Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

REİS SEÇİLDİ

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 5 Yorum | Okunma 2564 Okunma | Yazar Yazan: tatar | 01 Mayıs 2008 23:44:22

Hulusi Beye Teşekkürler...

REİS SEÇİLDİ
 

     Tüm Suçatı’lı kardeşlerimiz gibi bende kasabamızın nüfus azlığından dolayı belediyelik statüsünü kaybetmiş olmasından ötürü büyük üzüntü duydum. Bu müessir olay bana ilk belediye başkanlığı seçimlerini hatırlattı.
 

    Yıl 1969 mevsimlerden bahar. Her bahar mevsiminde köyümün insanlarını bir telaş alırdı. Bağda, bahçede bir sürü iş onları beklemekte. Bir gün değil bir saat bile onlar için çok önemliydi. Üzümler budanıp dipleri açılacak,çırpılar toplanıp evlere götürülecek.Bahçelerde yerler bellenip yabani otlardan temizlendikten sonra domates, fasulye, salatalık, patates, soğan… için maşaralar, poğlar hazırlanacak. Aşılanacak meyva ağaçlarına aşılar vurulacak. Bir kış evde biriktirilen gübreler bahçelere taşınacak. Onun için soğuğa, yağmura, çamura aldırış edilmeden çoluk çocuk bahçelere koşturulur. Hava el verdiği oranda çalışılır. Tez elden yapılması gereken işlerin bitirilmesi yoluna gidilirdi.
 

     O sabahta hafif hafif yağmur çiseliyor ama aldıran kim? Eşeğin üzerine bir harar akmını attıktan sonra Sarıkaya’nın yolunu tuttuk. Bahçeye vardıktan sonra hava el verdiği oranda işlerle uğraşıyor, yağmur sıkılayınca da haymaya koşuyoruz. Bu hal üzerine ikindi yakınına kadar çalıştık. O sırada kulakları sağır eden gök gürültüsüyle beraber bir yağmur indirdi ki, kendimizi haymaya zor attık. Ben içerde annem kapının önünde yağmurun dinmesini bekliyoruz. Annem ayağa kalkarak, havaya şöyle bir göz gezdirdikten sonra bana dönerek: ”Bu yağmurun dineceği yok, şu odunları yükleyelim de bir an önce yola çıkalım.”dedi. Bin bir güçlükle odunları eşeğe yükleyip yola koyulduk.
 

      Mutuf Hamit Emmi’lerin evlerini de geride bırakıp, Bozyer’in üzerine geldik ki Billoğ Deresi (Cin Deresi) taşmış. Bir kısım sel suları bu taraftaki bahçeleri basmış, diğer kısmı ise Kayacı Abidin Emmi’nin bahçesi üzerinden Halloğ Mehmet Abi’nin şimdiki evinin oraya doğru akıp gitmiş. Yola boydan boya milek oturmuş. Güçlükle ilerliyoruz. Bu arada karşı taraftan yüksek sesle konuşa konuşa bir kalabalık, çamur içerisinde bata çıka bize doğru geliyorlar. İçlerinde, Çamgilin İsmail Abi, Sali Abi. Hoşaf gillerden birkaç kişi, Şuğul’dan Beş, altı kişi tam bizim hizamıza gelince içlerinden biri: ”Biraz eğlenin hele” diyerek bize doğru gelip elindeki lokum kutusunu uzatarak” Faik Abi (Faik Bilgiç: Kasabamızın ilk seçilmiş belediye başkanıydı) reis seçildi de buyurun sizde lokum alın” dedi. Bende elimi lokum kutusuna daldırarak gül kokulu lokumlardan dört, beş tane aldım. Annem başındaki yemenisini biraz daha burnunun ucuna çekerek” Allah utandırmasın gardaş reis seçilmişsin eyle mi?) dedi. Faik Emmi’de (âmin bacı sağ olasın) dedi. Yola devam ettik. Çamura batan ayağımı kurtarıp anneme yetişerek sordum.
—Anne, reisi kim seçmiş?
— Sabah gelirken sen mezarlığın orda beklemiştin bende okula çıkıp rey atmıştım ya
— Heye
— İşte o reyler sayılmış en çok rey alan reis seçilmiş.
— Anne reis ne iş yapar?
— Ne bileyim oğlum. Her hal aha şu taşan dereyi yapar.
— Başka ne yapar.
— Birde Hanyeri’nden üzümlüğümüze giderken, korkarak üzerinden geçtiğimiz sallanan ağaç köprü var ya işte onu yıkarlar.
— Yıkarlarsa biz karşıya nasıl geçeceğiz.
— Oğlum: Yıkarlar dediysek yerine daha sağlamını daha güzelini yaparlar.
 

    Bu hal üzerine konuşarak köyün mezarlığının altına kadar gelmişiz. O anda yine gök gürültüsüyle beraber bir şılgım indirdi ki, ne yapacağımızı şaşırdık. Önümüzdeki eşeğin kulakları iyice yere düşmüş, karşıdan yağan yağmurdan korunmak için, başını bazen sağa bazen sola çeviriyor hatta, bazen de geriye dönmeye çalışıyordu. Mezarlığın ordayken gittikçe artan bir uğultunun nerden geldiğini anlamaya çalışıyoruz ama nafile.
 

     Köye yaklaşınca bu uğultunun sebebini anladık ,esas selin tam köyün girişindeki Kuru Dere’den gelmiş olduğunu gördük öyle bir sel ki buradan geçmek ne kelime yanına yaklaşmaya yürek ister. Dağlardan koparmış olduğu koca koca kayaları ,yerinden söktüğü ağaçları önüne katmış ırmağa doğru sürüklemekte. Bizden önce gelip selin kesilmesini bekleyen insanların da  üstleri başları çamur içerisinde, durumlarından hiçte memnun olmayan bir yüz ifadesi ile  toplu bir şekilde selin azalmasını beklemekteler. Epey bir bekledikten sonra hava hemen hemen iyice karardı, selin şiddeti de gittikçe azaldı. En sonunda dizlerimize kadar vuran selin son sularına aldırmayarak dereyi geçip yorgun, argın, bitkin bir şekilde evlerimize doğru ilerlemeye başladık.
                       
HULUSİ TATAR
İZMİR
 

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

hulusi tatar-izmir { 21 Mayıs 2008 09:38:45 }
bu hatırlatmasından dolayı , Leyla Hanıma teşekkür ediyorum.çok doğru bir tesbitte bulunmuş saygılar
leyla küpeli { 20 Mayıs 2008 18:43:31 }
merhaba hulusi abi yazılarını herzamankinden daha güzel buluyorum.Ancak suçatılı olmadığımdan olsa gerek yerel dilinizde kullanılan bazı kelimeleri anlamakta zorluk çekiyorum.Yazını daha güzel kılmak adına bu yerel kelimeler için ya bir dipnot şeklinde veyahut parantez içinde ne anlama geldiğini yazarak belirtirsen sevinirim.Ancak şunuda belirtmem gerek ilk okuduğum yazılarınla şimdikiler arasında bayağı bir yol katetmişsin.Severek okuyorum.Devamını da heyecanla bekliyorum.tebrikler....
mehmet talas { 11 Mayıs 2008 23:55:46 }
mutuf hanifi değil mutuf hamit olacak teşekkürler
fahrettin yurtseven { 02 Mayıs 2008 20:19:14 }
küçükken dedeme hep reis derlerdi,o zamanlar çocuklukya dedemin adının reis olduğunu zannederdim.her yazdığın yazı insanı geçmişsin güzelliklerine götürüyor bir anlıkda olsa o günleri yaşattığın için sagol abi.
yunus emre { 02 Mayıs 2008 08:38:56 }
hulusi ağabey, bu güzel anınız için teşekkür ediyorum.

tabi sel denilince işlenen ancak sel sebebiyle dolan su arklarının tekrar temizlenmesi aklıma geldi. düşünüyorum da bu büyük derelerin yataklarında taraçalandırma yapılsa bu kadar zararlar olur muydu? işimizi yapardık ancak sanki sel gelse de biraz balık tutsak heyacanına kapılırdık. oysa ki o güzelim bahçeler de elden çıkardı. büyük dereleri geçtik en azından küçük derelerde bu çalışmalar yapılabilirdi.

tatlı üslubunuzla süslediğiniz anılarınızın devamını bekliyoruz. selam ve dua ile.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun757 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI