Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

KOMŞUMUZA DA VERELİM DAHA UZAKLARA DA

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 2 Yorum | Okunma 2247 Okunma | Yazar Yazan: tatar | 02 Nisan 2008 23:55:32

Hulusi Beye Teşekkürler...

                  KOMŞUMUZA DA VERELİM DAHA UZAKLARA DA

    

     Dünyadaki tüm insanları doyuracak kadar yiyecek olduğu halde, gözü aç olan insanları doyuracak hiçbir yiyecek henüz yetiştirilememiş. Anadolu yarım adasında, uzak yakın başka diyarlarda atalarımız fakir, fukarayı rencide etmeden onların onur ve haysiyetlerini kırmadan yardım etmek amacıyla çok çeşitli yöntemler geliştirmişler. Bunlardan bir tanesi askıda ekmek yöntemi, bu yöntemle şehirlerde aç insan asla olmazmış. Çünkü şehrin çeşitli yerlerine bir torba içinde asılan ekmeklerden aç olan yiyeceği kadar ekmeği alır karnını doyururmuş. Başka bir yöntem de ise yine şehrin belli yerlerine hali vakti yerinde olanlar tarafından para bırakılır, İhtiyaç sahipleri sadece kendine yetecek kadarını alır gerisini başka muhtaçlara bırakırlarmış.

 

    Bizlere bırakılan bu tarihsel kültürün nasıl yok edilmeye çalışıldığını bir düşünelim. Televizyonlarda yayımlanan değişik programlarla bizim değerlerimizin maksatlı bir şekilde ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Tema vakfının kurucuları arasında bulunan ve yine bu vakfın başkanlığını yapmış olan Hayrettin Karaca Bey bir sohbette aynen şunları söylemiş.

 

       “Şu yaşadığımız fani dünyada insanlar iki bölüme ayrılmış durumda. Birinci bölümde karnı aç olan insanlar, diğer bölümde gözü aç olan insanlar.”Evet bu tespite katılmamak mümkün mü? Gelin gözü aç olan insanları elimizin tersiyle bir kenara itelim, bütün gücümüzü, dikkatimizi karnı aç olan insanlara yönlendirelim. Çocukluk yıllarımızda köyde hem varlıklı hem de yoksul aileler vardı. Ama oynadığımız oyunlar, giydiğimiz giysiler, yediğimiz yiyecekler hep aynıydı yani eşittik.

 

        Gösterişten uzak, sessizce muhtaç olan komşunun eksiği, gediği elden geldiği kadar hali vakti yerinde olanlarca giderilirdi. İşte bu bizim kültürümüzdü. Bu kültür küçük yerleşim yerlerine hapsolup kalmasın gittiğimiz yerlere yaşadığımız şehirlere de bu hasletlerimizi yayalım.

 

         Geçenlerde bir balıkçı dükkânının içinde büyük posterler halinde asılmış üç kare fotoğraf gördüm. Afrika’daki bir ülkede çekilmiş bu fotoğraflardan, birincisinde neredeyse açlıktan kemik yığını haline gelmiş, çaresiz gözlerle karşısına bakarak, bir yere ulaşmak için yerde sürünen siyahî bir insan, hemen yirmi metre kadar arkasında da bir Akbaba. İkinci fotoğraf karesinde o insan ancak birkaç metre sürüne bilmiş ama Akbaba üç metre yakınına kadar yaklaşmış. Son karede ise artık o sürünen insanın kımıldayacak mecali kalmamış, maalesef Akbaba o insanı...

 

     Bu sürünen insan nereye gitmekteydi? Yine bu kareleri çeken kişinin fotoğrafların altına yazdığına göre iki yüz metre kadar ileride bir yardım kuruluşu varmış oraya ulaşmak için çabalıyormuş.

 

           O fotoğrafçı bir kap yemek için sürünen kişiyi kucağına alıp yemek dağıtılan yere ulaştırsa bir insanın hayatını kurtaracak ama o bunu yapmıyor. Aç gözlülüğünü, vicdansızlığını, hasisliğini gösteriyor ve o insana yardım etmiyor.Bir insan ancak vicdanı öldüğü zaman bu kadar pervasız olabilir. Maalesef modern Dünya denilen yerdeki insanlarda  çekilen bu fotoğrafları dünyada yılın fotoğrafı seçiyorlar. Tabiî ki bu fotoğrafları çeken kişi de epey bir dünyalık elde ediyor. Daha sonraları bir parça ekmek için sürünen insanın çaresizce ona doğru bakışı bu fotoğrafçının aklından bir türlü çıkmıyor. O yalvaran bakışlar fotoğrafçının gözleri önünden asla gitmiyor.Sonunda bu duruma daha fazla dayanamayan fotoğrafçı intihar ediyor. Dünya’nın herhangi bir yerinde açlıktan ölen insanların sorumluları kimler?

 

            Sınırların kalmadığı şu ekonomi dünyasında insanları sömürüyorlar kendimizi kullandırtmayalım. Tüketim toplumu olmaktan uzak duralım. Yaşamak için yemek ve içmek en doğal hakkımızdır ama yediğimiz ekmeği, içtiğimiz veya kullandığımız sularımızı israf etmeyelim. Unutmayalım ki bizlerin fazla alıp çöpe attığı ekmeği, çeşmeleri açık bırakarak boşa akıtılan suları bulamayan, Dünya’da milyonlarca insan var. Çılgınca tüketim hastalığına yakalananların bu hastalığın farkında olmadıkları görünüyor, bu konuda azda olsa etrafımızda farkındalık yaratmaya gayret edelim.

 

HULUSİ TATAR

İZMİR   

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

hulusi Takcı { 03 Nisan 2008 10:24:13 }
Sayın kardeşim yazın da değindiğin paylaşma ve verme kültürü inancımızın canlı bir şekilde yaşandığı dönemlerden kalan hatıralarımız oldu.Bizim coğrafyaya has değil bütün islam coğrafyasında hakim olan bir olguydu. Almak değilde vermek peşinde olmak. İnsanlar ellerinde ne varsa imkanları neye yetiyorsa onunla Allah rızasını aramanın peşindeydiler.Şimdiyse ne kadar imkanı geniş olsada insanların, diğerinin elindekine gözünü dikmekte.Tatminsiz ve kanatsız bir ruh hali yaşatılmakta..Buda İslamsızlığın sonucu tabiki.Vermek denince aklıma hep Peygamberimizin aranızda selamı yaygınlaştırın hadisi şerifi gelir.İnsanlar gün geçtikçe maddi açlıktan ziyade ruhsal bir yalnızlığa düşüyorlar.Herkes yakın uzak birbirine yabancılaşıyor. Bazan tanımadığınız ama simasından tanıdığınız birinin selamı o günü huzurlu geçirmenize sebep olabiliyor.Yani diyeceğim Verme paylaşma işine Selam la başlamak en güzel bir başlangıç oacaktır.İnsanlar arsındaki ünsiyetin gelişmesi toplumun sağlıklı bir istikamet çizmesine ön ayak olacaktır.Selam ile
Hidayet Takci { 03 Nisan 2008 08:50:05 }
Tüketim çılgınlığının sonu bu, tüketirken tüketirken bazı insanlar diğer bazı insanları tüketmeye başladı. Tüketmenin gelişmişlik göstergesi olması bile bana kasıtlı geliyor. Birileri tüketimi artırabilmek için demişler ki ne kadar çok tüketirsen o kadar çok ilerlemiş olursun, koca bir yalan. Lüzumu kadar tüketmeli ve tüketirken de imkanı olmayanları düşünmeliyiz. Aksi takdirde birileri açlıktan ölürken birileri de obezlikten ölecek yakında. Selam ve saygılar...
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun504 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI