Hatice Kübra Önder Kardeşimize Teşekkür ediyoruz.
Gül bahçesinden;
Bu mektubu gül bahçesinden yazıyorum size.;
Hani bir güz mevsimi..yaprakların dallarda rengarenk dans ettiği mevsimde göndermiştiniz ya beni askere..
Hani koç katımında, dağlardaki yeşilin sarıya döndüğü mevsimde , rüzgarların dağ başında boz otlarla en güzel bestelerini yaptığı bir mevsimde..
Hani boz tarlamızdaki yel almış buğday başaklarının , içindeki kan kırmızı gelinciklerle oynaşmasındaki mevsimin bitip de..sarı bir tarladan uğurlamıştınız ya beni annem..
Elime kına yakmamıştınız…” ben senin yüreğine yaktım kınayı oğlum “ demişti ya babam..
Hiç ağladığını görmediğim babamın , boz tarlada beni seyrederken bulut bulut yağmak üzere olan göz pınarlarını görmüştüm de..bir damla düşseydi..ateşinden boz tarlanın , dünyanın yanıp kavrulacağını zannetmiştim ya ..her damlanın içerisindeki atomların , sevgi yükünü görmüştüm ya..
Köyden ayrılırken, dönüp dönüp arkama bakmıştım.Ufukta en son donuk siluetlerinizde kaybolduğunda..sadece ben ve yüreğim kalmıştı.
İşte o an anlamıştım..ayrılığın ölüm kokan acısını.
Ağlamak isteyipte ağlayamadığımda..duygularımın beni terk edip sizde kaldığını anladığımda..ölümün gül bahçesini görmüştüm..
Birliğime teslim olduktan sonra , size mektup yazamadım .Ama telefonda duyduğum sesinizin sıcaklığında yaşadım hep.
Şu an mektup yazmak zorundayım anne..artık sesimi duyuramıyorum ki size.
Sesleniyorum..baba , anne diye..ses vermiyorsunuz..duymuyor musunuz beni..yoksa ben mi seslenmesini unuttum..
Neden yüzünüzde hep sonbahar mevsimi , zemheri soğuğu var anne.sizi üzen bir şey mi var anlamadım…ama benim annem , babam hep bahar yürekli, nevruz bakışlı , gül kokuluydular..hani söz vermiştiniz ..üzülmeyeceğinize..
Annem..
Sana bir şey anlatayım…geçen gün , komutanım, hadi vatan savunması var..gidiyoruz dedi..çok soğuk bir geceydi.çantama koyduğun içliklerimi giydim altıma .hani benim için ördüğün eldivenler vardı ya onları da taktım anne..önce kokladım, hep sen kokuyordun…
Çok yürüdük ama..hem karanlık hem çok soğuktu..ama komutanım, vatan savunması deyince , her şey silindi yüreğimden anne.vatan ne büyük bir sevgiymiş.bir an sizin sevginizi bitirecek diye korktum.
Gecenin bir yerinde, çatışma başladı.en olmaz yerde, bir gül attılar bana..tam alnıma denk geldi.ondan sonra kıpırdayamadım anne.sanki uyuyorum da, rüya görüyormuşum gibi.
Alnımda , bizim bahçemizdeki gibi yediveren gülleri açtı.mevsim bahar oldu.güllerin açtığı mevsimde , kar çiçekleri koktu ortalık hep
Annem ;
Siz nerdesiniz..neden ses vermiyorsunuz.Dün bana geldiniz babamla birlikte.Gözlerin yaş doluydu.Bahçedeki yediveren güllerinden getirmiştiniz bana.Toprağıma bırakıp sessizce döndünüz.ben konuşmak istedim halbuki.. ama ses vermediniz yine. Küs müsünüz bana yoksa.burada sizde olsanız.senin sevdiğin nergislerden çok var. ..birde,babamın en çok sevdiği beyaz renkli güller açıyor.Bende onlardan vermek istedim size ..ama konuşmadınız benimle ..neden
Dün köyde sela verildi camide..duydum..kim öldü anne.siz iyisiniz değil mi..merak ettim..
Anne..
Beni merak etmeyin.ben iyim..sadece bana attıkları gülün değdiği yer acıyor anne.başka bir sıkıntım yok..sadece sizleri çok özledim
En çok da yürek kokunuzu özledim….
Hoşça kalın…
HATİCE KÜBRA ÖNDER
Burhan Dinçbal İlköğretim Okulu
8.Sınıf
Not: Bu yazı Çanakkale Şehitlerini anma günü nedeniyle düzenlenen "Şehidin annesine mektubu" konulu makale yarışmasında birinci seçilmiştir.
insanın bilgisi ne kadar fazla ise o kadar iyi ürün çıkartır başarılı bir çalışma olmuş tebrikler
Evet gerçekten başarılı bir çalışma bence de. Murat bey kendince haklı olabilir. Ama gözden kaçırdığı iki şey var: Biri, anladığım kadarıyla yazan kişi 8. sınıf olduğuna göre heralde 15 yaşlarında olmalı ve pek de çocuk sayılmaz. O nedenle yazıda çocuksu havadan ziyade yetişkin havası olabilir. İkincisi, yaşı küçük de olsa çok yetenekli biri olabilir. Bir de üçüncüsünü elemek istiyorum, ufak tefek yardımlı da yazmış olabilir ama kendi emeğinin mutlaka çok katkısı vardır, özellikle kurgusu çok başarılı.
Canım kızıma sevgiler halacığım eline sağlık çok güzel olmuş yazın çoktandır girmiyordum siteye bir göz gezdirim dedim senin yazını gördüm çok duğgulandım işte benim yigenim budur be devamının gelmesini istiyorum böyle yazılarının kimne düşünürse düşünsün sen yazmaya devamet.Herkes anasından yazar olarak doğmuyor .Düşünce ve karekterler farklıdır .Hayatın boyunca sağlıklı umut dolu yarınlar seni bekliyor devamet canım selamlar herkese.
Mmm, güzel güzel, çok güzel, ama üzgünüm, sanki yazarımızın yaşıyla kullandığı kelimeler, deyimler, kurgu, hayalgücü ve yazının genel karakteri arasında ciddi bir çelişki gözlemledim. Bir çocuk yazısı değil gibi bu. Daha doğrusu yazıda çocuksu hava yok. Bilmem başka benim gibi düşünen var mı?