Hepinize iyi bir hafta diliyorum
Yaza Yelken Açmışken,
Mart, Nisan derken Mayıs da geldi. Durmadan akan zaman bize de durmayın yoksa ayakta kalamazsınız der gibi. “Bakın, ben duruyor muyum” diyor bizlere. Durmak bilmeyen işte o “zaman” bize yaz mevsimini de getirmek üzere. Ve “yaza merhaba” demeye hazırlanırken tam da o noktada sevgili hemşerilerimiz bize öyle güzel bir sürpriz hazırladılar ki, tam 25 Mayıs 2008 tarihinde, daha bunaltıcı sıcaklar düşmeden, yemyeşil Çavuşbaşı ormanında bize güzel bir piknik organizasyonu hazırladılar. Bize de ne düşüyor “KATILMAK”. Evet, iki elimiz kanda bile olsa, özellikle İstanbul’da olanlar lütfen katılalım, birlik ve beraberlik içerisinde hoşça vakit geçirelim ve ileriye dönük güzel planlarımızı resmi olmayan formatta hep birlikte yapalım.
Pikniğe ekip olarak ayrı bir önem veriyoruz biz, çünkü bir taşla iki kuş vurma imkânımız olabilir. Hem pikniğimizi yapabilir, hem de birinci olağan kongremizi toplamış oluruz (tabi yine çay başında). Goncagül arkadaşımız ile birlikte organizasyon konusunda bazı düşüncelerimiz var ama nasip bakalım. İnşallah orada en azından ufak tefek reklamımızla ilgili bir çalışma da yapmayı düşünüyoruz.
Piknik mevzusunu burada kapatırken geçiyorum kitap mevzuumuza. Uzun zamandır bahsettiğimiz kitabı elektronik kitap formatında sonunda çıkardık. Bu konuda desteğini eksik etmeyen Ayşegül Ergin kardeşimize teşekkür ediyorum.
Kitap deneme mahiyetinde olduğu için içerik tam olarak sunulmadı. O yüzden kitapta adı geçmeyen arkadaşlar gücenmesinler diğer sürümde herkes olacak inşallah. Kitabın önsözünde de belirttiğimiz sebepler bizi elektronik kitap konusuna yönlendirdi ama kesinlikle diğer formatta, yani kâğıda basılı formatta da kitabımız nasipse çıkacak.
Bu arada yaptığımız çalışmanın bize verdiği moral ile benzer bir çalışmayı Gürün için de yapmayı planladık ve bu konuda Kaymakam Bey ile arkadaşımız Ayşegül hanımın oldukça başarılı geçen bir görüşmesi oldu. Nasip olursa kasabamızın kültürüne ek olarak Gürün kültürüne de hizmet etmek üzereyiz.
Değerlendirme yazısı yazmadığım dönem içinde yine sitemize birbirinden güzel yazılar geldi. Bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Her zaman dediğim gibi sitemiz yazarlarımıza çok şey borçlu, yazarlarımıza ziyaretçilerimiz çok alıştı, o yüzden lütfen yazarlarımız en geç iki haftada bir yazılarını istikrarlı şekilde gönderebilirlerse herkes için iyi olur. Benim tam bu noktada yazarlarımıza bir önerim var, mesela ben yazılarımı haftanın ilk günü, pazartesi günü yazıyorum ve herkes benim ne zaman yazacağımı biliyor, eğer sizlerde sabit olarak her hafta veya her iki haftada bir belirli bir günde yazarsanız iyi olur kanısındayım.
Evet, yaza yaklaşırken, baharın bereketini iyiden iyiye hissederken, hepinize güzel günler diliyor en yakın zamanda görüşmek ümidiyle yazımı burada noktalıyorum.
Hidayet Takçı
5 Mayıs 2008