinde yazınıza yorum ekledim.Ardından da yeni kuşaktan olduğunuz için tanyamadığımı belirttim,kendinizi tanıtmanızı istedim.Gözünüzden kaçtı görmediniz sanıyorum.Sizce bir mahsuru yoksa kendinizi tanıtırsanız sevinirim.Benim kim olduğumu sözünü ettiğim yorum yazımda bulabilirsiniz.sevgiler selamlar.
Ebru hanım yazmış olduğunuz bu yazınız çok duygulandırdı beni.çok güzel yazmışsınız.Teşekkürler size..Ben de Takcı ailesinden olduğum için sizi yeni kuşak olmanız nedeni ile tanıyamadım.kendinizi tanıtırsanız sevinirim.Haa ben mi ben 68 kuşağından,emekli öğretmenim.Aşağı
suçatı(Telin) doğumluyum.Merhum İbrahim Takcı'nın (çor lakaplı) oğluyum. Şu an izmir -Urla Çeşmealtı'nda ikamet ediyorum.Size selam sevgi ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
ebru hanım, aramıza hoş geldiniz.
evet, aslında hemen her insanın şu dünya hayatıyla meselesi olmuştur. ancak, duyarlılıktaki farklılıklar insanları da farklı düşüncelere ve davranışlara itiyor.dolayısıyla hayata hangi pencereden baktığınız çok önemli. bu konulardaki farklı yaklaşımlar da biliyorsunuz felsefenin temelini oluşturmuştur. acizane şunu söyleyebilirim ki aklı her türlü sorunu çözebilecek bir araç olarak görmemek, yani belli bir noktadan sonra teslim olmamız gerekir, diye düşünüyorum. ama bu düşüncem hayatta aklı ve bilimi ötelemek anlamında yorumlanmamalı.
size başarılar diliyorum.
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın